Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2022/1159 E. , 2024/5364 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2022/1159 Karar No:2024/5364 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: LPG otogaz bayilik lisansı sahibi davacıya ait otogaz istasyonunda 28/12/20…
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2022/1159 E. , 2024/5364 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2022/1159 Karar No:2024/5364 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: LPG otogaz bayilik lisansı sahibi davacıya ait otogaz istasyonunda 28/12/2017 tarihinde yapılan denetimde, istasyonda LPG tüpü dolumuna yarayan aparat bulundurulduğu ve LPG tüpü dolumu yapıldığının tespit edildiğinden bahisle, 5307 sayılı Kanun'un 16. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca 459.547,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ...sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacıya ait LPG otogaz istasyonunda 28/12/2017 tarihinde yapılan denetime ait tutanakta, "... mutfak tüplerine dolum yapılmasına yaradığı değerlendirilen 'tüp dolum aparatı' ile B.Ç. isimli şahıs tarafından M.T. isimli şahsa ait mutfak tüpüne dolum yapıldığının tutanak ile tespit edildiği, söz konusu dolum anına ilişkin fotoğrafların bulunduğu" ifadelerine yer verildiği, tutanağın istasyon yetkilisince imza altına alındığı, ilgili mevzuat uyarınca, otogaz bayilerinin istasyonlarında LPG tüpü dolumu yapmamak ve LPG tüpü dolumuna yarayan hiçbir alet, makine ve teçhizatı istasyon dahilinde bulundurmamakla yükümlü oldukları, bu yükümlülüğü yerine getirmeyenlere idari para cezası verileceğinin açıkça kurala bağlandığı, olayda, tüp dolumuna elverişli olduğu tespit edilen aparatın davacıya ait istasyonda bulunduğunun dosyada mevcut tutanaklar ve fotoğraflar ile sabit olduğu gözönüne alındığında, usulüne uygun olarak yapılan soruşturma neticesinde tesis edilen dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Öte yandan, davacının söz konusu aparatın tüp dolumuna yaramadığı ve istasyonda bulundurulmasının yasal zorunluluk arz ettiği, olay ile ilgili bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiği iddiaları yönünden yapılan incelemede; davacıya ait LPG otogaz istasyonunda yapılan denetimde istasyon yetkilisinin de imzasının bulunduğu tutanakla muhafaza altına alınan aparata ilişkin Tüp Dolum Aparatı Tespit Raporunda, ''bahse konu nesnenin otogaz pompalarından LPG tüplerine dolum yapılan aparatlardan olduğu, aparatın tüp dolumuna hazır, çalışır olduğu" tespitlerine yer verildiğinden, davacının anılan iddialarına itibar edilmediği belirtilmiştir. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, usule ilişkin olarak; ilk derece Mahkemesince dava dosyası tekemmül etmeden davanın esası hakkında karar verildiği, davalı idarenin savunmasına verdiği cevabın davalı idareye tebliğ edilmediği, davalı idarenin ikinci cevap dilekçesinin de tarafına tebliğ edilmediği, ilk derece Mahkemesinden duruşma gününün ertelenmesini talep etmesine rağmen bu talebi hakkında verilen kararın tarafına tebliğ edilmediği, ilk derece Mahkemesi hakimlerinin reddi talebinde bulunduğu ancak bu talebi hakkında verilen kararın da tarafına tebliğ edilmediği; esasa ilişkin olarak, dava konusu işleme dayanak alınan 28/12/2017 tarihinde yapılan denetimde çekilen fotoğrafların gerçek durumu yansıtmadığı, denetimde ele geçirilen bahse konu aparatın LPG sayacının ölçümüne yarayan bir parça olduğu, bu parça ile mutfak tüpüne dolum yapılmasının mümkün olmadığı, bu hususlarda bilirkişi incelemesi yaptırılmadan karar verilmesinin adil yargılanma hakkının ihlali niteliğinde olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, temyize konu kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : LPG otogaz bayilik lisansı sahibi davacıya ait otogaz istasyonunda 28/12/2017 tarihinde yapılan denetimde, istasyonda LPG tüpü dolumuna yarayan aparat bulundurulduğu ve LPG tüpü dolumu yapıldığının tespit edildiğinden bahisle, 5307 sayılı Kanun'un 16. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca 459.547,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Kurul kararı alınmış, anılan kararın iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 5307 sayılı Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Kanunu ve Elektrik Piyasası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 7. maddesinin ikinci fıkrasının (4) numaralı bendinde, otogaz bayilerinin, "Otogaz istasyonlarında LPG tüpü dolumu ve satışı yapmamak, LPG tüpü dolumuna yarayan hiçbir alet, makine ve teçhizatı istasyon dahilinde bulundurmamak" ile yükümlü oldukları; dava konusu işleme ilişkin fiil tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 16. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendinde, bu Kanun'un 5, 6 ve 7. madde hükümlerinin ihlali halinde sorumlulara ikiyüzellibin Türk Lirası idari para cezası verileceği kuralı yer almıştır. 7164 sayılı Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 35. maddesi ile 5307 sayılı Kanun'un 16. maddesi yeniden düzenlenmiş ve maddenin birinci fıkrasının (ç) bendi ile, 7. maddenin ikinci fıkrasının (4) numaralı bendinin ihlali halinde otogaz bayilik lisansı sahiplerine yüzbin Türk Lirasından az olmamak ve beşyüzbin Türk Lirasını geçmemek üzere fiilin işlendiği tarihten bir önceki yılda ilgili lisansa konu LPG piyasası faaliyetine ilişkin net satış hasılatının binde onu oranında idari para cezası uygulanacağı kurala bağlanmıştır. 7164 sayılı Kanun'un 37. maddesi ile 5307 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 8. maddesinin ikinci fıkrasında, "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Kurul kararına bağlanmış, ancak tahsilatı tamamlanmamış olan idari para cezaları, işlenen fiil için bu Kanunla birlikte daha düşük bir idari para cezası uygulanmasının öngörülmesi halinde, ilgili vergi dairesince 16. maddenin ilgili bentlerinde belirlenmiş olan asgari maktu hadden tahsil edilir. Kısmen veya tamamen tahsil edilen idari para cezaları iade edilmez." kuralına yer verilmiştir. 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 2. maddesinde, "Kabahat" deyiminin, Kanun'un karşılığında idari yaptırım uygulanmasını öngördüğü haksızlık anlamına geldiği; 3. maddesinde, bu Kanun'un, idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde, diğer genel hükümlerinin, idari para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında uygulanacağı; "Zaman Bakımından Uygulama" başlıklı 5. maddesinde, 26/09/2004 tarih ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun zaman bakımından uygulamaya ilişkin hükümlerinin kabahatler bakımından da uygulanacağı, kabahatler karşılığında öngörülen idari yaptırımlara ilişkin kararların yerine getirilmesi bakımından ise derhal uygulama kuralının geçerli olduğu; bu maddenin atıf yaptığı 5237 sayılı Kanun'un 7. maddesinin ikinci fıkrasında da, suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanunun uygulanacağı ve infaz olunacağı kurala bağlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Kanun koyucu tarafından, Kurul tarafından karara bağlanmış, ancak tahsilatı tamamlanmamış idari para cezalarının, işlenen fiil için 5307 sayılı Kanun'un 7164 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile değişik 16. maddesinde daha düşük bir idari para cezası uygulanması öngörülmüş ise asgari maktu hadden tahsil edilmesi vergi dairesine bir görev olarak verilmiştir. İlgili vergi dairesinin kanunen üstlendiği bu görevi yerine getirmesi açısından önemli olan husus, idari para cezasının keşinleşmesi değil, tahsilatının tamamlanmamış olmasıdır. Dolayısıyla söz konusu düzenleme, tamamen tahsilat aşamasına özgü bir kural niteliğindedir. İdari para cezasının iptali istemiyle dava açılsın veya açılmasın, bu kuralın tahsilatı tamamlanmamış idari para cezalarına uygulanması vergi dairesi açısından bir zorunluluktur. İlgili vergi dairesi, dava açılıp açılmadığına bakılmaksızın tahsilatı tamamlanmamış idari para cezasının miktarında lehe bir değişiklik varsa bunu tespit etmekle ve uygulamakla yükümlü bulunduğundan, tahsilat aşamasına özgü olan anılan kuralın, idari para cezasının iptali istemiyle açılan davalarda dikkate alınmasına gerek bulunmamaktadır. Bu itibarla, idari para cezasına konu olan fiilin sübuta ermiş olması ve idari para cezasının miktarında lehe olan değişikliğin tahsilat aşamasında vergi dairesince dikkate alınacak olması sebebiyle davanın reddi yolundaki karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik görülmemiştir. Öte yandan, davacı tarafından, ilk derece Mahkemesi hakimlerinin reddi talebinde bulunduğu, bu talebi hakkında verilen kararın tarafına tebliğ edilmediği iddiasında bulunulmuşsa da, 2577 sayılı Kanun'da reddi hakim taleplerini karara bağlayacak mercilerin Kanun'un 56. ve 57. maddelerinde ayrıca düzenlendiği, fakat anılan Kanun'da hâkimin reddi talebiyle ilgili merci kararlarının temyiz edilebileceğine dair herhangi bir düzenlemeye yer verilmediği, "ret talebinin incelenmesi" hususunda idari yargılama usulüne ilişkin 2577 sayılı Kanun'da, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'ndan farklı bir mercii düzeninin benimsendiği, dolayısıyla idare ve vergi mahkemesi başkan ve üyelerine yönelik reddi hakim talepleriyle ilgili Bölge İdare Mahkemesi tarafından verilen kararların temyizi konusunda 6100 sayılı Kanun'un ilgili hükümlerinin uygulanmasına imkan bulunmadığı, bu hususta Bölge İdare Mahkemesi tarafından verilen kararların kesin olduğu dikkate alındığında, davacının söz konusu talebi hakkında verilen ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı "... İdare Mahkemesi Başkan ve üyelerinin reddine yönelik talebin reddine" ilişkin kararın davacıya tebliğ edilmediği iddiasına itibar edilmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın yukarıda belirtilen GEREKÇEYLE ONANMASINA, 3. Temyiz posta giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 10/12/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.