Ceza Genel Kurulu 2016/335 E. , 2016/419 K. "" Yargıtay Dairesi : 14. Ceza Dairesi Mahkemesi :Ağır Ceza Sanık ...'in cebir kullanmak suretiyle çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasının sonucunda, sanığın nitelikli cinsel istismar eylemini gerçekleştirirken cebir kullanmadığı ve ayrıca sanık hakkında silahla tehdit suçundan da dava açıldığı kabul edilerek, TCK'nun 103/2, 103/3, 53, 58 ve 63. maddeleri uyarınca 24 yıl; TCK'nun …
**Ceza Genel Kurulu 2016/335 E. , 2016/419 K.** **"İçtihat Metni"** Yargıtay Dairesi : 14. Ceza Dairesi Mahkemesi :Ağır Ceza Sanık ...'in cebir kullanmak suretiyle çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasının sonucunda, sanığın nitelikli cinsel istismar eylemini gerçekleştirirken cebir kullanmadığı ve ayrıca sanık hakkında silahla tehdit suçundan da dava açıldığı kabul edilerek, TCK'nun 103/2, 103/3, 53, 58 ve 63. maddeleri uyarınca 24 yıl; TCK'nun 106/2-a, 53, 58 ve 63. maddeleri gereğince 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, mahsuba ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin, İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 16.03.2015 gün ve 260-69 sayılı çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçu yönünden resen temyize tâbi olan hükümlerin, sanık müdafii ve Cumhuriyet savcısı tarafından da temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 14. Ceza Dairesince 30.09.2015 gün ve 4904-8745 sayı ile; “Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün incelenmesinde; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Olay sırasında mağdurenin kendisine yönelik cinsel istismar içeren fiillerini gerçekleştiren sanığa 'canım acıyor', 'yapma' şeklindeki beyanlarda da bulunarak karşı koymasına rağmen sanığın cebir kullanmak suretiyle mağdurenin direncini kırıp eylemlerine devam ettiğinin tüm dosya kapsamından anlaşılması karşısında, hakkında koşulları oluştuğu halde TCK'nun 103/4. maddesinin uygulanmaması, Sanık hakkında tehdit suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 19.02.2013 gün ve 1012/6-1477 Esas, 2013/63 sayılı Kararında vurgulandığı gibi, bir olayın açıklanması sırasında başka bir eylemden söz edilmesinin o eylem hakkında da dava açıldığını göstermeyeceği ve eylemin iddianamede açıklıkla ve bağımsız olarak gösterilmesi gerektiği, buna karşılık 20.10.2014 tarihli iddianame ile sanık hakkında sadece çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan dava açıldığı, tehdit suçundan usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığı, 5271 sayılı CMK'nun 226/1. maddesi uyarınca bir suçun hukuki niteliğinin değişmesi nedeniyle ek savunma verilerek o suçtan hüküm kurulabileceği gözetilmeden cinsel istismar suçundan açılan davada bir vasıf değişikliği olmadığı ve sanığın cezalandırılmasına karar verildiği halde, yazılı şekilde ayrıca açılmış kamu davası bulunmayan tehdit suçundan ek savunma verilerek mahkûmiyet hükmü kurulması” isabetsizliklerinden bozulmasına karar verilmiştir. Yerel mahkeme ise 10.12.2015 gün ve 311-334 sayı ile;