4. Hukuk Dairesi 2023/1628 E. , 2024/2688 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/356- Esas 2021/72 Karar DAVALILAR : 1-Ak Sigorta A.Ş. vekili Avukat ... 2- Ankara Anonim Türk Sigorta Şirketi vekili Avukat ... 3- HDI SigortA A.Ş. vekili Avukat ... 4- ... 5- ... Lojistik Kargo ve Dağıtım Hizmetleri Ticaret Ltd.Şti. 6- Ray Sigorta A.Ş. DAVA TARİHİ : 18.07.2005 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulü Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda…
**4. Hukuk Dairesi 2023/1628 E. , 2024/2688 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/356- Esas 2021/72 Karar DAVALILAR : 1-Ak Sigorta A.Ş. vekili Avukat ... 2- Ankara Anonim Türk Sigorta Şirketi vekili Avukat ... 3- HDI SigortA A.Ş. vekili Avukat ... 4- ... 5- ... Lojistik Kargo ve Dağıtım Hizmetleri Ticaret Ltd.Şti. 6- Ray Sigorta A.Ş. DAVA TARİHİ : 18.07.2005 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulü Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan inceleme sonucunda, Yargıtay (kapatılan)17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 20.07.2004 tarihinde davalılardan ... Lojistik Ltd. Şti.'nin malik olduğu, Aksigorta A.Ş.tarafından sigortalı olan ve ...'nin sevk ve idaresinde bulunan 34 AY 0581 plaka sayılı tırın müvekkilinin kullandığı araca çarpması sonucu maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, davalı ...'nin şerit ihlali yapması nedeniyle tamamen kusurlu olarak kazaya sebebiyet verildiğini, müvekkilinin kaza sonrasında iki aydan fazla hastanede tedavi gördüğünü, kaza nedeniyle maluliyetinin söz konusu olduğunu, şoför olarak çalışmasından dolayı mesleğini sürdürebilmesinin tehlikeye girdiğini belirterek müvekkilinin çektiği elem ve ızdırabı biraz olsun hafifletebilmek için şimdilik 20.000,00 TL manevi tazminat, maluliyeti ve güç kaybı için ise şimdilik 1.000,00 TL nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili talebini 10.12.2014 günlü ıslah dilekçesi ile 80.947,10 TL'ye yükselttiklerini bildirmiştir. II. CEVAP Davalı Ergo (İsviçre Sigorta) Sigorta A.Ş.vekili cevap dilekçesinde, 41 LU 651 plaka sayılı davacının aracının 30.4.2004-2005 tarihleri arasında zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduklarını, maddi hasarlarda araç başına poliçede belirlenen miktarla sorumlu olduğunu, ZMM sigortasının mahiyeti gereği üçüncü kişilerin zararlarının karşılanmasını amaçladığını, davacı talebinin poliçe genel şartlarının 3/b maddesi uyarınca teminat kapsamı dışında olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur. Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; 41 LU 651 plaka sayılı davacı aracının 23.9.2004-2005 tarihleri arasında ihtiyari mali mesuliyet poliçesi ile sigortalı olduğunu, poliçeye göre bedeni zararlara karşı poliçe limitinin azami 20.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, mahkemece yapılacak bilirkişi incelemesine göre kusur oranlarının belirleneceğini, ayrıca poliçenin genel şartları 3/b maddesi uyarınca "aracı sevk ve idare edenin uğrayacağı zararlar dolayısıyla ileri sürebileceği talepler teminat dışıdır" hükmü ve davacının sigortalı aracın sürücüsü olması nedeniyle müvekkili şirket hakkında açtığı davanın teminat dışı olması sebebiyle ve manevi tazminat isteminin de poliçe teminatına dahil olmaması nedeniyle reddi gerektiğini, ayrıca müvekkili şirketin temerrüde düşürülmediğini ve bu nedenle faiz başlangıcı olarak belirtilen tarihin yerinde olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin 34 AY 0581 plakalı aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğunu, poliçede yazılı limitle işletenin üçüncü kişilere karşı hukuki sorumluluğunun teminat altına alınmış olduğunu, teminat kapsamına göre öncelikle davacının işletene karşı üçüncü kişi konumunda olduğunun belirlenmesi gerektiğini, aktüer bilirkişi marifetiyle gerçek zararlarının ve tarafların kusur oranlarının belirlenmesi gerektiğini, yine faiz talebine ilişkin olarak talep edilecek faizin dava tarihinden itibaren istenebileceğini, ayrıca müvekkili şirketin manevi tazminat taleplerinden sorumlu olmadığını beyan etmiş, davacının kaza nedeniyle elde ettiği gelir var ise bunun tazminat miktarından mahsup edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalılar ... ve ... Lojistik Kargo ve Dağıtım Hiz. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; meydana gelen olayın davacı tarafın anlatımları gibi olmadığını, oluşan kazada davacı tarafın da kusurunun bulunduğunu, ceza dosyasında düzenlenen raporu kabul etmediklerini, raporun eksikliklerle ve hatalarla dolu olduğunu, ayrıca maluliyet raporunu da kabul etmediklerini, davalı ...'in şirket çalışanı olmadığını, müvekkili şirketin ise aracı ...'yi kiralayan şirket olduğunu dolayısıyla herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; 41 LU 651 plakalı aracın Karayolları Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortacısı olduklarını ve poliçe kapsamına göre 10.2.2004-10.2.2005 tarihleri arasında 41 LU 651 plakalı aracın Kocaeli sınırları içinde gerçekleştirdiği taşımacılık hizmetlerinden dolayı hizmetin başlangıcından bitimine kadar geçen sürede yolcuların, sürücülerin ve yardımcılarının maruz kalacakları her türlü zararın teminat kapsamına alındığını, istemin poliçe kapsamında kalmadığını, zararın öncelikle karayolları zorunlu sorumluluk sigortasından tahsil edilmesi gerektiğini, manevi tazminatların poliçe teminatında kalmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemenin 14.04.2016 tarihli ve 2005/203 Esas 2016/127 Karar sayılı kararıyla; davalı sürücünün %100 kusurlu olduğunun ceza dosyasında belirlendiği, Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu tarafından düzenlenen rapor ile trafik kazası sonucu davacının maluliyet oranının %37,2 oranında olduğu, zorunlu koltuk ferdi kaza sigorta poliçesi ile sigorta eden Ankara Anonim Sigorta Şirketi'nin sigorta poliçesinde belirtildiği şekilde teminatının 40.000,00 TL ile sınırlı olduğu, bu teminat tutarı yönünden sakatlık oranının %40 oranında belirlendiği, davacının olay nedeni ile uğradığı malululiyet ve kusur oranları nazara alınarak manevi tazminat belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 16.000,00 TL nin davalı ...' nden dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, 79.186,68 TL nin davalılar ... ve ... Lojistik Kargo Dağ. Hizm. Ltd. Şti.ve Ak Sigorta'dan 20.07.2004 tarihinden itibaren (Ak Sigorta A.Ş.nin 1.000,00-TL maddi tazminat miktarından ve dava tarihi olan 18.07.2005 tarihinden itibaren 1.000,00-TL nin faizinden sorumlu olmak üzere) yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, Ray sigorta A.Ş. , Ergo sigorta A.Ş.hakkındaki davalar ile Ak Sigorta A.Ş.hakkındaki davada ıslah edilen kısım itibariyle ve diğer fazla taleplerin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; 8.000,00-TL manevi tazminatın 20.07.2004 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ... ve ... Lojistik Kargo Dağ. Hizm. Ltd. Şti.nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 2016/11175 Esas- 2019/4759 Karar sayılı 15.04.2019 tarihli kararı ile; red nedenlerinin farklı olması nedeniyle davalılar lehine ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, kaza tarihi ile ıslah tarihi arasında ceza zamanaşımı süresinin dolmuş olmasına göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, davacı lehine takdir olunan manevi tazminatın az olduğu, kabule göre de davalılar Ak Sigorta, Ray Sigorta ve Ergo Sigortanın zarardan poliçe limitiyle sınırlı olarak sorumlu oldukları dikkate alındığında her biri lehine takdir edilecek vekalet ücretlerinin poliçe limitine isabet edecek oranda olması gerekirken kabul edilen tazminatın tamamı üzerinden vekalet ücreti takdir edilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozma ilamına uyularak tarafların ekonomik ve sosyal durumları, olay tarihindeki paranın alım gücü, olayın meydana geliş şekli ve ağırlığı, davacının elem ve ızdırabı, geçirdiği operasyonlar düşünülerek manevi tazminata hükmedildiği, bozma ilamında Ak Sigorta, Ray Sigorta, Ergo Sigorta yönlerinden zarardan poliçe limitiyle sınırlı olarak sorumlu oldukları düşünülerek her biri lehine ücreti vekaletin hesaplanması gerektiği belirtilmiş olduğundan bu hususa riayet edilerek, Ak Sigorta A.Ş.'nin poliçe limitinin 40.000,00 TL olduğu, Ray Sigorta A.Ş.'nin poliçe limitinin 20.000,00 TL olduğu, Ergo Sigorta A.Ş'nin poliçe limitinin 40.000,00 TL olduğu, Ray ve Ergo Sigorta yönünden davanın tamamen reddedildiği, Ak Sigorta A.Ş. yönünden davanın 1000,00 TL yönünden kabul edilmiş olduğu ve red edilen miktarın 39.000,00 TL olduğu dikkate alınarak vekalet ücretine hükmedildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 16.000,00-TL nin davalı ...' nden dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, 79.186,68-TL nin davalılar ... ve ... Lojistik Kargo Dağ. Hizm. Ltd. Şti.ve Ak Sigorta'dan 20.07.2004 tarihinden itibaren (Ak Sigorta A.Ş.nin 1.000,00-TL maddi tazminat miktarından ve dava tarihi olan 18.07.2005 tarihinden itibaren 1.000,00-TL nin faizinden sorumlu olmak üzere) yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, Ray sigorta A.Ş. , Ergo sigorta A.Ş.hakkındaki davalar ile Ak Sigorta A.Ş.hakkındaki davada ıslah edilen kısım itibariyle ve diğer fazla taleplerin reddine dair karar bozmaya konu olmadığından bu talepler yönünden karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; 15.000,00-TL manevi tazminatın 20.07.2004 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ... ve ... Lojistik Kargo Dağ. Hizm. Ltd. Şti.nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; manevi tazminatın miktarında az bir iyileştirme yapıldığını, maluliyet incelemesi de 12.12.2013 tarihinde maluliyetinin %37 olduğu tespiti ile kesinleştiğini, ıslah dilekçesinin ise 10.12.2014 tarihli olup bu koşullarda faile ve zarara ıttıla tarihleri dikkate alındığında zamanaşımı söz konusu olmadığını, yerel mahkeme gerekçeli kararında bu davalı hakkında verdiği zamanaşımı kararını gerekçelendirilmediğini,aracın İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası olan Ray Sigorta ile Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası olan Ergo Sigorta da müvekkilinin uğradığı zarardan sorumlu olduğunu, davalılar lehine tek karşı vekâlet ücreti hesaplanması gerekirken iki karşı ücreti vekâlet ücreti hesaplanmasının da kanuna ve hukuka uygun olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalıların Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk sigortacısı, İhtiyari Mali Mesuliyet sigortacısı, zorunlu koltuk ferdi kaza sigortacısı ile sürücü ve maliki olduğu araçla sürücü davacının karıştığı kaza nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı ile manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41, 46 ve 47 nci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, bozma kararından sonra hükmedilen manevi tazminatın uygun olmasına, bozma ile kesinleşen hususların değerlendirilememesine göre davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davacı vekilinin davalı ... A.Ş. yönünden temyiz sebeplerinin incelenmesinde; Dava, trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkin olup, mahkemece bu davalı yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve kendini vekil ile temsil ettiren davalı yararına 5.850 TL vekâlet ücretine hükmedilmiştir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ün 13 üncü maddesinde " Bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.(2) Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez" düzenlemesine yer verilmiş olup davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olduğu ve karar tarihindeki tarife hükümleri dikkate alındığında davalı ... A.Ş. lehine nisbi vekâlet ücretine hükmedilmesi bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesi ve 5236 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 5236 sayılı Kanun’un 16 ncı maddesi ile değiştirilmeden önceki 438 inci maddesinin yedinci fıkrası gereğince mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. 3-Davacı vekilinin davalı Ergo Sigorta A.Ş. yönünden temyiz sebeplerinin incelenmesinde; Mahkemece bu davalı yönünden poliçe limiti kapsamında tazminat ödediğinden davanın reddine karar verilmiş ve kendini vekil ile temsil ettriren davalı Ergo Sigorta A.Ş. yararına 6.000 TL vekâlet ücretine hükmedilmiştir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ün 13 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında: "Maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur.” düzenlemesine yer verilmiş olup davanın tümüyle reddine karar verilmiş olduğu ve karar tarihindeki tarife hükümleri dikkate alındığında davalı lehine nisbi vekâlet ücretine hükmedilmesi bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesi ve 5236 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 5236 sayılı Kanun’un 16 ncı maddesi ile değiştirilmeden önceki 438 inci maddesinin yedinci fıkrası gereğince mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile mahkeme kararının 10 uncu bendinde yer alan "5.850 TL " ibaresi çıkartılarak yerine "1.000 TL" ibaresinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA; 3. Değerlendirme bölümünün (3) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile mahkeme kararının 9 uncu bendinde yer alan "6.000 TL " ibaresi çıkartılarak yerine "4.080 TL" ibaresinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA; Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 12.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.