T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/944 Esas KARAR NO : 2025/1674 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 15/02/2024 NUMARASI : 2022/9 Esas, 2024/127 Karar DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 25/12/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/944 Esas KARAR NO : 2025/1674 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 15/02/2024 NUMARASI : 2022/9 Esas, 2024/127 Karar DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 25/12/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından davacı aleyhine İstanbul 8. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile kambiyo takibi başlatıldığını, takibe konu kambiyo senedindeki imzanın davacıya ait olmadığını, davacının davalıya borcu olmadığını ileri sürerek, davacının davalıya borcu olmadığının tespitine, takibin iptaline, davalı aleyhine asıl alacak miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı aleyhine ödenmeyen 2 adet bono borcuna istinaden icra takibine başlatıldığını, davacının bonoları müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, davacı tarafından hiçbir şekilde bonolardaki imzaya itiraz edilmediğini, davacının takibin üzerinden 13 yıl geçtikten sonra bonolar üzerindeki imzalara itiraz etmesinin kötü niyetli olduğunu savunarak, davanın reddini, davacı aleyhine alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, senet asıllarının temin edilmesi hususunda icra müdürlüğüne müteaddit defalar yazı yazıldığı, senet asıllarının nerede olduğu hususunda davalı vekilinden açıklamalar istenildiği, ancak tüm aramalara rağmen senet asıllarına ulaşılamadığı, imzaya itirazda ispat külfetinin alacaklıya ait olduğu, ispat yükünün gereği gibi yerine getirilmediği ve imzanın borçluya ait olduğu hususunun alacaklı tarafından kanıtlanamadığı gerekçesiyle davasının kabulü ile, davacının davalı tarafa borcu olmadığının tespitine ve takibin iptaline, icra takibine konu senet ele geçirilemediği ve dolayısıyla takibin haksız olup olmadığı anlaşılamadığından davalı aleyhine İİK md. 72/5 uyarınca tazminata hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde; ilk derece mahkemesince senet asıllarının sunulmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de, senet asıllarının icra müdürlüğünce teslim alındığının kendilerince belgelendirilerek ispat edilmiş olmasına rağmen, ne kasa araması ne de arşiv araması yapıldığını, basit bir müzekkere cevabına binaen davanın kabulüne karar verildiğini vekalet ücretinin USD üzerinden hesaplanmasının vahim hata olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, menfi tespit talebine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar , davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Dava dosyasına eklenen İstanbul 8. İcra Müdürlüğü'nün ... E. (Eski ... E) sayılı icra dosyasının incelenmesinde, takip talebinde borcun sebebi olarak 10/06/2008 vade tarihli 55.000- USD bedelli ve 30/06/2008 vade tarihli 65.000-USD bedelli 2 adet bonoya dayalı olarak takip başlatılmıştır. Ancak dosya içindeki fotokopide, 30/06/2008 vade tarihli bono bedelinin 65.000-USD değil, 62.000-USD olduğu görülmektedir. İhtiyati haciz kararında da söz konusu bono bedeli 62.000-USD olarak görülmektedir. İcra dosyası içinde bulunan İstanbul 2.İcra Hukuk Mahkemesinin 2009/419-2066 E-K.sayılı ilamının incelenmesinde; İstanbul 8. İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı icra dosyasınındaki 30/06/2008 vade tarihli 65.000-USD bedelli bono yönünden takibin iptaline karar verilmiştir. Dolayısıyla söz konusu icra takibinde takip dayanağı olarak 10/06/2008 vade tarihli 55.000- USD bedelli tek bono kalmış, ancak kararın kesinleşip kesinleşmediği anlaşılamamıştır.Davacı vekili dava dilekçesinde açıklamalar kısmında; "Davalı her ne kadar İstanbul 8. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile davacı müvekkil aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi başlatmış ise de, ilgili icra takibine konu edilen kambiyo senedindeki imza davacı müvekkile ait değildir." .."Davacı müvekkilin İstanbul 8. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından borcu olmadığının tespiti ile icra takibinin iptali için iş bu davayı ama zarureti hasıl olmuştur."şeklinde beyanda bulunduktan sonra netice-i talep kısmında "Davacı müvekkilin davalıya borcu olmadığının tespiti ile, İstanbul 8. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takibinin iptaline" karar verilmesin talep etmiştir. Dolayısıyla davacı vekili dava dilekçesinde, davacının İstanbul 8. İcra Müdürlüğü'nün ... E.(Eski ... E) sayılı icra dosyasından dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitini talep etmiş, icra takibine konu kambiyo senedindeki imzanın davacıya ait olmadığını ileri sürmüştür. HMK'nın 26.maddesi uyarınca taleple bağlı olan ilk derece mahkemesince, uyuşmazlık konusunun; İstanbul 8. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından dolayı davacının davalıya borçlu olup olmadığı, imzası inkar edilen takip dayanağı bononun da 10/06/2008 vade tarihli 55.000- USD bedelli bono olduğu, 30/06/2008 vade tarihli 65.000-USD bedelli diğer bono yönünden takibin iptal edildiği dikkate alınmadan, takibin iptaline dair bu kararın kesinleşip kesinleşmediği araştırılmadan, her iki bono uyuşmazlık konusu sayılmıştır. Üstelik icra takibinde USD bedelli iki adet senet 148.162,50-TL asıl alacak üzerinden Türk Lirasına çevrilerek, fer'ileriyle birlikte toplam 171.280,46-TL üzerinden takibe konulmuş olmasına rağmen, ilk derece mahkemesince 15/06/2022 tarihli duruşmada verilen ara karar uyarınca her iki bono uyuşmazlık konusu yapılmak, ve davalı alacaklının takip tarihinde alacağını Türk Lirasına çevirdiği dikkate alınmaksızın harç tamamlatılarak, dava dosyası tek hakim tarafından mahkeme heyetine tevdi edilmiştir. İlk derece mahkemesince, İstanbul 8. İcra Müdürlüğü'ne yazılan yazıya müzekkere cevabında senedin kasalarında bulunmadığının bildirildiği gerekçesiyle yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı vekili ise senet aslının icra müdürlüğünde olduğunu ileri sürerek, senedin kasaya alındığına dair icra tutanağı sureti ibraz etmiştir. Söz konusu 12/02/2010 tarihli tutanakta, "belge aslının kasaya alınmasına karar verildi" şeklindeki kararın icra müdürü ... tarafından imzalandığı görülmekle birlikte, bunun hangi senet olduğu anlaşılamamaktadır. Aynı tutanağın altında 12/02/2010 tarihinde İstanbul 2.İcra Hukuk Mahkemesi tarafından 30/06/2008 vadeli 65.000-USD'lik senedin iptaline karar verildiğinden, 55.000-USD'lik senet aslının fotokopisinin çekilerek, borçlu vekiline ödeme emri tebliğine karar verildiği, ancak senet aslının kasaya mı alındığı yoksa alacaklı vekiline mi iade edildiği hususunda belirsizlik olduğu görülmektedir.Öncelikle ilk derece mahkemesince İstanbul 2.İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2009/419-2066 E-K.sayılı ilamının kesinleşip kesinleşmediği, dava tarihi itibariyle takip dayanağı bononun tek bono mu iki bono mu olduğunun tespiti gerekmektedir. Zira 2009 yılında verilen 65.000-USD'lik bononun iptal edilmesine rağmen, icra dosyasında 03/10/2023 tarihinde yapılan dosya kapak hesabında iki adet bononun takip tarihindeki TL karşılığı olarak çevrilen 171.280,46-TL halen asıl alacak olarak görünmektedir. Bu eksiklik giderildikten sonra 12/02/2010 tarihli icra tutanağı da eklenerek, icra müdürlüğüne müzekkere yazılarak; belge aslının kasaya alındığına dair kararda bahsi geçen bononun hangi bono olduğu, senet aslının kasaya alındığı belirtildikten sonra, hemen bu kararın altında yer alan 55.000-USD'lik senet aslının fotokopisinin çekilerek, borçlu vekiline ödeme emri tebliğine karar verildiği de hatırlatılarak, kasaya alınan bononun hangi bono olduğu, 55.000-USD'lik senet aslının fotokopisi çekildikten sonra aslının akıbetinin ne olduğu, davalı vekilince beyan edilen 983 no'lu kasa evrakının içeriğinin ve akıbetinin ne olduğunun araştırılması gerekmektedir.Açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesince, davacının davalıya borçlu olmadığının tespitinin talep edildiği, İstanbul 8. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında, takip dayanağı bonolardan biri yönünden verilen iptal kararı dikkate alınıp, iptal kararının kesinleşip kesinleşmediği araştırılarak, takip dayanağı bono/bonoların icra müdürlüğünde mi, davalı-alacaklıda mı olduğu hakkında gerekli ve yeterli araştırma yapılmaksızın, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.Kabule göre, senetlerin icra müdürlüğünde bulunmadığı gerekçesiyle, imza incelemesi için bono aslının ibrazı için davalı vekiline kesin süre verilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi de doğru görülmemiştir. Yine kabule göre, davacının icra dosyasında davacının davalıya borçlu olmadığını talep etmesine, icra dosyasında USD bedelli iki adet senedin 148.162,50-TL asıl alacak üzerinden Türk Lirasına çevrilerek, fer'ileriyle birlikte toplam 171.280,46-TL üzerinden takibe konulduğu dikkate alınmadan, davalı aleyhine hatalı şekilde takip tutarının da üzerinde 195.832,80-TL vekalet ücreti takdir edilmesi de doğru görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf isteminin kabulüne, 2-İstanbul 19.Asliye Ticaret MAhkemesi'nin 15/02/2024 gün ve 2022/9 Esas, 2024/127 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Yukarıda gerekçede belirtildiği şekilde araştırma ve inceleme yapılarak tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf peşin harcının talebi halinde davalıya iadesine, 5- İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama gideri olan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 290,00 TL posta ve tebligat masrafı olmak üzere toplam 1.459,40 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.25/12/2025