13. Hukuk Dairesi 2017/2894 E. , 2019/4467 K. "" ....... Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı avukat, 29.12.2009 tarihinde davalı Kurum ile avukatlık ücret sözleşmesi imzaladığını, sözleşmenin 30.12.2010 tarihinde bir yıl süre ile uzatıldığını, fakat bir sonr…
**13. Hukuk Dairesi 2017/2894 E. , 2019/4467 K.** **"İçtihat Metni"** ....... Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı avukat, 29.12.2009 tarihinde davalı Kurum ile avukatlık ücret sözleşmesi imzaladığını, sözleşmenin 30.12.2010 tarihinde bir yıl süre ile uzatıldığını, fakat bir sonraki yıl için 28.11.2011 tarihinde sözleşmenn uzatılmayacağı hususunun tarafına tebliğ edildiğini, kendisi sözleşme kapsamında dosyalara istifa dilekçelerini sunmak üzere masraf beklerken ve acil işleri yapmaya devam ederken 01.02.2012 tarihinde azledildiğini, bu azlin haksız olduğunu ileri sürerek, gerek biten işlerde gerekse sonuçlanmayan işlerde akdi ve kanuni vekalet ücretlerinin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 10.000,00 TL'sinin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, 04.10.2016 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini artırmıştır. Davalı, sözleşmenin yeniden uzatılmadığını, bu durumun süresinde davacı tarafa bildirildiğini bu nedenle haklı bir azil söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, azlin haksız olduğu belirtilrek davanın kabulüne, 360.089,08 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1.Davacı, ücret sözleşmesinin yenilenmeyeceği hususunun kendisine davalı yanca bildirildiğini ancak sonrasında zorunlu bazı işlere devam ettiğini, dosyalara istifasını bildirmek için masraf beklemekteyken haksız azledildiğini ileri sürerek gerek biten gerekse bitmeyen işlerde hakettiği akdi ve kanuni vekalet ücretlerinin tahsli istemi ile eldeki davayı açmıştır. Davalı, sözleşmenin uzatılmadığını bu nedenle azlin haksız olarak değerlendirilemeyeceğini savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, alınan bilirkişi raporları doğrultusunda, davacı avukatın takip ettiği dosyalada özen yükümlülüğünü yerine getirdiği, fesih bildiriminden sonra da hizmet vermeye devam ettiği, hatta yeni takip taleplerinde bulunduğu, azlin hakısız olup biten ve bitmeyen işlerde kanuni vekalet ücretlerine hak kazandığı ancak ücret sözleşmesinde akdi ücret öngörülmediği için akdi ücret talep edemeyeceği belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.