10. Hukuk Dairesi 2023/12045 E. , 2024/471 K. MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1907 E., 2022/174 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2012/47 E., 2020/170 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar ... ve.... Yat. İnş. A.Ş. vekilleri il…
**10. Hukuk Dairesi 2023/12045 E. , 2024/471 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1907 E., 2022/174 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2012/47 E., 2020/170 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar ... ve.... Yat. İnş. A.Ş. vekilleri ile ... tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ... ve.... Yat. İnş. A.Ş. vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı, ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili özetle, müvekkilinin geçirdiği iş kazasından dolayı sürekli iş göremezliğe uğradığı, kazanın meydana gelişinde davalıların kusurlu olduklarından bahisle 197.892,53 TL maddi, 15.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekilleri özetle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iş kazasının meydana gelişinde davacının %30, davalı ...'ın %40, davalı ...'in %20, davalı Pasifik şirketinin %10 oranında kusurlu olduğu, kaza nedeniyle davacının %36,20 sürekli iş göremezliğe uğradığından bahisle maddi tazminat isteminin kabulüne, davacı lehine 10.500,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... ve.... Yat. İnş. A.Ş. vekilleri ile ... tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle, davacı ile davalılardan ...'in iş yerinde talimatlara aykırı biçimde kavga ettiklerini ve bu kavga neticesinde davacının yaralandığını, taraflar arasında meydana gelen kavganın tamamen kendi aralarındaki şahsi ilişkiye dayalı bir nedenle meydana geldiğini, bu kavga ile müvekkilinin en küçük bir ilgi ve alakasının olmadığını, meselenin bir oldubitti ile iş kazası olarak değerlendirilmiş olmasının hakkaniyete uygun olmadığını, meydana gelen olayla ilgili olarak kendilerine kusur izafe edilmişse de gerekçelerinin tam olarak ortaya konulmadığını, olay anında olay yerinde olmadığı gibi bu olayın yaşanmasında da en küçük bir talimatının, rolünün, bilgisinin olmadığını, yaşanan olayı engelleme imkanının olmadığını, karara dayanak raporların hatalı olduğunu, tazminat miktarının zarar ile uyuşmadığını, abartılı olarak belirlendiğini, manevi tazminat miktarının zenginleşme aracı olmadığını belirterek istinaf talebinde bulunmuştur. Davalı ... istinaf dilekçesinde özetle, davacının malzeme toplamak isteyipte, kendisinin onu darp etmesinin kesinlikle yalan beyan olduğunu, davacının darp ederken kendiliğinden düşerek malzemelerin üzerinde kaldığını, onu yerden kaldırıp hastaneye götürenin kendisi ve usta başı olan .... olduğunu, hastaneden geldikten sonra ertesi gün davacıyı memleketine gitmesi için otogara bıraktığını, yani çalıştığının da yalan olduğunu, 2009'dan bu yana yaklaşık olarak 30 kere Mahkemeye gittiğini ve hepsinde de davacının görme kaybının olmadığını, davacının şeker hastası olduğunu ve ilacını alabilmek için yanlarında çalışmaya başladığını, ilacını 5 dakika saatinden sonra alsa kendini kaybettiğini her defasında dile getirdiğini, bu hususların dikkate alınmadığını, tüm tutanaklara bizzat cevap vermelerine rağmen davacının olayı şeker hastası olduğunu saklayarak darpa uğramış şekilde anlattığını, çıktığı bütün duruşmalarda söylediğini, davacının aldığı raporun diğer gözü içinde alsa aynı çıkacağını belirttiğini, fakat buna rağmen kendini ifade edemediğini, bunun üzerine davanın düşmesi için verdiği dilekçenin kabul edilmediğini, tamamen kendi kusurunu saklayarak şahsını zan altında bırakan davacıyı hiçbir şekilde darp etmediğini, kusur oranını kabul etmediğini belirterek istinaf talebinde bulunmuştur. Davalı Pasifik ... Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle, istinafa konu davanın hukuka uygun ikame edilmediğini, derdestlik, yetki ve göreve ilişkin ilk itirazları ile beraber iş bu mesnetsiz davada emredici sürelere riayet edilmemiş olduğunun taraflarınca özellikle zamanaşımı def'ini ve hak düşürücü süre itirazını ileri sürme zaruretinin hasıl olduğunu, mezkur davanın haksız fiil kaynaklı, bedensel zarardan doğan tazminat talebine ilişkin olduğunu, somut uyuşmazlığa konu kazanın 17.11.2009 tarihinde meydana geldiği göz önünde bulundurulduğunda, işbu davanın zamanaşımı def'i yönünden reddedilmesinin gerektiğini, buna karşın, İlk Derece Mahkemesince konuya ilişkin itirazlarının dikkate alınmadan, davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin usule ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin asıl işveren olmadığını, müvekkili açısından davanın husumet yönünden reddinin gerektiğini, dava konusu olayın iş kazası olarak nitelendirilmesinin olanaksız olduğunu, müvekkili şirketin kusurunun bulunmadığını, müvekkilinin hakkaniyet gereği kendisinden beklenebilecek her türlü önlemi almasına rağmen söz konusu olayın vuku bulduğunu, kusur ile zarar arasındaki illiyet bağı kesildiğinden, dava konusu zarardan müvekkiil şirketin sorumlu olmasının beklenemeyeceğini, kabul anlamına gelmemek üzere, dilekçelerinin içeriğinde sayılan tüm itirazların Dairece reddedilmesi halinde dahi, dava konusu olay kapsamında müvekkili şirketin sorumlu tutulmasının olanaksız olduğunu, somut olayın davacı taraf ve 3 üncü şahısların ağır kusuruyla meydana gelmesinin zarar ile müvekkili şirkete atfedilecek kusur arasındaki illiyet bağının ortadan kaldırdığını, İlk Derece Mahkemesi tarafından davacı işçinin diyabet hastalığı ve bu hastalığın zarara etkisi değerlendirilmeden hüküm tesis edilmesinin usule ve yasaya aykırı olduğunu, davacı tarafın diyabet hastalığının meydana geldiği iddia edilen zararı ağırlaştırıp ağırlaştırılmadığının Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas dairesince tespit edilmesi ve sorumluluk oranının buna göre belirlenmesi gerekirken Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu raporunda bu hususa ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmadığını, koşulları oluşmayan manevi tazminat talebinin reddi gerekirken fahiş miktarda manevi tazminata hükmolunmasının hakkaniyet kurallarına aykırılık teşkil ettiğini istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri olarak ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... ve.... Yat. İnş. A.Ş. vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili, alt işveren olan müvekkili ...’ın görülmekte olan iş bu dava açılana kadar, davaya konu olaydan hiç bir bilgisi ve haberi olmadığını, taraflar arasında meydana gelen münakaşa olayının, müvekkilin üstlendiği asansör montaj işi ile herhangi bir ilgi ve alakası olmadığı gibi iş sınırları alanında ve mesai saatleri içerisinde meydana gelmediğini, bu anlamda; müvekkilinin taraflar arasında yaşandığı iddia edilen olayı engelleyebilecek bir önlem alması imkanının da olmadığını, davacının olay yaşandıktan sonra kötüniyetli olarak, işvereni olan müvekkilini durumdan haberdar etmediğini, bilgi vermediğini, tedavi amaçlı olarak da doktora gitmediğini, davacının iş arkadaşları ile münakaşa ve kavga edilmeyeceğini, işyerinde karşılaşabileceği muhtemel kaza risklerini bilebilecek yaşta ve tecrübe sahibi olduğunu, davacının asli kusurlu olduğunu, müvekkiline kusur izafe edilmesinin hatalı olduğunu, hüküm altına alınan maddi tazminatın fazla olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı Pasifik şirketi vekili, temyize konu davanın hukuka uygun ikame edilmediğini, derdestlik, yetki ve göreve ilişkin ilk itirazlarıyla beraber, mesnetsiz davada emredici sürelere riayet edilmediğinden özellikle zamanaşımı def'ini ve hak düşürücü süre itirazlarını ileri sürdüklerini, davanın zamanaşımı nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, müvekkilinin asıl işveren olmadığını, olayın bir iş kazası olarak nitelendirilemeyeceğini, müvekkili şirkete kusur izafe edilemeyeceğini, mesai saatleri dışında gerçekleşen kavganın işveren tarafından herhangi bir iş sağlığı ve güvenliği tedbiri alınmak suretiyle engellenemeyeceğini, müvekkili şirketin hangi mevzuattan kaynaklanan hangi önlemi almadığı, hangi tedbiri alması gerektiği açıklanmadan ve yeterli gerekçe gösterilmeden hüküm tesis edildiğini, kusur ile zarar arasındaki illiyet bağının kesildiğini, ceza dava dosyası dikkate alındığında olayda kavga eden her iki kişinin de ağır kusuru bulunduğunu, SGK inceleme raporunda hem davacı kazalının hem de davalı ...'ın %50'şer oranda kusurlu olduklarının belirtildiğini, davacının diyabet hastası olduğunu, tüm bilirkişi raporlarında bu hususun değerlendirilmesi ve bu hastalığın davacının uğradığını iddia ettiği zararı arttırıp arttırmadığının değerlendirilmesi gerektiğini, Kayseri Devlet Hastanesi tarafından tanzim edilen rapor kapsamında, davacı işçinin sol gözünde makülopati bulunduğunu, bunun diyabete bağlı da ortaya çıkabilen bir durum olduğunu, Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu raporunda davacının diyabet hastalığının değerlendirilmediğini, hüküm altına alınan manevi tazminatın fazla olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13, 16 ve 20 nci maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 nci maddesi, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 8 inci ve 31 inci maddeleri. 3. Değerlendirme Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelerle temyiz edenin sıfatına temyizin kapsam ve nedenlerine göre, temyiz eden davalılar ... ve.... Yat. İnş. A.Ş. vekillerinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 6100 sayılı HMK’nın 297/1-b maddesine göre hüküm tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini içermelidir. Somut olayda davalı Pasifik Şirketinin ticaret unvanı tam olarak “...” olduğu halde İlk Derece Mahkemesi gerekçeli karar başlığında ".... Temel Yapı İnş. Mak Gıda Tur. San. Tic. A.Ş." şeklinde gösterilmesi yerinde görülmemiştir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçeli karar başlığında yer alan "1-... Temel Yapı İnş. Mak Gıda Tur San Tic. A.Ş." ibarelerinin silinerek yerine geçmek üzere "1-..." ibarelerinin yazılması suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Temyiz harcının istek halinde ilgililerine iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.