19. Ceza Dairesi 2017/965 E. , 2017/5641 K. 6831 sayılı Orman Kanunu'na muhalefet suçundan sanık ...’ın, 6831 sayılı Kanun'un 108/1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62/1, 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca kısa süreli hapis cezasından çevrilme 500,00 Türk Lirası ve doğrudan hükmedilen 80,00 Türk Lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına, sanık ...’ın ise 6831 sayılı Kanun'un 108/1 ve 5237 sayılı Kanun'un 62/1. maddeleri uyarınca 25 gün hapis ve 4 gün adli para cezası …
**19. Ceza Dairesi 2017/965 E. , 2017/5641 K.** **"İçtihat Metni"** 6831 sayılı Orman Kanunu'na muhalefet suçundan sanık ...’ın, 6831 sayılı Kanun'un 108/1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62/1, 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca kısa süreli hapis cezasından çevrilme 500,00 Türk Lirası ve doğrudan hükmedilen 80,00 Türk Lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına, sanık ...’ın ise 6831 sayılı Kanun'un 108/1 ve 5237 sayılı Kanun'un 62/1. maddeleri uyarınca 25 gün hapis ve 4 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesine göre sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl süre ile denetim süresine tâbi tutulmasına, 55 K 5163 plaka sayılı aracın müsaderesine yer olmadığına, sanığın talebi halinde sahibine iadesine dair Alaçam (kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin 23/12/2011 tarihli ve 2009/235 Esas, 2011/528 sayılı kararına karşı katılan kurum vekili tarafından yapılan itirazın kabulü ile sadece araç müsaderesi yönünden anılan kararın kaldırılmasına ilişkin Bafra Ağır Ceza Mahkemesinin 16/07/2012 tarihli ve 2012/502 değişik iş sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 19/12/2016 gün ve 13193 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11/01/2017 gün ve KYB. 2016/402199 sayılı ihbarnamesi ile dairemize gönderilmekle okundu. Anılan ihbarnamede; ... plaka sayılı aracın, hakkında mahkumiyet kararı verilen ...’a ait bulunduğu ve müsadereye yer olmadığına ilişkin kararın da sanık hakkında verilen mahkumiyet kararının içeriğine dahil olduğu anlaşıldığından, katılan kurum vekilince verilen 25/03/2012 tarihli itiraz dilekçesinin müsadereye yer olmadığına ilişkin verilen karara yönelik süresinde yapılan temyiz talebi olarak merciince değerlendirilmesi gerektiği düşünülerek yapılan incelemede; Dosya kapsamına göre; 1-Bafra Ağır Ceza Mahkemesinin 16/07/2012 tarihli ve 2012/502 değişik iş sayılı kararının, sanık ... hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik katılan kurum vekilince idare lehine vekalet ücreti hükmedilmemesi nedeniyle yapılan itirazın reddine ilişkin kararı yönünden yapılan incelemesinde; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.01.2013 tarih ve 2013/15 sayılı ve Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 12/09/2013 tarihli ve 2012/28099 Esas, 2013/22065 sayılı ilamlarında, mahkemesince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği hallerde dahi itiraz merciinin hem maddi olay hem de hukuki yönden inceleme yapabileceğinin belirtildiği, Yine Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 09/09/2015 tarihli ve 2015/17216 Esas, 2015/24958 sayılı ilamında da, vekalet ücretine hükmedilmemesi sebebiyle yapılan itirazın, merciin sınırlı denetim yapma yetkisi bulunduğundan bahisle reddedilmesi üzerine söz konusu bu hükmün bozulmasına karar verildiği, Ayrıca Anayasa Mahkemesinin 26/02/2015 tarihli ve 2013/6217 başvuru sayılı kararında "Kanuni düzenlemeler ve içtihat karşısında başvurucu lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi, ilgili yasal mevzuatın lafız ve amacına açıkça aykırı olup, başvurucunun Anayasanın 36. maddesinde güvence altına alınan hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir." şeklinde belirtildiği, Yukarıdaki bahsi geçen kararlarla birlikte, 1136 Avukatlık Kanunu’nun 168. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak çıkarılan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/1. maddesi gereğince, kamu davasına katılma üzerine, mahkumiyete karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine vekalet ücreti tayin olunması gerektiği şeklindeki hükümleri gereğince, sanığın mahkumiyetine karar verilmesi karşısında, vekili bulunan katılan lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Hükümleri gereğince vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden itirazın bu nedenle kabulü yerine, merciin sınırlı denetim yapma yetkisi bulunduğundan bahisle itirazın reddine karar verilmesinde, 2-Bafra Ağır Ceza Mahkemesinin 16/07/2012 tarihli ve 2012/502 değişik iş sayılı kararının, sanık ...’a ait olan ... plaka sayılı aracın müsaderesine yer olmadığına, sanığın talebi halinde sahibine iadesine yönelik karara karşı katılan kurum vekilince yapılan itirazın kabulü ile sadece araç müsaderesi yönünden kararın kaldırılmasına ilişkin kararı yönünden yapılan incelemesinde; ... plaka sayılı aracın, hakkında mahkumiyet kararı verilen ...’a ait bulunduğu ve müsadereye yer olmadığına ilişkin kararın da sanık hakkında verilen mahkumiyet kararının içeriğine dahil olduğu anlaşıldığından, katılan kurum vekilince verilen 25/03/2012 tarihli itiraz dilekçesinin müsadereye yer olmadığına ilişkin verilen karara yönelik süresinde yapılan temyiz talebi olarak merciince değerlendirilmesi gerektiği, itiraz merciinin bu kararı inceleme yetkisi bulunmadığı halde itirazın kabulü ile sadece araç müsaderesi yönünden anılan kararın kaldırılmasına karar verilmesinde, 3-Kabule göre de, Bafra Ağır Ceza Mahkemesinin 16/07/2012 tarihli ve 2012/502 değişik iş sayılı kararında itirazın kabulü ile sadece araç müsaderesi yönünden anılan kararın kaldırılmasına karar verilmiş ise de, mercii tarafından yapılan itiraz incelemesi sonucunda itirazın kabulüne karar verilmesi halinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 271/2. maddesi hükmü doğrultusunda itirazın esası hakkında da karar verilmesi gerekirken bu konuda herhangi bir karar verilmemesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü; ... plaka sayılı aracın, hakkında mahkumiyet kararı verilen ...’a ait bulunduğu ve müsadereye yer olmadığına ilişkin kararın da sanık hakkında verilen mahkumiyet kararının içeriğine dahil olduğu anlaşıldığından, katılan kurum vekilince verilen 25/03/2012 tarihli itiraz dilekçesinin müsadereye yer olmadığına ilişkin verilen karara yönelik süresinde yapılan temyiz talebi olarak merciince değerlendirilmesi gerektiği kabul edilerek, Kanun yararına bozmaya konu ihbarnamenin (1) nolu bendi yönünden yapılan incelemede; Sanık hakkında CMK'nın 231. maddesi gereği verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararında, katılan lehine maktu vekalet ücretine de hükmedilmesi gerekirken bu hususta karar verilmemesinde isabet görülmediğinden, Kanun yararına bozmaya konu ihbarnamenin (2) nolu bendi yönünden yapılan incelemede; Sanık ...'den ele geçirilen ve suçta kullanılan, karar tarihi itibariyle değeri 2850 TL olan 55 K 5163 plaka sayılı aracın, hakkında mahkumiyet kararı verilen ...’a ait bulunduğu ve müsadereye yer olmadığına ilişkin kararın da sanık hakkında verilen mahkumiyet kararının içeriğine dahil olduğu anlaşıldığından, katılan kurum vekilince verilen25/03/2012 tarihli itiraz dilekçesinin müsadereye yer olmadığına ilişkin verilen karara yönelik süresinde yapılan temyiz talebi olarak merciince değerlendirilmesi gerektiği, itiraz merciinin bu kararı inceleme yetkisi bulunmadığı halde itirazın kabulü ile sadece araç müsaderesi yönünden anılan kararın kaldırılmasına karar verilmesinde isabet görülmediğinden, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden, Bafra Ağır Ceza Mahkemesinin 16/07/2012 tarihli ve 2012/502 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/4 maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahkemesince yapılmasına, Kanun yararına bozmaya konu ihbarnamenin (3) nolu bendi yönünden yapılan incelemede; CMK'nın 231. maddesi gereğince verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlara yapılan itirazın kabulü durumunda, itiraz konusu karar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar veren mahkemece hüküm verileceğinden bu konudaki kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 14/06/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.