10. Hukuk Dairesi 2023/12317 E. , 2024/315 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2022/715 E., 2023/354 K. KARAR : Kabul Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasında davanın kabulüne dair verilen kararın davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar …
**10. Hukuk Dairesi 2023/12317 E. , 2024/315 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2022/715 E., 2023/354 K. KARAR : Kabul Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasında davanın kabulüne dair verilen kararın davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, müvekkilinin 22.05.1991-08.10.1991 tarihleri arasında fiilen ve eylemli olarak Bismil Belediyesi bünyesinde işçi olarak çalıştığını çalıştığı dönemde sigorta hizmetlerinden faydalandığını sağlık kurumlarında bir zorluk yaşamadığını, davacının Sosyal Güvenlik Kuruluna defalarca başvurmasına rağmen .... sicilinde kayıtlı bulunan .....iş yeri (Bismil Belediyesi) bordroların da adına rastlanmadığını 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesine göre iş verenin sorumluğunda olan aylık pirim ve hizmet belgesi iş veren tarafından kuruma bildirilmediğini bu durum karşısında müvekkilinin mağdur edildiğini müvekkilinin 22.05.1991-02.09.1991 tarihleri arasındaki hizmetinin tespit edilmesini ödenmeyen sigorta primlerinin davalı işveren tarafından ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır. Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 23.09.2020 tarihli ve 2019/223 E., 2020/384 K. sayılı kararı ile "...Mahkememizce dinlenen tanıkların beyanları incelendiğinde; davacının 08.10.1991 yılında diğer tanıklar ile birlikte toplu olarak işten çıkartıldığı, davacının o dönemki belediye başkanının amcasının oğlu olduğu Belediye Başkanı değişince de işten çıkartıldığı anlaşılmaktadır. Tüm bu nedenler ile davacının 22.05.1991- 08.10.1991 tarihleri arasında sigortalı olarak Bismil Belediyesinde sayaç memuru olarak çalıştığı fakat bu çalışmalarının sigortaya bildirilmediği hususunda tanık beyanları vs deliller ile tam bir vicdani kanaatine varıldığı" gerekçesiyle "Davanın kabulüne" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, Mahkeme kararının eksik inceleme ile verildiğini, usul ve yasaya aykırı olduğunu istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür. Fer'i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle, Mahkeme kararının eksik inceleme ile verildiğini, usul ve yasaya aykırı olduğunu istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 01.04.2022 gün, 2021/258 E. - 2022/432 K. sayılı kararı ile "... Somut olayda; davacının kuruma başvurusu üzerine verilen 26.08.2015 tarihli cevabi yazıda bordroda adına rastlanmadığının belirtildiği, davalı işverene ait dönem bordrolarında sadece ...' ın isminin bulunduğu, bordro tanığı olarak alınan beyanında davacının 1991 yılında 5 ay davalı işyerinde çalıştığını beyan ettiği, dinlenen diğer davacı tanıklarının da benzer nitelikte beyanda bulunmuş olduğu, dinlenen davacı tanığı ....' nın (davacının kardeşi) alınan beyanında benzer şekilde davacının talebini doğruladığı, 07.07.2017 tarihli davalı ... yazı cevabından ilgili tanığın dava konusu dönemde belediye meclis üyesi olarak çalıştığı, dosyadaki delil durumu değerlendirildiğinde davanın kabulüne dair İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu tespit edilmiştir. Belirtilen gerekçe ile İlk Derece Mahkemesi kararının; dava dosyası kapsamında mevcut maddi delillere uygun, yasal ve hukuksal gerekçelere dayandığı, delillerin takdirinde herhangi bir isabetsizlik ve kamu düzenine aykırı bir halin varlığının tespit edilemediği, HMK'nin 353/1-b maddesinin (1) numaralı alt bendi uyarınca, davalı ve fer'i müdahil vekilleririnin istinaf başvurusunun esastan reddine " karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin 06.10.2022 gün, 2022/8728 E., 2022/12016 K. kararında; "...Somut olay bakımından davacının çalışmalarının geçtiğini ileri sürdüğü iş yeri belediye olup bir kamu kuruluşudur. Kamu kuruluşu olan davalı iş yerinde geçen çalışmaların resmî kayıtlara dayanılması ve ücretlerin yazılı belge ile ödenmesi esas olmakla birlikte Belediye'ye yazılan müzekkerede arşivi su basması nedeniyle belge verilemeyeceğinin bildirilmesi karşısında; Mahkemece davacı isticvap edilerek hangi işi yaptığı, o dönemki amir/şef/müdürünün kimler olduğu sorulmak suretiyle, tespit edilen tanıkların dinlenilerek beyanları alınmalı; davacıya ödemeleri elden mi banka kanalıyla mı aldığı sorularak ödemelerin bankadan yapılması halinde belgeler celbedilmeli, Belediye'nin diğer işleri ile ilgili olarak verilen bordrolar getirtilip yeteri kadar bordro tanığı dinlendikten sonra gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde ortaya konularak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yetersiz tanık beyanlarına dayanılarak hüküm tesisi hatalıdır..." gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Somut olayda; davacı isticvap edilerek davalı belediyede 22.05.1991-08.10.1991 tarihleri arasında sular idaresinde sayaç memuru olarak çalıştığını, şefinin ... olduğunu, ...., ..., l ve ... ile birlikte çalıştığını, yaptığı işe ilişkin emir ve talimatları Belediye yetkililerinden aldığını, ödemeleri bordro imzalayıp, imza karşılığı elden aldıklarını, bankadan yatan bir ödeme olmadığını beyan etmiş, dinlenen tanık beyanlarından da davacının davalı ... Başkanlığında çalışmalarının bulunduğu sabit olmakla birlikte çalışmaların hangi dönemde geçtiğinin tespiti gerekmiştir. Tanık anlatımlarından davacının Bismil Belediye Başkanlığında 1991 yılında işe başladığı, 5-6 ay çalışmalarının bulunduğu, davacının 08.10.1991 yılında diğer tanıklar ile birlikte toplu olarak işten çıkartıldığı bu tarihe kadar çalışmış olduğu, davalı ... tanık anlatımlarının aksine herhangi bir delil dosyaya sunamadığı anlaşılmakla Mahkememizde kanaat oluştuğundan davanın kabulüne" karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili, verilen kararın eksik araştırmaya dayalı olduğunu beyanla davanın kabulünü ve kararın bozulmasını talep etmiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili, verilen kararın eksik araştırmaya dayalı olduğunu beyanla davanın reddini ve kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirdiği gibi, mahkemenin kararını bozmuş olan Yargıtay Hukuk Dairesince; sonradan, ilk bozma kararı ile benimsemiş olduğu esaslara usuli kazanılmış hakka aykırı bir şekilde, ikinci bir bozma kararı verilememektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulu’nun 12.07.2006 gün, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı kararı) Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan Mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK) 2. Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7 nci maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10 ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır. 3. Bu tür davalarda mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır. 4. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “Taleple bağlılık ilkesi” başlığını taşıyan 26'ncı maddesinde hakimin, tarafların istem sonuçlarıyla bağlı olduğu, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği açıklanmış olmakla, hukuk yargılamasına “istemle bağlılık” ilkesi egemen kılınmıştır. 3. Değerlendirme 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı ve fer'i müdahil Kurum vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. İnceleme konusu davada; dava dilekçesinde 22.5.1991 ile 08.10.1991 tarihleri arasında çalışıldığı belirtilmiş ise de sonuç itibariyle 02.09.1991 tarihine kadar olan sigortalı çalışmaların tespitinin istenildiği, davacının sigorta bildiriminin bulunmadığı ancak 22.05.1991 tarihli işe giriş bildirgesinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Gelinen aşamada, İlk Derece Mahkemesince taleple bağlı kalınarak karar verilmesi gerektiğinden davacının talebinin açıklattırılması suretiyle hangi tarihe kadar olan çalışmalarının tespitini talep ettiği sorularak karar verilmesi gerekirken talep net olarak ortaya konulmaksızın yazılı şekilde davalı ... nezdinde çalıştığının tespitine hükmedilmesi hatalıdır. Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 18.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.