(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/13815 E. , 2009/9858 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı davacı avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat ... gelmiş, davacı tarafından gelen olmadığından onun yokl…
**(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/13815 E. , 2009/9858 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı davacı avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat ... gelmiş, davacı tarafından gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, 9.2.2001 ve 21.3.2001 tarihli sözleşmeler ile davalı Rektörlüğe 6 no fuel oil, özel kalorifer yakıtı motorin ve madeni yağ teslim etmeyi taahhüt ettiklerini, sözleşmeye uygun teslimatları yaptıklarını, ancak, davalının önce haklarında kaçak akaryakıt teslim edildiğinden bahisle suç duyurusunda bulunduğunu, teslim edilen mal bedellerin ödemediğini, sözleşmeyi haksız olarak feshettiği, teminatın iade edilmediğini, açılan ceza davasının beraat ile sonuçlandığını ileri sürerek, 36.061.740.000 TL maddi, 25.000.000.000 TL manevi tazminatın tahsilini istemiştir. Davalı, davacının sahte belgeler ile akaryakıt temin ettiği yönünde ihbar geldiğini, suç duyurusunda bulunduklarını, yapılan araştırmada önceki teslimatlarda usulsüz ve sahte belgeler tanzim edildiğini anlaşıldığını, bu nedenle sözleşmenin haklı olarak feshedildiğini savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporuna nazaran, davacı şirket yetkililerinin ceza davasında beraat ettikleri, ürün analizlerinde ve yapılan işlemlerde bir usulsuzlük bulunmadığı, davalının sözleşmeyi haksız olarak feshettiği sonucuna varılarak, dava ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir. 2008/13815-9858 Yukarıda da kısaca özetlendiği gibi dava, tazminata ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, akaryakıt ürünleri teslimine ilişkin sözleşmenin davalı tarafından feshinin haklı olup olmadığı dolayısı ile doğan zarardan davalının sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Dosya kapsamından, taraflar arasında bir kısım petrol ürünlerinin teslimi hususunda sözleşmeler yapıldığı , davacının edimlerini bir süre ifa ettiği, ancak davacının başka firmalarca ithal edilen petrol ürünlerini Tüpraştan alınmış gibi göstererek pazarladığı şeklinde yapılan ihbar sonunda davacı şirket yetkililerinden birinin tutuklandığı, 30.3.2001 tarihinden sora gelişen olaylar çerçevesinde davalının da durumu Cumhuriyet Savcılığına ihbar ettiği ve soruşturma kapsamına alındığı, daha sonra, davacı tarafından önceden teslim edilen ürünler ilgili düzenlenen belgelerde sahtecilik yapıldığının Tüpraş tarafından gönderilen 10.4.2001 tarihli yazı ile bildirilmesi üzerine davalının bu hüsusta da şikayette bulunduğu, netice itibariyle davacıdan elde edilen petrol ürünlerinin davalı Üniversiteye teslim edileceğine dair delil elde edilemediğinden davacı yetkilileri hakkında açılan kamu davasının beraat ile neticelendiği, davalının evrakta sahtecilik ile ilgili açılan kamu davasının ise, bu suçun ilk davada isnat edilen suçların bir unsuru olduğundan red edildiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar tüm bu olgular karşısında davalının sözleşmeyi 6.4.2001 tarihinde feshinin haksız olduğu sonucuna varılmış ise de, taraflar arasındaki özel hukuk hükümlerine göre düzenlenmiş sözleşmeler delil sözleşmeleri niteliğinde olup, taraflar arasında hak ve yükümlülükler doğurur. Davacı özellikle daha önce yapılan üç adet teslimat ile ilgili düzenlenen belgelerde sahtecilik yapıldığını sözleşmenin 8.maddesine göre teslim edilecek ürünlerin Tüpraş çıkışlı olmasının kararlaştırılmış olmasına rağmen düzenlenen belgelerin sahte tanzim edildiğini ileri sürmüştür. Taraflar arasındaki sözleşmenin 8.maddesinde ise, "satıcı, alıcının belirleyeceği yakıt ihtiyacının 24 saat içerisinde giderecektir. Yakıt taşıyan tankerlerin kapakları dolum tesinin mührü ile gelecek ve firma rafineri çıkış kantar fişini ibraz edecektir. Bunlar olmayınca teslim alınmayacaktır." şeklinde kararlaştırma yapılmıştır. Bu düzenlemedeki amacın, davalı tarafından teslim alınacak ürünlerin kalite ve güvenilirliğini daha etkili bir biçimde denetlemek olduğu, alınacak yakıtın Tüpraş menşeili olmasının şart koşulduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Bu itibarla,davacının bu eylemlerinin diğer suçun unsuru haline geldiği gerekçesi ile verilen ceza kararları hukuk hakimini bağlayacı mahiyette değildir. 2008/13815-2009/9858 Bu durumda mahkemece, davalının önceden yapılan 3 üç adet teslimata ilişkin sahte belge düzenlenmesi ile ilgili iddia ve savunması üzerinde durulması, gerçekten bu belgelerin sahte düzenlendiğinin anlaşılması halinde davanın reddine karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanlış değerlendirme sonucu yazılı olduğu gibi hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. 2-Bozma şekil ve sebebine göre davacının temyiz itirazının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte yazılı nedenlerle davacının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 14.7.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.