11. Ceza Dairesi 2023/3839 E. , 2024/5949 K. MAHKEMESİ:Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2020/320 Değişik iş SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma KARAR : Karar verilmesine yer olmadığı KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması İzmir 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 23.03.2022 tarihli ve 2020/320 Değişik İş sayılı kararına yönelik, Adalet Bakanlığının 5271 sa…
**11. Ceza Dairesi 2023/3839 E. , 2024/5949 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2020/320 Değişik iş SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma KARAR : Karar verilmesine yer olmadığı KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması İzmir 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 23.03.2022 tarihli ve 2020/320 Değişik İş sayılı kararına yönelik, Adalet Bakanlığının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 13.05.2023 tarihli ve 2023/1774 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.07.2023 tarihli ve KYB-2023/60164 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.07.2023 tarihli ve KYB-2023/60164 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 173/6. maddesinde yer alan "İtirazın reddedilmesi halinde aynı fiilden dolayı kamu davası açılabilmesi için 172 nci maddenin ikinci fıkrası uygulanır" ile 172/2. maddesinde yer alan "Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edilmedikçe ve bu hususta sulh ceza hâkimliğince bir karar verilmedikçe, aynı fiilden dolayı kamu davası açılamaz." şeklindeki düzenlemeler karşısında, Dosya kapsamına göre, müşteki vekilinin talebinde gösterilen hususların yeni delil niteliğinde olup olmadığı ve kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kaldırılarak dosyanın yeniden ele alınması gerekip gerekmediği konularında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.“ Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 3. 5271 sayılı Kanun’un, 172 nci maddesinin ikinci fıkrasında; "Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edilmedikçe ve bu hususta sulh ceza hâkimliğince bir karar verilmedikçe, aynı fiilden dolayı kamu davası açılamaz." denilmektedir. 4. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şüpheli hakkında atılı suçtan yapılan soruşturma neticesinde, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 03.01.2020 tarihli ve 2019/27038 Soruşturma, 2020/475 Karar sayılı kararı ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, bahse konu karara yönelik itiraz üzerine, İzmir 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 28.12.2020 tarihli ve 2020/320 Değişik İş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verildiği, şikâyetçi vekilinin 23.12.2021 tarihli havale dilekçesi ile yeni delil elde edildiğini beyan ederek talepte bulunduğu ve İzmir 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 23.03.2022 tarihli ve 2020/320 Değişik İş sayılı kararı ile "...müşteki vekili tarafından sunulan 23.12.2021 tarihli itiraz dilekçesinde şüphelinin atılı suçu işlediğine dair bir takım deliller ileri sürülmüş ise de, kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra sunulan bu delillerin CMK'nın 172/2. maddesi kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği hususunun Cumhuriyet Başsavcılığının görev ve yetkisinde olduğu, Cumhuriyet Başsavcılığınca bu delillerin CMK 172/2. maddesi kapsamında kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak yeni delil olarak kabul edilmesi halinde Sulh Ceza Hakimliğinden her zaman kararın kaldırması yönünde talepte bulunulabileceği, talebin İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca değerlendirilmesinin gerektiği..." şeklindeki gerekçe ile karar verilmesine yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmış ise de; talepte gösterilen hususların yeni delil niteliğinde olup olmadığı ve kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kaldırılarak dosyanın yeniden ele alınması gerekip gerekmediği konusunda Sulh Ceza Hakimliğince bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İzmir 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 23.03.2022 tarihli ve 2020/320 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.05.2024 tarihinde karar verildi.