21. Hukuk Dairesi 2008/8317 E. , 2009/1333 K. "" MAHKEMESİ : Gediz Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi TARİHİ : 02/11/2007 Davacı, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki …
**21. Hukuk Dairesi 2008/8317 E. , 2009/1333 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Gediz Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi TARİHİ : 02/11/2007 Davacı, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. 1-Hüküm, İş Mahkemesinden verilmiştir. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 8.maddesi hükmüne göre ise İş Mahkemelerinden verilmiş bulunan nihai kararların tefhimden itibaren 8 gün içinde temyiz olunması gerekir. Gerekçeli kararın sonradan taraf vekiline teblig edilmesi de temyiz süresini yeniden başlatmaz. Olayda hüküm 02.11.2007 tarihinde temyiz eden davacı vekilinin yüzüne karşı tefhim edilmiş, temyiz ise 19.02.2008 tarihinde vuku bulmuştur. Şu duruma göre davada 8 günlük temyiz süresi fazlası ile geçmiştir. O halde, 1.6.l990 Tarih ve l989/3 E. 1990/4 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı da göz önünde tutularak davacı vekilinin temyiz dilekçesinin süre aşımı yönünden reddine karar verilmelidir. Davalı taraf vekilinin temyiz itirazlarına gelince; 2-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 3- Dava davacıların yakınlarının iş kazası sonucu ölümü nedeniyle uğradıkları maddi ve manevi zararlarının giderilmesi ve ölenin 5 yıllık ücretli izin alacağının davalı işverenden tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davacılar U.G. ve Y.G.’ün maddi zararlarının SSK’ca bağlanan gelirler ile karşılandığından maddi tazminat istemlerinin reddine, davacı E.G. yönünden maddi tazminat isteminin kabulü ile 6.728,07 YTL maddi tazminatın 16.12.2003 kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınıp bu davacıya verilmesine, yıllık ücretli izin alacağı ispatlanamadığından buna ilişkin istemin reddine ve davacıların manevi tazminat istemlerinin de kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bu tür davalarda, tazminat miktarı, işçinin rapor tarihindeki bakiye ömrü esas alınarak aktif ve pasif dönemde elde edeceği kazançlar toplamından oluşmaktadır. Başka bir anlatımla, işçinin günlük brüt geliri tesbit edilerek bilinen dönemdeki kazancı mevcut veriler nazara alınarak iskontolama ve artırma işlemi yapılmadan hesaplanacağı, bilinmeyen dönemdeki kazancının ise, 60 yaşa kadar yıllık olarak % 10 artırılıp % 10 iskontoya tabi tutulacağı, 60 yaşından sonrada bakiye ömrü kadar (pasif) dönemde elde edeceği kazançların ortalama yönteme başvurulmadan, her yıl için ayrı ayrı hesaplanacağı Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir.