4. Hukuk Dairesi 2014/12870 E. , 2014/16733 K. "" MAHKEMESİ : İzmir 11. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 17/06/2014 NUMARASI : 2014/141-2014/300 Davacı M.. A.. vekili Avukat İ.Ü. tarafından, davalı R.. E.. aleyhine 26/03/2014 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın aktif dava ehliyeti yokluğundan reddine dair verilen 17/06/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenil…
**4. Hukuk Dairesi 2014/12870 E. , 2014/16733 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İzmir 11. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 17/06/2014 NUMARASI : 2014/141-2014/300 Davacı M.. A.. vekili Avukat İ.Ü. tarafından, davalı R.. E.. aleyhine 26/03/2014 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın aktif dava ehliyeti yokluğundan reddine dair verilen 17/06/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Davacı, dava dilekçesinde, davalı başbakanın 17 Aralık 2013'te yapılan yolsuzluk ve rüşvet operasyonundan bu yana kamuoyunda Hizmet Hareketi olarak tanınan camiaya yönelik ''paralel devlet, karanlık bir örgüt, inlerine gireceğiz, takiyyeci, haşhaşiler, kokuşmuş, çürümüş, gizli bir örgüt, sinsi virüs" gibi hakaret sözleri sarf ettiğini, insanlığın huzur ve mutluluğu için çok önemli vazifeler ifa eden camiaya yıllardır kendisinin destek olduğunu, güçlü bir aidiyet hissi taşıdığını, bir kısmına kendisinin de katıldığı hizmetlerin, terör örgütü olan haşhaşilerin faaliyetine benzetilmesinin kendisine derin acı verdiğini, insanların gönüllülük esasına dayanarak yaptığı yardımların, sülüğün kan emmesinden daha aşağılık olarak nitelendirilmesinin çok ağrına gittiğini, camiaya mensup insanların inlerde yaşayan hayvanlara benzetilmesinin kendisini can evinden vurduğunu, davalı başbakanın ağzına gelen her hakareti söyleyip, belli bir kitleyi kin ve nefretin boy hedefi haline getirdiğini, yapılan hakaret ve iftiraları bir kısım insanların ciddiye aldığını, kendisine karşı tutum ve davranışlarının değiştiğini, belli bir gazete aboneliği ve dernek yardımından dolayı kendisine suçlu gözüyle baktıklarını belirterek, duyduğu elem ve dışlanmışlık halinden dolayı manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Davalı vekili, cevap dilekçesinde, davalının sözlerinin davacının şahsına, kişiliğine yönelik olmadığından ve yansıma yoluyla kişilik haklarının zarar görmesinin mümkün bulunmaması nedeniyle davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını ve ayrıca dava konusu sözlerin eleştiri sınırları içinde kaldığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davalının konuşmalarında davacının adının geçmediği, davacının cemaat adlı yapıya hukuken ve yasal olarak bağlılığını gösteren bir bilgi ve belgeyi dosyaya sunmadığı, bu nedenle davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığı, bunun dava şartı olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.