Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ... plakalı aracının davalı sigortacı nezdinde 10.03.2017 - 10.03.2018 tarihleri arasında ... nolu genişletilmiş mavi kasko poliçesi ile güvence altında olduğunu, müvekkiline ait aracın 14/07/2017 tarihinde müvekkilinin babası ... kontrolünde iken ... plakalı sayılı araç ile karıştığını ve kazada hasara uğradığını, müvekkilinin başvurusu üzerine hasar dosyasının oluşturulduğunu, ancak davalı tarafından neden gösterilmeksizin hasar bedelin
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;“....Hasar bedeli tespiti: Müvekkilin, ... plakalı aracı kusurunun bulunmadığı 01/03/2021 tarihinde meydana gelen kazada aracının çarpılması sonucu maddi hasara uğramıştır. Davalı Sigorta şirketinden teminat altına alınan kusur konusunda anlaşmazlık bulunmayan ... plakalı aracın 1 0928 7940 nolu trafikpoliçesinden | ...... nolu dosya açılmıştır. Davalı tarafından gönderilen sigorta eksperi raporunda tespiti yaptığı | 1.381,69 TL yedek parça tutarına 9673,64 iskonto yaparak 3.000,00 TL ve işçilik 4.500,00 TL ile toplamda kdv hariç 7.500,00TL, kdv dahil 8.850,00 TL tespit yaptığı fakat gerek yedek parçalarınorij inal olarak tedarik edilmediği, gerekse işçiliklerin yetersiz olduğu görülmektedir. Araç özel servis olan ... Otomotiv San.ve Tic.ltd şti. ... SOK.NO..........İZMİR de onarılmıştır. Davalı 14/06/2021 de hesabımıza 7.500,00 TL ödeme yapmış olup yetersizdir.Servis ile yaptığımız görüşmede parça veya işçilik hakkında iskonto kabul edildiği gibi bir beyanları olmadığı bilgisi öğrenilmiştir. Kaldı ki sigortacı servis ile anlaşsa dahi mağdur olan3.kişi konumundaki müvekkili bağlamamaktadır. Bu anlaşma sonucu müvekkil mağdur olmuş aracı daha dadeğer kaybetmiştir. Söz konusu uyuşmazlık müvekkilin hasar tespitine karşı oluşmuş ve bu ücretler ve eksik tespit ile aracının yapmasının mümkün olmadığı, kötü parça ile zararın sigortacı lehine haksız kazanç sağlandığını anlaması üzerine müvekkil tarafından 6100 sayılı HMK'nın 293. maddesine dayanılarak izmir adli bilirkişi listesinde kayıtlı bilirkişiden uzman görüşü raporu alınmıştır. Bu rapora göre hasar tutarı kdv dahil 24.685,48 TL olarak hesaplanma yapmış,bu hizmet için 385,00 TL fatura düzenlemiştir. Uzman görüşü ücreti ıslaha konu olmayıp TTK 1426 gereği olmasını ve yargı gideri olarak kabul edilmesini talep ederiz. Uzman görüşü raporu incelendiğinde yedek parça tutarının 15.019,90 TL işçiliğin 5.900,00 TL olduğu kdv dahil 24.685,48 TL görülmektedir.İki ayrı ekspertiz rakamı farklı çıkmış ve söz konusu uyuşmazlık meydana gelmiştir. Davalı 7.500,00 TL ödeme yaptığı görüldüğünden farkola rak17.185,48TL daha ödemeyi 14/03/2021 (Temerrüt tarihi olarakyargıtay kararı ektedir. ) tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı sigortacıdan ,haksız fiil tarihi 01 /03/2021 itibari ile ... dan avans faizi ile tahsiline karar verilmesini için fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak üzere şimdilik 10,00TL den dava açılmıştır. Değer kaybının tespiti: Kaza sonrası müvekkilin aracında ödenmeyen değer kaybı tazminatının aşağıdaki BAM kararı ve Yargıtay kararlarına göre hesaplanması gerekmektedir. Araç değer kaybının önceki Yargıtay içitihatlarında belirtildiği üzere aracın hasarsız ikinci el piyasa değeri ile onarıldıktan sonraki piyasa değeri arasındaki farka göre hesap edilmesi gerektiği gibi, değer kaybından hem sürücü, hem işleten ve hem de ZMM sigortacısının sorumlu tutulması gere ktiğinden, mahkemece davalı sigorta şirketi hakkındaki davanın reddine karar verilmesinde isabet bulunmadığından, davacı vekilinin bu yöne ilişen istinaf itirazının kabulü gerekmiştir. "Ekte yer alan uzman görüşü raporuna göre değer kaybı 10.000,00 TL dir. Bu tutar ödemelidir. Davalı avans faiziyle birlikte fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak üzere şimdilik 10,00TL den dava açılmıştır. Araçtan mahrum kalma: Müvekkil aracını onarım süresince kullanamamıştır. Ekte yer alan uzman görüşü raporunda aracın onarım gün süresi 7 gün,davalı tarafından görevlendirilen eksper raporunda 8 gün olarak tespit yapılmıştır. Uzman görüşü raporunda 7 gün olarak günlük 200 TL den 1.400,00 TL hesaplama yapılmıştır. Yukarıda yaptığımız açıklamalar ile belirsizliğin giderilmesi uzmanlığı gerektirdiğinden şimdilik 10,00TL den dava açılmış ve bilirkişi marifeti ile tespiti yapılmasını arz ve talep ederiz.Dava şartı arabuluculuk görüşmesi anlaşmama ile sonuçlanmış olup, dava şartı arabuluculuk toplantı tutanakları ekte sunulmuştur. Bu dava 2918 sayılı yasanın 1 10. Maddesine göre işbu dava davalı sigorta şirketinin şubesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılmıştır... ” Şeklinde beyanda bulunulmuştur.Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle: “...Davacı taraf, 01 .03.2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasında ..... plakalı aracın hasara uğradığından bahisle, bakiye hasar tazminatı ve değer kaybının ........plakalı aracın müvekkil şirket nezdindeki Zorunlu Mali Mesuliyet Poliçesinden tazminini talep etmektedir.Müvekkil şirkete gönderilen dava dilekçesi ekinde zarara ilişkin hiçbir, bilgi ve belge yer almamaktadır. Bu nedenle dava konusunu, talebi, delilleri görüp değerlendirmeden davaya yanıt verebilmemiz mümkün olamayacaktır. Öncelikle bu hususların saptanabilmesi, davanın esasına ve usule ilişkin itirazlarımızın sunulabilmesi için dava dilekçesi ve tüm delillerin tarafımıza ibrazı gerekmektedir. Dava konusu trafik kazasına karışan ......... plakalı araç müvekkil şirket nezdinde ....... sayılı ve 30.10.202 0-30.10.2021 vadeli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet (Trafik) Poliçesi ile sigortalıdır. Müvekkil şirketin poliçeden kaynaklanan sorumluluğu kazanın poliçe vadesi içinde meydana gelmesi şartıyla poliçe teminat miktarı ile sınırlı olup; yapılan ödemelerle birlikte kaza tarihi itibariyle araç hasarına yönelik yapılan ödemelerin tenzili ile bakiye teminat limitimiz 35.500, 00-TL'dir.Poliçe azami teminatı muaccel ve maktu borç olmayıp ödenecek azami teminat miktarını belirlemektedir. Müvekkil sigorta şirketinin sorumluluğu,Karayolları Trafik Kanunu ve Poliçe Genel Şartları gereğince “Karayolu "nda meydana gelen zararlarda poliçe limiti dahilinde sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve gerçek zararın tazmini ile sınırlıdır. Davacı tarafın 01.03.2021 tarihli trafik kazası nedeni ile müvekkil şirkete müracaatı sonrasında *********** nolu hasar dosyası kapsamında yapılan ekspertiz incelenmesi sonucunda; yapılan ekspertiz incelemesinde, 7500,00 TL hasar tazminatı davacı vekiline 14.04.2021 tarihinde ödenmiştir. Müvekkil şirket, davacının araç hasarı zararını davacıya ödemek suretiyle zararı tazmin etmiş ve poliçeden kaynaklanan sorumluluğunu yerine getirmiştir, davacının gerçekzararı karşılanmıştır. Dava konusu........... plakalı araç için, davacı tarafa araç hasar zararı ödenmiş olup müvekkil şirketin herhangi bir sorumluluğu kalmamıştır. Davacının bakiye bir zararı bulunmamaktadır. Davanın bu sebeple esastan reddi gerekmektedir. Müvekkil şirketin yapmış olduğu ödemeler nedeniyle bakiye teminat limiti 35.500, 00 TL'dir.Müvekkil şirketin sorumluluğu sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olacağından ve taraflar arasındaki asıl ihtilaf kusur durumuna ilişkin olduğundan öncelikle kusur tespiti için dosyanın adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesine sevki ile tarafların kusur durumuna ilişkin rapor alınmasını talep etmekteyiz.Kesinlikle davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla maddi hasar istemi ile talep edilen miktar da fahiştir. Davacının sebepsiz yere zenginleşmesine sebebiyet verecek niteliktedir. Bilirkişi marifeti ile yerinde inceleme yapılarak araç görülerek hasar tespitinin yapılmasına karar verilmesini, piyasada oldukça yaygın olan tedarik parça iskontosu istisnasız tüm anlaşmalı tamirhanelerde uygulanmaktadır. Yasal olan anlaşmalı tamirhane iskontosunun uygulanmaması söz konusu edilemez. Anlaşmalı tamirhane iskontosu sigortacı ile tamirhane arasında yapılan bir sözleşme olduğundan iskontonun yapılması aracın layıkıyla onarılmadığı sonucunu doğurmaz kaldı ki davacı böyle bir iddiada da bulunmamaktadaır. Dosyaya her hangi bir fatura ibrazı olmadığından "Yani mağdur onarım işlemi tamamlandığı ve hizmeti satın aldığı halde KDV ödeyerek fatura düzenletmediğinden, bu işlemi mali açıdan yasal olarak kayıt altına aldırmadığından " haksız kazanç elde edilmemesi bakımından KDV talebinin reddi gerekir. Vergisel yükümlülük olan bu durumda davacı KDV ödediğine ilişkin makbuz sunmalıdır. Aksi halde sebepsiz yere zenginleşmiş olur. Kusur oranı belirlendikten sonra davacı tarafa ait araçta meydana gelen değer kaybı tespiti için bilirkişi incelemesi yapılması gerekmektedir.Teminat dışı hallerden biri söz konusu ise talebin reddine karar verilmelidir. Genel Şartların ekinde değer kaybı hesabının eksper tarafından hangi kriterlere göre belirlenmesi gerektiği de ifade edilmiş olup tazminat hesabının buna göre belirlenmesi gerekmektedir. Dava konusu kazada teminat dışı hallerin varlığının saptanması halinde davanın reddi gerekecektir. Anılan nedenlerle, dosyanın konusunda uzman bir bilirkişiye tevdi ile hasar ve değer kaybı tespiti için rapor alınmasını talep etmekteyiz.Sigorta bedelinin muaccel hale gelebilmesi için usulünce TTK'nun ilgili maddeleri uyarınca ihbarda bulunulması, ihbarın ardından hasar miktarının sigorta şirketi tarafından hesaplanması gerekmektedir. Sigorta tazminatına faiz uygulanabilmesi için alacağın muaccel hale gelmesi gerekmektedir. Müvekkil şirket tarafından davacıya ait araçtaki hasar giderilmiş ve zararı karşılanmış olduğundan müvekkil sigorta şirketinin temerrüde düştüğü de ileri sürülemeyeceği gibi, davacının faiz talebi de haksız ve yersizdir. Kabul anlamına gelmemek kaydıyla faiz başlangıç tarihi de ancak dava tarihinden itibaren ve yasal faiz olabileceği gibi yine, müvekkil şirket dava açılmasına sebebiyet vermediğinden yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinden de sorumlu tutulmaması gerektiği kanaatindeyiz...” şeklinde beyanda bulunmuş ve savunmuştur.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE & NETİCE VE KANAAT:Davalı vekili tarafından ödeme belgeleri ve ekspertiz raporunun ibraz edilmiştir.