T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/567 Esas KARAR NO : 2025/706 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... - .... DAVALI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... .... DAVA : İtirazın İptali (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/05/2024 KARAR TARİHİ : 08/10/2025 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/10/2025 Mahkememizde gö…
T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/567 Esas KARAR NO : 2025/706 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... - .... DAVALI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... .... DAVA : İtirazın İptali (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/05/2024 KARAR TARİHİ : 08/10/2025 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/10/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıya, davacı şirket tarafından 19.01.2022 tarihinde "verilen borç" açıklamalı 200.000,00 TL değerinde bir miktar para borçlunun .... bulunan ... iban numaralı hesabına gönderildiğini, söz konusu gönderilen paraların üzerinden uzunca bir süre geçmesine rağmen davacı şirkete hiçbir şekilde ödeme yapılmadığını, davalıya öncelikle ihtarname gönderildiğini, alacağın herhangi bir rehinle de temin edilememiş olması sebebiyle tarafımızca başlatılan icra takibinin sonuç doğurabilmesi adına .... D.İş Numarasına kayden ihtiyati haciz talepli dava açıldığını ve ihtiyati haciz kararı alındığını, davacı firmanın alacağı banka dekontuyla sabit olduğundan ve bu alacağın likit olduğu ortada olduğunu belirterek .... Esas sayılı dosyasına davalının yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının talep ettiği ödemenin hizmet bedeline ilişkin olduğunu, davalı tarafından ödemenin açıklama kısmına dikkat edilmediğini, takas definde bulunduklarını, davalının, davacı şirketten borç almasını gerektirir herhangi bir sebep bulunmadığını, ortada bir ödeme emri bulunmadığından öncelikle davanın usulden reddine karar verilmesini talep ettiğini, davacı şirketin, davalıya müşavirlik hizmet bedeli nedeniyle yaptığı ödemeyi borç olarak göndermiş olmakla haksız ve kötü niyetli olduğundan davalı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesine, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dosya .... sayılı ve 23/01/2025 tarihli Görevsizlik kararı ile mahkememize gönderilmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1 maddesinin birinci fıkrasında, tüm davalar bakımından geçerlilik taşıyan dava şartlarının neler olduğu hususu açıkça hükme bağlanmış, aynı Kanun'un 114/2 maddesinde ise, diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğu belirtilmiştir. 19.12.2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 01.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na 5/A maddesi eklenmiştir. Anılan maddesi ile; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.” düzenlemesi getirilmiştir. Görüldüğü üzere, 6102 sayılı TTK’ye eklenen 5/A maddesinde, Kanun’un 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri olan ticari davalarda, arabuluculuk dava şartı olarak belirlenmiştir. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A/2 maddesi "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." düzenlemesini içermekte olup, bu madde ile dava açılmadan arabuluculuğa başvurulması hali dava şartı olarak kabul edilmiştir. Somut olayda; Arabuluculuk son tutanağının bulunmadığı, Mahkememizce 17/09/2025 tarihli celsede, davacı vekiline dosyanın görevsizlik kararı sonrasında mahkememize geliş tarihi olan 03/07/2025 tarihinden önce arabuluculuğa başvurulup başvurulmadığı, başvurulmuş ise buna ilişkin arabuluculuk tutanağını sunmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine, sunulmadığı takdirde arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğinin kabul edileceğinin ve davanın usulden reddedileceğinin ihtarının yapıldığı, davacı vekilince sunulan beyan dilekçesinde davanın görevsiz Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmadan önce arabuluculuğa başvurulduğunu ancak arabulucuk tarafından davanın dava şartı arubuluculuk şartlarını taşımadığından dolayı iade edildiği bildirilerek dava şartının yerine getirlidiğinin kabul edilmiş sayılması talep edilmiş ise de; davacı tarafça arabulucuk kararına karşı başvuru yolunu tüketilmediği gibi, Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından dosyada görevsizlik kararı verildikten sonra, Ticarat Mahkemelerinde arabuluculuğun dava şartı olması nedeniyle dosya mahkememize tevzi edilmeden önce arabuluculuğa başvurulup dava şartının yerine getirlemi gerekirken başvuru yapılmadığı anlaşıldığından davanın HMK'nın 114/2 maddesi yollaması ile TTK 5/A maddesi gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan 615,40 TL harçtan peşin alınan 3.415,50 TL'nin mahsubu ile bakiye 2.800,10 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-HMK'nın 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının davacıya iadesine, Dair, taraf vekillerin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/10/2025 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı