Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2020/7830 E. , 2024/3675 K. T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2020/7830 Karar No : 2024/3675 DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1- ... Odası VEKİLİ : Av. ... 2- ... Birliği VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : 1- Türk Veteriner Hekimleri Birliği (TVHB) Ankara Bölgesi Veteriner Hekimleri Odasının ... tarih ve ... sayılı yazısı ve ... tarih ve ... nolu Yönetim Kurulu kararı ile davacının istifa etmiş sayılacağına dair almış olduğu k…
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2020/7830 E. , 2024/3675 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2020/7830 Karar No : 2024/3675 DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1- ... Odası VEKİLİ : Av. ... 2- ... Birliği VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : 1- Türk Veteriner Hekimleri Birliği (TVHB) Ankara Bölgesi Veteriner Hekimleri Odasının ... tarih ve ... sayılı yazısı ve ... tarih ve ... nolu Yönetim Kurulu kararı ile davacının istifa etmiş sayılacağına dair almış olduğu karar ile; 2- Bu kararın dayanağı olan Türk Veteriner Hekimleri Birliği Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Uygulama Yönetmeliğinin 26. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "Toplantıya katılmayan üyeler toplantı saatinden önce yazılı olarak bildirmedikleri takdirde mazeretleri geçersiz sayılır." şeklindeki 3. cümlesinin iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : 33 yıllık devlet memuru ve veteriner hekim olarak Ankara Bölgesi Veteriner Hekimleri Odası’nın 47. Dönem Seçimlerinde başkan seçildiği, mesleğin tanıtımı ve meslek örgütünün güçlenmesi için özverili olarak çalıştığı, oda başkanı olarak görev yaptığı sırada Ankara Veteriner Hekimleri Odası Yönetim Kurulu’nun ... tarih ve ... sayılı kararı ile başkanlıktan alınarak yönetim kurulu üyesi olarak atandığı (zimmet suçlaması nedeniyle), anılan karara karşı 03.12.2020 tarihinde ... İdare Mahkemesi’nin E.... sayılı dosyası üzerinden iptal davası açıldığı, oda başkanlığından yönetim kurulu üyeliğine atanması akabinde çeşitli sağlık sorunları yaşayadığından bu süre zarfında yapılan yönetim kurulu toplantılarına katılamadığı, 6343 sayılı Kanun'un 31. maddesinin birinci fıkrası ile Yönetmeliğin 26. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yönetim kurulu toplantılarına katılmadığı gerekçesiyle ... tarih ve ...sayılı karar ile yönetim kurulu üyeliğinden istifa etmiş sayılmasına karar verildiği, yönetim kurulu üyeliğinden istifa edilmiş sayılmasına ilişkin kararın dayanağı olan Yönetmelik hükmü ile Kanun’un uygulanmasını öngördüğü müeyyidenin kapsamının genişletildiği, zira iptali istenilen Yönetmelik hükmüne göre üst norm olan 6343 sayılı Kanun’un 31. maddesinde mazereti olmaksızın üst üste üç toplantıya katılmama durumunun “istifa etmiş sayılma” müeyyidesine bağlandığı, sağlık sorunları yaşayan kişinin bu durumu toplantı öncesi yazılı olarak bildirmekle yükümlü olmasının mantıken kabulünün mümkün olmadığı, 6343 sayılı Kanun ve ilgili Yönetmelik ile yönetim kurulunun 15 günde bir toplantı yapması öngörülmüşken, bu sürelere riayet edilmeksizin peş peşe yapılan toplantılara katılmadığı ve mazeretini toplantı öncesinde yazılı olarak bildirmediği gerekçesi ile tesis edilen işlemde ve işlemin dayanağı olan Yönetmeliğin 26. maddesinin ikinci fıkrasının üçüncü cümlesinde hukuka uygunluk bulunmadığı iddia edilmektedir. DAVALILARIN SAVUNMASI : 1-Türk Veteriner Hekimleri Birliği'nin Savunması: İptali istenilen düzenlemenin amacının yönetim organlarının sağlıklı bir şekilde işlemesi ve üyeler yönünden toplantıya katılma disiplinin sağlanması olduğu, teknolojik ilerlemeler göz önüne alındığında, yazılı bildirim şartının geniş olarak yorumlanabileceği, mazeretin e-posta, faks, SMS, Whats Up, vb. pek çok kanalla gönderilmesinin mümkün olduğu, yönetmeliklerin kanunların uygulanma usullerini gösteren mevzuat hükümleri olması itibariyle, mazeretin toplantı öncesinde yazılı bildirimine ilişkin düzenlemenin kanun metninde bulunmamasının hukuka uygun olduğu, 6343 sayılı Kanun ve ilgili Yönetmelik’te yönetim kurulu toplantılarının 15 günde bir yapılacağı belirtilmekle beraber, bu sürenin iki toplantı arasında var olabilecek azami süre olarak algılanması gerektiği, 15 günden daha sık aralıklarla toplantı yapılmasında kanuna aykırılık bulunmadığı, 13.10.2020 – 14.10.2020 – 23.10.2020 – 04.11.2020 – 07.11.2020 – 10.11.2020 – 20.11.2020 – 03.12.2020 – 09.12.2020 tarihlerinde yönetim kurulu toplantılarının yapıldığı, davacının 12-13-14 Ekim 2020’ye ilişkin raporunun kurye ile gönderildiği ve toplantıdan 3 gün sonra geldiği, 3-4-5 Aralık 2020’ye ilişkin raporunun ise toplantı tarihinden 6 gün sonra Whats Up aracılığıyla gönderildiği, daha önce de ifade edildiği üzere, farklı iletişim kanalları üzerinden söz konusu mazeretlerin bildirilmesi mümkünken toplantı sonrası bildirim yapıldığının anlaşıldığı, dava konusu işlem ile işleme dayanak Yönetmelik hükmünün hukuka uygun olduğu, işlem iptal edilse dahi bu durumun Yönetmelik hükmünün iptalini gerektirmeyeceği belirtilerek hukuki dayanaktan yoksun davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. 2-Ankara Bölgesi Veteriner Hekimleri Odası'nın Savunması: Davacı Hüseyin TANRIVERDİ’nin Ankara Bölgesi Veteriner Hekimler Odası 47. Dönem Yönetim Kurulu Başkanı olarak görev yapmakta iken Oda'ya ait 56.500-TL'yi yaklaşık 8 ay zimmetinde tutarak kullandığı, yönetim kurulunca olayın üzerine gidilmesi üzerine geri ödediği, olayla ilgili Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinden alınan mütalaada davacının anılan parayı tahsis edilen amaca özgülemediği, bu süreci örtbas etmek için hileli davranışlar sergilediği belirtildiğinden 09.11.2020 tarihinde Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulunulduğu, söz konusu zimmet suçlaması nedeniyle yönetim kurulu kararıyla davacının başkanlıktan alınmasına karar verildiği, davacı tarafından anılan işlemin iptali istemiyle yargı yoluna başvurulduğu ve sonrasında yapılan yönetim kurulu toplantılarına ise mazeret bildirmeksizin katılmadığı, davacının bilerek isteyerek katılmadığı yönetim kurulu toplantıları sonucu tesis edilen dava konusu işlemden kendisi lehine sonuç çıkarmaya çalıştığı, bu durumun Medeni Kanun'un 2. maddesinde ifadesini bulan iyi niyet kurallarına aykırı olduğu, 6343 sayılı Kanun ile ilgili Yönetmelik'te yönetim kurulunun 15 günde bir toplantı yapması öngörülmekle birlikte bu sürenin sınırlayıcı olmadığı, asgari toplanma süresini ifade ettiği, gelişen ve değişen ihtiyaçlar karşısında daha sık toplantı yapılmasının idarenin sürekliliği ilkesinin bir gereği olduğu, yapılan ve yapılacak toplantıların yönetim kurulu üyelerinden oluşan Whats Up grubundan çağrı yapılması şeklinde duyurulduğu, Yargıtay'ın bu yöntemi adli ve idari olarak uygun gören kararlarının bulunduğu, bu çerçevede tüm yönetim kurulu toplantılarının Whats Up grubu aracılığıyla yapıldığı ve bu duyuruların davacı tarafından görüldüğüne ilişkin bildirim mesajlarının bulunduğu, nitekim davacının yönetim kurulu başkanı olduğu dönemde yapılan 34 adet yönetim kurulu toplantısının da Whats Up grubu aracılığıyla ve genellikle 15 günden daha sık aralıklarla yapıldığı, mazeretsiz olarak 10 yönetim kurulu toplantısına katılmadığı belirlenen davacı hakkında tesis edilen işlem ile işleme dayanak Yönetmelik hükmünde hukuka aykırılık bulunmadığından hukuki dayanaktan yoksun davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI : ... DÜŞÜNCESİ : 1- Türk Veteriner Hekimleri Birliği (TVHB) Ankara Bölgesi Veteriner Hekimleri Odasının ... tarih ve ... sayılı yazısı ve ... tarih ve ... sayılı davacının istifa etmiş sayılacağına dair kararı ile; 2- Bu kararın dayanağı olan Türk Veteriner Hekimleri Birliği Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Uygulama Yönetmeliğinin 26. maddesinin 2. Fıkrasındaki; Toplantıya katılmayan üyeler toplantı saatinden önce yazılı olarak bildirmedikleri takdirde mazeretleri geçersiz sayılır ibaresinin iptali istenilmektedir. Dava konusu Türk Veteriner Hekimleri Birliği Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Uygulama Yönetmeliğinin 26. maddesinin 2. fıkrasındaki ''Toplantıya katılmayan üyeler toplantı saatinden önce yazılı olarak bildirmedikleri takdirde mazeretleri geçersiz sayılır'' ibaresinin iptali istemi yönünden: Normlar hiyerarşisi olarak bilinen temel hukuk ilkesine göre, normlar arasında altlık ve üstlük ilişkisi söz konusu olmakta ve her norm geçerliliğini bir üst hukuk normundan almaktadır. Başka bir anlatımla normlar hiyerarşisi, her türlü normun hiyerarşik olarak bir sıra dahilinde sıralanması, birbirine bağlı olması ve üst normla getirilen hukuksal sınırın içinde kalması zorunlu olup, bunun doğal sonucu olarak, hiyerarşik sıralamada daha altta yer alan bir normun, kendisinden üstte bulunan norma aykırı hükümler içeremeyeceği, bir başka deyişle alt norm niteliğindeki düzenleyici işlemlerin, bir hakkın kullanımını üst normda öngörülmeyen bir şekilde daraltamayacağı veya kısıtlayamayacağı; dolayısıyla, düzenleyici bir işlemin kendinden önce gelen Kanun veya diğer normlarda yer alan hükümlere aykırı düzenlemeler getiremeyeceği kabul edilmektedir. Anayasa'nın 124. maddesinde, kanunların uygulanmasını sağlamak üzere ve kanunlara aykırı olmamak kaydıyla yönetmelikler çıkartılabileceği öngörülmektedir. Bahse konu Anayasal hüküm, idareye türev düzenleme ihdas etme yetkisi vermektedir. Esasında bu yetki, genel ve soyut nitelikte hükümler ihtiva eden kanunların detaylandırılması amacını taşımaktadır. Bu çerçevede, kanunda öngörülmeyen bazı hususların yine kanuna aykırı olmamak kaydıyla yönetmeliklerde düzenlenmesi mümkün olabilmektedir. Bu kapsamda idarenin düzenleme yetkisinin, yasalarla getirilen hükümleri aşacak bir şekilde kullanılamayacağı da İdare Hukuku'nun en temel ilkelerindendir. Bu çerçevede dava konusu düzenlemede; Kanunda yönetim kurulu toplantılarına mazeretsiz olarak üst üste 3 kez katılmama hali için öngörülen "üyelikten istifa etmiş sayılma" müeyyidesinin kapsamının kanunda öngörülmeyen bir şekilde genişletilmesi bakımından hukuka uygunluk bulunmadığı anlaşılmaktadır. Dava konusu Ankara Bölgesi Veteriner Hekimleri Odasının 10.12.2020 tarih ve 217/5702 sayılı yazısı ve 09/12/2020 tarih ve 47/69 nolu Yönetim Kurulu kararının iptali istemi yönünden: Ankara Bölgesi Veteriner Hekimleri Odası’nın 47. Dönem Seçimlerinde başkan olarak seçilen davacı hakkında Oda'ya ait 56.500-TL'yi yaklaşık 8 ay zimmetinde tutarak kullandığı gerekçesiyle Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulunulması nedeniyle 13.10.2020 tarih ve 47 /60 sayılı yönetim kurulu kararı ile idari, cezai ve hukuki süreçler tüketilinceye kadar yönetim kurulu başkanı olarak görev yapmasının uygun bulunmadığı gerekçesiyle yönetim kurulu üyesi olarak görev yapmasına karar verildiği, davacının sözkonusu toplantıya katılmadığı ve 12.10.2020 tarihli 3 günlük sağlık raporunun 16.10.2020 tarihinde kargo ile Oda'ya ulaştırıldığı, davacının 13.10.2020 tarihli yönetim kurulu toplantısı için mazeret bildirdiği, diğer toplantılar için herhangi bir mazeret bildiriminde bulunmadığı ve dava konusu işlemin tesis edildiği 09.12.2020 tarihli yönetim kurulu da dahil olmak üzere toplam on yönetim kurulu toplantısına katılmadığı anlaşılmaktadır. Söz konusu yönetim kurulu toplantılarının mevzuat ile öngörülen 15 günlük toplantı yapma süresinden kısa aralıklarla yapıldığı, 06.04.2021 tarihli ara kararına İdare tarafından verilen cevaptan anlaşıldığı üzere mevzuat gereği 15 günde bir toplanacak yönetim kurulunun hangi günlerde toplanacağının belirlenmesine yönelik bir karar alınmadığı, Oda yönetim kurulunun mevzuat ile belirlenen süreler haricinde toplanmasını gerektiren nedenler ile toplantıların bildirim usullerinin belirlenmesine ilişkin bir tespit ve bildirim yapılmadığı, Oda yönetim kurulunca yapılan tüm toplantıların Whats Up grubu aracılığıyla yapıldığı tespit edilmiştir. 6343 sayılı Kanun ve ilgili Yönetmelik uyarınca Oda yönetim kurulu toplantılarının 15 günde bir yapılacağı hüküm altına alınmakla birlikte, toplantılara davet ve bildirimin ne şekilde yapılacağı hususunda bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Bununla birlikte, 6343 sayılı Kanun'un 32. maddesinde, yazışmalarda başkan ile birlikte katip üyenin birlikte müşterek imzasının asıl olduğu, herhangi birisinin bulunamaması halinde tek imzanın yeterli olduğu kurala bağlanmıştır. Oda yönetim kurulu tarafından, mevzuatta belirlenen süreler içerisinde yapılacak olağan yönetim kurulu toplantılarının yapılacağı gün, saat ve toplantı yerinin tespitine yönelik bir karar alınmadığı ve üyelere bu yönde bir duyuru yapılmadığı, gelişen ve değişen ihtiyaçları karşılayabilmek için mevzuatla belirlenen 15 günden önce yapılacak toplantıların üyelere bildirimi hususunda bir karar alınmadığı, 6343 sayılı Kanun'un 32. maddesi uyarınca da bildirilmediği, yönetim kurulu toplantılarına yönelik gündem içermeyen bildirimlerin Whats Up aracılığıyla yapıldığı iddia edilmekle birlikte, konu ile ilgili olarak alınmış bir yönetim kurulu kararının da bulunmaması karşısında yapılan bu bildirimlerin geçerli olarak kabulü mümkün bulunmadığından, usulüne uygun olarak bildirilmeyen yönetim kurulu toplantılarına yazılı mazereti olmaksızın 3 kez katılmadığı gerekçesiyle davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde de hukuka uygunluk bulunmadığı anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle, uygulama yönetmeliğinin davaya konu edilen ibaresi ile davacının istifa etmiş sayılacağına ilişkin Oda Yönetim Kurulu kararının iptallerine karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen 12.06.2024 tarihinde, davacı vekili Av. Can KILIÇ'ın, davalı Türk Veteriner Hekimleri Birliği vekili Av. Halil AYTAÇ'ın geldiği, davalı Ankara Bölgesi Veteriner Hekimler Odası vekilinin gelmediği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ SÜREÇ : Ankara Bölgesi Veteriner Hekimleri Odası’nın 47. Dönem Seçimlerinde başkan olarak seçilen davacı hakkında, Oda'ya ait 56.500-TL'yi yaklaşık 8 ay zimmetinde tutarak kullandığı gerekçesiyle Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulunulması nedeniyle 13.10.2020 tarih ve 47/60 sayılı yönetim kurulu kararı ile idari, cezai ve hukuki süreçler tüketilinceye kadar yönetim kurulu başkanı olarak görev yapmasının uygun bulunmadığı gerekçesiyle yönetim kurulu üyesi olarak görev yapmasına karar verildiği, davacının söz konusu toplantıya mazeret bildirerek katılmadığı ve diğer toplantılar için herhangi bir mazeret bildiriminde bulunmadığı gerekçesiyle 09/12/2020 tarih ve 47/69 nolu Yönetim Kurulu kararı ile davacının istifa etmiş sayılacağına dair karar alınması üzerine bakılmakta olan dava açılmıştır. İNCELEME VE GEREKÇE: İLGİLİ MEVZUAT: 6343 sayılı Veteriner Hekimliği Mesleğinin İcrasına, Türk Veteriner Hekimleri Birliği ile Odalarının Teşekkül Tarzına ve Göreceği İşlere Dair Kanun'un 14. maddesinde; "Türkiye sınırları içerisinde meslek ve sanatlarını icra eden bütün veteriner hekimlerin katıldığı Türk Veteriner Hekimleri Birliği; veteriner hekimler arasında mesleki deontolojiyi ve dayanışmayı korumak, veteriner hekimliğin kamu ve kişi yararına uygulanıp geliştirilmesini sağlamak ve meslek mensuplarının hak veya yararlarını korumak amacı ile kurulmuş, tüzelkişiliğe sahip kamu kurumu niteliğinde mesleki bir kuruluştur...", 16. maddesinde; "Hudutları içinde en az 30 veteriner hekim bulunan her vilayet merkezinde veya mücavir vilayetler birleştirilmek suretiyle en az 30 veteriner hekim bulunan mıntakalarda merkez konseyi karariyle veteriner hekim odaları kurulur. Veteriner hekim odaları tüzelkişiliğe sahip kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşlarıdır.", 22. maddesinde; "Veteriner hekim odaları; umumi heyet, idare heyeti, hesap murakıpları ve haysiyet divanından terekkübeder.", "Oda idare heyeti" başlıklı 30. maddesinde; "Oda idare heyeti; iki yıl için seçilen beş üyeden oluşur. Ayrıca aynı sayıda yedek üye seçilir. Asıl üyelerden açılan yerlere en çok oy alan yedek üye getirilir.", 31. maddesinde; "İdare heyeti 15 günde bir toplanır. Mazereti olmadığı halde üst üste üç toplantıya iştirak etmiyen aza istifa etmiş sayılır. İdare heyeti, mevcudunun ekseriyeti ile karar verir. Reylerde müsavat halinde reisin bulunduğu taraf ekseriyet kazanır.", 32. maddesinde; "İdare heyetleri asli azaları aralarında bir reis ve bir katip, bir de veznedar seçmek suretiyle vazife taksimi yaparlar. Muhaberatta reis ile birlikte katibin müşterek imzası asıldır. Her hangi birisinin bulunamaması halinde tek imza caizdir. Reisin bulunamadığı toplantılarda idare heyetine katip riyaset eder. Paraya taallük eden işlerde reisle veznedarın veya katip ile veznedarın müşterek imzaları zaruridir.", 47/c maddesinde; " Birliğin bütün teşekküllerine ait lüzumlu nizamname ve talimatnameleri hazırlayıp büyük kongreye arz etmenin, merkez konseyinin vazife ve salahiyetleri arasında olduğu", 62/IV maddesinde; "Merkez konseyince hazırlanan nizamname ve talimatnameleri veya tadillerini müzakere ve uygun bulduğu takdirde tasdik etmenin, büyük kongrenin vazifeleri arasında bulunduğu" hükmüne yer verilmiştir. 13.09.2006 tarih ve 26288 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Türk Veteriner Hekimler Birliği Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Uygulama Yönetmeliği'nin "Oda yönetim kurulu" başlıklı 26. maddesinde; "(1) Oda yönetim kurulu; iki yıl için seçilen beş üyeden oluşur. Ayrıca aynı sayıda yedek üye seçilir. Asıl üyelerden açılan yerlere en çok oy alan yedek üye getirilir. (2) Yönetim kurulu onbeş günde bir toplanır. Mazereti olmadığı hâlde üst üste üç toplantıya iştirak etmeyen üye istifa etmiş sayılır. Toplantıya katılmayan üyeler toplantı saatinden önce yazılı olarak bildirmedikleri takdirde mazeretleri geçersiz sayılır. Yönetim kurulu, mevcudunun ekseriyeti ile karar verir. Oylamada eşitlik hâlinde başkanın bulunduğu taraf çoğunluk sayılır. (3) Yönetim kurulu asıl üyeleri aralarında bir başkan, bir sekreter ve bir veznedar seçerek görev taksimi yapar. Yazışmalarda başkan ile sekreterin imzası asıldır. Her hangi birisinin bulunamaması hâlinde tek imza yeterlidir. Başkanın bulunamadığı toplantılarda idare heyetine sekreter başkanlık eder. (4) Parayla ilgili işlerde başkanla veznedarın veya sekreter ile veznedarın ortak imzaları zorunludur. (5) Oda yönetim kurulu, denetleme kurulu ve haysiyet divanından birisine seçilmiş olanlar, Merkez Konseyi ve Birlik Denetleme Kurulu üyeliklerinden birine seçilebilirler. Ancak, oda yönetim ve haysiyet divanı üyeleri, Yüksek Haysiyet Divanı üyeliğine seçilemezler.", "Oda başkanının görev ve yetkileri" başlıklı 28. maddesinde; "Başkan, odayı idarî ve adlî makamlar ile gerçek ve tüzel kişilere karşı temsil eder. Oda çalışmalarını kanunlara, oda mevzuatına, genel kurul ve yönetim kurulu kararlarına uygun olarak yürütür. Oda amaç ve görevleri doğrultusunda, basın toplantısı, basın açıklaması, basınla görüşme gibi, kamuoyu oluşturmaya yönelik her türlü etkinlikte bulunur. Oda yönetim kurulu toplantılarına başkanlık eder. Oylarda eşitlik durumunda, başkanın katıldığı taraf çoğunluk sayılır." düzenlemesi yer almaktadır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dava konusu Türk Veteriner Hekimleri Birliği Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Uygulama Yönetmeliğinin 26. maddesinin 2. fıkrasında yer alan ''Toplantıya katılmayan üyeler toplantı saatinden önce yazılı olarak bildirmedikleri takdirde mazeretleri geçersiz sayılır." şeklindeki 3. cümlesinin iptali istemi yönünden: Normlar hiyerarşisi olarak bilinen temel hukuk ilkesine göre, normlar arasında altlık ve üstlük ilişkisi söz konusu olmakta ve her norm geçerliliğini bir üst hukuk normundan almaktadır. Başka bir anlatımla normlar hiyerarşisi, her türlü normun hiyerarşik olarak bir sıra dahilinde sıralanması, birbirine bağlı olması ve üst normla getirilen hukuksal sınırın içinde kalması zorunlu olup, bunun doğal sonucu olarak, hiyerarşik sıralamada daha altta yer alan bir normun, kendisinden üstte bulunan norma aykırı hükümler içeremeyeceği, bir başka deyişle alt norm niteliğindeki düzenleyici işlemlerin, bir hakkın kullanımını üst normda öngörülmeyen bir şekilde daraltamayacağı veya kısıtlayamayacağı; dolayısıyla, düzenleyici bir işlemin kendinden önce gelen Kanun veya diğer normlarda yer alan hükümlere aykırı düzenlemeler getiremeyeceği kabul edilmektedir. Anayasa'nın 124. maddesinde, kanunların uygulanmasını sağlamak üzere ve kanunlara aykırı olmamak kaydıyla yönetmelikler çıkartılabileceği öngörülmektedir. Bahse konu Anayasal hüküm, idareye türev düzenleme ihdas etme yetkisi vermektedir. Esasında bu yetki, genel ve soyut nitelikte hükümler ihtiva eden kanunların detaylandırılması amacını taşımaktadır. Bu çerçevede, kanunda öngörülmeyen bazı hususların yine kanuna aykırı olmamak kaydıyla yönetmeliklerde düzenlenmesi mümkün olabilmektedir. Bu kapsamda idarenin düzenleme yetkisinin, yasalarla getirilen hükümleri aşacak bir şekilde kullanılamayacağı da İdare Hukuku'nun en temel ilkelerindendir. Bu çerçevede, üst norm olan 6343 sayılı Kanun’un 31. maddesinde mazereti olmaksızın üst üste üç tolantıya katılmama durumu “istifa etmiş sayılma” müeyyidesine bağlandığı halde, iptali istenilen Yönetmelik hükmü ile mazeretin toplantı saatinden önce yazılı olarak bildirilmesi zorunluluğu getirilmesi ile “istifa etmiş sayılma” müeyyidesinin kapsamının kanunda öngörülmeyen bir şekilde genişletildiği sonucuna varıldığından dava konusu Yönetmelik hükmünde hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Dava konusu Ankara Bölgesi Veteriner Hekimleri Odasının 10.12.2020 tarih ve 217/5702 sayılı yazısı ve 09/12/2020 tarih ve 47/69 nolu Yönetim Kurulu kararının iptali istemi yönünden: Olayda, Ankara Bölgesi Veteriner Hekimleri Odası’nın 47. Dönem Seçimlerinde başkan olarak seçilen davacı hakkında Oda'ya ait 56.500-TL'yi yaklaşık 8 ay zimmetinde tutarak kullandığı gerekçesiyle Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulunulması nedeniyle 13.10.2020 tarih ve 47/60 sayılı yönetim kurulu kararı ile idari, cezai ve hukuki süreçler tüketilinceye kadar yönetim kurulu başkanı olarak görev yapmasının uygun bulunmadığı gerekçesiyle yönetim kurulu üyesi olarak görev yapmasına karar verildiği, davacının sözkonusu toplantıya katılmadığı ve 12.10.2020 tarihli 3 günlük sağlık raporunun 16.10.2020 tarihinde kargo ile Oda'ya ulaştırıldığı, davacının 13.10.2020 tarihli yönetim kurulu toplantısı için mazeret bildirdiği, diğer toplantılar için herhangi bir mazeret bildiriminde bulunmadığı ve dava konusu işlemin tesis edildiği 09.12.2020 tarihli yönetim kurulu da dahil olmak üzere toplam on yönetim kurulu toplantısına katılmadığı anlaşılmaktadır. Söz konusu yönetim kurulu toplantılarının mevzuat ile öngörülen 15 günlük toplantı yapma süresinden kısa aralıklarla yapıldığı, Dairemizin 06.04.2021 tarihli ara kararına İdare tarafından verilen cevaptan anlaşıldığı üzere mevzuat gereği 15 günde bir toplanacak yönetim kurulunun hangi günlerde toplanacağının belirlenmesine yönelik bir karar alınmadığı, Oda yönetim kurulunun mevzuat ile belirlenen süreler haricinde toplanmasını gerektiren sebep ve nedenler ile toplantıların bildirim usullerinin belirlenmesine ilişkin bir tespit ve bildirim yapılmadığı, Oda yönetim kurulunca yapılan tüm toplantıların Whats Up grubu aracılığıyla yapıldığı tespit edilmiştir. 6343 sayılı Kanun ve ilgili Yönetmelik uyarınca Oda yönetim kurulu toplantılarının 15 günde bir yapılacağı hüküm altına alınmakla birlikte, toplantılara davet ve bildirimin ne şekilde yapılacağı hususunda bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Bununla birlikte, 6343 sayılı Kanun'un 32. maddesinde, yazışmalarda başkan ile birlikte katip üyenin birlikte müşterek imzasının asıl olduğu, herhangi birisinin bulunamaması halinde tek imzanın yeterli olduğu kurala bağlanmıştır. Oda yönetim kurulu tarafından, mevzuatta belirlenen süreler içerisinde yapılacak olağan yönetim kurulu toplantılarının yapılacağı gün, saat ve toplantı yerinin tespitine yönelik bir karar alınmadığı ve üyelere bu yönde bir duyuru yapılmadığı, gelişen ve değişen ihtiyaçları karşılayabilmek için mevzuatla belirlenen 15 günden önce yapılacak toplantıların üyelere bildirimi hususunda bir karar alınmadığı, 6343 sayılı Kanun'un 32. maddesi uyarınca da bildirilmediği, yönetim kurulu toplantılarına yönelik gündem içermeyen bildirimlerin Whats Up aracılığıyla yapıldığı iddia edilmekle birlikte, konu ile ilgili olarak alınmış bir yönetim kurulu kararının da bulunmaması karşısında yapılan bu bildirimlerin geçerli olarak kabulü mümkün bulunmadığından, usulüne uygun olarak bildirilmeyen yönetim kurulu toplantılarına yazılı mazereti olmaksızın 3 kez katılmadığı gerekçesiyle davacı hakkında tesis edilen "istifa etmiş sayılmasına" dair 09/12/2020 tarih ve 47/69 nolu Yönetim Kurulu kararı ve bu kararın davacıya bildirimine ilişkin davalı Odanın 10.12.2020 tarih ve 217/5702 sayılı yazısında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Dava konusu Yönetmeliğin 26. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "Toplantıya katılmayan üyeler toplantı saatinden önce yazılı olarak bildirmedikleri takdirde mazeretleri geçersiz sayılır." şeklindeki 3. cümlesinin İPTALİNE, 2. Ankara Bölgesi Veteriner Hekimleri Odasının ...tarih ve ... sayılı yazısı ve ... tarih ve ... nolu Yönetim Kurulu kararının İPTALİNE, 3. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...TL yargılama giderinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine, davalı idarelerin yaptığı ...TL yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen ...-TL vekâlet ücretinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine, 5. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine, 6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 12/06/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.