DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2024/2061 E. , 2024/3073 K. T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/2061 Karar No : 2024/3073 TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1-... VEKİLİ : Av. ... 2-... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 04/06/2024 tarih ve E:2023/6451, K:2024/3565 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu ist…
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2024/2061 E. , 2024/3073 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/2061 Karar No : 2024/3073 TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1-... VEKİLİ : Av. ... 2-... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 04/06/2024 tarih ve E:2023/6451, K:2024/3565 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Trabzon ili, Çaykara ilçesi, .../... Mahallesi, Gölbaşı mevki sınırları içerisinde bulunan 506 ada 2 ve 3 parsel sayılı taşınmazların "Millet Bahçesi Projesi" kapsamında değerlendirilmek üzere, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 27. maddesi gereğince acele kamulaştırılmasına ilişkin 29/07/2023 tarih ve 32263 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 28/07/2023 tarih ve 7430 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı'nın iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 04/06/2024 tarih ve E:2023/6451, K:2024/3565 sayılı kararıyla; Anayasa'nın 35. maddesi; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Ek 1 Nolu Protokolü'nün "Mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesi; 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 3., 5., 6., 7. ve 27. maddelerine yer verilerek, Acele kamulaştırma kararına yönelik yapılacak incelemede, nihai olarak taşınmazın kamuya devrinin gerçekleşmesi planlandığından, öncelikle acele kamulaştırma yoluyla el konulmak istenilen taşınmazın kamusal bir amaca -plan, proje ve bu konuda yetkili makamlarca alınan kamu yararı kararı gibi- özgülendiğinin ortaya konulması gerektiği; burada acele kamulaştırma işleminin kurucu unsuru olan kamu yararının bulunup bulunmadığı hususu ile sınırlı olarak inceleme yapılacak olup, kamu yararının hukuka uygun olup olmadığına ilişkin incelemenin ise, olağan kamulaştırma sürecine ilişkin işlemlere -kamu yararı/kamulaştırma kararı, proje vb.- karşı ilk derece yargı yeri olarak İdare Mahkemesinde açılacak davalarda yapılacağının tabii olduğu, Diğer taraftan, acelelik halinin varlığının ortaya konulmasının, işlemin temel dayanağını teşkil ettiği, acelelik halinin varlığından söz edilebilmesi için, idarenin acele kamulaştırmaya konu taşınmaza bir an önce fiilen müdahalede bulunması için olağan usulden ayrılmasının bir zorunluluktan kaynaklandığının, diğer bir ifadeyle gecikmesinde sakınca bulunan bir faaliyetin gerçekleştirilmesinde üstün kamu yararı bulunduğunun ortaya konulması gerektiği, Acelelik halinin ve olağan kamulaştırma usulünden ayrılmasını gerektiren nedenlerin, kamu yararı ile özel mülkiyet hakkı arasındaki denge gözetilerek gerçekleşip gerçekleşmediğinin her somut olayda, projenin ve hizmetin niteliği, mahalli veya ulusal ihtiyacın ivedilikle karşılanması gerekliliği gibi hususlar da göz önünde bulundurularak yargı yerince değerlendirileceği açık ise de, tüm bunlar yapılmadan önce olağan kamulaştırma usulünde olduğu gibi acele kamulaştırma işlemine konu taşınmaz(lar)ın tapudaki ve imar planlarındaki durumunun tespit edilmesi gerektiği, Kamulaştırma ve buna bağlı kamu yararına ilişkin işlemler mülkiyet hakkını yakından ilgilendirdiğinden, idarece bu işlemler tesis edilmeden önce kamulaştırılması kararlaştırılan taşınmaz(lar)ın mülkiyetine ilişkin son durumun, varsa bu işlemlere konu taşınmazları kapsayan alanda kabul edilen imar planı ve parselasyonun yürürlükte olup olmadığının tespit edilmesi gerektiği, aksi durumun, taşınmazın konumu, büyüklüğü, niteliği (kadastral parsel veya imar parseli) dikkate alınarak belirlenen kamulaştırma bedelini ve hatta davacının davadaki taraf sıfatını dahi etkileyeceği gibi, Kamulaştırma Kanunu'nda hak sahibine tanınan (kamulaştırma bedeline itiraz, kamulaştırma işlemine karşı dava açma gibi) bir kısım hakların kullanılamaması, mevcut olmayan bir parselin kamulaştırılması, mülkiyet hakkının ihlali gibi sonuçlara neden olacağı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden yapılan sorgulamada, uyuşmazlık konusu taşınmazları kapsayan alanda Çaykara Belediye Encümeninin ... tarih ve ... sayılı kararı ile kabul edilen parselasyon ve bu işlemin dayanağı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğünce 14/03/2014 tarihinde onaylanan 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planının iptali istemiyle açılan davada, davanın reddi yolunda ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı karara karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile anılan Mahkeme kararının kaldırılması, dava konusu işlemlerin iptaline ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, Danıştay Altıncı Dairesinin 24/06/2021 tarih ve E:2018/6567, K:2021/8846 sayılı kararı ile onandığının anlaşıldığı, Bu durumda, dava konusu acele kamulaştırma işlemine konu olan parselin oluşturulduğu parselasyon işleminin yargı kararı ile iptaline karar verilmesi ve bu kararın da kesinleşmiş olması karşısında, hukuken mevcut olmayan bir parselin acele kamulaştırma işlemine konu olması mümkün olmadığından, dava konusu acele kamulaştırma işleminde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı, Öte yandan, bölgede kabul edilen yeni 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile bu plana dayalı olarak yapılacak parselasyon sonucu belirlenecek parsele ilişkin yeniden işlem tesis edilebileceğinin tabi olduğu gerekçesiyle, Dava konusu acele kamulaştırma kararının iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idareler tarafından, Trabzon ili Çaykara ilçesi ... ada ... ve ... parsele ilişkin Çevre ve Şehircilik Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı oluru ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planının yürürlüğe girdiği, Toplu Konut İdaresi tarafından yürütülen işbu projede, imzalanan protokol çerçevesinde kamulaştırma işlemleri yapılmış olup, tesis edilen işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı idarelerden Cumhurbaşkanlığının yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A maddesi uyarınca gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: İLGİLİ MEVZUAT : Anayasa'nın 35. maddesinde; "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz." hükmü yer almaktadır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin Ek 1 No'lu Protokolü'nün "Mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesinde; "Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez." hükmüne yer verilmiştir. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 3. maddesinin 1. fıkrasında; idarelerin kanunlarla yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, kaynakları ve irtifak haklarını; bedellerini ödemek suretiyle kamulaştırma yapabilecekleri düzenlenmiş; aynı Kanun'un 6. maddesinin son fıkrasında da, onaylı imar planına veya ilgili bakanlıklarca onaylı özel plan ve projesine göre yapılacak hizmetler için kamu yararı kararı alınmasına gerek olmaksızın yetkili icra organınca kamulaştırma işlemine başlanıldığını gösteren bir kararın alınması yeterli görülmüştür. Aynı Kanun'un 27. maddesinde ise, "3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak hallerde veya özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olan taşınmaz malların kamulaştırılmasında kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın 10 uncu madde esasları dairesinde ve 15 inci madde uyarınca seçilecek bilirkişilerce tespit edilecek değeri, idare tarafından mal sahibi adına 10 uncu maddeye göre yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabilir." hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Daire kararının ... ada ... sayılı parsel yönünden dava konusu işlemin iptaline yönelik kısmının incelenmesinden; Anayasa ve 2942 sayılı Kanun hükümleri uyarınca, idarelerin, kanunlarla yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, yetkili mercilerce alınacak kamu yararı kararı çerçevesinde ya da onaylı imar planına veya ilgili bakanlıklarca onaylı özel plan ve projesine dayanılarak, bedellerini ödemek suretiyle kamulaştırmaları; hatta 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesinde öngörülen şartların varlığı halinde, anılan Kanun'da ayrı bir usul olarak öngörülen acele kamulaştırma yöntemine de başvurabilmeleri mümkündür. Acele kamulaştırma usulü, olağan kamulaştırmada malik lehine getirilen usule ilişkin güvenceleri bertaraf etmemekte; yalnızca bu usullerin işletilmesinden önce idareye, kamulaştırılacak taşınmaza el koyma imkânı tanımaktadır. Taşınmaza el konulduktan sonra idare tarafından öncelikle satın alma yolunun işletilmesi, bunun mümkün olamaması durumunda ise Asliye Hukuk Mahkemesinde bedel tespiti ve tescil davası açılması gerekmektedir. Kamulaştırılmasına karar verilen taşınmaza acele olarak ihtiyaç duyulması halinde, 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca kamulaştırma acele usulle yapılmaktadır. Bu çerçevede, 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi incelendiğinde, kamulaştırma işlemlerinde öngörülen yöntemlerin bir kısmının uygulanmayarak taşınmaza acele el konulabilmesi yolu istisnai olarak başvurulabilecek bir yöntem olarak düzenlendiğinden, madde hükmü ile acele kamulaştırmada olağan kamulaştırmaya oranla özel koşulların varlığı aranmış ve üç durumda acele kamulaştırma yolu ile taşınmaza el konulmasına olanak tanınmıştır. Anılan hüküm uyarınca taşınmazların bir an önce kullanılmasına ihtiyaç duyulan, kamu düzenine ilişkin olarak acelelik halinin bulunduğu durumlarda Cumhurbaşkanınca, taşınmazların acele kamulaştırılmasına karar verilebilmektedir. 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesinde, acele kamulaştırma işleminin dayandırılacağı üç sebep unsurundan, “aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar verilen haller” bakımından, Kanun'da açık bir acelelik haline yer verilmediğinden, maddede öngörülen diğer iki koşuldan bağımsız şekilde, işlem tesisine dayanak olan acelelik halinin ve olağan kamulaştırma usulünden ayrılmasını gerektiren nedenlerin, kamu yararı ile özel mülkiyet hakkı arasındaki denge gözetilerek gerçekleşip gerçekleşmediğinin her somut olayda, projenin ve hizmetin niteliği, mahalli veya ulusal ihtiyacın ivedilikle karşılanması gerekliliği gibi hususlar da göz önünde bulundurularak yargı yerince değerlendirilmesi gerekmektedir. Acele kamulaştırma istisnai bir yöntem olduğundan, olağan kamulaştırma gerekçeleri dışında aceleliğin varlığına dair şartlar ortaya konulmalıdır. Yukarıda yer verilen açıklamalar çerçevesinde, acele kamulaştırmaya ilişkin Cumhurbaşkanı Kararlarının "Kamu Yararı" ve "Acelelik Hali" ölçütleri yönünden ayrı ayrı incelenmesi gerekmekte ise de, uyuşmazlık konusu taşınmazları kapsayan alanda Çaykara Belediye Encümeninin ... tarih ve ... sayılı kararı ile kabul edilen parselasyon ve bu işlemin dayanağı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğünce 14/03/2014 tarihinde onaylanan 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planının iptali istemiyle açılan davada, davanın reddi yolunda ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı karara karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile anılan Mahkeme kararının kaldırılması, dava konusu işlemlerinin iptaline ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, Danıştay Altıncı Dairesinin 24/06/2021 tarih ve E:2018/6567, K:2021/8846 sayılı kararı ile onandığı anlaşıldığından, acele kamulaştırma işlemine konu olan parselin oluşturulduğu parselasyon işleminin yargı kararı ile iptaline karar verilmesi ve bu kararın da kesinleşmiş olması karşısında, hukuken mevcut olmayan bir parselin acele kamulaştırma işlemine konu olması mümkün olmadığından, acele kamulaştırma kararının uyuşmazlık konusu ... ada ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin kısmında bu yönüyle hukuka uyarlık görülmemiştir. Bu durumda, dava konusu işlemin uyuşmazlığa konu ... ada ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin kısmının iptali yolundaki Daire kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Daire kararının ... ada ... sayılı parsel yönünden dava konusu işlemin iptaline yönelik kısmının incelenmesinden; Mülkiyet hakkına ilişkin olan ve subjektif nitelik taşıyan kamulaştırma işlemine karşı dava açılabilmesi için kamulaştırmaya konu taşınmaz ile davacı arasında kişisel bir menfaat ilişkisinin bulunması gerekmektedir. Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davaya konu taşınmazlardan ... ada ... parsel sayılı taşınmazın davacının mülkiyetinde bulunmadığı, anılan taşınmazın maliklerinin Maliye Hazinesi, ... ve ... olduğu, davacının söz konusu taşınmaz yönünden kişisel, meşru ve güncel bir menfaatinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu sebeple, mülkiyeti davacıya ait olmayan, davaya konu taşınmazlardan ... ada ... parsel sayılı taşınmaz yönünden, dava konusu işlemin niteliği göz önünde bulundurulduğunda, davacının bakılmakta olan davada, dava açma ehliyeti olmadığı sonucuna ulaşıldığından, davanın bu parsele ilişkin kısmının ehliyet yönünden reddi gerekmekte olup, Daire kararının acele kamulaştırma kararının bu parsele ilişkin kısmının iptaline yönelik kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davalı idarelerin temyiz istemlerinin kısmen kabulüne, kısmen reddine, 2.Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 04/06/2024 tarih ve E:2023/6451, K:2024/3565 sayılı kararının dava konusu işlemin ... ada ... sayılı parsel yönünden iptaline ilişkin kısmının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA, 3.Daire kararının dava konusu işlemin ... ada ... sayılı parsel yönünden iptaline ilişkin kısmının BOZULMASINA, 4. ... ada ... parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın ehliyet yönünden REDDİNE, 5.Dava sonucu itibarıyla kısmen ehliyet ret, kısmen iptal ile sonuçlandığından, taraflarca yapılan ve aşağıda ayrıntılı dökümüne yer verilen dava ve temyiz aşamasına ilişkin toplam ...-TL yargılama giderinden; a-Dava aşamasına ilişkin yargılama giderinin ...-TL'lik kısmının davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine, ...-TL'lik kısmının ise davacı üzerinde bırakılmasına, b-Temyiz aşamasına ilişkin ...-TL giderin yarısının davacıdan alınarak davalı Çaykara Belediye Başkanlığına verilmesine, kalan yarısının ise anılan idare üzerinde bırakılmasına, 6.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen ...-TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine; onanan kısım yönünden Dairesince avukatlık ücretine hükmedildiğinden davacı lehine yeniden avukatlık ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 7.Posta gideri avansından artan tutarların taraflara iadesine, 8.Dosyanın Danıştay Altıncı Dairesine gönderilmesine, 9.Kesin olarak, 28/11/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.