12. Ceza Dairesi 2021/1380 E. , 2025/514 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/103 E., 2016/247 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında taksirle öldürme suçundan kurulan hükmün katılanlar vekili tarafından temyiz edildiği ancak katılanlardan ...'nın Uyap sisteminden ulaşılan nüfus kaydına göre temyiz incelemesinden önce 23.08.2023 tarihinde öldüğü, katılanın ölümü nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 243 üncü maddesi gereğince kat
**12. Ceza Dairesi 2021/1380 E. , 2025/514 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/103 E., 2016/247 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında taksirle öldürme suçundan kurulan hükmün katılanlar vekili tarafından temyiz edildiği ancak katılanlardan ...'nın Uyap sisteminden ulaşılan nüfus kaydına göre temyiz incelemesinden önce 23.08.2023 tarihinde öldüğü, katılanın ölümü nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 243 üncü maddesi gereğince katılma kararının hükümsüz kaldığı, vekalet ilişkisinin sona erdiği ve katılan vekilinin, katılan ... yönünden aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bahse konu hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı belirlenmiştir. Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii ve katılanlar vekilleri tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir başkaca bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1, 50/4-1.a, 52/2-4 ve 53/6. maddeleri uyarınca 36.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın kusur durumunun hatalı tayin edildiğine, sanığın ikinci kaza ile eylemi arasında illiyet bağı bulumadığına, hükmün sanık lehine bozulması gerektiğine; katılanlar ... ve ... vekilinin temyiz sebepleri; olayın gerçekleşme şeklinin hatalı değerlendirildiğine, bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğine; katılan ... vekilinin temyiz sebepleri ise; eksik inceleme ile karar verildiğine, bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğine, ceza miktarına, takdiri indirim ve paraya çevirme hükümlerinin uygulanmasının hatalı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay günü saat 14:30 sıralarında sanığın kontrolündeki araçla D-100 karayolu üzerinde İstanbula doğru hareket halindeyken olay yerine geldiğinde, ilk olarak emniyet şeridine park edilmiş halde bulunan kamyonun sürücü kapısından inmiş bulunan yaya ...'ye çarptığı ve devamında aracın kontrolünü kaybederek orta refüj üzerinde beklemekte olan yaya ...'ya kaza ile fırlayan bir cismin ...'nın başına çarpması sonucu her iki yayanın da vefat ettiği olayda, sanık sürücü ...’ın asli kusurlu, yaya ...'nün tali kusurlu, yaya ...'nın ise kusursuz olduğu kabul edilmekle, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Katılan ...'nın Uyap sisteminden temin edilen nüfus kaydına göre temyiz incelemesinden önce 23.08.2023 tarihinde öldüğü, katılanın ölümü nedeniyle 5271 sayılı Kanunun 243 üncü maddesi gereğince katılma kararının hükümsüz kaldığı, vekalet ilişkisinin sona erdiği, mirasçısı olan oğlu ...'nın ise davaya katıldığı ve hükmü temyiz ettiği anlaşılmakla katılanlar vekilinin, katılan ... yönünden yaptığı temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği reddine karar verilerek yapılan incelemede; Yargılamayı yapan mahkemenin takdirini paraya çevirme hükümlerinin uygulanması yönünde kullandığı ve yasal imkansızlık da bulunmadığı anlaşılmakla, tebliğnamenin bozma öneren görüşüne iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Gebze 2. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafii ve katılanlar vekilleri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafii ve katılanlar vekillerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.01.2025 tarihinde karar verildi.