5. Ceza Dairesi 2008/6904 E. , 2012/3699 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Zimmet HÜKÜM : Mahkümiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi; Sanık müdafiin duruşmalı temyiz incelemesi talebinin, tayin olunan ceza miktarı nazara alınarak CMUK'nın 318. maddesi uyarınca reddiyle incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: ... köyü muhtarı olan sanığın, köye içme suyu getirme, yayla yollarının yapımı ve çalışan işçileri
**5. Ceza Dairesi 2008/6904 E. , 2012/3699 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Zimmet HÜKÜM : Mahkümiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi; Sanık müdafiin duruşmalı temyiz incelemesi talebinin, tayin olunan ceza miktarı nazara alınarak CMUK'nın 318. maddesi uyarınca reddiyle incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: ... köyü muhtarı olan sanığın, köye içme suyu getirme, yayla yollarının yapımı ve çalışan işçilerin getirilip götürülmesi işleri ile ilgili olarak kendisine teslim edilen para ve malzemelerin kayıtlarını usulünce tutmadığı, amacı dışında kullandığı, belgelendirilmemiş harcamaları gider olarak gösterdiği, gerçeği yansıtmayan gider pusulaları düzenlediği, işçilerin taşınması işini kendi üzerine alarak menfaat temin ettiği iddiası karşısında sanığın savunmasında, köye içme suyu getirmek için hane başına salma çıkarttıklarını, Köy Hizmetlerinden demir ve çimento yardımı yapıldığını, dozeri parayla kiraladıklarını, çalışan işçileri ...'a getirip götürme, yeme içme masrafını ihtiyar heyetinin bilgisi dahilinde kendisinin karşıladığını, 2001 yılında bütçenin açık verdiğini ve köyün kendisine borçlu olduğunu, açığı kapamak için ayrıca salma çıkarttıklarını, tüm belgeleri köy öğretmenine verdiğini, harcamaların doğru olduğunu beyan ettiği, bilirkişiler tarafından düzenlenen 18.6.2003 ve 06.01.2004 tarihli raporlarda 2001 yılı sonu itibariyle ... köyü muhtarlığının, muhtar sanığa nakliye borcunun bulunduğu, 2002 yılı giderleri ile birlikte, toplam giderin köyün değirmen işlerinden elde ettiği gelirlerden fazla olduğu, ancak salma gelirlerinin kasada bulunmaması nedeniyle sanığın uhdesinde olduğunun bildirildiği, mahkeme tarafından sanığın köy ihtiyar heyeti kararı olmadan köylüden para toplayıp bu paraları herhangi bir kasada ve kayıt altında tutmadığı gibi banka hesabına da yatırmadığı, suç tarihi itibarı ile 1.991.300.740-TL basit, 170.000.000-TL nitelikli olmak üzere toplam 2.161.300.740-TL parayı zimmetine geçirdiği, kabul edilmişse de; ceza yargılamasının amacının maddi gerçeğin ortaya çıkartılması olduğu ve 442 sayılı Köy Kanununun 37/4. maddesi “Köy işlerinde harcanacak paranın ihtiyar meclisi kararı ile toplanacağını”, 44. madde “Salma parasını tespit etme görevinin ihtiyar meclisine ait olduğunu”, ek 4. madde “Salma kararlarının köy karar defterine geçirilmesinin mecburi olduğunu, ek 3. madde ise bu kararın ilgililere ilanını ve itiraz edilebileceğini düzenlemiş olması nazara alındığında öncelikle, salma olarak köylüden toplanan paraların 442 sayılı Kanunun anılan maddelerine uygun olarak toplanıp toplanmadığının tespit edilmesi, sanığın aşamalardaki savunmalarında bildirdiği harcamaların gerçekte yapılıp yapılmadığının ve yapıldıysa maliyetinin belirlenmesi amacıyla gerekirse mahallinde keşif icra edilmesinden sonra dava dosyasının emekli Sayıştay uzman denetçilerinden oluşturulacak üç kişilik bilirkişi heyetine tevdii edilerek suç tarihi itibariyle köy tüzel kişiliğinin tüm gelir ve giderlerinin tespit edilmesi, sanığın üzerinde köye ait para bulunup bulunmadığının saptanmasından sonra, 442 sayılı Kanunun 37/4, 44, ek 3 ve 4. maddelerine uyulmadan toplanan paraların sanığın üzerinde bulunduğunun anlaşılması halinde eylemlerinin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı da gözetilip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre de; 5237 sayılı TCK’nın 61/5. maddesindeki sıralamaya göre aynı Kanunun 247/1, 247/2, 249, 43 ve 248. maddelerinin bu sıraya göre uygulanması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılarak hüküm kurulması, Suçun 5237 sayılı TCK'nın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesine rağmen aynı Yasanın 53/5. madde ve fıkrası gereğince cezanın infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmeden, sanığın 5 yıl süreyle köy muhtarlığı yapmaktan yasaklanmasına karar verilmesi, 5237 sayılı Yasanın 53/1. maddesi uyarınca uygulama yapılırken aynı maddenin 3. fıkrası gözetilmeksizin 53/1-c madde ve bendinde sayılan kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkı, vesayet ve kayyımlığa ait hakların koşullu salıvermeye kadar kısıtlanması yerine infaz süresince yoksun bırakılmasına hükmolunmasına, Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 12/04/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.