T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 12/02/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ...ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09/07/2025 NUMARASI : ... Esas ...Karar DAVACI : ... ... DAVALI : ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) G.KARAR YAZIM …
T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 12/02/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ...ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09/07/2025 NUMARASI : ... Esas ...Karar DAVACI : ... ... DAVALI : ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) G.KARAR YAZIM TARİHİ : 12/02/2026 İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili ile davalı arasında unlu mamül (ekmek, simit, açma vb.) alım satımından kaynaklı ticari ilişki bulunduğunu, müvekkilinin teslim ettiği mallara ilişkin irsaliyeli elektronik faturaları düzenleyerek davalıya teslim ettiğini, davalı tarafından ödeme yapılmadığını, alacağın tahsili için T.C. .... İcra Müdürlüğü .... esas sayılı dosyadan takip başlatıldığını, itiraz nedeni ile takibin durduğunu, bu nedenlerle davanın kabulüne, borçlunun takibe itirazının iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere inkâr tazminatına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğine rağmen davalı cevap dilekçesi ibraz etmeyerek davacı yanın dava dilekçesindeki iddialarını inkar etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların iddia ve savunmaları, dosya kapsamında toplanan tüm deliller ile bilirkişi raporu birlikte değerlendirilmek suretiyle özetle; davacıya ait ticari defterlerin incelenmesi neticesinde sunulan bilirkişi raporu ile davacının davalıdan alacağı bulunduğu, davacı taraf her ne kadar bilirkişi raporunda yapılan hesaplama ve ödemenin mahsup edilmesi işleminde davacının takibe konu etmediği 2024 yılında davalı adına düzenlediği 32.941,85-TL tutarındaki faturanın da toplam alacak tutarında dikkate alınmasını talep etmiş ise de hesaplama yapılırken taleple bağlılık kuralı gereği takibe konu faturaların göz önüne alınması suretiyle hesaplama yapılmasının yerinde olduğu, davalı tarafın defterlerini inceleme gün ve saatinde sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK'nun 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan sunulmayan ticari defterlerinde de davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığının ve bunun sonucunda da davacının incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerektiği, bu durumda ticari defter kayıtları ile davacının alacaklı olduğu hususunun ispatlandığı gerekçesiyle davalının .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın 227.624,10-TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin 227.624,10-TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, takip ve dava konusu alacağın faturalara dayalı miktarı belli, niteliği itibariyle likit sayılan alacaklardan olması ve davalının takibe/borca yaptığı itirazında haksız çıkmış olması nedeniyle itiraza uğrayan toplam alacak miktarı olan 227.624,10-TL'nin %20'si oranına tekabül eden 45.524,82-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle: Hukuka ve kanuna aykırı yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasını, müvekkili ile davalı arasında hâlihazırda devam eden herhangi bir ticari iş ilişkisi mevcut olmadığını, müvekkilinin, önceki alım-satım işlemlerinden doğan tüm yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini, buna rağmen davacı tarafça, müvekkili adına gerçekte var olmayan borç kalemleri yaratılarak haksız kazanç elde edilmeye çalışıldığını, yerel mahkeme dosyası arasına alınan 12.06.2025 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alınmaya uygun olmadığını, bu hususta taraflarınca ayrıntılı itirazlarda bulunulmuş olmasına rağmen, yerel mahkemenin itirazları herhangi bir gerekçe göstermeksizin reddettiğini, davacının tutmuş olduğu ticari defterler ile icra takibine konu edilen borç miktarı arasında ciddi çelişkiler bulunduğunu, müvekkilinin davacıya yapmış olduğu 75.000,00TL tutarındaki ödemenin hem icra takibi sırasında hem de dava dilekçesinde davacı tarafından dikkate alınmadığını, bu ödemeye rağmen, müvekkiline ait olmayan borç kalemleri yaratılarak fatura düzenlendiğini ve icra takibine konu edildiğini, taraflar arasında böyle bir borç ilişkisi bulunmamasına karşın, davacıya ait ticari defterlerde çelişkili hususların yer aldığını, raporda ise bu çelişkilerin tartışılmadığını, buna rağmen yerel mahkemenin, yalnızca davacı beyanları ve davacı defterlerine dayanılarak hazırlanmış bilirkişi raporunu esas almak suretiyle hüküm kurduğunu, davacının sunmuş olduğu ticari defterler ile ikame edilen icra takibi ve itirazın iptali davasındaki beyanları arasında açık ve giderilmemiş çelişkiler bulunduğunu, bu çelişkilerin, davacının dürüstlük kuralına aykırı şekilde kötü niyetli davrandığını ve haksız kazanç elde etmeye yönelik girişimde bulunduğunu açıkça ortaya koyduğunu, yerel mahkeme tarafından yapılması gerekenin; öncelikle bu çelişkilerin açıklığa kavuşturulması, tarafların iddia ve savunmalarını destekleyen delillerin usulüne uygun şekilde değerlendirilmesi ve bilirkişi raporunun dayanaklarının denetime elverişli olacak biçimde irdelenmesi olduğunu, davacı tarafından dosyaya ibraz edilen ticari defterlerin kendi içinde çelişkili olması nedeniyle, davacının iddialarını yazılı delille ispat edemediğini, bu durumda, mahkemece davacıya yemin deliline dayanıp dayanmadığının re’sen hatırlatılması gerekirken, yerel mahkeme tarafından bu yükümlülüğün yerine getirilmediğini, bu durumda, davacının tüm delillerinin toplandığı ve iddiasını ispatladığından bahsedilemeyeceğini, davacının iddialarını yazılı delille ispat edemediğini, bu nedenlerle istinaf talebinin kabulüne, ...Asliye Ticaret Mahkemesi ... E., .... K. sayılı kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle: Davalı tarafından haksız ve kötüniyetli olarak takibe itiraz edildiğini, davalının amacının süreci uzatarak zaman kazanmak olduğunu, davalı borçlu tarafın, borca itirazında taraflar arasında mevcut ticari ilişkiye dahi itiraz etmediğini, yalnızca borcun olmadığına yönelik iddialarda bulunduğunu, ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporundan da görüleceği üzere taraflar arasında ticari ilişkinin varlığının ortaya konduğunu, davalı tarafça ticari defter kayıtların ilk derece mahkemesi dosyasına sunulmadığını, yerel mahkemenin kararının usul ve yasaya uygun olduğunu beyanla istinaf kanun yoluna başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE : Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde; Dava; faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı taleplerine ilişkindir. Davaya dayanak icra dosyası incelendiğinde; takibin ilk olarak ...İcra Dairesi ...esas sayılı dosyası ile başlatıldığı ve borca itirazla birlikte yetki itirazı üzerine dosyanın....İcra Dairesinin ... esasa kayıt edildiği ve de incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 16 adet faturaya dayalı olarak faiziyle beraber toplam 311.029,63TL bakımından icra takibi başlatıldığı, davalı tarafça süresinde verilen itiraz dilekçesi ile borcun tamamına ve ferilerine itiraz edildiği ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı anlaşılmıştır. Davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Tek başına fatura düzenlenmesi alacağın ispatı için yeterli değildir. Fatura içeriği malın teslim edildiğinin/hizmetin verildiğinin, düzenleyen tarafça ispat edilmesi gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesi uyarınca ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması ile diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması, diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Ek cümle: 22/7/2020-7251/23 md.) veya defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Somut olayda Mahkemece, 19/03/2025 tarihli duruşmada tarafların 2024 yılına ilişkin ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verildikten sonra, taraflara ticari defter ve kayıtlarını sunmak üzere süre verildiği ve ihtarat içerdiği, ön inceleme zaptının davalı şirket elektronik adresine tebliğ edildiği ve ticari defterlerini sunmadığı anlaşılmaktadır.Yine davalı tarafa, verilen süre içerisinde defter ve belgelerin mazeretsiz bir şekilde ibraz edilmemesi halinde HMK'nın 222. maddesi uyarınca sonuçlarının ne olacağı da açık bir şekilde ihtar edilmiştir. Mali Müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen 12/06/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacının unlu mamuller üretimi, satışı, davalının da turizm sektöründe otel işletmeciliği alanında faaliyet gösterdiği, taraflar arasında 2024 yılında 04/2024 - 07/2024 tarihleri arasında ticari bir ilişki olduğu, davacının bu dönemde davalı adına 335.565,95 lira tutarında fatura düzenlediği, davalının da 75.000,00 lira ödeme yaptığı, davacının takip talebinde asıl alacak yönünden 302.624,10 liralık fatura tutarını takibe konu ettiği ve davalı tarafından ödenen 75.000,00 lira ödemeyi talep edilen alacaktan düşülmediği, davacının talebine bağlı kalınarak yapılan incelemede, takipte talep edilen 302.624, 10 lira asıl alacaktan davalının ödediği 75.000,00 lira düşüldüğünde takibe konu edilen alacağın 227.624,10 lira olarak hesaplandığı, takibe dayanak faturadan dolayı davacının alacaklı olduğu, takibe konu alacak kalemlerinin yerinde olduğu, davacı tarafından takipte talep ettiği işlemiş faiz açısından ise, taraflar arasında düzenlenmiş bir sözleşme ve ödeme vadesi belirlenmediği, davacının alacak yönünden davalıyı temerrüde düşürdüğüne ilişkin bir ihtarnameye rastlanılmadığı bu nedenle takip tarihi itibariyle faiz hesaplaması yapılmadığı, taraf BA/BS Formlarının birbiri ile uyumlu olduğunu beyan etmiştir. Netice olarak; Mahkemece, hukuki nitelendirmenin, davadaki ileri sürülüş ve dosya kapsamına uygun olarak belirlendiği, taraflarca ileri sürülen delillerin toplanarak usulüne uygun olarak değerlendirildiği, delillerin değerlendirilmesinin dosya kapsamına uygun bulunduğu, taraflarca ileri sürülen iddia ve savunmaların tartışılarak gerekçeli kararın oluşturulduğu, ihtilafa uygulanması gereken yasal mevzuatın doğru olarak tespit edildiği, mahkemenin karar gerekçesiyle hüküm fıkrasının birbiriyle uyumlu olduğu ve mahkeme hükmünün yasal unsurları taşıdığı, davalı ödemesinin takibe konu faturalardan mahsup edilmesi, davalı tarafça başkaca ödeme yapıldığı veya aleyhine belirlenen durumun aksini de usulüne uygun delillerle ispat edemediği de dikkate alınarak, davalı istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan incelemede; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas bakımından hukuka uygun bulunduğu anlaşılmakla, ilk derece mahkemesi kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nin 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 09/07/2025 tarih, ... Esas ...Karar sayılı kararına karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gerekli 15.549,00 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 3.887,25 TL'nin mahsubu ile bakiye 11.661,75 TL eksik harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi.12/02/2026 ... Başkan Üye Üye Katip Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.