10. Hukuk Dairesi 2025/15020 E. , 2026/2567 K. "" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2268 E., 2025/2714 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 12. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/50 E., 2025/183 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından …
10. Hukuk Dairesi 2025/15020 E. , 2026/2567 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2268 E., 2025/2714 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 12. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/50 E., 2025/183 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı şirkete bağlı işyerinde aralıksız ve kesintisiz 16.08.2000 - 18.02.2012 tarihleri arasında İhracat Departman sorumlusu olarak çalıştığını, işten çıkartıldığında aylık net ücretinin 2.000,00 TL olduğunu, davalı işverenin sigorta primlerini gerçek ücret üzerinden değil dönemin asgari ücreti üzerinden gösterdiğini, işçilik alacaklarının tahsili için İzmir 10. İş Mahkemesinin 2012/454 E.-2014/143 K. sayılı dosyası ile davalı işveren aleyhine dava açılan davada, davacının vasıfsız çalışan olmadığı anlaşıldığı için gerçek ücretinin aylık net 1.923,00 TL olacağının kabul edildiğini, sigorta primine esas ücretin eksik yatması sonucu emsallerine göre düşük aylık almasına sebep olduğunu beyanla 16.08.20 00... .02.2012 tarihleri arasındaki sigorta primine esas ücretin tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının diğer davalı işveren tarafından bildirilen ücretlerinin eksik gösterildiğini iddia ettiğini, ancak Kurum nezdinde bildirilen bordrolardaki ücretinin aksini ispatlayan belge bulunmaması nedeniyle talebinin reddedilmesi gerektiğini, davacının ücretlere ilişkin itirazlarını yazılı kanıtlara dayandırmasının gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. 2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili işveren tarafından ücretlerinin eksik gösterildiği ve buna ilişkin haksız kazanç elde ettiği şeklindeki iddiasına ilişkin hiçbir yazılı ve resmi belgesinin bulunmadığını, bordroların yazılı ve resmi belge olduğundan aksinin aynı şekilde yazılı ve resmi belge ile kanıtlanması gerektiğini, davacının sekreter olarak çalıştığını, ofiste getir-götür işleri, misafir ağırlama ve bir kısım yazışma işleri yaptığını, mesleğinin ve eğitiminin de sekreterlik olduğunu, Departman İhracat sorumlusu olarak çalışmadığını, ithalat ve ihracat yapmak gibi bir görevi ve bilgisinin olmadığını, ithalat ve ihracatların başka firmalar ve gümrük şirketleri aracılığıyla yapıldığını, davacının asgari ücretin üzerinde ücret aldığı iddiasının gerçek olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davasının kabulüne davacının davalı Kurumda 0302691.35 sicil nosu ile kayıtlı davalı ... Dış Ticaret ve İnş. Yat. Gıd. San. A.Ş. ünvanlı iş yerinde 16.08.20 00... .01.2012 tarihleri arasında dönemin ... tavan tutarını aşmamak üzere brüt asgari ücretin 3,10 katı ücret ile 20 12... . ayda 3.457,44 TL brüt ücretle çalıştığının ve sigorta primine esas kazançlarının gerçek ücretine göre düzenlenerek fark primlerin davalıdan tahsil edilerek davalı Kuruma yatırılması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İzmir 12. İş Mahkemesinin 27.03.2025 tarih, 2023/50 Esas ve 2025/183 Karar sayılı ilâmına yönelik davalı şirket vekili ve davalı Kurum vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun'un 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1-Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde; eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğini, hak düşürücü sürenin geçtiğini ve Kuruma müracaat şartının süresi içinde sağlanmadığını, davacı tarafından hiçbir yazılı delil sunulmadığını, davacının taleplerini aşacak şekilde usulsüz rapor hazırlandığını, ibraname içeriği ile bordrolardaki ücretin sabit olduğunun dikkate alınmadığını beyan etmektedir. 2-Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davacının iddialarını yazılı ve resmi belgeler ile ispatlanması gerektiğini, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın reddi gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının davalı Kuruma eksik bildirilen prime esas kazançlarının tespiti istemine ilişkindir. Davanın yasal dayanaklarından olan 506 sayılı Kanun'un “prime esas ücretler” başlığını taşıyan 77. maddesinin 1. fıkrası ile 5510 sayılı Kanun'un “prime esas kazançlar” başlıklı 80. maddesinin birinci fıkrasında, sigortalıların prime esas kazançlarının nasıl belirleneceği açıklanmıştır. Diğer taraftan 506 sayılı Kanun'un 79/ 10... sayılı Kanun'un 86/9. maddelerine dayalı olarak açılan bu tür hizmet tespiti davalarında kesinleşen Mahkeme ilamı, işverence Kuruma verilmeyen belgelerin yerine geçecek nitelikte olduğundan hükümde ayrıca 77... . maddelere göre hesaplanacak olan 1 günlük ücretin belirtilmesi de gerekmektedir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun; 200. maddesinde, bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri belir bir tutarı geçtiği takdirde senetle kanıtlanması gerektiği, bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri, ödeme veya borçtan kurtarma (ibra) gibi herhangi bir sebeple belirli bir tutardan aşağı düşse bile senetsiz kanıtlanamayacağı bildirilmiş, bu madde uyarınca senetle kanıtlanması gereken konularda yukarıdaki hükümler hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati durumunda tanık dinlenebileceği, 202. maddesinde de, senetle kanıtlanması zorunlu konularda yazılı bir delil başlangıcı varsa tanık dinlenebileceği açıklanarak delil başlangıcının, dava konusunun tamamen kanıtlanmasına yeterli olmamakla birlikte, bunun var olduğunu gösteren ve aleyhine sunulmuş olan tarafça veya temsilcisi tarafından verilen belgeler olduğu belirtilmiştir. Kuruma ödenmesi gereken sigorta primlerinin hesabında gerçek ücretin/kazancın esas alınması gerekmekte olup hizmet tespiti davalarının kamusal niteliği gereği, çalışma olgusu her türlü kanıtla ispatlanabilmesine karşın ücret konusunda aynı genişlikte ispat serbestliği söz konusu değildir ve değinilen maddelerde yazılı sınırları aşan ücret alma iddialarının yazılı delille kanıtlanması zorunluluğu bulunmaktadır. Ücret tutarı maddede belirtilen sınırları aştığı takdirde, tespiti gereken gerçek ücretin; hukuksal geçerliliğe sahip olarak düzenlenmiş bulunmaları kaydıyla, sigortalının imzasını içeren aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları, ücret bordroları gibi belgelerle kanıtlanması olanaklıdır. Yazılı delille ispat sınırının altında kalan miktar için tanık dinlenebileceği gibi, tespiti istenen miktar sınırı aşsa dahi varlığı iddia edilen çalışmanın öncesine ve sonrasına ait yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belgeler bulunuyorsa tanık dinlenmesi mümkündür. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 20.10.2010 tarihli ve 2010/10 - 480 E., 2010/523 K., 20.10.2010 tarihli ve 2010/10-481 E., 2010/524 K., 20.10.2010 tarihli ve 2010/10-482 E., 2010/525 K., 19.10.2011 tarihli ve 2011/10-608 E., 2011/649 K., 19.06.2013 tarihli ve 2012/10-1617 E., 2013/850 K., sayılı ilamlarında da aynı görüş ve yaklaşım benimsenmiştir. Bunun yanında; 6100 sayılı HMK.nın "senede karşı tanıkla ispat yasağı" başlıklı 201'inci maddesinde ise; "Senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler ikibinbeşyüz Türk Lirasından az bir miktara ait olsa bile tanıkla ispat olunamaz" hükmü yer almaktadır. İnceleme konusu eldeki davada, eksik inceleme ve araştırma sonucu davanın kabulüne dair verilen karar hatalı olmuştur. Somut uyuşmazlık kapsamında, kesinleşen İzmir 10. İş Mahkemesinin 2012/454 E. 2014/143 K. sayılı ilamı gözetildiğinde, davacının ..., davalının ... Dış Tic Ve İnş Yat Gıda San A.Ş. olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporu ile işçilik alacaklarının hesap edildiği, ücret hesabı yönünden emsal ücret araştırması dikkate alınarak davacının net ücretinin 1.961,50-TL., brüt ücretinin ise 2.743,71-TL. olarak belirlendiği ve davanın kısmen kabulüne karar verildiği, buna göre İzmir 12. İcra Müdürlüğünün 2024/5709 Esas sayılı dosyasından davacıya işçilik alacaklarının ödendiği anlaşılmaktadır. Mahkemece yapılması gereken iş; yargı kararı ile hak kazanılan ücret ve ikramiye alacaklarının, ödenmeleri koşuluyla, ödemenin yapıldığı ayın prime esas kazanç matrahına dâhil edilmesi, hizmet akdinin daha önceki bir tarihte sona ermiş olması halinde ise yapılan ödemelerin çalışmanın geçtiği son ayın prime esas kazancında gözetilmesi olup, bu doğrultuda Mahkemece alacak davası sonucu ödenen ücretlerin son ayın prime esas kazancına mal edilmesi yerinde ise de; tüm çalışma dönemi olan 16.08.20 00... .01.2012 tarihleri arasında brüt asgari ücretin 3,10 katı ücret ile çalıştığının tespitine de karar verilmesi isabetsiz bulunmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın, eksik inceleme ve araştırmayla, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, 04.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.