T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/2509 KARAR NO : 2026/995 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 04/03/2025 NUMARASI : 2022/102 E - 2025/168 K DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit KARAR TARİHİ: 09/04/2026 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan in…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/2509 KARAR NO : 2026/995 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 04/03/2025 NUMARASI : 2022/102 E - 2025/168 K DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit KARAR TARİHİ: 09/04/2026 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin küçük Ayasofya civarında bir işyeri işleten ve geneli yabancı olan müşterilerine başta ülkenin tanıtımı, organizasyon, danışmanlık işleri olmak üzere yasalara uygun şekilde faaliyette bulunan bir şirket olduğunu, müvekkili ... şirketin şirket yetkilisi olduğu, davalı şirket tarafından 01.07.2019 tarihinde yapılan tespitler neticesinde müvekkili ... Turizm tarafından kullanılan işyerinde müvekkilinin kaçak elektrik kullandığı iddiasıyla müvekkili aleyhine ... olay numarası ile Kaçak Elektrik Tanzim Tutanağı düzenlediğini, müvekkilinden 67.449,32 TL ödeme yapmasını istediği, müvekkilini icra ve elektriğinin kesilmesi tehdidiyle ödeme yapmaya zorladığını, müvekkili de işlerinin kesintiye uğramaması adına davalı şirketin işbu haksız taleplerini kabul ederek davalı şirket tarafından bildirilen hesaba iki ayrı seferde toplam 20.000,00 TL ödeme yaptığını, müvekkilinin yapmış olduğu ödemenin haksız ve sebepsiz şekilde alınması nedeniyle iadesine ilişkin tüm yasal haklarını saklı tuttuklarını, müvekkili ... Turizm tarafından 20.000,00 TL'lik ödeme yapıldıktan sonra ise davalı şirket tarafından İstanbul 34. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile hem müvekkili ... Turizm hem de ... Turizm yetkilisi müvekkili ... aleyhine ilamsız icra takibi başlattıklarını, taraflarınca yapılan itirazla takip durmuşsa da davalı şirket personelleri tarafından halen müvekkilinin iddia konusu tutanağa istinaden ödeme yapması, aksi durumda elektriğinin kesileceği tehdidiyle karşı karşıya olduğunu, huzurdaki davayı ikame ettiklerini, müvekkili kaçak elektrik kullanmadığını, müvekkilinin iddia edilen kaçak elektrik kullanımı ile ilgilisinin bulunmadığını, davalı şirket personelleri tarafından yanlı olarak tutulan ve yapıldığı iddia edilen kaçak kullanımdan müvekkilinin haberi dahi bulunmadığını, kaçak elektrik kullanımı ile kaçak elektrik tespit tutanağını da kabul etmediklerini, fazlaya ilişkin ve başkaca tüm yasal hakları da saklı kalmak kaydı ile, davanın kabulü ile, müvekkilinin kullanmadığı bir kaçak elektrik cezası ile hem de Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 42.maddesi, 43.maddesi, 45.maddesi ve 46.maddelerine de aykırı ve hatalı şekilde yapılan fahiş ve yanlı tespitler neticesinde 67.449,32 TL kaçak elektrik tüketim cezası olduğu yönündeki iddialarla müvekkilinin fahiş cezayı ödemesi gerektiği, aksi taktirde elektriğinin kesileceği yönündeki baskı ve tehditler nedeniyle müvekkilinin işbu haksız cezanın 20.000,00 TL gibi bir bedelini ödemek durumunda kaldığı hususlarının da göz önüne alındığında müvekkilinin kaçak elektrik kullanımı iddiası ile açılan İstanbul 34.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası kapsamında davalıya borçlu olmadığının tespitini, müvekkili ... Turizm tarafından işbu davaya konu icra takibi başlatılmadan önce davalıya elektriğinin kesilmesi tehdidi nedeniyle davalıya ödenen 20.000,00 TL'nin müvekkili ... Turizm'e ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle iadesini, müvekkili ... Turizm tarafından davalıya icra takibinden önce 20.000,00 TL ödenmesine rağmen icra takibi sırasında işbu bedelin düşülmeden toplam 67.449,32 TL üzerinden icra takibi başlatılması, müvekkili ...ın dava konusu olaylarla hiçbir ilgisi olmadığını, ... Turizm'in yetkilisi olması nedeniyle müvekkili ... aleyhine de aynı iddia ile aynı dosyadan takip başlatılması açıkça davalının kötü niyetini gösterdiğini, dava değerinin %20'sinden az olmamak üzere davalı şirket aleyhine müvekkiller lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama harç ve giderleri ile ücreti vekaletin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının davayı açmasında hukuki yararı bulunmadığını, menfi tespit davasının ikame edilebilmesi için HMK'nın 106.maddesi gereği davacının güncel bir hukuki yararının varlığı şart olduğunu, kanun söz konusu dava için özel bir hukuki yarar şartı gösterdiğini, genel haciz yoluyla başlatılan ilamsız takipte alacaklı herhangi bir belgeye dayanmamışsa borçlu ödeme emrine yapacağı itirazla takibi durdurabileceğini, takibin devamı için alacaklının itirazın kaldırılmasını veya itirazın iptali yoluna başvurması halinde kendisini savunabileceğinden borçlunun bu durumda menfi tespit davası açmakta hukuki yararı bulunmadığını, davanın hukuki yarar dava şartı yokluğundan reddine kadar verilmesini, davacı tarafça istirdatı talep edilen bedeller 01.07.2019 ve 24.07.2019 tarihinde ödendiğini, istirdat davasının süresinde açılmadığını, davanın öncelikle hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini, kaçak elektrik kullanım tespiti ve tahakkuku mevzuata uygun olduğunu, kurum işlemlerinde herhangi bir hata bulunmadığını, davanın reddinin gerektiğini, müvekkili şirket ekipleri tarafından 03.05.2019 tarihinde ... nolu tüketim noktasına ait adreste yapılan kontrolde tesisata kayıtlı sayaç girişine ait TMŞ sigortasından harici hat çekilerek kaçak elektrik kullanıldığı tespit edilmiştir.İşbu tespite istinaden EPTHY m.42/1-b ve sair ilgili mevzuat hükümleri uyarınca ... nolu kaçak tespit tutanağı tanzim edilerek davalının enerjisinin kesildiğini, fatura hesaplaması, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin ilgili maddeleri kapsamında yapıldığını, kaçak elektrik tarifesinden tahakkuk ettirildiğini, tespit ve tahakkukta hata bulunmadığını, müvekkili kurumun herhangi bir tasarrufu söz konusu olmadığını, konu hakkında tasarruf sahibi olan kurumun EPDK olduğunu, fatura borcunun son ödeme tarihine kadar ödenmemesi üzerine tahsilde mükerrerlik olmaksızın İstanbul 34.İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile takip yapıldığını, müvekkili kurum tarafından yapılmış olan tespit ve tahakkukta herhangi bir hata bulunmadığını, kaçak tespiti için tespit anında mahalde fiili kullanıcının varlığının yeterli olduğunu, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği madde 42'de gösterilen haller içerisinde elektrik tüketimi yapan herkes, kaçak tespiti ve tahakkukunun muhatabı olabileceğini, mevzuat hükümleri uyarınca davacının kaçak elektrik kullandığı sabit olduğunu, kaçak elektrik kullanım tespiti ve tahakkuku mevzuata uygun olduğunu, kurum işlemlerinde herhangi bir hata bulunmadığını, davalı taraf faturaya süresinde itiraz etmediğini, bu nedenle de adına tahakkuk eden bedelleri kabul etmediğini, davacı kaçak elektrik kullanmadığını iddia ettiğini, dosyasına iddiasını ve tutanakların aksini kanıtlar nitelikte, tespit tutanağı ve sair belgelerle aynı kapsam ve mahiyette herhangi bir somut delil sunmadığını, davacının ödeme yaptığı ve fazla ödediği iddiasına ilişkin olarak, bu iddiayı kabul etmediklerini, davacının öncelikle ihtirazi kayıtla ödeme yaptığını da ispatlaması gerektiğini, serbest irade ile ihtirazi kayıt konulmadan ödenen bedel geri istenemeyeceğini, mevzuat ve Yargıtay içtihatları bu yönde olduğunu, davacı taraf işbu sebepsiz zenginleşme davası ile ödediği bedellerin iadesini talep etmiş ise de bu taleplerinin kabulü mümkün olmadığını, davacı, mevzuat gereği üzerine düşen borcu vadesinde ödeme yükümlülüğünü yerine getirmemiş olması nedeniyle icra takibine kusurlu eylemiyle bizzat kendisi sebebiyet verdiğini, kaçak elektrik kullandığı sabit olan davacı aleyhine icra takibine girişilmesi kanundan doğan hak niteliğinde olduğunu, hakkın kullanılması sebebiyle müvekkilinin tazminata hükmedilmesinin haksız ve hukuka aykırı olacağını, davacı tarafça talep edilen faize ve faiz türüne itiraz ettiklerini, müvekkili şirket temerrüde düşürülmediğini, davayı kabul anlamına gelmemekle, davacı tarafın avans faiz talebi fahiş ve haksız olup kabulü mümkün olmadığını, davacı tarafın tüm taleplerinin reddine karar verilmesini, haksız davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; "Dosya içeriğinden, davacının şirketin yönetici ortağı olduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, kaçak elektrik kullandığı belirlenen dava dışı şirkette kaçak elektrik kullanımı nedeniyle yöneticinin de şirketle birlikte ve şirket gibi haksız fiilden, bir başka deyişle kaçak elektrik kullanımından kaynaklanan zarardan müteselsil sorumluluğunun bulunduğu kabul edilerek, yargılamaya devam edilmiş, mahkememizce alınan bilirkişi ek raporuna göre Tesisat Endeks Dökümünün incelenmesi ve tüketim eğrisinin çizilmesinden sonra davacının harici hatla kaçak elektrik kullandığının, davacının yaptığı ödemeler dikkate alınarak takibin başlatıldığının ve takip tarihi itibariyle davacının borcunun 70.554,06 TL olduğunun tespit edildiği anlaşılmış olup denetime elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir." gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı vekil istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; raporlar arasında çelişkiler giderilmediğini, video kaydının üresinde sunulmadığını, takipten önce tahsil edilen 20.000,00 TL'nin mahsup edilmediğini, müvekkilinin kaçak kullanım yapmadığını, Müvekkil ...'ın somut olayda atılı kaçak elektrik tüketimi iddiasıyla hiçbir şekilde bir ilgisi veya bağlantısı bulunmadığını, takip öncesi temerrüte düşürülmediğini, kaçak kullanımın da ne zamandan beri başladığının doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Dava, kaçak tespitine dayalı yapılan tahakkuku nedeniyle menfi tespit talebine ilişkindir. Mahkemesince taraf delilleri toplanarak bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişiler raporunda özetle "... ekibinin varlığını iddia ettiği kaçak hat ile ilgili olarak dosyadaki bilgilere göre kesin tespit yapmak mümkün değildir. ...'ın kaçak hattı nasıl bir yöntemle tespit ettiği dosyadaki bilgilerden anlaşılamamaktadır. ... tarafından günümüzden itibaren geriye dönük ... tüketim noktasına ait 10 senelik Tesisat Endeks Dökümünü dosyaya sunması gerekirken kaçak kullanımı gösterecek hiçbir delil dosyaya sunulmamıştır. Kaçak elektrik tespit tutanağı tek başına kaçak kullanımı ve süresini kanıtlamamaktadır. Tutanağın diğer bilgilerle örtüşmesi gerekmektedir. Ayrıca rapor içinde verilen resimlere göre kaçak tutanağın tutulduğu yerde Restaurant yerine turizm acenteliği faaliyetlerinin yapıldığı görülmektedir. Oysa, tutanak ekinde tespiti yapılmış elektrikli cihazların bir Restauranta ait olduğu görüldüğünden bu durum kaçak tespit açısından çelişki yaratmıştır. Neticede, dosyadaki bilgi ve belgelerle davacının kaçak hat ile işletmede toplamda 365 gün kaçak elektrik kullandığı kesin olarak kanıtlanamadığından, davacı tarafa yapılan tahakkukların iptal edilmesi gerektiği, davacı tarafın elektrik kesilme baskısıyla ödediğini beyan ettiği 20.000 TL'yi geri istemekle haklı olduğu..'şeklinde görüş ve kanaatini içerir raporunu sunmuştur. " şeklinde görüş bildirmişlerdir. Bilirkişiler ek raporlarında ise; " Tesisat Endeks Dökümünün incelenmesi ve tüketim eğrisinin çizilmesinden sonra davacının harici hatla kaçak elektrik kullandığı, kaçak elektrik bedelinin yönetmelik gereği 67.244,92 TL. hesaplandığı, ancak davacının yaptığı ödemeler dikkate alınarak takibin başlatıldığı, takip tarihi itibariyle davacının borcunun 70.554,06 TL olduğu hesaplanmıştır. Buna göre dosyaya yeni eklenen Tesisat Endeks Dökümünün teknik yönden incelenmesiyle davacının menfi tespit davasında borçlu olmadığı yönündeki talebinde haklı olmadığı, geri isteyebileceği bir bedel de olmadığı.." şeklinde görüş bildirmişlerdir. 30.05.2018 tarihli ''Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği" nde; Kaçak ve Usulsüz Elektrik Enerjisi Tüketimi Kaçak elektrik enerjisi tüketimi halleri MADDE 42 – (1) Gerçek veya tüzel kişinin kullanım yerine ilişkin olarak; a) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi, b) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketmesi, c) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken sayaçlara veya ölçü sistemine müdahale ederek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle,eksik veya hatalı ölçüm yapılması veya hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan geçirilerek, mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketmesi, ç) Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisini, mücbir sebep halleri dışında açması, kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilir. Kaçak elektrik enerjisi tespit süreci MADDE 43 – (1) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamında doğrudan dağıtım sistemine yapılan müdahalelerde dağıtım sistemine olan bağlantılar ortadan kaldırılır. Kullanım yerinde EK-5’te yer alan kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlenir ve kullanım yerinin elektriği kesilir. (2) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sayaca müdahale edildiğine ilişkin şüpheye sebep olacak bir bulguya rastlanılması halinde aşağıda belirtilen kaçak tespit süreci başlatılır; a) Sayaç sökülerek yerine uygun bir sayaç takılmak sureti ile mevcut sayaç incelemeye alınır. b) (Değişik:RG-20/2/2021-31401) Sökülen ve takılan sayaçlarla ilgili EK-6’ da yer alan bilgilerin tamamını içeren sayaç değiştirme tutanağı düzenlenir ve bu tutanağın bir örneği kullanım yerine bırakılır. İletişim bilgilerinin bulunması halinde tüketiciler kısa mesajla bilgilendirilir. Ayrıca yedinci fıkra kapsamında sayaçlar seri numaraları görülecek şekilde fotoğraflanır. c) İnceleme sonucunda sayaca müdahale edilerek tüketimin doğru tespit edilmesinin engellenmesi suretiyle elektrik enerjisinin eksik veya hatalı ölçülerek veya hiç ölçülmeden tüketildiğinin laboratuvar raporu ile tespiti halinde EK-5’te yer alan kaçak tespit tutanağı düzenlenir. ç) Laboratuvar raporu, kaçak elektrik tespit tutanağı ve ödeme bildirimi beraber tüketiciye bildirilir ve aynı süre içerisinde kesme bildirimi düzenlenmek suretiyle kullanım yerinin elektriği kesilir. (3) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (ç) bendi kapsamında kullanım yerinde EK-5’te yer alan kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlenir ve kullanım yerinin elektriği kesilir. (4) (Değişik:RG-8/4/2022-31803) Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişi 42 nci maddenin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentleri kapsamındaki tüm tespitler için, (a) ve (ç) bentleri kapsamında ise tüketimin doğru tespit edilmesinin engellendiğinin tespiti halinde kaçak elektrik enerjisi tüketimi tespit edilen gerçek veya tüzel kişiler hakkında Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunabilir. (5) Kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesi esastır. (6) (Mülga:RG-20/2/2021-31401) (7) (Değişik:RG-20/2/2021-31401)Bu madde kapsamında yapılan tespit ve işlemler kullanım yerini de içerecek şekilde fotoğraflanır. Kaçak elektrik tüketim miktarının hesaplanması MADDE 44 – (1) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri kapsamındaki kaçak olarak tüketilen elektrik enerjisi miktarı, tüm tüketiciler için; a) Öncelikle tüketimi doğru olarak kaydetmiş olan yasal şekilde tesis edilmiş sayaç değerine göre, b) Tüketimi doğru olarak kaydetmiş yasal şekilde tesis edilmiş sayaç değerinin bulunmaması durumunda, ihtilafsız aynı dönem ki tüketim miktarına göre, hesaplanır. (b) bendi kapsamında, kaçak kullanım tespitinin yapıldığı tarihten geriye dönük olarak yapılan incelemeler sonucunda, tüketim değerlerinin düşmeye başladığı tarih tespit edilebiliyorsa, bu tarihten önceki aynı dönem, ihtilafsız dönem olarak kabul edilir. (2) Birinci fıkra kapsamında doğru tespit edilmiş tüketim değeri yoksa, kullanım yerinin müstakil trafolu olup olmamasına bakılmaksızın; a) Meskenlerde, proje varsa projesinde belirtilen gücün kullanma faktörü olan 0,60’ı, projesi yok ise, basit yapılarda 3 kW, diğerlerinde 5 kW’nın altında olmamak üzere bağlantı gücüne ve ortalama günlük çalışma saatine göre, yöresel özellikler ve benzer yapılar göz önüne alınarak, b) Diğer tüketici gruplarında, tespit edilen kurulu gücün kullanma faktörü olarak alınan 0,60 ile çarpımı sonucu bulunan değer bağlantı gücü olarak kabul edilir ve bu değer 3 kW’nın altında olmamak üzere ortalama günlük çalışma saatlerine göre hesaplanır. Bu tür hesaplamaların yapılamaması durumunda, tüketilen elektrik enerjisi miktarı aynı yörede bulunan benzer kullanım yerlerinin ortalama tüketimlerine göre hesaplanarak tespit edilir. (3)42. maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında, mühürlenmiş sayaçtan geçirilmeksizin ayrı bir hat çekilerek birtakım cihazlar kaçak olarak beslenmiş ise, tüketilen elektrik enerjisi sadece bu hat üzerindeki cihazların kurulu gücü dikkate alınarak hesaplanır. (4) 42 . maddenin birinci fıkrasının (ç) bendi çerçevesindeki tespitlerde; elektrik enerjisinin kesildiği tarihteki endeks değeri ile kaçak tespitinin yapıldığı tarihteki endeks değeri arasındaki fark dikkate alınarak hesaplama yapılır. Kaçak elektrik enerjisi tüketim miktarının hesaplanmasında ve faturalanmasında esas alınacak süre: MADDE 45–(1) Kaçak elektrik enerjisi tükettiği tespit edilen tüketiciye yapılacak faturalandırmada, aşağıda yer alan süreler esas alınır; a) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendi çerçevesindeki tespitlerde; doğru bulgu ve belgelere dayandırılması kaydıyla kaçak elektrik enerjisi kullanılmaya başlandığı tarih ile kaçak tespitinin yapıldığı tarih arasındaki süre olup bu süre 12 ayı geçemez. Doğru bulgu ve belgelerin bulunmaması halinde bu süre 90 gün olarak alınır. b) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi çerçevesindeki tespitlerde; kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada kullanım süresi esas alınır, bu süre 180 günü geçemez. c) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (c) bendi çerçevesindeki tespitlerde; son endeks okuma ile tutanak düzenlenmiş olması kaydıyla kontrol, mühürleme, kesme-bağlama, sayaç değiştirme işlemleri gibi, sayaç mahallinde dağıtım şirketince gerçekleştirilmiş olan en son işlem tarihi ile kaçak tespitinin yapıldığı tarihe kadar olan süredir ve bu süre 90 günü geçemez. ç) Birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerinde belirtilen sürenin dışında, tüketicinin kaçak elektrik enerjisi kullanım başlangıç tarihinin doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmesi halinde, kaçak tüketime ek olarak birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerinde belirlenen başlangıç tarihinden itibaren, doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmiş kaçak elektrik enerjisi kullanımı başlangıç tarihine kadar geriye dönük normal tüketim hesabı yapılır. 1) Kaçak tüketimi ile kaçağa ilişkin normal tüketim hesabında esas alınacak sürelerin toplamı 12 ayı geçemez. Yapılacak hesaplamada tüketimin yapıldığı kabul edilen dönemlerdeki birim fiyatlar dikkate alınır ve gecikme zammı alınmaz. (2) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (ç) bendi çerçevesindeki tespitlerde; kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada esas alınacak süre, tüketicinin tespite konu elektrik enerjisinin kesildiği tarih ile kaçak tespitinin yapıldığı tarih arasındaki süredir. (3) Kaçak elektrik enerjisi tüketim miktarının hesaplanmasında ortalama günlük çalışma saatleri; a) Meskenlerde; 5 saat, b) Tarımsal sulama tüketici grubunda yer alan tüketicilerde; ilgili Tarım İl Müdürlüğünden ürün bazında alınacak sulama sezonu saati bilgisi çerçevesinde belirlenen saat, c) Sanayi tüketici grubundan enerji alanlar ile turistik tesisler, akaryakıt istasyonları, hastaneler, alışveriş merkezleri gibi vardiyalı hizmet veren tüketicilerden, tek vardiyalı çalışanlar için 7 saat, iki vardiya çalışanlar için 14 saat, üç vardiya çalışanlar için 21 saat, ç) Diğer tüketicilerde; 8 saat, olarak kabul edilir. (4) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması olmayanlara, çalışma saatleri %20 oranında artırılarak uygulanır. Üç vardiya çalışanlar için bu süre 24 saat olarak kabul edilir. (5) Üçüncü fıkranın (c) bendinin uygulanmasında, vardiya sayısının tespitinde kaçak tespiti yapan kuruluşun görevlilerinin tespiti ve şirket kayıtları, bunun mümkün olmaması halinde kamu kurum ve kuruluşları tarafından verilen resmi belgeler göz önüne alınır. Çalışma saatlerinin üçüncü fıkranın (c) bendinde belirtilenlerden daha fazla olmasının tespiti durumunda ise tespit edilen saatler esas alınır. Kaçak elektrik enerjisi tüketiminin faturalandırılması MADDE 46–(1) Tüm kaçak kullanımlara ilişkin hesaplamalar Kurul onaylı tarife tablolarındaki ilgili tüketicinin tüketici grubuna ilişkin tek terimli, tek zamanlı aktif enerji ve dağıtım tarifesi üzerinden yapılır. Yapılan hesaplamalarda reaktif enerjiye ve trafo kayıplarına ilişkin bedeller dikkate alınmaz. (2) Kaçak elektrik enerjisi tükettiği tespit edilen tüketicinin, 44 üncü madde çerçevesinde hesaplanan tüketimi, dahil olduğu tüketici grubuna kaçak elektrik enerjisi tükettiği dönemde uygulanmakta olan ve birinci fıkrada kapsamı belirtilen tarifenin 1,5 katı ile çarpılarak, kaçak enerji tüketim bedeli hesaplanır ve bu bedel fatura edilir. (3) Tüketicinin aynı veya başka bir kullanım yerinde mükerrer kaçak elektrik enerjisi tükettiğinin tespiti edilmesi durumunda, kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edildiği tarihte yürürlükte olan ve birinci fıkrada kapsamı belirtilen tarifenin 2 katı göz önüne alınarak hesaplama yapılır. (4) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması olmayanlara ilişkin kaçak elektrik enerjisi tüketimindeki hesaplamalar, ticarethane tüketici grubuna uygulanan birinci fıkrada kapsamı belirtilen tarife üzerinden yapılır." şeklinde düzenleme yapılmıştır. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2013/5476 Esas- 2013/8924 Karar nolu ilamında belirtildiği üzere; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 49.maddesi hükmüne göre tüzel kişiler, kanuna ve kuruluş belgelerine göre gerekli organlara sahip olmakla, fiil ehliyetini kazanırlar. Aynı kanunun 50. maddesi hükmüne göre de organları, hukukî işlemleri ve diğer bütün fiilleriyle tüzel kişiyi borç altına sokarlar ve organlar, kusurlarından dolayı ayrıca kişisel olarak sorumludurlar. Bu hukuksal olguların sonucu olarak tüzel kişinin organı niteliğindeki yöneticilerin, tüzel kişi adına ve yararına işledikleri haksız fiillerden dolayı zarar gören üçüncü kişilere karşı tüzel kişi ile birlikte Türk Borçlar Kanunu'nun 49 ve Türk Medeni Kanunu'nun 50/3.maddesi hükmüne göre haksız fiil faili olarak sorumlu tutulmaları gerekir. Bu halde tüzel kişinin ve organlarının sorumluluğun türünün Borçlar Kanunu'nda düzenlenen zincirleme (müteselsil) sorumluluk olacağı kuşkusuzdur. Buna göre, kaçak kullanımın haksız fiil olması nedeniyle tüzel kişi yetkililerinin de sorumlu tutulmaları gerektiği, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamanın mevzuat hükümlerine uygun olduğu, bilirkişiler tarafından tüketim endeksine göre hesaplama yapılmış olduğu, taraflar arsındaki abonelik ilişkisi nedeniyle uygulanan faizin hatalı olmadığı anlaşılmakla mahkemece rapor esas alınarak yazılı şekilde karar verilmesi isabetli bulunmuştur. Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararın mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre davacıların istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı reddine karar verilmesi gerekmiştir. K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacıların istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Alınması gereken 732,00-TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL'nin istinaf eden bu taraftan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,) İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 09/04/2026