1. Hukuk Dairesi 2010/2795 E. , 2010/6269 K. "" MAHKEMESİ : GAZİANTEP 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 02/11/2009 Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada; Davacılar, miras bırakan babalarının 1,9 ve 120 sayılı parsellerini kendilerinden mal kaçırmak amacıyla davalı oğlu D. lehine diğer davalılara temlik ettiğini ileri sürerek payları oranında tapu iptali-tescil istemişlerdir. Davalılar davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, kanıtlanamadığından bahisle davanın r…
**1. Hukuk Dairesi 2010/2795 E. , 2010/6269 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : GAZİANTEP 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 02/11/2009 Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada; Davacılar, miras bırakan babalarının 1,9 ve 120 sayılı parsellerini kendilerinden mal kaçırmak amacıyla davalı oğlu D. lehine diğer davalılara temlik ettiğini ileri sürerek payları oranında tapu iptali-tescil istemişlerdir. Davalılar davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, kanıtlanamadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacılar tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 01.6.2010 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden asil E. E. ve F. Y.vekili Avukat İ.A.ile temyiz edilen N..G. vekili Avukat M.B., diğer temyiz edilen vekili Avukat Ö. T. geldiler, duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi M.A.tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü: Dava ve birleştirilen dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali-tescil isteklerine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Getirtilen kayıt ve belgelerden, davaya konu 109 ada 9, 119 ada 120 ve 123 ada 1 sayılı parseller miras bırakan A.K.a ait iken, miras bırakanın anılan taşınmazlardan 9 ve 120 sayılı parsellerini 09.12.2002 tarihinde davalı oğlu D.'a, kalan 1 sayılı parselini de 05.06.2003 tarihinde davalı N.'ye sattığı; 05.06.2003 tarihli aynı resmi akitte miras bırakanla birlikte oğlu D.'un da muris babasından aldığı 9 ve 120 sayılı parsellerini yine N.'ye satış yoluyla devrettiği; daha sonra D.'un bu üç parça taşınmazı 04.07.2007 tarihli akitte Necmi'den satın alma suretiyle üzerine geçirdiği ve 1 sayılı parseli üzerinde bırakıp 9 ve 120 sayılı parselleri 21.03.2008 tarihinde birleşen davanın davalısı Mamo'ya sattığı görülmektedir. Miras bırakanın 20.09.2004'te ölümüyle, geride eşi Z.ile dört kızı, iki oğlu ve kendinden önce ölen oğlundan olma torunlarının kaldığı veraset ilamıyla sabittir. Miras bırakanın dört kızı; D.ve N.aleyhine asıl davayı, M.aleyhine de birleştirilen davayı açarak işlemlerin kendilerinden mal kaçırma amacıyla muvazaalı biçimde yapıldığını ileri sürmüşlerdir. Bilindiği üzere, uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir.