Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket tarafından 17/03/2016 tarihinde davalı ... A.Ş'den diğer davalı ...Ş tarafından ithal edilmiş olan... marka ... (...) tipi ... model otomobili 170.870,01 TL karşılığında satın alındığını, aracın alındığı ay içerisinde arızalandığını, parça değişikliği yapılarak serviste onarıldıktan sonra teslim edildiği ancak kısa süre sonra aracın tekrar arızalandığı, yetkili servisin yaptığı inceleme sonucunda arızanın üretim hatasından kaynaklandığının an
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğü' nün ... E. nolu dosyası ile başlatılan icra takibine borçlu davalının haksız yere itiraz ettiğini, takibin durduğunu belirtmiş ve davalının icra takibine konu faturada belirtilen ürünlerin kendilerine eksiksiz ve çalışır durumda teslim edilmediğini, bunun için, süre tanındığını, bu sürede ürünlerin çalışır duruma getirilemediğini, bu nedenle iş kaybına uğradıklarını, bu konuyla ilgili tutanak tutup tanıkların yazılı beyanlarını aldıklarını, söz konusu ürünlerin fatura ile iade edildiğini ve kargo ile de müvekkile teslim edildiğini ileri sürerek, davanın kabulü ile itirazın iptaline, icra takibinin devamına, %20’den az olmamak kaydı ile kötüniyet tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle,davacının talep etmiş olduğu sübut delillerin ekte sunulduğunu, davacı ile davalı arasındaki e- posta yazışmaların bulunduğunu, davacının “ürünlerin çalışmadığı hususunda çalışanlarından almış olduğu objektif olmayan tanık beyanlarının geçerli olmadığı, müvekkile noterden ihtar çekilmediği ve mahkeme kanalı ile herhangi bir tespitin gerçekleştirilmediği' ifadelerine karşılık neden bu şekilde davranıldığının yazışmalardan anlaşılacağını, davalının e-posta ortamında gelen yazışmalara inanarak ihtar veya tutanak tutulmasına/mahkeme nezdinde işlem yapmaya gerek duyulmadığını, 19 Ocak 2016 saat 10:25’te firmamıza gönderilen e-postanın, 19 Ocak 2016 saat 10:27’de davacıya iletildiğini, 19 Ocak 2016 saat 11:12’de de "Siz nasıl isterseniz o şekilde hareket ederiz cevabına müteakip standart iade işleminin davacı tarafından uygun görüldüğünü, proje sahibi kurumun sensör firmasından detayların istemediğini (yazılım detayları), tek İstediği sensörlerin çalışıp çalışmadığının ispat edilmesi olduğunu, davacı defaten sözlü olarak da birçok kez dile getirse de sensörlerin çalıştığının ispat edilemediğini, ayrıca dava konusu faturanın mali kayıtlara işlendiğini, bunun davacıya kargo teslim tutanağı ile teslim edildiğini, ürünün tutanak tarihinde davacıya kargo edildiğini, 4 Nisan 2016 saat 9:41 de ... şahsi tarafından teslim alındığını, davacının teslim edildiğini teyit ettikten sonra herhangi bir işlem yapmadığını, kurulun işlerinden sorumlu olan firmanın tüm kurulumların gerçekleştirdiğini ve ödemelerini peşinen davalı taraftan tahsil ettiğini, bu nedenle projeden sensörlerin çalışıp çalışmadığının tespit edilememesi üzerine yapılan kurulumların boşa gittiğini, yapılan yatırım nezdinde aynı zamanda zaman ve projenin diğer ürünlerini de alma şansından davalının mahrum kaldığını, davalının iş kaybına uğradığını savunarak davanın reddine, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.