4. Hukuk Dairesi 2012/7833 E. , 2012/10037 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı Milli Savunma Bakanlığı vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 30/06/2009 gününde verilen dilekçe ile rücuen tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 16/03/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan
**4. Hukuk Dairesi 2012/7833 E. , 2012/10037 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı Milli Savunma Bakanlığı vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 30/06/2009 gününde verilen dilekçe ile rücuen tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 16/03/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2- Diğer temyiz itirazlarına gelince; Dava, askerlik hizmeti sırasında verilen zarar nedeni ile müteselsil sorumlu olan Devletin ödediği zarar tutarının, öteki sorumlulardan rücu yolu ile alınmasına ilişkindir. Yerel mahkemece istem kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur. Davacı, müteselsil sorumlu olarak üçüncü kişiye ödediği paranın ardıllık (haleflik) kuralları gereğince rücu yoluyla ödetilmesini istediğine ve davalı önceki davada davalı konumunda olmadığına göre ödemenin kapsamı, kural olarak davacının sorumlu tutulup ödediği para ile kendisi hakkında açılan davanın sonunda verilen kararın kesinleşmesine kadar işleyecek faiz ve önceki davada takdir edilen avukatlık ücreti ile yargılama giderleri ve bir de davacı aleyhine ödetme kararı alan üçüncü kişinin karar kesinleşmeden önce alacağını almak için kararı icraya koymuş olması halinde kararın kesinleşmesine kadar yapılan icra giderleri ve avukatlık ücreti ile aynı güne kadar gerçekleşen faizden ibarettir. Kendi kusurlu davranışı ile icranın sürüp gitmesine yol açan davacı, bu savsaması nedeniyle artan icra giderlerinin ve kararın kesinleşmesinden sonra geçen sürenin faizini isteyemez. Bu ilkelere aykırı düşüncelerle isteğin tümünün kabul edilmiş olması doğru değildir. Diğer yandan, rücuun amacı, birlikte sorumlular arasında hak ve adalete göre denge kurmaktır. Borçlar Yasası'nın 50. maddesi yargıcın takdirini temel almıştır. Anılan madde buyruğuna göre, ilgililerin birbirlerine karşı rücu hakları olup olmadığını ve varsa kapsamını yargıç takdir edecektir. Bu madde, her ne kadar birden çok kimselerin ortak kusurlarıyla zarar oluşturmalarını düzenlemiş ise de onu izleyen 51. maddedeki birden çok kişilerin değişik hukuksal nedenlerden sorumluluğunda da belirtilen kural geçerlidir. Öyleyse, çok tipli dayanışmada da (teselsülde de) yargıç, rücu kapsamını takdir durumundadır. Kusur, kapsam belirlemede etkin ise de hak ve adalet duygusu da onunla birlikte değerlendirilmesi gereken öğelerdendir. Davalı, Anayasa’nın 72. maddesi gereğince, hakkı olan askerlik ödevi sırasında kusuru ile zarara yol açmıştır. Hizmetin karşılığında ücret almaması ve anayasal ödevde bulunması dolayısıyla onun, tazminatın tümüyle sorumluluğu durumunda hak ve adalet öğesi, kapsam belirlemede dikkate alınmamış olma sonucunu doğurur. Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek rücuun kapsamının belirlenmesi gerekirken istemin tümünün kabulü doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, davalının öteki temyiz itirazlarının (1) sayılı bentte gösterilen nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 07/06/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.