1. Ceza Dairesi 2018/3986 E. , 2018/5132 K. "" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜM : Sanığın gönüllü vazgeçmesi nedeniyle ...'yı yaralama suçundan; TCK.nin 36/1, 86/1, 86/3-e, 87/1-d, 62/1, 53, 63. maddeleri uyarınca 5 yıl 25 ay hapis cezası. TÜRK MİLLETİ ADINA Mahkemenin kabul ve uygulamasına göre, sanık ...'in, mağdur ...'ye yönelik eyleminin vasıflandırılmasında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, tebliğnamedeki bozma görüşü benimsenmemiştir. Top…
**1. Ceza Dairesi 2018/3986 E. , 2018/5132 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜM : Sanığın gönüllü vazgeçmesi nedeniyle ...'yı yaralama suçundan; TCK.nin 36/1, 86/1, 86/3-e, 87/1-d, 62/1, 53, 63. maddeleri uyarınca 5 yıl 25 ay hapis cezası. TÜRK MİLLETİ ADINA Mahkemenin kabul ve uygulamasına göre, sanık ...'in, mağdur ...'ye yönelik eyleminin vasıflandırılmasında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, tebliğnamedeki bozma görüşü benimsenmemiştir. Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık ...'in, mağdur ...'yi kasten yaralama suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre bozma üzerine verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık ... müdafiinin; haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine, ceza miktarına, katılan ... vekilinin ise TCK'nin 36. maddesinin uygulanmaması gerektiğine, suçun niteliğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün tebliğnamedeki düşünce hilafına ONANMASINA, 04/12/2018 gününde, Üyeler ... ve ...’ın, TCK’nin 36. maddesinin uygulanmaması gerektiğine ilişen karşı oyları ile oy çokluğu ile karar verildi. KARŞI OY: Sanık ... hakkında, katılan ...'ya karşı kasten yaralama suçundan 5237 sayılı TCK.nin 36/1, 86/1,3-e, 87/1, 62/1, 53. maddeleri uyarınca neticeten 5 yıl 25 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair verilen mahkeme kararına karşı sanık müdafii ve katılan vekili tarafından yapılan temyiz istemi üzerine, Dairemizce yapılan temyiz incelemesi neticesinde, sayın çoğunluk tarafından verilen onama kararına katılmıyoruz. ÇÜNKÜ: Maddi olaya bir göz atarsak; katılanın Akseki Belediyesinden almış olduğu su borusu döşemesine ilişkin ihale gereği, yaptığı iş sırasında, sanığın evinin önünde meydana gelen hasarlar ve susuz kalması nedeniyle zarar gördüğünü iddia etmektedir. Bu konuda bir ihtilaf da yoktur. Daha önce, bu konuda katılanı da “ başımı belaya sokma” şeklinde uyardığı da sabittir. Suç tarihinde sanık, alkollü olarak evine gittiği esnada, yerlerinde çamur olmasından dolayı kayarak yere düşmüş ve üstü başı çamur olmuştur. Bu duruma sinirlendiği için, evine gidip suç konusu av tüfeğini ve fişeklerini de alarak katılanın bulunduğu şantiyeye geldiği ve katılana seslenmek suretiyle ona tüfeğini hedef alıp, doğrultmak suretiyle bir el ateş etmesi neticesinde, öldürücü nahiye olarak tabir edilebilecek, kafada, yüzde, göğüste, el ve parmaklarda isabet edip, hayati tehlike teşkil edecek şekilde ve basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek derecede yaralamıştır. Sayın çoğunluk görüşü ile olayın bu şekilde meydana geldiğine yönelik bir ihtilaf da yoktur. Ancak, sanığın tüfeğini ateşledikten sonraki, söz ve davranışlarının işlediği suçun vasıflandırılmasında önem arzettiği de muhakkaktır.