Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2023/64 E. , 2024/3640 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2023/64 Karar No : 2024/3640 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR):1- Kendi adlarına asaleten ... ve ... adlarına velayeten ... ve... 2-... 3- ... 4- ... VEKİLİ : Av. ... TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ... VEKİLLERİ : Hukuk Müşaviri Av. ... İSTEMLERİN_KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımla
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2023/64 E. , 2024/3640 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2023/64 Karar No : 2024/3640 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR):1- Kendi adlarına asaleten ... ve ... adlarına velayeten ... ve... 2-... 3- ... 4- ... VEKİLİ : Av. ... TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ... VEKİLLERİ : Hukuk Müşaviri Av. ... İSTEMLERİN_KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacılardan ...'ın 03/08/2018 tarihinde halsizlik ve ateş şikayeti ile başvurduğu ... Devlet Hastanesinde kendisine hatalı enjeksiyon uygulanarak %55 oranında engelli hale gelmesinde davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğundan bahisle uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık ... için 1.000,00 TL maddi ve 200.000,00 TL manevi tazminat, eş, anne ve çocukların her biri için 50.000,00'er TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, Adli Tıp Kurumu raporu ve dosyaya giren diğer hastane raporları birlikte değerlendirildiğinde; davacılardan ...'a uygulanan tedavide idareye atfedilebilir bir kusurun bulunmaması sebebiyle, davacıların maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddi gerektiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; Mahkeme kararının; maddi tazminatın esasına ilişkin kısmının kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından kararın bu kısmı yönünden, davacıların istinaf başvurusunun reddedilmesi gerektiği, enjeksiyon yapılmadan önce risklerin anlatılıp davacıdan yazılı onamın alınmamış olması durumunda, yukarıda aktarılan mevzuat hükümleri uyarınca davacının aydınlatılarak onay verme hakkının elinden alınmış olacağı ve bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi, yürütülen sağlık hizmetinin gereği gibi işletilmediği konusunda davacıda endişe ve üzüntüye yol açacağından davacının manevi tazminat talebinin, manevi tazminatın zenginleşme aracı olamayacağı ilkesi de gözetilerek değerlendirilmesi gerektiği, sonucuna varıldığı gerekçesiyle davacıların maddi tazminat ile...dışındaki davacılar yönünden manevi tazminata yönelik istinaf başvurusunun reddine, davacıların manevi tazminata yönelik istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kararın ...'a yönelik manevi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmının kaldırılmasına, davacılardan ... için manevi tazminat isteminin 50.000,00 TL'sinin kabulüne, geriye kalan 150.000,00 TL'sinin ise reddine, kabul edilen 50.000,00 TL manevi tazminatın davalı idare tarafından, idareye başvuru tarihi olan 24/05/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davacı ...'a ödenmesine karar verilmiştir. TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI: Davacılar tarafından, hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğu, enjeksiyonun hatalı uygulandığı, davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu, davalı idare tarafından, ağır hizmet kusuru bulunmadığından tazmin şartlarının oluşmadığı, mevzuat uyarınca yazılı olarak aydınlatılmış onam alınma şartının bulunmadığı ileri sürülmektedir. TARAFLARIN_SAVUNMALARI: Taraflarca savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ:... DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının kısmen onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Dosyanın incelenmesinden, davacılardan ...'ın 03/08/2018 tarihinde halsizlik ve ateş şikayeti ile gittiği ... Devlet Hastanesinde kendisine enjeksiyon uygulandığı, enjeksiyon sonrası sağ bacağında uyuşma olduğu, rahatsızlığının devam etmesi üzerine ... Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi, ... A Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi ve ... Devlet Hastanesinde tedavi gördüğü, sağlık sorunlarının sonlanmaması nedeniyle oluştuğu ileri sürülen zararların tazmini istemiyle yapılan 24/05/2019 tarihli başvurunun zımnen reddi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Olayla ilgili olarak ... Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine Adli Tıp Kurumu 7. İhtisas Kurulunca hazırlanan ... tarih ve ... sayılı raporda; "Kişiye 03/08/2018 tarihinde konulan akut farenjit tanısına yönelik tedavi olarak intramuskuler enjeksiyon şeklinde uygulanan ... isimli ilaç enjeksiyonundan sonra ortaya çıkan bacakta uyuşma ve sinir zaafiyeti klinik verileri birlikte değerlendirildiğinde; enjeksiyon nöropatisi ile uyumlu olduğunun anlaşıldığı, uygulanan ilacın ve uygulama tekniğinin endikasyonunun uygun olduğu, dava konusu olayda enjeksiyon tekniğinin yanlışlığına ya da uygulanan bölgenin uyumsuzluğuna dair herhangi bir tıbbi delil tanımlanmadığı, intramuskuler enjeksiyon uygulamalarında enjekte edilen ilaçların doku içi yayılımı ile nadir de olsa doku nekrozuna neden olabildiklerinin tıbben bilindiği, bu durumun enjeksiyonun tekniğine uygun yapılması durumunda da önlenemeyecek şekilde ortaya çıkabildiği, her türlü dikkat ve özene rağmen gelişebilen komplikasyon olarak nitelendirildiği, tüm bulgular bir bütün olarak değerlendirildiğinde; enjeksiyonu uygulayan sağlık personelinin eylemlerinin tıp biliminin genel kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun olduğu" görüşüne yer verilmiştir. İdare Mahkemesince, anılan rapor hükme esas alınarak davanın reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacıların istinaf başvuruları kısmen kabul edilerek, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir. İLGİLİ MEVZUAT: Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır. Genel anlamı ile tam yargı davaları, idarenin faaliyetlerinden ötürü, hakları doğrudan zarara uğrayanlar tarafından idare aleyhine açılan tazminat davaları olup, idarenin hukuki (mali/tazmin) sorumluluğunun yargı aracılığıyla belirlenip hüküm altına alınmasını sağlamaktadır. İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir. İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmektedir. Hizmet kusurundan dolayı sorumluluk, idarenin sorumluluğunun doğrudan ve asli nedenini oluşturmaktadır. İdarelerin kamu hizmetlerinin gereği gibi işlemesini sağlayacak organizasyonları yaparak, yeterli araç ve gereçle donatılmış bina, tesis ve araçlarda hizmetin özelliğine uygun olarak seçilen ve yetişmiş personelle hizmeti yürütme yükümlülüğünün bulunduğu tartışmasızdır. Zarar gören kişinin hizmetten yararlanan durumunda olduğu ve hizmetin riskli bir nitelik taşıdığı sağlık hizmetinde, idarenin tazmin yükümlülüğünün doğması için; zararın, idarenin hizmet kusuru sonucu meydana gelmiş olması gerekmektedir. Esasen, Anayasa'nın 56. maddesi de Devlete, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenlemek ve bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlarından yararlanarak onları denetleyerek yerine getirmek ile ilgili pozitif bir yükümlülük getirmiştir. Öte yandan, manevi zararın varlığı, sadece şeref, haysiyet ve onur kırıcı işlem ve eylemlere maruz kalmış ya da kişilerin vücut bütünlüğünün ihlal edilmiş olmasına, ölüm nedeniyle ağır bir elem, üzüntü duyulması şartına bağlı olmayıp; idarenin yürütmekle yükümlü olduğu kamu hizmetini gereği gibi eksiksiz olarak sunamaması nedeniyle ilgililerin yeterli hizmet alamamalarından dolayı üzüntü ve sıkıntı duymaları da manevi zararın varlığı ve manevi tazminatın hükmedilmesi için yeterli bulunmaktadır. Manevi tazminat, mal varlığında meydana gelen bir eksilmeyi karşılamaya yönelik bir tazmin aracı değil, manevi tatmin aracıdır. Olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlar. Tam yargı davalarının ve manevi tazminatın belirtilen niteliği gereği takdir edilecek manevi tazminat miktarının, olayın, zararın ve idarenin kusurunun ağırlığını ortaya koyacak, hukuka aykırılığı özendirmeyecek, bir başka ifade ile benzeri olayların bir daha yaşanmaması için caydırıcı ve aynı zamanda cezalandırıcı olacak şekilde belirlenmesi, bununla birlikte olayın meydana geliş şekli ve idari faaliyetin niteliği gözetilerek hakkaniyetli bir tutarı aşmaması gerekmektedir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: A) Temyiz istemine konu kararın, maddi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmı ile davacılardan... için manevi tazminat isteminin 50.000,00 TL'sinin kabulüne ilişkin kısmı yönünden incelenmesi: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Bölge İdare Mahkemesi kararının, maddi tazminat isteminin reddi ile davacılardan ... için manevi tazminat isteminin 50.000,00 TL'sinin kabulüne yönelik kısımları usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. B) Temyiz istemine konu kararın, ... dışındaki davacılar yönünden manevi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmı yönünden incelenmesi: Manevi tazminat takdir edilirken, davacılar yönünden, manevi tatmin duygusunu sağlamaya yetecek, zarara yol açan idari faaliyet sonucu duyulan elem ve ızdırabın kişi üzerindeki etki ve ağırlığını karşılayacak düzeyde olmasına; davalı yönünden ise, hakkaniyet sınırlarını aşmayan, ölçülü, adil dengeyi sağlayacak ve aşırı mali külfet oluşturmayacak makul bir seviyede olmasına dikkat edilmesi gerektiği açıktır. Dava konusu olayda, davacılardan ...ın %55 oranında engelli hale geldiği, bu süreçte ...'ın hem kendisinin hem de ailesinin manevi olarak ciddi şekilde yıprandığı göz önünde bulundurulduğunda, olayın ağırlığını ortaya koyacak ölçüde ... dışındaki davacıların manevi varlığında meydana gelen zararın giderilebilmesi için makul ve hakkaniyetli bir miktarda manevi tazminata hükmolunması gerekirken, manevi tazminat talebinin reddi yolunda verilen Bölge İdare Mahkemesi kararının bu kısmında hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE, davacıların temyiz isteminin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının, maddi tazminat isteminin reddi ile davacılardan ... için manevi tazminat isteminin ... TL'sinin kabulüne yönelik kısımlarının ONANMASINA, ... dışındaki davacılar yönünden manevi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmının BOZULMASINA, 3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi.... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 02/10/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.