12. Ceza Dairesi 2011/21221 E. , 2012/14505 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma, 6136 Sayılı Kanuna muhalefet Hüküm : 1- Trafik güvenliğini teklikeye sokma suçundan; 5237 sayılı TCK'nın 179/2, 62/1, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkumiyet 2- 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan; 6136 sayılı Kanunun 15/1, 5237 sayılı TCK'nın 62, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkumiyet Trafik güvenliğini tehlikeye sokma ve 6136 sayılı Kanuna m
**12. Ceza Dairesi 2011/21221 E. , 2012/14505 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma, 6136 Sayılı Kanuna muhalefet Hüküm : 1- Trafik güvenliğini teklikeye sokma suçundan; 5237 sayılı TCK'nın 179/2, 62/1, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkumiyet 2- 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan; 6136 sayılı Kanunun 15/1, 5237 sayılı TCK'nın 62, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkumiyet Trafik güvenliğini tehlikeye sokma ve 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: 1- Sanığın trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan mahkumiyetine ilişkin hükmün temyiz incelemesinde; Anayasa Mahkemesinin 07.10.2009 gün ve 27369 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanıp, yayımından itibaren bir yıl sonra 07.10.2010 tarihinde yürürlüğe giren, 23.07.2009 gün ve 2006/65 Esas, 2009/114 karar sayılı iptal hükmünün yürürlüğe girdiği tarihe kadar 5237 sayılı TCK'nın 50 ve 52. maddeleri ve 765 sayılı TCK hükümleri uyarınca doğrudan hükmedilip, başkaca hak mahrumiyeti içermeyen 2000 TL'ye kadar (2000 TL dahil) adli para cezalarına ilişkin mahkumiyet hükümleri 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı Kanunun 305. maddesi gereğince kesin nitelikte olup, 07.10.2010 ila 6217 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 14.04.2011 tarihine kadar ise mahkumiyet hükümlerinin hiçbir istisna öngörülmeksizin temyizinin mümkün olduğu, 14.04.2011 ve sonrasında ise, doğrudan hükmedilen 3000 TL’ye kadar (3000 TL dahil) para cezalarının 5320 sayılı Kanunun Geçici 2. maddesi uyarınca kesin nitelikte olduğu anlaşılmakla; 01/07/2009 tarihinde verilen 500 TL'den ibaret mahkumiyet hükmüne yönelik sanığın temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi yollamasıyla halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca REDDİNE, 2- Sanığın 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan mahkumiyetine ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; Sanıkta yakalanan bıçak üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sanucu düzenlenen 04/03/2008 tarihli bilirkişi raporunda bıçağın sap kısmında bulunan sabitleyici, açılmasını engelleyici olarak çalışan mandalın bozuk olduğunun belirtildiği, bu nedenle ele geçirilen bıçağın kelebek bıçak vasfında olup olmadığı konusunda tereddüt oluştuğundan davaya konu bıçağın uzman bir bilirkişiye yeniden incelettirilerek mandalına basıldığında ikinci elin yardımı olmaksızın kendiliğinden namlunun açılmasını sağlayan susta tertibatı bulunup bulunmadığı ve kelebek bıçak vasfında olup olmadığı saptanıp, kelebek bıçak olup da 6136 sayılı Kanunun 4. maddesi kapsamına girdiğinin anlaşılması halinde İçişleri Bakanlığının 2.8.1995 gün, 177533 sayılı yazılarında belirtilen kelebek bıçakların 6136 sayılı Kanun kapsamına girmeyen 2521 sayılı Kanunun 3. maddesine göre ithal ve imaline izin verilen av bıçağı niteliğinde bıçaklardan olduğu yolundaki açıklamaları gözönüne alınarak sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik soruşturma ile yazılı biçimde hüküm kurulması, Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 07.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.