T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2023/860 KARAR NO: 2025/2183 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 20/12/2022 NUMARASI : 2016/1011 Esas - 2022/830 Karar DAVA: Tazminat DAVA TARİHİ: 19/10/2016 BİRLEŞEN İSTANBUL 1.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2020/609 E. S. DOSYASI DAVA: Tazminat DAVA TARİHİ: 19/10/2016 KARAR TARİHİ: 04/12/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi k…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2023/860 KARAR NO: 2025/2183 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 20/12/2022 NUMARASI : 2016/1011 Esas - 2022/830 Karar DAVA: Tazminat DAVA TARİHİ: 19/10/2016 BİRLEŞEN İSTANBUL 1.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2020/609 E. S. DOSYASI DAVA: Tazminat DAVA TARİHİ: 19/10/2016 KARAR TARİHİ: 04/12/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 07/11/2008 tarihinde Edirne İstanbul Tem Otoyolu Kınalı mevkiinde sürücü ... ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı çekici ile irtibatlı olan... plakalı yarı römorkun sol arka kısımlarına çarpması sonucu ...'nun vefat ettiğini, davacının ölenin annesi olduğunu, müteveffanın ... plakalı araçta yolcu olarak bulunduğunu, kaza yeri tespit tutanağı ve Silivri Ağır Ceza Mahkemesi 2008/22 Esas ve 2009/121 Karar sayılı dosyasında tüm kusur ... plakalı araca verildiğini, davacının müteveffanın ölümü ile tüm davalılardan maddi ve şayet ... plakalı dorse ve işleten ile sürücüsü kusurlu ise manevi tazminat talebi de bulunduğunu belirterek fazlaya dair haklarının saklı kalması kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminatın tüm davalılardan, ... plakalı dorse ve işleten ile sürücüsünden olmak üzere 30,000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı...Taşıt Bürosu vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının manevi tazminat teminatının olmadığını, yeşil kart poliçesini düzenlemiş bulunan yabancı sigorta şirketinin gerekse bu şirket adına davalı...Taşıt Bürosunun manevi tazminatlarla ilgili ve limit üstü taleplere ilişkin sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen dosyada davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 07.11.2008 tarihinde meydana gelen trafik kazasında ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan davacıların eş ve babaları olan ...nin vefat ettiğini, işbu kazadan dolayı davalılardan 500,00 TL cenaze-defin gideri ve 500,00 TL maddi destek tazminatı olmak üzere toplam 1.000,00 TL maddi tazminatın tüm davalılardan müşterek ve müteselsilen kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline, eş ... ... için 40.000,00 TL, çocuklar ... için 30.000,00 TL, ... için 30.000,00 TL olmak üzere toplamda 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sürücü ... ve Deniz Nakliyat Ltd.Şti.'den müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi ile dosyanın İstanbul 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/1011 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Birleşen dava davacılarının davalarının ayrı ayrı reddine; B)Asıl dava davacısının davalılar ..., Deniz Nak. ... Ltd. Şti. ve ... Sigorta A.Ş' ye açmış olduğu davanın ayrı ayrı reddine; Asıl dava davacısının davalılardan ... Bürosuna karşı açmış olduğu davasının kabulüne; 32.978,59 TL'nin 07/11/2008 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ... Bürosundan alınarak asıl dava davacısına verilmesine" karar verilmiştir. Bu karara karşı asıl ve birleşen dosyada davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkeme kararının eksik inceleme ile karar vermiş olup tüm iddialarının destekleyen uzman 3 lü bilirkişi raporundaki % 75 kusur oranını görmezden gelerek hukuka aykırı karar verdiğini, mahkemece, davaya dayanak trafik kazasına karışan araç sürücülerinin kusur oranlarının tespiti için İstanbul Teknik Üniversitesi Trafik Kürsüsünden 3 kişilik uzman bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetinden alınan 16.06.2021 tarihli bilirkişi raporunda, kazaya karışan araç sürücüsü davalı ...'ın kazanın meydana gelmesinde % 25, müteveffanın yolcu olarak içinde bulunduğu araç sürücüsünün ise kazanın meydana gelmesinde % 75 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiğini, bu bilirkişi raporu tüm direnmelerine ve karşı çıkmalarına rağmen görmezden gelinmiş ve hatta çelişkilerin tarafsız başka bilirkişi heyetinden alınacak bilirkişi raporu ile giderilmesi taleplerinin kabul edilmediğini, ATK kendi tarafından verilmiş bir rapora karşı aleyhe karar vermeyeceğinin aşikar olduğunu, bu nedenle eksik inceleme ve hukuka aykırı iş bu kararın bozulması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur, Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından, 07.11.2008 tarihinde saat 00:40 sıralarında sürücü... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile Çerkezköy istikametinden Silivri istikametine seyri sırasında olay mahalline geldiğinde idaresindeki aracın sağ ön kısımları ile; kendisiyle aynı istikamette ön ilerisinde seyir halinde olan davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı çekici ile irtibatlı olan... plakalı yarı römorkun sol arka kısımlarına çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında yabancı plakalı araçta yolcu olan sürücünün babası olan ... ... ile sürücünün arkadaşı olan ...'nun ölümü nedeniyle asıl davada müteveffanın annesi tarafından destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat, birleşen davada ise müteveffanın eş ve çocukları tarafından destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talep edildiği anlaşılmıştır.Kaza nedeniyle yabancı plakalı araç sürücüsünün yargılandığı Ceza mahkemesinde yapılan keşif sonucu düzenlenen 26.01.2009 tarihli bilirkişi raporunda; sürücü ... ...'nin 8/8 oranında asli kusurlu olduğu, sürücü ...'ın kusurunun bulunmadığı kanaati belirtilmiş ve tam kusurlu olan sürücü hakkında HAGB uygulanmıştır. Mahkemece alınan 18.03.2019 tarihli kusur bilirkişi heyet raporunda; sürücü...'nin %25 oranında kusurlu olduğu, sürücü ...'ın %75 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiş daha sonra İTÜ mühendislerinden oluşan üç kişilik bilirkişi heyet tarafından düzenlenen 16.06.2021 tarihli bilirkişi raporunda; sürücü...'nin %100 oranında kusurlu olduğu, sürücü ...'ın kusurunun bulunmadığı tespit edilmiştir. Yine mahkemece alınan ATK İstanbul Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 26.11.2021 tarihli raporda; sürücü...'nin %100 oranında kusurlu olduğu, sürücü ...'ın kusurunun bulunmadığı belirtilmiş aynı şekilde 28/01/2022 tarihli ATK genişletilmiş uzmanlar kurulu kusur raporunda da; "... Olay mahallinin yerleşim yeri dışı otoyol olduğu, mahaldeki hız limiti, sürücü... idaresindeki aracın hız ibresinin 160km/h'te takılı kalmış olması, çekicinin boyutları, çarpma noktasının yeri ve çarpmanın şekli dikkate alındığında; çekicinin iddialarda belirtildiği şekilde şerit değiştirme manevrası yaptığı sırada kazanın meydana gelmesinin mümkün olmadığı değerlendirilmiş, çekici sürücünün ifadelerinde belirttiği şekilde önündeki aracın solundan geçerek seyrini sürdürmek üzere orta şeride geçip konumunu alıp seyrini sürdürdüğü sırada geriden gelen otomobilin arkadan çarpması ile kazanın meydana geldiği kanaatine varılmakla, 18.03.2019 tarihli bilirkişi raporuna iştirak edilmeyerek, diğer kusur raporları oluşa uygun bulunmuştur." açıklamasıyla ... plakalı araç sürücü...'nin mahal şartları üzerinde bir hızla olay mahalline geldiğinde kendisiyle aynı istikamette ön ilerisinde seyreden çekiciyi zamanında fark edemeyip etkin tedbir alamadan bu araca arkadan çarpması ile sebebiyet verdiği kazanın oluşumunda asli kusurlu, sürücü ... sevk ve idaresindeki çekici ile yerleşim yeri dışı otoyolda seyirle olay mahalline geldiğinde geriden gelen otomobilin arkadan çarpması ile meydana gelen kazada, kazanın meydana geliş şekli ve çarpma durumu dikkate alındığında atfı kabil kusuru bulunmadığı tespit edilmiştir.6098 sayılı TBK'nin 49. maddesine göre; “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.” Bir başka anlatımla, haksız bir eylemin tazminat borcu doğurabilmesi için kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil sonucunda zarar doğması, zarar ile fiil arasında da illiyet (nedensellik) bağı bulunması gereklidir. Hukukumuzda gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil nedeniyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlusundan isteyebilir. Fiil olmasaydı meydana gelen zararın doğması mümkün olmayacak idiyse, fiil ile zarar arasında bir illiyet bağı var demektir.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; Mahkemece hükme esas alınan kusur raporu ile ceza yargılaması sırasında alınan kusur raporlarının birbiriyle örtüştüğü, kaza tespit tutanağı ve olayın oluşuna uygun düştüğü, raporlar arasındaki çelişkilerin giderildiği, hükme esasa alınan kusur raporuna göre ... plakalı çekici sürücü olan ...'ın meydana gelen kazada kusurunun bulunmadığından kaza ile ... plakalı çekici ve ... plakalı yarı römorkun işleten sürücü ve ZMMS sigortacı olan davalıların sorumluluğu arasında uygun illiyet bağı ortadan kalkmış olacağından, İlk Derece Mahkemesince bahsi geçen davalılar bakımından davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 359,80 TL harcın mahsubu ile bakiye 255,60 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.04/12/2025