Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/2614 E. , 2024/389 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2020/2614 Karar No : 2024/389 DAVACI: ... Üniversitesi Rektörlüğü VEKİLİ : Av. ... DAVALI: ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ: Huk. Müş. ... DAVANIN KONUSU: Davacı tarafından, 04/03/2020 tarihli ve 31058 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sağlık Bakanlığına Ait Kurum ve Kuruluşlar ile Devlet Üniversitelerinin İlgili Birimlerinin Birlikte Kullanımı ile İşbirliği Usul ve Esasları Hakk…
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/2614 E. , 2024/389 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2020/2614 Karar No : 2024/389 DAVACI: ... Üniversitesi Rektörlüğü VEKİLİ : Av. ... DAVALI: ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ: Huk. Müş. ... DAVANIN KONUSU: Davacı tarafından, 04/03/2020 tarihli ve 31058 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sağlık Bakanlığına Ait Kurum ve Kuruluşlar ile Devlet Üniversitelerinin İlgili Birimlerinin Birlikte Kullanımı ile İşbirliği Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 11. maddesinin 4. fıkrasının “ilgili mevzuatı gereğince üniversitenin bilimsel araştırma projelerinin finansmanı için öngörülen kesintiler” ibaresine yer verilmemesi nedeniyle iptali istenilmektedir. DAVACININ_İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu Yönetmelik ile yürürlükten kaldırılan 16/06/2017 tarihli ve 30098 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarına Ait Kurum ve Kuruluşlar ile Devlet Üniversitelerinin İlgili Birimlerinin Birlikte Kullanımı ile İşbirliği Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 11. maddesinin 4. fıkrasında “ilgili mevzuatı gereğince üniversitenin bilimsel araştırma projelerinin finansmanı için öngörülen kesintiler” ibaresine yer verilmemesi sebebiyle anılan fıkranın iptali ve yürütülmesinin durdurulması istemiyle Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin E:2017/2196 sayılı dosyasında açılan davada yürütmenin durdurulması kararı verildiği ve karara itirazın İdari Dava Daireleri Kurulunca reddedildiği, ancak, iş bu dava ile iptali istenilen Yönetmelik hükmünde hukuka aykırı biçimde yine bilimsel araştırma projeleri paylarına yer verilmeyerek yürütmesi durdurulan hükmün aynı şekilde korunduğu, 3359 sayılı Kanun’un ek 9. maddesi gereği, Bolu ilinin nüfusunun 750.000’in altında olması sebebiyle zorunlu olarak Üniversite Rektörlüğü ile Bolu Valiliği arasında 23/06/2014 tarihinde birlikte kullanım protokolü imzalandığı, protokol gereği üniversitelerinin Sağlık Araştırma ve Uygulama Merkezinin Sağlık Bakanlığına devredildiği, 2014 ve 2016 yıllarında yayımlanan yönetmeliklerde yer alan birlikte kullanımdaki sağlık tesislerinin döner sermaye gelirlerinden üniversitelerin bilimsel araştırma projelerinin finansmanı için ayrılan paya, dava konusu Yönetmelik hükmünde yer verilmediği, böylece üniversitelerin bilimsel araştırmalarına üniversite tıp fakültesi hastanesinde ortaya çıkan gelirden aktarılan miktarın tümüyle haksız olarak ortadan kaldırıldığı, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 58. maddesinin (b) bendinde, döner sermaye gelirlerinden tahsil edilen kısmın en az yüzde %5’inin, üniversite bünyesinde yürütülen bilimsel araştırma projelerinin finansmanı için kullanılacağının düzenlendiği, Yükseköğretim Kurumları Bilimsel Araştırma Projeleri Hakkında Yönetmeliğin 11. maddesinde, bilimsel araştırma projelerinin finansmanında kullanılacak gelirler arasında, yükseköğretim kurumunun döner sermaye gelirlerinden 2547 sayılı Kanun’un 58. maddesinde belirtilen oranda aktarılacak tutarın da sayıldığı, üniversitelerine ait Araştırma ve Uygulama Hastanesinin döner sermaye gelirinden bilimsel araştırma projeleri için aktarılan payın Nisan 2017 tarihine kadar ödenmekte olduğu, bilimsel araştırma projeleri gelirinin %85’inin bu paydan oluştuğu, mevzuatta herhangi bir değişiklik mevcut değilken dava konusu düzenlemede bilimsel araştırma projeleri için ayrılan paya yer verilmemiş olmasının hukuka ve kamu yararına aykırı olduğu, bilimsel araştırma yapılmasının üniversitelerin temel amacı olduğu, döner sermaye gelirlerinden ayrılan payın kesilmesiyle birlikte Üniversitelerinde bilimsel araştırma projeleri için ayrılan gelirin % 85’inin kesildiği, yeni Yönetmelik ile birlikte diş hekimliğinin de kamu hastanelerine devrinin zorunlu hale getirilmesi ile birlikte eğer bu birimlerden bilimsel araştırma projelerine kaynak aktarılmaz ise bunun gelecekte bilimsel araştırma projeleri için ayrılan kaynağın %98’inin kesilmesi anlamına geleceği, bu durumun da üniversitelerinde bilimsel araştırma projelerinin durmasına yol açacağı, 2547 sayılı Kanun’a göre yükseköğretimin amacının, yüksek düzeyde bilimsel çalışma ve araştırma yapmak, bilgi ve teknoloji üretmek, bilim verilerini yaymak, ulusal alanda gelişme ve kalkınmaya destek olmak, yuriçi ve yurdışı kurumlarla işbirliği yapmak suretiyle bilim dünyasının seçkin bir üyesi haline gelmek, evrensel ve çağdaş gelişmeye katkıda bulunmak olduğu, bilimsel araştırmalara ayrılan kaynakların kesilmesinin yükseköğretimin asli fonksiyonunu yerine getirmesinin imkansızlaşması anlamına geldiği, kaldı ki, bilimsel araştırma projelerine aktarılan bedelin, üniversitelerine ait binada, üniversitelerinin kaynağıyla alınan tıbbi araç gereçle, üniversitelerinin sağlık personelinin ürettiği sağlık hizmeti sonucu ortaya çıkan sağlık hizmeti gelirinin cüzi bir kısmını oluşturduğu, bu bedelin Sağlık Bakanlığının kendi hastanelerinden talep edilen bir bedel olmadığı, dava konusu işlemin bu haliyle yürürlükte kalması halinde, bilimsel araştırma yapılamayacağı, devam eden projelerin finansmanının mümkün olamayacağı, devam eden projelerde girişilen mal ve hizmet alımlarına ilişkin taahhütlerin yerine getirilemeyeceği iddia edilmektedir. DAVALININ SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, 3359 sayılı Kanun’un ek 9. maddesinde 15/11/2018 tarih ve 7151 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten sonra değişen üst hukuk normuna uygun olarak yönetmelik düzenlemesi yapılması ihtiyacı doğduğu, 3359 sayılı Kanun’un ek 9. maddesinin son fıkrasına uygun olarak dava konusu Yönetmeliğin hazırlandığı, Kanun değişikliği kapsamında yeniden hazırlanan Yönetmelik Taslağı ve Protokol Taslağının Yükseköğretim Kurulunun ve Hazine ve Maliye Bakanlığının görüşleri alınmak üzere ilgili kurumlara gönderildiği, Yükseköğretim Kurulunca, "Taslağın 11. maddenin dördüncü fıkrasına 'üniversitenin bilimsel araştırma projelerinin finansmanı için öngörülen kesintiler ve' ifadesinin eklenmesi durumunda Yönetmeliğe uygun görüş verildiğinin" bildirildiği, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından, Taslağa ilave edilecek bir husus bulunmadığının bildirildiği, söz konusu Yönetmeliğin, 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 27. maddesi hükmü uyarınca değerlendirilmesi için Sayıştay Başkanlığına gönderildiği, Sayıştay Başkanlığının ... tarihli ve E... sayılı yazısıyla gönderilen Daireler Kurulunun ... tarihli ve ... sayılı kararı ile, "birlikte kullanılacak sağlık tesisinin döner sermaye bütçesinden, bilimsel araştırma projelerinin finansmanı için pay ayrılabileceği hususunun 3359 sayılı Kanun'da ve Bakanlığın tabi olduğu mevzuat olan 209 sayılı Kanunda düzenlenmediği, bu nedenle, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 58. maddesi uyarınca işletilen üniversite döner sermaye işletmelerinin gelirleri üzerinden ayrılabilecek bir pay niteliğinde olan üniversite bilimsel araştırma projeleri finansman payının, Sağlık Bakanlığı mevzuatı uyarınca işletilen döner sermaye işletmelerinin gelirleri üzerinden ayrılması uygulamasının yasal dayanağının bulunmadığı, birlikte kullanımdaki sağlık tesisinin döner sermaye gelirlerinden bilimsel araştırma projeleri finansman payı ayrılmasına ilişkin tüm hükümlerin Taslaktan çıkarılmasının uygun olacağı" yönünde görüş verildiği, Sayıştay Başkanlığının vermiş olduğu görüşler de dikkate alınarak, Taslağın 11. maddesinde yer alan ve çıkarılması önerilen ilgili kısım çıkarılarak Yönetmeliğin tekrar düzenlendiği, Yönetmelik Taslağının mevzuat hazırlama usul ve esaslarına uyularak hazırlandığı, Sayıştay Daireler Kurulu kararında değiştirilmesi önerilen hususlar da düzenleme yapılarak Yükseköğretim Kurulu ve Hazine ve Maliye Bakanlığının nihai görüşleri de eklenerek Cumhurbaşkanlığına gönderildiği, Bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşlarınca hazırlanan mevzuat taslaklarını Anayasaya, Kanunlara, Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerine, genel hukuk kurallarına, Cumhurbaşkanlığı programına uygunluğu açısından incelemekle görevli ve yetkili bulunan Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı Hukuk ve Mevzuat Genel Müdürlüğünce, Yönetmelik dosyasının görev ve yetkileri çerçevesinde incelendiği, tabiatıyla dosyadaki Yükseköğretim Kurulunun görüşü ile Sayıştay Başkanlığı görüşünün de değerlendirildiği, nihayetinde, Sayıştay Başkanlığı görüşüne uygun olarak Yönetmeliğin yayımlanmasına karar verildiği, Yönetmeliğin 04/03/2020 tarihli ve 31058 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe konulduğu, 3359 sayılı Kanun’un ek 9. maddesine göre, birlikte kullanıma geçilen sağlık tesislerinin döner sermaye hesaplarının, sadece birlikte kullanılan birimlerle sınırlı olmak ve birlikte kullanıma geçildikten sonraki tasarruflara etkili olmak kaydıyla birleştirildiği, madde metninde belirtilenler haricinde, birlikte kullanımdaki sağlık tesisinin döner sermaye gelirlerinden, üniversitenin bilimsel araştırma projelerinin finansmanı için belirli bir oranda pay ayrılacağı yolunda Kanun’da bir hüküm bulunmadığı, maddede 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 58. maddesinde yer alan, yükseköğretim kurumları döner sermaye işletmelerinin, döner sermaye gelirlerinden tahsil edilen kısmın en az yüzde 5’inin, üniversite bünyesinde yürütülen bilimsel projelerin finansmanı için kullanılacağı yolundaki düzenlemeye yapılan bir atıf da bulunmadığı, 3359 sayılı Kanun’un ek 9. maddesinin son fıkrasında, birlikte kullanım ve işbirliğine ilişkin usul ve esaslar ile döner sermaye gelirlerinden personele yapılacak ek ödemelerin Hazine ve Maliye Bakanlığının ve Yükseköğretim Kurulunun uygun görüşü alınarak Sağlık Bakanlığınca düzenleneceği hususunda Bakanlığa yetki verildiği, bu yetki ile Yönetmeliğe bırakılan alanın sınırlı olduğu, dava konusu Yönetmelikte, dayanak Kanun ile belirlenen sınırın aşılmasının mümkün bulunmadığı, nitekim, Yükseköğretim Kurulu tarafından Yönetmelik Taslağına eklenmesi istenilen “üniversitenin bilimsel araştırma projelerinin finansmanı için öngörülen kesintiler ve” ifadesinin eklendiği ancak, Sayıştay Başkanlığı tarafından, birlikte kullanımdaki sağlık tesisinin döner sermaye gelirlerinden bilimsel araştırma projeleri finansman payı ayrılmasına ilişkin tüm hükümlerin Taslaktan çıkarılmasının uygun olacağı görüşünün bildirdiği, 17/02/2006 tarihli ve 26083 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Mevzuat Hazırlama Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 6. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca, Bakanlıklar ile Sayıştayın denetimine tabi diğer kamu kurum ve kuruluşlarınca mali konularda düzenlenecek yönetmelik taslakları hakkında Sayıştay Başkanlığının görüşlerinin alınmasının zorunlu olduğu, 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 27. maddesi uyarınca da, mali hüküm içeren yönetmeliklerin yürürlüğe konulabilmesi için Sayıştay’ın istişari görüşünün alınmasının kanuni bir zorunluluk olduğu, Anayasanın 160. maddesi gereğince yürütmenin, kendini mali konularda yasama adına denetlemekle görevlendirmiş bir organının, önceden alınacak istişari görüşüne bağlı tutulduğu bir durumda, verilen görüşe aykırı vaziyet almasının beklenemeyeceği; davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Dava konusu düzenlemenin iptali gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI: ... DÜŞÜNCESİ : Dava; 04/03/2020 tarih ve 31058 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sağlık Bakanlığına Ait Kurum ve Kuruluşlar ile Devlet Üniversitelerinin İlgili Birimlerinin Birlikte Kullanımı ile İşbirliği Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 11. maddesinin 4. fıkrasının “ilgili mevzuatı gereğince üniversitenin bilimsel araştırma projelerinin finansmanı için öngörülen kesintiler” ibaresine yer verilmemesi nedeniyle iptali istemiyle açılmıştır. 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanununun 6745 sayılı Kanunun 39. maddesi ile değişik Ek 9. maddesinin 1. fıkrasında; (Değişik birinci cümle: 20/8/2016-6745/39 md.) Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumuna (7078 sayılı Kanunun 189. maddesinin 2. fıkrası uyarınca Sağlık Bakanlığına) bağlı sağlık tesisleri ile üniversitelerin tıp ve diş hekimliği alanında lisans ve uzmanlık eğitimi veren kurumlarının; eğitim, araştırma ve sağlık hizmeti sunumu için insan gücü, mali kaynak, fiziki donanım, bina, tıbbi cihaz ve diğer kaynakları karşılıklı olarak maddede belirtilen usul ve esaslara göre birlikte kullanabileceği kuralına yer verilmiş, anılan maddenin son fıkrasında da; birlikte kullanım ve işbirliğine ilişkin usul ve esaslar ile ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde döner sermaye gelirlerinden personele yapılacak ek ödemelere ilişkin diğer hususların Maliye Bakanlığının ve Yükseköğretim Kurulunun uygun görüşü alınarak Sağlık Bakanlığı tarafından çıkarılan yönetmelikle belirleneceği kurala bağlanmıştır. Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarına Ait Kurum ve Kuruluşlar ile Devlet Üniversitelerinin İlgili Birimlerinin Birlikte Kullanımı ve İşbirliği Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik yukarıda yer verilen yasal düzenlemeye dayanılarak Sağlık Bakanlığı tarafından 04/03/2020 tarih ve 31058 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Yönetmeliğin "Mali hususlar" başlıklı 11. maddesinin dava konusu 4. Fıkrasında: “Birlikte kullanımdaki sağlık tesisinin döner sermaye gelirlerinden; ilgili mevzuatı gereğince Hazine payı, 24/5/1983 tarihli, 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanununun 18 inci maddesinin birinci fıkrasının (k) bendi gereğince ayrılacak pay ile Bakanlık merkez payı ayrılır. Kalan miktar, 209 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin üçüncü fıkrasında belirlenen oranları geçmeyecek şekilde Ek Ödeme Yönetmeliği hükümlerine göre personele ek ödeme olarak dağıtılır.” kuralına yer verilmiştir. Sağlık Bakanlığına Ait Kurum Ve Kuruluşlar İle Devlet Üniversitelerinin İlgili Birimlerinin Birlikte Kullanımı İle İşbirliği Usul Ve Esaslarına ilişkin olarak Sağlık Bakanlığı tarafından çıkarılacak olan Yönetmelikler için,3359 sayılı Kanunun Ek-9. maddesinin son fıkrası hükmü uyarınca Yükseköğretim Kurulunun ve Maliye Bakanlığının uygun görüşünün alınması şeklinde idari usul şartı bulunduğu açıktır. Tarafların iddia ve savunmaları ile dosyada yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, uyuşmazlık konusu Yönetmelik taslağının uygun görüş alınmak üzere Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına iletilmesi üzerine Yükseköğretim Yürütme Kurulunca taslağın 11. maddesinin 4. fıkrasındaki teklifin, birlikte kullanımı olan üniversitelerin anayasal görevi ve amaçlarından biri olan bilimsel araştırma yapılmasına ilişkin teşviki ortadan kaldıracağı, böylece birlikte kullanımdan üniversitenin zararlı çıkacağı, teklifin bilimsel araştırma projelerinin finansmanının özel bütçeden karşılanmasına yönelik mevzuat düzenlemelerinin yapılması halinde uygun olabileceği yolunda görüş bildirildiği, ancak 04/03/2020 tarihinde yayımlanan Yönetmelik taslağı için uygun görüş alınmak üzere Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına Sağlık Bakanlığı tarafından tekrar başvurulması üzerine Yükseköğretim Yürütme Kurulunun kararı ile Yönetmelik taslağının 11. maddesinin 4. fıkrasında yer alan düzenlemeye itirazı devam ettirdikleri, anılan fıkra ile yapılmak istenilen düzenlemenin uygun olmadığı yönünde görüş bildirildiği, buna rağmen yönetmeliğin dava konusu madde hükmüne anılan cümle ilave edilmeksizin yönetmeliğin çıkarıldığı, davacı üniversite tarafından da, 3359 sayılı Kanun’un ek 9. maddesi gereği, Bolu ilinin nüfusunun 750.000’in altında olması sebebiyle zorunlu olarak Üniversite Rektörlüğü ile Bolu Valiliği arasında 23/06/2014 tarihinde birlikte kullanım protokolü imzalandığı, protokol gereği üniversitelerinin Sağlık Araştırma ve Uygulama Merkezinin Sağlık Bakanlığına devredildiği; 2014 ve 2016 yıllarında yayımlanan yönetmeliklerde yer alan birlikte kullanımdaki sağlık tesislerinin döner sermaye gelirlerinden üniversitelerin bilimsel araştırma projelerinin finansmanı için ayrılan paya, dava konusu Yönetmelik hükmünde yer verilmediği, böylece üniversitelerin bilimsel araştırmalarına üniversite tıp fakültesi hastanesinde ortaya çıkan gelirden aktarılan miktarın tümüyle haksız olarak ortadan kaldırıldığı; 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 58. maddesinin (b) bendinde, döner sermaye gelirlerinden tahsil edilen kısmın en az yüzde %5’inin, üniversite bünyesinde yürütülen bilimsel araştırma projelerinin finansmanı için kullanılacağının düzenlendiği; Yükseköğretim Kurumları Bilimsel Araştırma Projeleri Hakkında Yönetmeliğin 11. maddesinde, bilimsel araştırma projelerinin finansmanında kullanılacak gelirler arasında, yükseköğretim kurumunun döner sermaye gelirlerinden 2547 sayılı Kanun’un 58. maddesinde belirtilen oranda aktarılacak tutarın da sayıldığı; üniversitelerine ait Araştırma ve Uygulama Hastanesinin döner sermaye gelirinden bilimsel araştırma projeleri için aktarılan payın Nisan 2017 tarihine kadar ödenmekte olduğu, bilimsel araştırma projeleri gelirinin %85’inin bu paydan oluştuğu, mevzuatta herhangi bir değişiklik mevcut değilken dava konusu düzenlemede bilimsel araştırma projeleri için ayrılan paya yer verilmemiş olmasının hukuka ve kamu yararına aykırı olduğu; bilimsel araştırma yapılmasının üniversitelerin temel amacı olduğu, döner sermaye gelirlerinden ayrılan payın kesilmesiyle birlikte Üniversitelerinde bilimsel araştırma projeleri için ayrılan gelirin % 85’inin kesildiği; yeni Yönetmelik ile birlikte diş hekimliğinin de kamu hastanelerine devrinin zorunlu hale getirilmesi ile birlikte eğer bu birimlerden bilimsel araştırma projelerine kaynak aktarılmaz ise bunun gelecekte bilimsel araştırma projeleri için ayrılan kaynağın %98’inin kesilmesi anlamına geleceği, bu durumun da üniversitelerinde bilimsel araştırma projelerinin durmasına yol açacağı ileri sürülerek söz konusu düzenlemenin iptali istemiyle bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun ek 9. maddesinde, davaya konu Yönetmeliğin, Sağlık Bakanlığı tarafından, Maliye Bakanlığının ve Yükseköğretim Kurulunun uygun görüşü alınarak çıkarılmasının kurala bağlanmasına karşın, Yükseköğretim Kurulunun ... tarih ve ... sayılı işlemi ile Yönetmeliğin 11. maddesinin 4. fıkrasına "üniversitenin bilimsel araştırma projelerinin finansmanı için öngörülen kesintiler ve" ifadesinin eklenmesi durumunda uygun görüş verildiğini belirterek, Yönetmeliğin 11. maddesinin 4. fıkrasına uygun görüş verilmediği halde anılan cümle eklenmeksizin mevcut haliyle yapıldığı anlaşılan düzenlemede bu nedenle üst hukuk normlarına uyarlık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, Yönetmeliğin dava konusu 11. maddesinin 4. Fıkrasının iptali yolunda karar verilmesi gerektiği düşülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun ek 1. maddesi uyarınca Danıştay Sekizinci ve Onuncu Dairelerinden oluşan Müşterek Kurulca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY: Dava, 04/03/2020 tarihli ve 31058 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sağlık Bakanlığına Ait Kurum ve Kuruluşlar ile Devlet Üniversitelerinin İlgili Birimlerinin Birlikte Kullanımı ile İşbirliği Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 11. maddesinin 4. fıkrasının “ilgili mevzuatı gereğince üniversitenin bilimsel araştırma projelerinin finansmanı için öngörülen kesintiler” ibaresine yer verilmemesi nedeniyle iptali istemiyle açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun -dava konusu Yönetmeliğin yayımlandığı tarihte yürürlükte olan haliyle- ek 9. maddesinde; "(Değişik birinci cümle: 20/8/2016-6745/39 md.) Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumuna bağlı sağlık tesisleri ile üniversitelerin tıp ve diş hekimliği alanında lisans ve uzmanlık eğitimi veren kurumları; eğitim, araştırma ve sağlık hizmeti sunumu için insan gücü, mali kaynak, fiziki donanım, bina, tıbbi cihaz ve diğer kaynakları karşılıklı olarak aşağıdaki usul ve esaslara göre birlikte kullanabilir. Ancak, büyükşehir olan iller dışındaki illerde eğitim ve araştırma hizmetleri, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren Sağlık Bakanlığı eğitim ve araştırma hastanesi veya üniversite sağlık uygulama ve araştırma merkezlerinden yalnızca biri tarafından verilebilir. Bu illerde Bakanlık ve bağlı kuruluşları ile üniversiteler, tıp lisans eğitimi ve/veya tıpta uzmanlık eğitimi için ortak kullanım ve işbirliği yapar. Birlikte kullanılacak sağlık tesisleri için, Bakanlık ve Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının uygun görüşü alınarak, Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu Başkanı ile üniversite rektörü arasında birlikte kullanım protokolü akdedilir. (Ek fıkra:15/11/2018-7151/20 md.) Birlikte kullanıma konu sağlık tesisleri için bu maddede belirtilen esaslar çerçevesinde birden fazla üniversite ile de protokol yapılabilir. Birlikte kullanımdaki hastane tarafından üniversitenin tıp fakültesi ve diş hekimliği fakültesi öğretim elemanları ve bunların kadrosunda bulunan öğretim elemanı dışındaki diğer personelle, ilgili fakülte dekanının görüşü alınarak, yürütülecek hizmetlere ilişkin en fazla üç yıl süreli ayrı ayrı sözleşme imzalanabilir. Bu fakültelerin dışındaki üniversite personeli ile de rektörün görüşü alınarak sözleşme yapılabilir. Bu sözleşmelerde, sunulacak hizmetin niteliği, performans hedefleri ve süresi yer alır. Öğretim elemanlarıyla yapılan sözleşmelerde mezuniyet öncesi ve mezuniyet sonrası eğitim ile bilimsel çalışmalara ilişkin yetki ve sorumluluklar ayrıca belirtilir. Süresi biten sözleşmeler yenilenebilir. Sözleşme bitim tarihinden bir ay önce tarafların aksine yazılı bildirimi yoksa sözleşme kendiliğinden birer yıllık sürelerle uzar. (Ek fıkra:15/11/2018-7151/20 md.) Üniversitelerin sağlık uygulama ve araştırma merkezleri ile ağız ve diş sağlığı uygulama ve araştırma merkezlerinin uygulamaları üniversiteler tarafından işletilen hastanelerde ve sağlık tesislerinde veyahut üniversitelerin birlikte kullanım protokolü imzaladığı hastanelerde veya sağlık tesislerinde yapılabilir. Birlikte kullanımdaki sağlık tesislerinde tıpta uzmanlık ve lisans eğitimleri, Sağlık Bakanlığı uzmanlık öğrencilerinin eğitimi de dâhil olmak üzere, ilgili mevzuata göre ilgili fakülte dekanının yetki ve sorumluluğunda yürütülür. (Ek cümleler: 20/8/2016-6745/39 md.) Dekan, hastane yöneticisinin görüşünü alarak varsa profesör, yoksa doçent unvanını haiz öğretim üyelerinden birini, doçent de yoksa yardımcı doçent veya eğitim görevlilerinden birini eğitim sorumlusu olarak görevlendirir. Başhekim aynı zamanda üniversite yönünden sağlık uygulama ve araştırma merkezi müdürü sayılır. Birlikte kullanıma geçilen sağlık tesisleri, Bakanlığın tâbi olduğu mevzuat uyarınca işletilir ve tesis, üniversitenin görüşü alınarak Bakanlıkça atanan başhekim tarafından yönetilir. Birlikte kullanıma geçilen sağlık tesisinin kamu hastane birliği kapsamında olması hâlinde, o tesise ait yönetici görevlendirmeleri kamu hastaneleri birliği mevzuatı çerçevesinde yapılır. (Ek cümle: 2/1/2014-6514/44 md.) Birlikte kullanımdaki sağlık tesislerinde mesai sonrası hizmetler için 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 73 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına göre ilave ücret alınmaz. (Ek fıkra: 20/8/2016-6745/39 md.) Birlikte kullanıma geçilen sağlık tesislerinin döner sermaye hesapları, sadece birlikte kullanılan birimlerle sınırlı olmak ve birlikte kullanıma geçildikten sonraki tasarruflara etkili olmak kaydıyla birleştirilir. Ancak borcun mevcut bir taşınıra ilişkin olması durumunda protokolün imza tarihinden önceki borçlar, sağlık tesisinin döner sermaye bütçesinden karşılanır. (Ek fıkra: 20/8/2016-6745/39 md.) Birlikte kullanımdaki sağlık tesisleri ve ilgili birimlerde görevli öğretim elemanları dâhil tüm personel; ihtiyaç duyulan tıbbi ve bilimsel danışmanlık, nöbet, konsültasyon ve diğer sağlık hizmetlerini yerine getirmekle ve bu kapsamda kendilerine yapılan davete icabet etmekle yükümlüdür. Bu şekilde nöbet tutan öğretim üyelerine de 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun ek 33 üncü maddesi çerçevesinde ve eğitim görevlisi için belirlenmiş olan gösterge rakamı üzerinden nöbet ücreti ödenir. (Değişik fıkra: 2/1/2014-6514/44 md.) 2547 sayılı Kanunun 58 inci maddesinin (c) fıkrasının (1) numaralı bendinde sayılan ve ilgili fakültenin temel tıp bilimlerinde görev yapan öğretim üyesi, öğretim görevlisi ve araştırma görevlisi ile birlikte kullanımdaki sağlık tesislerinde fiilen görev yapan personele, üniversite personeli için 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen ek ödeme matrahı ve tavan ek ödeme oranları, Bakanlık ve bağlı kuruluşları personeli için ise 4/1/1961 tarihli ve 209 sayılı Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurumları ile Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkında Kanunun 5 inci maddesinde öngörülen ek ödeme matrahı ve tavan ek ödeme oranları esas alınarak Bakanlığın tabi olduğu ek ödeme mevzuatı doğrultusunda ek ödeme yapılır. Üniversite rektörü, rektör yardımcıları, genel sekreteri, ilgili birimin dekanı ve dekan yardımcılarına 2547 sayılı Kanunun 58 inci maddesi gereğince yönetici payı olarak yapılacak ek ödeme, birlikte kullanımdaki sağlık tesisinin döner sermaye hesabından yapılır. Birlikte kullanılan sağlık tesisinde görev yapan personelin disiplin ve tüm özlük işlemleri kadrosunun bulunduğu kurumun ilgili mevzuatına göre yürütülür. Üniversite tarafından, birlikte kullanılan kurum ve kuruluşlarda görevli personelin profesör ve doçent kadrolarına atanabilmesi için Bakanlığa ve bağlı kuruluşlarına ait eğitim görevlisi kadroları da kullanılabilir. (Değişik fıkra: 20/8/2016-6745/39 md.) Sağlık Bakanlığı ve bağlı kuruluşlarının sağlık tesisleri ile üniversitelerin sağlık bilimleri eğitimi veren birimleri arasında, döner sermayeleri ayrı olmak suretiyle sağlık hizmeti sunumu, eğitim, araştırma, halk sağlığını geliştirme ve kurumların diğer faaliyet alanlarında işbirliği yapılabilir. İşbirliği protokolleri, üniversitenin ve ilgisine göre Bakanlık birimleri veya bağlı kuruluşlarının teklifi üzerine, Bakanlık ve Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının uygun görüşü alınarak vali ile rektör arasında imzalanır. Üniversitenin sağlık bilimleri alanında faaliyet gösteren birimlerinde görev yapan öğretim elemanlarından işbirliği kapsamında Bakanlık ve bağlı kuruluşları sağlık tesislerinde ya da Bakanlık ve bağlı kuruluşları personelinden üniversitede çalıştırılacaklar, karşılıklı mutabakat ile protokol eki liste ile belirlenir. (Değişik fıkra: 20/8/2016-6745/39 md.) Birlikte kullanım ve işbirliğine ilişkin usul ve esaslar ile ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde döner sermaye gelirlerinden personele yapılacak ek ödemelere ilişkin diğer hususlar Maliye Bakanlığının ve Yükseköğretim Kurulunun uygun görüşü alınarak Sağlık Bakanlığı tarafından çıkarılan yönetmelikle belirlenir.” hükmü yer almaktadır. Anılan Kanun hükmüne dayanılarak Sağlık Bakanlığına Ait Kurum ve Kuruluşlar ile Devlet Üniversitelerinin İlgili Birimlerinin Birlikte Kullanımı ile İşbirliği Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik hazırlanmış ve bu Yönetmelik Sağlık Bakanlığı tarafından 04/03/2020 tarihli ve 31058 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Yönetmeliğin "Mali hususlar" başlıklı dava konusu 11. maddesinin 4. fıkrasında, “Birlikte kullanımdaki sağlık tesisinin döner sermaye gelirlerinden; ilgili mevzuatı gereğince Hazine payı, 24/5/1983 tarihli ve 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanununun 18 inci maddesinin birinci fıkrasının (k) bendi gereğince ayrılacak pay ile Bakanlık merkez payı ayrılır. Kalan miktar, 209 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin üçüncü fıkrasında belirlenen oranları geçmeyecek şekilde Ek Ödeme Yönetmeliği hükümlerine göre personele ek ödeme olarak dağıtılır." yönünde düzenlemeye yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dava konusu Yönetmeliğin hazırlık aşamasında, Sağlık Bakanlığınca ... tarih ve E... sayılı işlem ile Yükseköğretim Kurulundan görüş istenilmiştir. Yükseköğretim Kurulunun verdiği görüş Sağlık Bakanlığı tarafından tetkik edilerek, taslak ... tarih ve E... sayılı işlemle yeniden Yükseköğretim Kuruluna gönderilmiştir. Yükseköğretim Kurulunun ... tarih ve ... sayılı işlemi ile bildirilen teklif ve öneriler sonucu son düzenlemeler yapılarak ... tarih ve E... sayılı işlem ile taslak tekrar Yükseköğretim Kuruluna gönderilmiştir. Yükseköğretim Kurulunun ... tarih ve ... sayılı işlemi ile Yönetmeliğin 11. maddesinin 4. fıkrasına "Üniversitenin bilimsel araştırma projelerinin finansmanı için öngörülen kesintiler ve" ifadesinin eklenmesi durumunda uygun görüş verildiği belirtilmiştir. Bunun üzerine, Sağlık Bakanlığı tarafından, Yükseköğretim Kurulunun eklenmesini istediği "Üniversitenin bilimsel araştırma projelerinin finansmanı için öngörülen kesintiler ve" ifadesi Yönetmelik taslağına eklenerek, taslak Hazine ve Maliye Bakanlığına gönderilmiştir. Hazine ve Maliye Bakanlığı yaptığı inceleme sonucu ilave edilecek bir hususun bulunmadığını belirterek, ... tarih ve E... sayılı işlemle taslağı Sağlık Bakanlığına göndermiştir. Davalı idare, taslağı mali hususlar içermesi sebebiyle, Mevzuat Hazırlama Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik uyarınca, ... tarih ve ... sayılı işlemle Sayıştay Başkanlığına göndermiştir. Sayıştay Daireler Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile, "Birlikte kullanılacak sağlık tesisinin döner sermaye bütçesinden bilimsel araştırma projelerinin finansmanı için pay ayrılabileceği hususunun ne 3359 sayılı Kanun'da ne de 209 sayılı Kanun'da düzenlendiği, bu nedenle, 2547 sayılı Kanun'un 58. maddesi uyarınca işletilen döner sermaye işletmelerinin gelirleri üzerinden ayrılabilecek bir pay niteliğinde olan üniversite bilimsel araştırma projeleri finansman payının, Sağlık Bakanlığı mevzuatı uyarınca işletilen döner sermaye işletmeleri gelirleri üzerinden ayrılması uygulamasının yasal dayanağı bulunmadığından, birlikte kullanımdaki sağlık tesisinin döner sermaye gelirlerinden bilimsel araştırma projeleri finansman payı ayrılmasına ilişkin tüm hükümlerin taslaktan çıkarılmasının uygun olacağı" görüşü bildirilmiştir. Sağlık Bakanlığı tarafından, taslağa Yükseköğretim Kurulunun görüşü doğrultusunda eklenen "üniversitenin bilimsel araştırma projelerinin finansmanı için öngörülen kesintiler ve" ifadesi, Sayıştayın görüşü dikkate alınarak taslaktan çıkarılmış ve Yönetmelik metni bu haliyle, Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı Hukuk ve Mevzuat Genel Müdürlüğünce 04/03/2020 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanmıştır. İdari işlemin tesisi sırasında mevzuatın bir takım ön işlemler veya belirli bir merciin görüşlerinin alınmasını öngördüğü haller bulunabilir. İşte bu ön işlemlerin, bir başka ifadeyle hazırlayıcı işlemlerin yapılmamış olması, idari işlemi hukuka aykırı kılmaktadır. "Usul" idari işlemin tesisinde izlenen yol demektir. Dava konusu Yönetmeliğin çıkarılmasında izlenecek yol da; 3359 sayılı Kanun'un Ek 9. maddesinin son fıkrasında belirlenmiş ve "Birlikte kullanım ve işbirliğine ilişkin usul ve esaslar ile ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde döner sermaye gelirlerinden personele yapılacak ek ödemelere ilişkin diğer hususlar Maliye Bakanlığının ve Yükseköğretim Kurulunun uygun görüşü alınarak Sağlık Bakanlığı tarafından çıkarılan yönetmelikle belirlenir." hükmüne yer verilmek sûretiyle Sağlık Bakanlığı tarafından çıkarılacak olan Yönetmelik için, Yükseköğretim Kurulunun ve Maliye Bakanlığı'nın uygun görüşünü alma şartı getirilmiştir. Bu anlamda, uygun görüş, alınması ve uyulması zorunlu olan görüştür. Nitekim 3359 sayılı Kanun da, Maliye Bakanlığının ve Yükseköğretim Kurulunun uygun görüşü alınarak Yönetmelik çıkarılmasını zorunlu kılmıştır. Yukarıda ayrıntısına yer verilen hazırlık sürecinden, "birlikte kullanımdaki sağlık tesisinin döner sermaye gelirlerinden bilimsel araştırma projeleri finansman payı ayrılmasına ilişkin" hükmün taslak metninden çıkarılmasından sonra uygun görüş alınmak üzere taslağın tekrar Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına gönderilmediği ve Yönetmeliğin bu haliyle yayımlandığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle, dava konusu Yönetmeliğin 11. maddesinin 4. fıkrasında bilimsel araştırma projelerinin finansmanı için öngörülen kesintilerin döner sermaye gelirlerinden ayrılacağına ilişkin düzenlemeye yer verilmemesinde, Yükseköğretim Kurulunun uygun görüşünün alınmamış olması sebebiyle üst hukuk normuna ve hukuka uygunluk görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. 04/03/2020 tarihli ve 31058 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sağlık Bakanlığına Ait Kurum ve Kuruluşlar ile Devlet Üniversitelerinin İlgili Birimlerinin Birlikte Kullanımı ile İşbirliği Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 11. maddesinin 4. fıkrasının “ilgili mevzuatı gereğince üniversitenin bilimsel araştırma projelerinin finansmanı için öngörülen kesintiler” ibaresine yer verilmemesi nedeniyle İPTALİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ... TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, 4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 28/02/2024 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. (X)- KARŞI OY : Anayasanın 123. maddesinde yer alan; idarenin, kuruluş ve görevleriyle bir bütün olduğu, kanunla düzenlenmesi gerektiği yönündeki Anayasanın amir hükmünden hareketle, idari teşkilat içerisindeki yapılar birbirinden ayrı olarak yapılandırılmışsa da, kuruluş ve görevleri bakımından birbirinden tamamen bağımsız olduğu düşünülemez. İdari teşkilatı oluşturan yapılar gerek kuruluşları gerek görevleri yönüyle bütünlük arzetmektedir. Görevlerini yerine getirirken ve yetkilerini kullanırken, eşgüdüm içerisinde hareket etmek zorundadırlar. İdarenin, bu eşgüdüm içerisinde, kamu yararını sağlayabilmesi, kamu hizmetlerinin sürekli ve düzenli olarak yerine getirilmesi ile mümkündür. Kamu hizmetinin sürekli ve düzenli olma ilkesini ihlal eden idari işlemler ise hukuka aykırıdır. Sonuçta, kamu hizmetinin yürütülmesinde, idarenin kanundan aldığı yetkiyi, kanuna uygun olarak kullanması gerekmektedir. Öte yandan, idare hukukunun temel ilkeleri uyarınca; normlar hiyerarşisinde kanunlardan sonra gelen düzenleyici işlemler, bir kanun hükmüne dayalı olarak hazırlanır. İdare tarafından, düzenleyici işlemler tesis edilirken, üst hukuk normlarına açıklık getirilmesi ve bu normlarca çizilen çerçeve içerisinde teknik detayların belirlenmesi, uygulamadaki belirsizliklerin giderilmesi amaçlanmalıdır. 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun ek 9. maddesi gereği, uygulamada birliğin ve öngörülebilirliğin sağlanması amacıyla birlikte kullanım ve işbirliğine ilişkin usul ve esasların yönetmelikle düzenlenmesi zorunludur. Genel anlamda sağlık hizmetlerinin, özel olarak birlikte kullanım ve işbirliği kapsamındaki hizmetlerin gereği gibi yürütülmesi için gerekli olan düzenleyici işlemlerin tesis edilmesi, kamu hizmetinin sürekli ve düzenli olması ilkesinin sonucudur. Diğer bir ifade ile, hazırlanacak Yönetmelikle, birlikte kullanım ve işbirliğine ilişkin usul ve esasların belirlemesi, birlikte kullanım ve işbirliğinin sağlanması ve yürütülmesi açısından önemli bir yere sahiptir. Aksi durumda, hukuk devletinin temel ilkelerinden olan belirlilik ve idari istikrar ilkesi, birlikte kullanım ve işbirliğinin yürütülmesi bakımından sağlanamayacaktır. Mevzuat Hazırlama Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin ''Taslak hazırlamada uyulacak ilkeler'' başlığını taşıyan 4. maddesinde, taslaklar hazırlanırken uyulacak ilkeler belirtilmiş olup, maddenin 1. fıkrasının (a) bendinde; taslakların üst hukuk normlarına aykırı olamayacağı kurala bağlanmıştır. İdarenin yetkilerini kullanırken ve görevlerini yerine getirirken egemen olan ilkeler ve mevzuat hazırlamaya ilişkin usul ve esaslar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun ek 9. maddesi gereği, birlikte kullanım ve işbirliğine ilişkin usul ve esaslar ile ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde döner sermaye gelirlerinden personele yapılacak ek ödemelere ilişkin diğer hususları belirlemek, Sağlık Bakanlığının görev ve yetkileri arasındadır. Sağlık Bakanlığının, bu görev ve yetkisini kullanırken, Hazine ve Maliye Bakanlığının ve Yükseköğretim Kurulunun uygun görüşünü alması şekil unsuru olarak zorunludur. 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun ek 9. maddesi ile Sağlık Bakanlığına verilen yönetmelik hazırlama ve Maliye Bakanlığı ile Yükseköğretim Kuruluna verilen uygun görüş verme yetkisinin, ''kanuni idare'' ilkesi uyarınca usulüne uygun kullanılıp kullanılmadığının yargısal olarak denetlenmesi hukuk devleti ilkesinin gereğidir. Kanunlarda, idari işlem tesis edilmeden önce, bir başka makamın uygun görüşünün alınmasının kurala bağlamış olması durumunda, uygun görüş alınması zorunlu olmakla birlikte, bu makamın, normlar hiyerarşisine aykırı olan görüşünün kabul edilerek, düzenleyici işlem ihdasının mümkün olmaması, bunun tıkanıklığa yol açacak olması ve bu tıkanıklığı çözecek idari bir mekanizmanın bulunmaması nedeniyle, bu hususun yargısal denetim sırasında, re'sen araştırma ilkesi uyarınca değerlendirileceği tabidir. Bu bakımdan, uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için davaya konu Yönetmeliğin ihdas edilmesinde, Sağlık Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı ve Yükseköğretim Kuruluna tanınan görev ve yetkilerin, üst hukuk normlarına ve kamu hizmetinin gereklerine uygun olarak kullanılıp kullanılmadığının ortaya konulması gerekmektedir. 3359 sayılı Kanun'un ek 9. maddesi gereği birlikte kullanıma geçilen sağlık tesisleri, Sağlık Bakanlığının mevzuatı uyarınca işletilecektir. Birlikte kullanılacak sağlık tesislerinin döner sermaye bütçesinden, bilimsel araştırma projelerinin finansmanı için pay ayrılabileceği konusunda, 3359 sayılı Kanun'da ve 209 sayılı Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurumları ile Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkında Kanun'da düzenleme yapılmamıştır. 2547 sayılı Kanun'un 58. maddesi uyarınca işletilen üniversite döner sermaye işletmelerinin gelirleri üzerinden ayrılabilecek bir pay niteliğinde olan üniversite bilimsel araştırma projeleri finansman payının, Sağlık Bakanlığı mevzuatı uyarınca işletilen döner sermaye işletmelerinin gelirleri üzerinden ayrılmasının yasal dayanağı bulunmadığından, birlikte kullanımdaki sağlık tesisinin döner sermaye gelirlerinden bilimsel araştırma projelerinin finansman payı ayrılamayacaktır. Bu bağlamda, davaya konu Yönetmeliğin hazırlık aşamasında, Yükseköğretim Kurulundan uygun görüş almak için yürütülen süreç bir bütün olarak değerlendirildiğinde, Yükseköğretim Kurulunun 13/02/2020 tarih ve 35102 sayılı işlem ile Yönetmeliğin 11. maddesinin 4. fıkrasına "üniversitenin bilimsel araştırma projelerinin finansmanı için öngörülen kesintiler ve" ifadesinin eklenmesi durumunda uygun görüş verildiğini belirterek, Yönetmeliğe uygun görüş vermemesi, sebep unsuru yönünden dayanak kanuna ve üst hukuk normlarına aykırılık teşkil etmektedir. Buna göre, dava konusu düzenlemede üst hukuk normlarına ve hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, Yönetmeliğin 11. maddesinin 4. fıkrasının hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi gerektiği oyu ile aksi yönde oluşan çoğunluk kararına katılmıyoruz.