... T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/453 KARAR NO : 2025/1704 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 23/11/2023 NUMARASI : 2020/399 Esas - 2023/939 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat DAVA TARİHİ : 14/08/2020 KARAR TARİHİ : 01/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 01/12/2025 İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 23/11/2023 tarih 2020/399 E…
... T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/453 KARAR NO : 2025/1704 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 23/11/2023 NUMARASI : 2020/399 Esas - 2023/939 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat DAVA TARİHİ : 14/08/2020 KARAR TARİHİ : 01/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 01/12/2025 İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 23/11/2023 tarih 2020/399 Esas 2023/939 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ..... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili, 05.02.2019 tarihinde davacının sürücüsü olduğu ... plakalı motosiklet ile davalı sigorta şirketinin ZMMS sigorrtacısı, davalı .... Şti'nin işleteni ve davalı ...'ın sürücüsü olduğu ... plakalı kamyon arasında trafik kazası meydana geldiğini, kaza nedeniyle davacının yaralandığını, davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğunu, hasar dosyası kapsamında davacıya kısmi ödeme yapıldığını, ancak ödemenin zararları karşılamadığını, davalı sürücü hakkında taksirle yaralama suçundan Kemalpaşa 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2019/413 E. sayılı dosyasında dava açıldığını belirterek, belirsiz alacak davası niteliğinde olmak üzere 5000,00 TL sürekli iş göremezlik, 5.00,00 TL, geçici iş göremezlik tazminatı, 500,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 6.000,00 TL bakiye maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, ayrıca 75.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte sigorta şirketi dışındaki davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 05.05.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile sürekli iş göremezlik tazminatı istemini 329.837,42 TL'ye, geçici iş göremezlik tazminatı istemini 7.274,12 TL'ye, bakıcı gideri istemini 2.046,72 TL'ye yükseltmiştir. CEVAP : Davalı sigorta şirketi vekili, müvekkili şirket tarafından 03.02.2020 tarihinde davacıya 45.632,00 TL ödeme yapıldığını, bu şekilde müvekkilinin sorumluluğunu yerine getirdiğini, davacının talep etmiş olduğu ek tazminatın reddinin gerektiğini, davacının maluliyetinin ATK'dan tespit edilmesi gerektiğini, kusur oranlarının tespitinin gerektiğini, müvekkilinin sigortalısının kusuru oranında ve poliçe limitleriyle sorumlu olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Diğer davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesi'nin 28.01.2021 tarihli raporuna göre kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ...'ın %40, davacının ise %60 oranında kusurlu olduğu; Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi'nin 26.11.2021 tarihli raporuna göre davacının sürekli iş göremezliğinin %23 oranında olduğu, geçici iş göremezlik süresinin 270 gün olduğu, hastanın 60 gün süreyle başkasının sürekli bakımına muhtaç olduğu; davacı vekilinin itirazları doğrultusunda ceza dosyasında alınan kusur raporu ile ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan rapor arasında çelişkinin giderilmesi için İTÜ Makine Mühendislerinden oluşan 3 kişilik bilirkişi heyetinden alınan 20.09.2022 tarihli raporda davalı ...'ın %40, davacının %60 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, aktüer bilirkişinin 29.04.2023 tarihli raporuna göre davacının kusuruna göre geçici iş göremezlik tazminatının 7.274,12 TL, sürekli maluliyetten kaynaklı tazminat alacağının 388.942,26 TL olduğu, önceden yapılan ve güncelleştirilen ödemenin mahsubu sonrası ise bakiye alacağının 329.837,42 TL olduğu, bakım giderinden kaynaklı alacağının 2.046,72 TL olduğu, kaza sırasında fotoğraflara göre kaskın bulunduğu, davacının kask takmadığının tespit edilemediği, bu nedenle, davacı aleyhine müterafik kusur indiriminin uygulanamayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 7.274,12 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 329.837,42 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 2.046,72 TL bakıcı giderinin davalı işleten ve sürücüden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve davalı sigorta şirketinden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 03.02.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine, 15.000,00 TL manevi tazminatın davalı işleten ve sürücüden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Karara karşı taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, ilk derece mahkemesince maddi tazminat alacağına avans faizi işletilmesi gerekirken, yasal faiz işletilmesine karar verilmesinin hatalı olduğunu, sigortalı karşı aracın cinsinin kamyon olduğunu, kullanım amacının ticari olduğunu; ilk derece mahkemesince hükmedilen 50.482,16 TL vekalet ücretinin eksik belirlendiğini, 7.274,12 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 329.837,42 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 2.046,72 TL bakıcı giderinin toplamının 339.158,26 TL olduğunu, karar tarihi itibari ile geçerli Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 339.158,26 TL maddi tazminata karşılık gelen vekalet ücretinin 52.873,74 TL olduğunu, hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğunu, manevi tazminat alacağına işletilecek faizin avans faizi olması gerekirken, yasal faiz işletilmesine karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacının sevk edildiği Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından tanzim edilen 26.11.2021 tarihli adli tıp raporunun ücreti olan 1.200,00 TL'nin ödendiğine ilişkin dekontun yargılama giderleri arasında dikkate alınmadığını belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ... .... Şti. ve ... vekili, itiraz ettikleri ATK raporlarına dayanarak ve yeni bir bilirkişi heyetinden rapor aldırılmaksızın hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, davacı yararına hükmedilen manevi tazminat tutarının fazla olduğunu, sigorta şirketiyle birlikte müvekkillerinin müşterek ve müteselsilen tüm borçtan ve ferilerinden sorumlu tutulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, maddi tazminattan ferileriyle birlikte sigorta şirketinin sorumlu tutulması gerektiğini istinaf sebepleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili, davacının başvuru şartını yerine getirmediğini, davacıya ibraname karşılığında 03.02.2020 tarihinde 45.632,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ödendiğini, kaza ile davacının sakatlığı arasındaki illiyet bağının ve davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin tespiti bakımından ATK 3. Üst Kurulundan Özürlülük Ölçütü Yönetmeliğine göre rapor alınması gerektiğini, müvekkili şirket tarafından yaptırılan medikal eksper incelemesinde davacının maluliyet oranının net olarak tespit edilemediğini, müteveffanın alkollü olup olmadığının ve ehliyetinin bulunup bulunmadığının tespit edilemediğini, bu yönde inceleme yapılarak hesaplanan tazminattan müterafik kusur nedeniyle indirim yapılması gerektiğini, geçici işgöremezlik tazminatı ve bakıcı giderlerinin SGK'nın sorumluluğunda olduğunu, müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, hükmedilen tazminat tutarına 03.02.2020 tarihinden itibaren faiz işletilmesinin yasa ve içtihatlara aykırı olduğunu, usulüne uygun başvuru yapılmamış olduğundan dava tarihinden önce temerrüt oluşmadığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE : Dava, trafik kazası nedeniyle karşı aracın işleteni, sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısından sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı, ayrıca işleten ve sürücüden manevi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle maddi tazminat davasının kabulüne, manevi tazminat davasının kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Davalı sigorta şirketi vekili, davacının gerekli belgeler ile birlikte başvuru şartını usulüne uygun şekilde yerine getirmediğini istinaf sebebi olarak ileri sürmüş ise de, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi ile zorunlu mali sorumluk sigortasından faydalanmak isteyen hak sahiplerinin dava yoluna gitmeden önce sigortacıya yazılı başvuru yapması gerektiği düzenlenmiş olmakla birlikte, bu başvuru yapılmadan dava yoluna gidilmesi hali dahi HMK'nın 115/2. maddesi gereği tamamlanabilir dava şartı olduğuna göre, başvurunun yapıldığı, ancak eksik ya da usule uygun olmayan belge ile başvurulduğu savunmasının olduğu durumlarda usule uygun olmadığı savunulan belgedeki eksiklik de yargılama aşamasında tamamlanabilecektir. (Yargıtay 4. HD 2021/3042 E.- 2021/1562 K. sayılı içtihatı). Kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmiş kesin ve sürekli maluliyet oranına ilişkin sağlık kurulu raporu davacı tarafça kısa sürede alınıp tamamlanamayacağından, davalı sigorta şirketinin bu istemi davacının haklarının sürüncemede kalmasına yol açacaktır. Yargılama aşamasında kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmiş sağlık kurulu raporu alınarak eksiklik tamamlanabileceğinden, davacının başvurusunun sonuçsuz kaldığı, anılan maddede düzenlenen başvuru dava şartının gerçekleştiği kabul edilerek, davalı vekilinin dava şartının gerçekleşmediği yönündeki istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Davalı sigorta şirketince ödeme yapılmasına rağmen, davacı tarafın tazminat talep etmesi nedeniyle, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 111/2. maddesindeki yetersizlik iddiasında bulunduğu gözetilmek suretiyle tazminat hesabının yapılması gerektiği açıktır. Zarar sorumlusu sigorta şirketi tarafından ödenen bedellerin ödeme tarihi itibariyle yeterli olup olmadığının belirlenmesi için öncelikle, ödeme tarihindeki verilere göre tazminat hesabının yapılması ve hesaplanan bu bedel ile davalı tarafından ödenen bedel arasında fahiş fark olup olmadığının saptanması; fahiş fark tespitinin yapılması halinde, hesap tarihindeki verilere göre hesaplanacak tazminattan, zarar ve yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince, davadan önce davalının ödediği bedellerin yasal faiziyle güncellenmiş değerleri düşülerek sonuç tazminatın belirlenmelidir. (Yargıtay 17. HD 25.11.2020 tarih 2019/3548 E. 2020/7605 K.) Somut olayda ilk derece mahkemesince hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunda bu yönde yapılan hesaplama sonucunda davalının yaptığı ödemenin yetersiz olduğu tespit edilmiş olmakla davalı sigorta şirketi vekilinin bu istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Davalı sigorta şirketi vekilinin geçici iş göremezlik tazminatının ve bakıcı giderinin SGK'nın sorumluluğunda olduğuna dair istinaf sebebinin incelenmesine gelince; 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMSS Genel Şartları'nın A.5-b maddesi gereği, zarar görenin tedavisinin devam ettiği döneme ilişkin geçici bakıcı gideri zararının, geçici işgöremezlik zararının ve tedavi giderlerinin sağlık giderleri içinde yer aldığı ve ZMSS teminatı kapsamında olmadığı kabul edilmişse de, 6111 sayılı Kanun'un 59. maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanunu'nun 98. maddesinde Sosyal Güvenlik Kurumu'nca karşılanacak sağlık hizmeti bedellerinin neler olduğu açıklanıp sınırlandırılmıştır. KTK'nın 98. maddesi gereği SGK Başkanlığı'nın sorumlu olduğu sağlık giderleri, trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarında yapılan tıbbi tedaviye ilişkin sağlık hizmet bedellerinden ibarettir. SGK'nın hangi sağlık giderlerinden sorumlu olduğu kanunla belirlenmiş olup, normlar hiyerarşisinde daha altta olan genel şartlar ile kanun kapsamının değiştirilip genişletilemeyeceği aşikardır. Açıklanan maddi ve hukuki vakıalar karşısında; Anayasa Mahkemesi'nin KTK 90/İ maddesinin iptali de göz önüne alınıp TBK'nın 54. maddesi ile KTK'nın 98. maddesi hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kazadaki yaralanmadan kaynaklanan geçici iş göremezlik zararından sorumluluk, zarara neden olanlar ile bu kişilerin sorumluluğunu poliçe ile üstlenen sigorta şirketine aittir. (Yargıtay 4. H.D 10.03.2022 tarih 2021/12001 E, 2022/4532 K ve 24.03.2022 tarih 2021/22793 E, 2022/5790 K sayılı kararları). Davalı sigorta şirketi vekilinin geçici iş göremezlik tazminatının ve bakıcı giderinin SGK'nın sorumluluğunda olduğuna yönelik istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir. Davalı sigorta şirketi vekili, müvekkili şirketin davadan önce temerrüte düşürülmediğini istinaf sebebi olarak ileri sürmüş ise de, mahkemece kısmi ödeme tarihinden itibaren faize hükmedilmiş olmakla, bu istinaf sebebinin de reddi gerekmiştir. Davalıların maluliyet oranına dair istinaf sebeplerinin incelenmesinde; Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında sonra da Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. (Yargıtay 4. HD 2021/6445 E. 2021/8550 K. sayılı kararı) İlk derece mahkemesince Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinden alınan 26.11.2021 tarihli bilirkişi raporunda, Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre yapılan değerlendirme sonucunda davacının %23 oranında sürekli iş göremezliğinin bulunduğu tespit edilmiştir. Kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine göre belirlenen sürekli iş göremezlik oranının aktüerya hesabında esas alınmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmamakta olup, davalıların bu yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Davalılar ... Şti. ve ... vekilinin manevi tazminat miktarına ilişkin istinaf itirazına gelince; manevi tazminat, ne bir ceza ne de gerçek anlamda bir tazminattır. Zarara uğrayan kişinin çektiği acıyı, duyduğu elem ve üzüntüyü bir nebze olsa da dindiren, zarara uğratan olay nedeniyle oluşan ruhsal tahribatı onarmaya yarayan bir araçtır. Manevi tazminatın kapsam ve miktarını takdir hakkı kural olarak hakime aittir. Hakim, manevi tazminatı hak ve nesafete uygun olarak belirlemeli, bu belirlemede hukuk kurallarının yanında tarafların sosyal, ekonomik ve sosyal yapısı ile özellikle de somut olayın koşullarını gözetmelidir. Manevi tazminat olarak takdir edilecek tutar manevi acıları kısmen de olsa gidermesinin yanında kamuoyu ve sosyal vicdanda da kabul görmeli ve zarar gören açısından da bir zenginleşme aracı olmamalıdır. (Yargıtay İBK 22/06/1966 tarih ve 1966/7 E. - 1966/7 K. sayılı ilamı) Somut olayda davacı yararına hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı kazanın oluş şekli, kusur durumu, olay tarihi, sosyal ve ekonomik koşullar, zararın ağırlığı ve hakkaniyet ilkesi dikkate alındığında makul ve ılımlı bulunmuştur. Bu nedenle davalılar ... ... Şti. ve ... vekilinin manevi tazminata ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Davacı vekili, manevi tazminat alacağına işletilecek faizin avans faizi olması gerekirken, yasal faiz işletilmesine karar verilmesinin hatalı olduğunu istinaf sebebi olarak ileri sürmüş ise de, davalı işleten ve sürücü manevi tazminattan haksız fiil hükümlerine göre sorumlu olduklarından, ilk derece mahkemesince manevi tazminat yönünden yasal faize hükmedilmesi isabetlidir. Davacı vekilinin bu istinaf sebebinin reddi gerekmiştir. Davalı sigorta şirketi vekili müteveffanın alkollü olup olmadığının ve ehliyetinin bulunup bulunmadığının tespit edilemediğini, bu yönde inceleme yapılarak hesaplanan tazminattan müterafik kusur nedeniyle indirim yapılması gerektiğini istinaf sebebi olarak ileri sürmüş ise de, dosya kapsamında davacının müterafik kusuruna ilişkin bir tespit bulunmadığından bu istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir. Davacı vekilinin faize ilişkin istinaf nedenlerinin incelenmesinde; sigortalı aracın ticari araç olmasına göre, davada temerrüt faizi olarak isteme uygun biçimde avans faizine hükmedilmesi gerekirken davalı sigorta şirketi yönünden yasal faize hükmedilmesi yerinde değildir. Davacı vekilinin bu istinaf sebebi yerindedir. (Yargıtay 17. HD 23.11.2015 tarih 2015/8751 Esas, 2015/12542 K.) İlk derece mahkemesince hüküm altına alınan toplam 339.158,26 TL maddi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 52.873,73 TL vekalet ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmesi gerekirken, daha az vekalet ücretine hükmedilmesi isabetli olmamıştır. Davacı vekilinin bu istinaf sebebi de yerindedir. Yine ilk derece mahkemesince davacı tarafından Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığına 28.05.2021 tarihinde yatırılan 1.200,00 TL rapor ücretinin yargılama giderlerine dahil edilmemesi de hatalı olmuştur. Davacı vekilinin bu istinaf sebebi de yerindedir. Bu durumda, davalıların istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kabulü ile yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından ilk derece mahkemesi kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalılar ....A.Ş. vekili ve davalılar ... . Şti. ve ... vekilinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23.11.2023 tarih 2020/399 E. 2023/939 K. sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 3-İstinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak, kaldırılan kararın yerine geçmek üzere yeniden hüküm tesisi ile; Davacının maddi tazminat davasının KABULÜNE, 7.274,12 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 329.837,42 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 2.046,72 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 339.158,26 TL maddi tazminatın davalılar ... ve ... . Şti.'den kaza tarihi olan 05.02.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı sigorta şirketinden (Bakiye poliçe limiti olan 314.368,00 TL ile sınırlı olmak üzere) temerrüt tarihi olan 03.02.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine, Davacının manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜNE, 15.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... Şti'nden kaza tarihi olan 05.02.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 24.192,55 TL harçtan başlangıçta ve sonradan tamamlanan toplam 1.414,56 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 21.131,14 TL nispi karar ve ilam harcının davalılardan (davalı sigorta şirketi 20.272,41 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) tahsili ile hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından başlangıçta ve sonradan tamamlanan toplam 1.476,76 TL harcın davalılardan (davalı sigorta şirketi 1.314,31 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) tahsiliyle davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan tebligat ve posta gideri 845,85 TL, ATK faturası 723,00 TL, DEÜ Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığına yatırılan 1.200,00 Tl masraf ve bilirkişi ücreti 1.700,00 TL olmak üzere toplam 4.968,85 TL yargılama giderinin davanın kabul edilen kısmına tekabül eden 4.223,52 TL yargılama giderinin davalılardan (davalı sigorta şirketi 3.716,69 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 25/9 ve 26.maddesi gereğince 6183 Sayılı Yasa kapsamında kabul red oranına göre 1.224,56 TL sinin davalı sigorta şirketinden, kalan 95,44 TL sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, Kabul edilen maddi tazminat istemi üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 52.873,73 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan (davalı sigorta şirketi 48.643,83 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) alınarak davacıya verilmesine, Kabul edilen manevi tazminat istemi üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 15.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... Şti.'nden alınarak davacıya verilmesine, Reddedilen manevi tazminat istemi üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 15.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ... ve .... Şti.'ne verilmesine, Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan bulunması halinde karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 4-Davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden istinaf karar harcı olan 21.474,47 TL'den peşin alınan 6.048,60 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 15.425,87 TL harcın davalı ... Sigorta A.Ş.'den alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Davalı ..... Şti. yönünden istinaf karar harcı olan 24.192,55 TL'den peşin alınan 6.048,13 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 18.144,42 TL harcın davalı .....Şti.'den alınarak hazineye gelir kaydına, 6-Davalı ... yönünden istinaf karar harcı olan 24.192,55 TL'nin davalı ...'dan alınarak hazineye gelir kaydına, 7-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine, 8-İstinaf başvurusu nedeniyle davalılar ... Sigorta A.Ş., ... ve ... . Şti. tarafından yapılan giderlerin kendi üzerilerinde bırakılmasına, 9-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvuru harcı ve 150,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 1.319,40 TL istinaf yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.01/12/2025