10. Hukuk Dairesi 2023/8624 E. , 2024/11786 K. MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1765 E., 2023/851 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Karacabey 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2016/278 E., 2021/143 K. Taraflar arasındaki meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı ve davalı vekille…
**10. Hukuk Dairesi 2023/8624 E. , 2024/11786 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1765 E., 2023/851 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Karacabey 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2016/278 E., 2021/143 K. Taraflar arasındaki meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, davalının maddi tazminat talebi hakkında kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun hükmün kesin nitelikte olması nedeniyle reddine, davalının manevi tazminat talebi hakkında kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalıya ait iş yerinde çalışan davacının, bu çalışması nedeniyle "..." meslek hastalığına yakalandığını, davacının meslek hastalığına yakalanmasında davalının kusurlu olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak suretiyle 10.000,00 TL maddi, 300.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunmuştur. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının meslek hastalığına yakalanmasında davalı şirketin kusuru olmadığını, davalı işverenin işçi sağlığı ve iş güvenliği için gerekli tümü tedbirleri aldığını, çalışanların düzenli olarak sağlık kontrollerinin yapıldığını, iş yerinin belirli aralıklarla denetlendiğini, davacıya hastalığı nedeniyle gerekli yardımların yapıldığını, talep edilen manevi tazminatın yüksek olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının meslek hastalığına yakalandığı ve meslek hastalığına yakalanmasında davalı işverenin %100 oranında kusurlu olduğu, davacının iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezliğe uğramadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 3.231,19 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 01.06.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının meslek hastalığına yakalanmasında işverenin %100 oranında kusurlu olduğunu, davacının meslek hastalığı nedeniyle sürekli iş göremezliğe uğramadığının kabulünün yerinde olmadığını, anılan hastalığın tedavisinin olmadığı ve davalının kusur oranı gözetildiğinde hükmedilen manevi tazminatın düşük olduğunu, alacaklara meslek hastalığının tespit edildiği tarihten itibaren faiz işletilmesi gerekirken dava tarihinden itibaren faiz işletilmesinin de hatalı olduğunu ileri sürmüştür. 2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının meslek hastalığına yakalanmasında davalı işverenin kusurunun olmadığını, işverenin işçi sağlığı ve iş güvenliği için gerekli tedbirleri aldığını, çalışanların düzenli olarak sağlık kontrollerinin yapıldığını, iş yerinin belirli aralıklarla denetlendiğini, davacının meslek hastalığına yakalandığı yönündeki tespitini kabul etmediklerini, hastalığın iş yeri ve çalışma koşulları ile bağlantısı olup olmadığının tespit edilmediğini, manevi tazminat talebinin de reddi gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hüküm altına alınan maddi tazminat tutarının 3.231,19 TL olduğu, anılan miktarın ise karar tarihi itibariyle HMK 341 ve Ek Madde 1 hükümleri gereğince 2021 yılında uygulanması gerekli 5.880,00 TL tutarındaki istinaf kesinlik sınırının altında kaldığı, bu talebe ilişkin olarak verilen hükmün davalı yönünden kesin nitelikte olduğu anlaşıldığından, davalının maddi tazminat istemine ilişkin olarak kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun HMK 352/1-b maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği, dosya kapsamından; İstanbul Meslek Hastalıkları Hastanesinin 18.12.2015 tarihli raporu ile davacı sigortalının "bruselloz" meslek hastalığına yakalandığının tespit edildiği, Kurum Sağlık Kurulunun 08.02.2016 tarihli raporu ile Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun 21.09.2017 tarihli ve 73/13293 sayılı kararında; sigortalının "bruselloz" hastalığının mesleki olduğuna ancak meslekte kazanma gücü kaybı oranının %0 olduğuna karar verildiği, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunun 05.10.2018 tarihli ve 18162 sayılı raporunda da "davacının bruselloz hastalığının mesleki olduğunun, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre meslek hastalığına bağlı meslekte kazanma gücü kaybı oranının %0 olduğunun, meslek hstalığı nedeniyle sürekli maluliyet tayinine yer olmadığının, meslek hastalığı başlangıç tarihinin 18.12.2015 tarihi olduğunun mütalaa edildiği, somut olayda; yasal prosedüre uygun inceleme yapılması karşısında İlk Derece Mahkemesi tarafından davacının bruselloz meslek hastalığına yakalandığının ancak hastalığı nedeniyle sürekli maluliyet tayinine yer olmadığının kabulünde isabetsizlik bulunmadığı, hükme esas alınan 12.12.2019 tarihli kusur raporunun; konusunda uzman hekim ve aynı zamanda iş sağlığı ve güvenliği uzmanı bilirkişiler tarafından ve ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak düzenlendiği, gerekçeli, hüküm tesisine elverişli ve yeterli bulunduğu, kusur aidiyet ve oranlarının dayanakları açıkça belirtilmek suretiyle tespit edildiği anlaşıldığından Mahkemece anılan rapora itibar edilerek kusur oranlarının belirlenmesinde de bir isabetsizlik görülmediği, kusur oranları, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, olayın oluş şekli ve tarihi, davacı sigortalının sürekli iş göremezliğe uğramaması hep birlikte değerlendirildiğinde; İlk Derece Mahkemesi tarafından takdir edilen manevi tazminat miktarının dosya kapsamına uygun olduğu, dava dilekçesinde talep edilen maddi ve manevi tazminatlar için açıkça dava tarihinden itibaren faiz işletilmesinin talep edilmesi karşısında Mahkemece taleple bağlı kalınarak hüküm altına alınan tazminatlara dava tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesinde de isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine, davalının maddi tazminat talebi hakkında kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun HMK'nın 352/1-b maddesi uyarınca hükmün kesin nitelikte olması nedeniyle reddine, davalının manevi tazminat talebi hakkında kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, meslek hastalığı nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 51, 52, ve 56 ve 417 nci maddeleri, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 nci maddesi, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 14, 16, 19 ve 21 inci maddeleridir. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup Bölge Adliye Mahkemesince oluşturulan gerekçenin yerinde olduğu dikkate alındığında kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgilisinden alınmasına, 26.11.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.