6. Hukuk Dairesi 2022/3943 E. , 2024/711 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi EK KARAR TARİHİ : ....03.2015 DAVA TARİHİ : 27.07.2009 HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul-Kısmen Ret Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve temyiz incelemesinden geçen elatmanın önlenmesi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonuc
**6. Hukuk Dairesi 2022/3943 E. , 2024/711 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi EK KARAR TARİHİ : ....03.2015 DAVA TARİHİ : 27.07.2009 HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul-Kısmen Ret Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve temyiz incelemesinden geçen elatmanın önlenmesi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne-kısmen reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı ... ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı arsa sahibi vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında düzenlenen Beyoğlu .... Noterliği’nin 24.09.2002 tarih ve 33476 yevmiye numaralı arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca arsa maliki olan müvekkiline verilmesi gereken 3,5 daireden iki dairenin teslim edildiğini, geriye kalan bir tam ve bir yarım dairenin teslim edilmeyip davalının işgali altında olduğunu, davalı tarafından kiraya verildiğini, dairelerin aylık kirasının halen 800,00 TL olduğunu ileri sürerek, şimdilik 5.000,00 TL kira alacağının tahsiline, taraflar arasında yapılan sözleşmenin feshine, elatmanın önlenmesine ve inşaatın kaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı yüklenici vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu inşaatın dört ayrı parselin tevhidi sonucu oluşan parsel üzerine yapıldığını, parsel malikleri ile ayrı ayrı sözleşmeler yapıldığını, davacının hissedarı olduğu parselin diğer parseller arasında en kör noktada olduğunu, müvekkilinin inşaatı süresinden önce bitirdiğini, davacının da iki daireyi hiçbir itirazda bulunmadan teslim aldıktan sonra 2006 Mayıs ayında kötüniyetli olarak ihtarname keşide ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. 2. Dahili davalı ... cevap dilekçesinde özetle; dahili dava yoluyla taraf sıfatı kazanılamayacağını, davacının kendi payı dışında kalan bölümler yönünden böyle bir talepte bulunamayacağını, ifa edilmiş sözleşmenin feshi ile teslim alınan dairelerin kalinin istenemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. 3. Dahili davalı ... cevap dilekçesinde özetle; maliki olduğu dairenin dava konusu yapılamayacağını, taleplerin hukuka aykırı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. 4. Dahili davalı ... cevap dilekçesinde özetle; taşınmazı ... isimli kişiden satın aldığını, iyiniyetli olduğunu, davaya dahil edilmesinin hukuka aykırı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. 5. Dahili davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dahili dava yoluyla taraf sıfatı kazanılamayacağını, ifa edilmiş sözleşmenin feshi ile teslim alınan dairelerin kalinin istenemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİNİN İLK KARARI İstanbul 13. Asliye Hukuk Mahkemesi 2009/357 Esas, 2012/244 Karar ve 19.06.2012 tarihli kararı ile özetle; arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine göre inşaatın teslim süresinin ruhsat alım tarihi baz tutularak belirlendiği, belediyeden gelen imar işlem dosyasından davacıya ait 12 parsel için inşaat yapmak üzere davalı yüklenicinin müracaatının ve izninin olmadığı, yapılan inşaatın tüm katlarının kaçak yapı mahiyetinde olduğu ve Belediye Encümeni tarafından verilmiş yıkım kararı bulunduğu, davalının sadece 7 parsele aldığı inşaat iznine dayanarak 4 adet parseli tevhit etmeden bu parseller üzerine bir bütün olarak bina inşa ettiği, ayrıca kaçak mahiyette olan bu yapının katlarında mevcut imar durumunda belirtilen H: 9.50 m sınırlamasına uyulmamış olduğu, davalıya binayı yasal hale getirebilmek için gerekli işlemleri yapması için süre verilmesine rağmen hiç bir işlem yapmadığı, sözleşme başlangıcından itibaren feshedildiğinden davacının kira alacağı talebinin ve davalılar taşınmazda hissedar olduklarından elatmanın önlenmesi ve kal talebinin reddi gerektiği belirtilerek, sözleşmenin feshine, davacının diğer taleplerinin reddine karar verilmiştir. IV. BİRİNCİ BOZMA KARARI A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararını süresinde davacı vekili, davalı yüklenici Ali ... vekili ve dahili davalı ... temyiz etmiştir. 2. (Yargıtay Kapatılan) 23. Hukuk Dairesi’nin 08.03.2017 tarih ve 2015/7041 Esas, 2017/729 Karar sayılı kararı ile özetle; dosya kapsamından taraflar arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin 12 no.lu parselle ilgili olarak imzalanmasına rağmen, inşaatın bitişik 7, 8 ve 9 parsellerle birlikte 12 parsel sayılı taşınmaz üzerine bütün olarak yapıldığının anlaşıldığı, davacının kal istemi inşaatın yapıldığı parsellerin tapu paydaşları ve ikamet edenlerin hukukunu etkileyeceğinden anılan kişilerin yokluğunda görülen böyle bir davada verilen kararın onlara karşı infaz edilmesi ve kesin hükümden söz edilmesi olanağı bulunmadığı, davada taraf olmayanın durumu tartışılarak onun leh veya aleyhinde bir karar verilemeyeceği, mahkemece, 12 parsel sayılı taşınmazın paydaşları davaya dahil edilmiş ise de; zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığından ve dahili dava yoluyla davanın tarafı haline getirilmeleri mümkün olmadığından, 7, 8, 9 parsel sayılı taşınmazın dava dışı kalan paydaşlarının da davanın tarafı olmasının sağlanması gerektiği, bu durumda, mahkemece, 7, 8, 9 ve 12 parsel sayılı taşınmazın paydaşlarına ve ikamet edenlere karşı müdahalenin önlenmesi ve kal istemli dava açması için davacıya süre verilmesi, dava açılması halinde iş bu dava ile birleştirilmesinin sağlanması, bu kişilerin varsa savunma ve delilleri toplanıp değerlendirildikten sonra oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, açıklanan taraf teşkilinin yapılmaması doğru olmadığı gibi, imara aykırı olduğu belirlenen inşaatın bu durumunu devam ettirecek şekilde müdahalenin önlenmesi ve kal isteminin reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle kararın bozulduğu anlaşılmıştır. V. İLK DERECE MAHKEMESİNİN SON KARARI İstanbul 13. Asliye Hukuk Mahkemesi 2019/7 Esas, 2021/413 Karar ve 29.06.2021 tarihli kararı ile özetle; bozma ilamına uyularak, bozma kapsamı dışında kaldığı anlaşılan sözleşmenin feshi talebinin kabulü ile, davacı ve davalı ... ... arasında yapılan Beyoğlu .... Noterliği'nin 24 Eylül 2002 tarih ve 33476 yevmiye numaralı düzenleme şeklindeki gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesinin feshine, yine bozma kapsamı dışında kalan kira alacağı talebinin reddine, davacı vekiline davaya konu edilen 7, 8, 9 ve 12 parsel sayılı taşınmaz paydaşlarına ve ikamet edenlere karşı müdahalenin meni ve kal istemli dava açması için 4 haftalık kesin süre verildiği, verilen süreye rağmen davacı vekilinin taşınmazın paydaşlarına ve ikamet edenlere karşı kal istemli dava açmayarak yıkım taleplerinden feragat ettiği görülmekle yıkım talebi yönünden açılan davanın feragat nedeni ile reddine, davalılar taşınmazda hissedar olduklarından el atmanın önlenmesi talebinin bu nedenle reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararını süresinde, davacı arsa sahibi vekili ve davalı yüklenici vekili temyiz etmiştir. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı arsa sahibi vekili, müdahalenin men'i kararı verilmesi gerektiğini belirterek, kararı temyiz etmiştir. 2. Davalı yüklenici vekili, yapılan inşaattaki dairelerin bitirilerek teslim edildiğini, davacının da hiçbir ihtirazi kayıt koymadan dairelerini teslim aldığını, somut olayda davalı yüklenicinin işi bitirmek için gösterdiği çaba ve emek, inşaatın tamamlanması ile ilgili yükümlülüklerinin tamamının yerine getirilmiş olması gözetilerek işin ortaya çıkan bu özelliği ve kapsamı göz önüne alınarak sözleşmenin ileriye etkili olacak şekilde feshine karar verilmesinin gerektiğini, sözleşmenin feshine karar verilmesi halinde, yüklenici müvekkil tarafından yapılan işin bedelinin ödenmesi gerektiğini belirterek, kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili feshi, kira tazminatı, kal ve müdahalenin önlenmesi taleplerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk HMK’nın 90, 94 üncü maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 437 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşmiş olan cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün bulunmamasına göre davalı yüklenici vekilinin tüm, davacı arsa sahibi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 3. 6100 sayılı HMK’nun 90.maddesi gereğince süreler, kanunda belirtilir veya hâkim tarafından tespit edilir. Kanunda belirtilen istisnai durumlar dışında, hâkim kanundaki süreleri artıramaz veya eksiltemez. Hâkim, kendisinin tespit ettiği süreleri, haklı sebeplerle artırabilir veya eksiltebilir; gerekli gördüğü takdirde, bu konudaki kararından önce tarafları da dinler. Aynı yasanın 94. maddesi gereğince kanunun belirlediği süreler kesindir. Hâkim, tayin ettiği sürenin kesin olduğuna karar verebilir. Aksi hâlde, belirlenen süreyi geçirmiş olan taraf yeniden süre isteyebilir. Bu şekilde verilecek ikinci süre kesindir ve yeniden süre verilemez. Kesin süre içinde yapılması gereken işlemi, süresinde yapmayan tarafın, o işlemi yapma hakkı ortadan kalkar. Söz konusu açıklamayı somut uyuşmazlığımız bakımından değerlendirdiğimizde; bozma ilamında davacı arsa sahibince davaya konu edilen 7, 8, 9 ve 12 parsel sayılı taşınmaz paydaşlarına ve ikamet edenlere karşı müdahalenin meni ve kal istemli dava açılması gerektiği belirtilmiş, bozma ilamına uyan mahkemece davacı arsa sahibi vekiline 03.11.2020 tarihli 6 ncı duruşmada, davaya konu edilen 7, 8, 9 ve 12 parsel sayılı taşınmaz paydaşlarına ve ikamet edenlere karşı müdahalenin meni ve kal istemli dava açması için 4 haftalık kesin süre verilmiş, süresinde dava açılmaması durumunda mevcut dosya durumuna göre karar verileceğine dair ihtarat yapıldığı anlaşılmıştır. Ancak mahkemece verilen kesin süre içinde taşınmaz paydaşlarına ve ikamet edenlere karşı davacı tarafça müdahalenin meni davası açılmamıştır. Mahkemece, müdahalenin meni talebinin taraf teşkili sağlanmadığı gerekçesiyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girerek red kararı verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması uygun bulunmuştur. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; “Değerlendirme” bölümünün “2 inci” bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, “3 üncü” bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın davacı yararına BOZULMASINA, Davacıdan peşin alınan harcın istek halinde iadesine, Aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davalı ... ...'tan alınmasına, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 21.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.