4. Hukuk Dairesi 2009/13516 E. , 2010/10027 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vdl vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve ... aleyhine 01/05/2007 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 23/06/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlana
**4. Hukuk Dairesi 2009/13516 E. , 2010/10027 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vdl vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve ... aleyhine 01/05/2007 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 23/06/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Diğer temyiz itirazına gelince; a)Dava, trafik kazası nedeniyle desteğin ölümünden dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, maddi tazminat istemleri feragat nedeniyle reddedilmiş; manevi tazminat istemlerinin ise bir bölümü kabul edilmiş; karar, davacılar tarafından temyiz olunmuştur. Davacıların desteği ..., davalı ...’ın sürücüsü olduğu aracın karıştığı trafik kazası nedeniyle yaşamını yitirmiştir. Ceza mahkemesinde yargılanan davalı sürücü olayda 2/8 oranında kusurlu bulunarak cezalandırılmıştır. Borçlar Yasası'nın 47. maddesi gereğince yargıcın, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden yargıç, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun (isabetli) bir biçimde göstermelidir. Dava konusu olayda, davacıların ölene yakınlık dereceleri ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde davacı eş yararına takdir edilen 1.500,00 TL, çocukların her biri yararına ayrı ayrı takdir edilen 750,00’şer TL ve kardeş yararına takdir edilen 500,00 TL manevi tazminat azdır. Davacılar yararına daha alt düzeyde manevi tazminat takdir edilmesi gerekir. b)Karar gününde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 10/2. maddesi uyarınca manevi tazminat isteğinin bir bölümünün reddedildiği durumlarda, karşı taraf yararına Tarife'nin üçüncü kısmına göre takdir olunacak ücret, davacı yararına takdir olunan ücreti geçemez. Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek, davacılar yararına az manevi tazminat ve davalı yan yararına fazla avukatlık ücreti takdir edilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/son maddesi gereğince, davacı eş ... yararına 3.000,00 TL, çocukların her biri yararına ayrı ayrı 1.500,00’er TL ve kardeş ... yararına 1.000,00 TL manevi tazminat takdir olunmak ve avukatlık ücreti takdirindeki yanlışlık giderilmek suretiyle kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2/ a ve b) sayılı bentlerde gösterilen nedenlerle hüküm fıkrasının manevi tazminat takdirine ilişkin üçüncü paragrafında yer alan “…1.500,00…”, “…750,00…” ve “…500,00…” biçimindeki sayı dizilerinin ayrı ayrı silinerek yerlerine sırasıyla “…3.000,00…”, “…1.500,00…” ve “…1.000,00…” sayı dizilerinin yazılmasına; harç alınmasına ilişkin dördüncü paragrafının tümden silinerek yerine dördüncü paragraf olarak “Alınması gereken 621,00 TL harçtan peşin alınan 422.00 TL harç indirilerek artık 199.00 TL harcın davalılardan alınıp Hazine'ye gelir yazılmasına,” biçimindeki tümcenin yazılmasına; davacılar yararına avukatlık ücreti takdirine ilişkin altıncı paragrafında yer alan “…690,00…” biçimindeki sayı dizisinin silinerek yerine “…1.380,00…” sayı dizisinin yazılmasına; davalılardan ... yararına avukatlık ücreti takdirine ilişkin yedinci paragrafının tümden silinerek yerine yedinci paragraf olarak “Davada avukatı aracılığı ile temsil edilen davalılardan ... yararına reddedilen maddi tazminat tutarı üzerinden hesap ve takdir edilen 575,00 TL, reddedilen manevi tazminat tutarı üzerinden hesap ve takdir edilen 1.380,00 TL olmak üzere toplam 1.955,00 TL avukatlık ücretinin davacılardan alınıp davalılardan ...’a verilmesine,” biçimindeki tümcenin yazılmasına; öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddiyle kararın düzeltilmiş bu biçiminin ONANMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 11/10/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.