4. Hukuk Dairesi 2010/8010 E. , 2011/8391 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 20/06/2007 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 26/03/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapo…
**4. Hukuk Dairesi 2010/8010 E. , 2011/8391 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 20/06/2007 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 26/03/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince: Dava, desteklerini trafik kazasında kaybeden davacıların destek ve manevi tazminat talebinden ibaret olup davanın kabulüne karar verilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur. Kendi kullandığı aracı ile seyir halinde olan davalının tam kusuru ile meydana gelen trafik kazasında, meslek yüksek okulunda okumakta olan destek yaşamını yitirmiştir. a)Mahkemenin kararına esas aldığı aktüerya uzmanı bilirkişi 27.10.2009 tarihli raporuyla sigorta şirketi tarafından desteğin ailesine yapılan (31.01.2008 tarihinde 9.750 TL, 21.02.2008 tarihinde 5322 TL olmak üzere toplam 15.072 TL) ödemeleri güncellememiştir. Sigorta şirketi tarafından rapor tarihinden önceki tarihte yapılan ödemelerin güncellenip mahsup edilmesi gerekir iken, güncellenmeden mahsup edilmesi doğru bulunmamıştır. Temyiz olunan kararın bu yönden davalı yararına bozulması gerekmiştir. b)Borçlar Yasası'nın 47. maddesi gereğince yargıcın, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden yargıç, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun (isabetli) bir biçimde göstermelidir. Dava konusu olayın oluşu, kaza tarihi ile yukarıda sayılan ilkeler birlikte gözetildiğinde davacılar yararına hükmedilen manevi tazminat miktarı fazladır. Davacılar yararına daha az miktarda manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın davalı lehine bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının (1) nolu bentte gösterilen nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 14/07/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.