14. Hukuk Dairesi 2016/16644 E. , 2019/3037 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı tarafından, davalılar aleyhine 08.10.2014 gününde verilen dilekçe ile suya müdahalenin men'i talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 17.03.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K …
**14. Hukuk Dairesi 2016/16644 E. , 2019/3037 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı tarafından, davalılar aleyhine 08.10.2014 gününde verilen dilekçe ile suya müdahalenin men'i talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 17.03.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, suya müdahalenin men' i istemine ilişkindir. Davacı, ... İlçesi ... Mahallesi, ... Mevkiinde bulunan dere yatağındaki suya davalıların müdahale ettiklerini, arazilerini sulamak için yararlandıkları suyun davalılar tarafından döşenen su boruları vasıtasıyla ... Sokağına içme suyu olarak götürüldüğünü, davalıların sudan yararlanma hakkının kendilerine ait olduğunu ve başkalarının da bu sudan yararlanmasına müsaade etmeyeceklerini söylediğini belirterek davalıların ... Deresi içinde bulunan suya vaki haksız müdahalelerinin men'ine, yargılama giderlerinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı ..., su kaynağının kendilerine ait araziden çıkan su olduğunu, dere yatağında bulunan suyun debisine zarar vermediğini, davacının belirtilen bölgede ekili dikili arazisi olmayışı nedeniyle suya da ihtiyacı olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, 11.11.2015 havale tarihli fen bilirkişisi raporunun tetkikinde dava konusu su kaynağının 110 ada 2 parsel sayılı Maliye Hazinesine ait taşınmaz içerisinde yer aldığı ve malikinin su kaynağından yararlanma hakkının olduğu davacının bu su kaynağına yönelik müdahalenin men'ini isteme hakkının olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacı temyiz etmiştir. Türk Medeni Kanununun 718. maddesi gereğince; arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsar. Bu mülkiyetin kapsamına yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer. Bu madde hükmüne paralel olarak düzenlenen Türk Medeni Kanununun 756. maddesi gereğince de; "Kaynaklar, arazinin bütünleyici parçası olup bunların mülkiyeti ancak kaynadıkları arazinin mülkiyeti ile birlikte kazanılabilir. Başkasının arazisinde bulunan kaynaklar üzerindeki hak, bir irtifak hakkı olarak tapu kütüğüne tescil ile kurulur. Yeraltı suları, kamu yararına ait sulardandır. Arza malik olmak onun altındaki yeraltı sularına da malik olmak sonucunu doğurmaz. Arazi maliklerinin yer altı sularından yararlanma biçimi ve ölçüsüne ilişkin özel kanun hükümleri saklıdır." Gerek Türk Medeni Kanununun 718. maddesi gerekse 756/2. maddesinde sözü edilen kaynaklar, yeraltı sularından farklıdır.