8. Hukuk Dairesi 2021/11482 E. , 2021/11493 K. MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davacılar ... ve arkadaşlarının davasının reddine, davacı ...'in davasının kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalı Hazine temsilcisi ile davalı ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, ... İlçesi ... Köyü çalışma alanında …
**8. Hukuk Dairesi 2021/11482 E. , 2021/11493 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davacılar ... ve arkadaşlarının davasının reddine, davacı ...'in davasının kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalı Hazine temsilcisi ile davalı ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, ... İlçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 7, 8, 13, 36, 112, 437, 852, 884, 1443, 2072 ve 2561 parsel sayılı 33.600, 32.400, 12.400, 9100, 11.050, 6700, 138, 1690, 42.700, 16.100 ve 465 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, Asliye Hukuk Mahkemelerinde dava konusu olduklarından söz edilerek, malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmişlerdir. Davacı ... tarafından, davalılar Mehmet ve ... aleyhine, Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tapu iptal ve tescil davası ile davacılar ... ve arkadaşları tarafından, davalılar Hazine ve ... aleyhine, Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tescil davası, davaya konu olan parseller hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde, çekişmeli parsel tutanakları ile aktarılan dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda, davacılar ... ve arkadaşlarının davasının reddine, davacı ... ’in davasının kısmen kabulüne, çekişmeli 7 parsel sayılı taşınmazın ..., 8 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 7338,79 metrekare yüzölçümündeki bölümünün Mehmet ve ..., geriye kalan 25.265,24 metrekare yüzölçümündeki bölümünün ..., 13 ve 437 parsel sayılı taşınmazların Mehmet ve ..., 36 ve 2561 parsel sayılı taşınmazların ..., 112 parsel sayılı taşınmazın ..., 852, 884 ve 2072 parsel sayılı taşınmazların ... ve müşterekleri, 1443 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 9423,54 metrekare yüzölçümündeki bölümünün ..., (B) harfi ile gösterilen 7791,44 metrekare yüzölçümündeki bölümünün ..., (C) harfi ile gösterilen 26.346,02 metrekare yüzölçümündeki bölümünün ise ... ve müşterekleri adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi, davalı ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı ... ve davalı ... vekilinin tüm, davalı Hazine temsilcisinin 36 parsel sayılı taşınmaz dışındaki çekişmeli parsellere ilişkin hükme yönelen sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davalı Hazine temsilcisinin 36 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Mahkemece, Kanunisani 1297 tarih ve 1 numaralı tapu kaydının yol ve çay sınırları itibariyle taşınmaza uyduğu ve kayıt malikleri arasında yapılan taksimler sonucu taşınmazın ...'e kaldığı kabul edilerek karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermek için yeterli olmadığı anlaşılmaktadır. Şöyle ki; mahkemenin de kabulüne olduğu üzere, mezkur tapu kaydının ... ve ... sınırları bilinemediğinden, diğer sınırları ise isimsiz yol ve çay olup her yere uyabileceğinden, tapu kaydının çekişmeli taşınmaza ait olduğunun kanıtlandığından söz edilemez. Bu nedenle, taşınmazın kazanımı yönünden zilyetlik araştırması yapılması gerekir. Ne var ki keşif sonucu düzenlenen ziraatçi raporunda taşınmazın bedelinin belirlenmesi ile yetinilmiş, taşınmazın durumu ve üzerinde sürdürülen zilyetliğin niteliğine ilişkin tespitlere yer verilmemiş, taşınmazın sınırlarında dere bulunduğu halde, taşınmazın aktif dere yatağı kapsamında kalıp kalmadığı hususunda jeolog bilirkişiden rapor alınmamıştır. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak hüküm kurulamaz. Hal böyle olunca; doğru sonuca varılabilmesi için Mahkemece öncelikle, çekişmeli taşınmazlara ait eski ve yeni tarihli ortofoto ve uydu fotoğrafları ile Harita Genel Müdürlüğü web sitesinin hava fotoğrafı sorgulama sayfasına girilerek taşınmazın bulunduğu köyü/ mahalleyi/mevkiyi kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafları bulunduğu araştırılıp belirlenmek ve (denetimin sağlanması bakımından) ilgili sayfanın çıktısı dosya içerisine konulmak suretiyle belirlenmeli, aktarılan dava tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ait (bulunmadığı taktirde bulunan tüm hava fotoğrafları getirtilerek) stereoskopik hava fotoğraflarının en az üç tanesi tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Müdürlüğünden getirilerek dosya arasına konulmalı, dosya bu şekilde ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile 1 jeodezi ve fotogrametri mühendisi, 1 fen elemanı, 1 ziraat mühendisi ve 1 jeoloji mühendisinden oluşan bilirkişi heyetinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı ve yapılacak bu keşifte yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, taşınmaz üzerindeki zilyetliğin hangi tasarrufla, kim tarafından, ne şekilde ve ne zamandan beri sürdürüldüğü, taşınmazın sınırlarında geçmişten bugüne kadar herhangi bir değişiklik olup olmadığı, taşınmazın kullanımına ara verilip verilmediği hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, beyanlar arasında çelişki oluştuğu takdirde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişkinin giderilmesine çalışılmalı; ziraat mühendisi bilirkişisinden, taşınmazın eğimini, niteliğini, toprak yapısını, bitki örtüsünü, üzerinde ekonomik amaca uygun zilyetliğin hangi tarihten beri ve hangi tasarrufla sürdürüldüğünü, taşınmazın kullanımına ara verilip verilmediğini, verilmiş ise bu durumun zilyetliğin iradi olarak terki anlamına gelip gelmeyeceğini kesin olarak belirleyen, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor aldırılmalı, çekişmeli taşınmaz ve çevrelerinin yakın plan panoramik fotoğrafları çektirilip fotoğraflar üzerinde çekişmeli taşınmazın sınırları kabaca işaretlettirilmeli; jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişiye, hava fotoğrafları üzerinde stereoskop aletiyle inceleme yaptırılarak, çekişme konusu taşınmazın önceki ve şimdiki niteliğini, sınırlarını ve taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıcını, şeklini ve süresini açıklayan rapor düzenlettirilmeli, sunulan raporda çekişmeli taşınmazların uydu fotoğrafları üzerindeki konumunun gösterilmesi istenmeli; jeolog bilirkişisinden, taşınmazın dere yatağı olup olmadığına ya da dereden kazanılıp kazanılmadığına ve hali hazırda derenin etki alanında kalıp kalmadığına ilişkin rapor alınmalı; fen bilirkişisinden ise, keşfi takibe ve denetlemeye imkan verir kroki ve ayrıntılı rapor düzenlemesi istenilmeli; dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanları, teknik raporlar ile denetlenmeli ve bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek, çekişmeli taşınmazın tamamının veyahutta bir kısmının dava tarihi itibariyle aktif dere yatağı kapsamında kaldığının belirlenmesi halinde 3402 sayılı Kanun'un 16/C fıkrası uyarınca sınırlandırmaya tabi olmadığı gözetilerek tescil harici bırakılmasına karar verilmelidir. SONUÇ : Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... ve davalı ... vekilinin tüm, davalı Hazine temsilcisinin 36 parsel sayılı taşınmaz dışındaki çekişmeli parsellere ilişkin hükme yönelen temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı Hazine temsilcisinin 36 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelen temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle bu bölüme ilişkin hükmün BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 29,20 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 30,10 TL'nin temyiz eden davalılar ... ve ...'tan alınmasına, 22.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.