3. Ceza Dairesi 2023/24807 E. , 2024/8389 K. "İçtihat Metni" SAYISI : 2022/292 E. 2023/1161 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin h
**3. Ceza Dairesi 2023/24807 E. , 2024/8389 K.** **"İçtihat Metni"** SAYISI : 2022/292 E. 2023/1161 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Ankara 23. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.03.2021 tarih, 2018/187 E. - 2021/45 sayılı Kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca silahlı terör örgütüne üye olma ve kamu kurum kuruluşları zararına dolandırıcılık suçlarından ise 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraat kararı verilmiştir. 2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 17.10.2023 gün ve 2022/292 E. - 2023/1161 sayılı Kararı ile sanık hakkında Katılan ... ... vekilinin Silahlı Terör Örgütü Üyeliği, Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık ve Resmi Belgede Sahtecilik suçlarından, Katılan Hazine ve ... vekilinin Resmi Belgede Sahtecilik ve Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçlarından verilen hükümlere yönelik yönelik istinaf istemlerinin incelenmesinde; katılanların istinaf istemlerinin 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca istinaf başvurularının reddine, Katılan Hazine ve ... vekilinin Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık, O yer Cumhuriyet Savcısının Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma, Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık suçlarından kurulan hükümlere yönelik istinaf istemlerinin incelenmesinde ise 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 30/11/2023 tarihli ve bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; 1.Sanığın ... sınav sonucunda kendi performansı dışında başka faktörlerin etkili olduğu kanaatiyle kuvvetli şüphe bulunması, 2.HTS kayıtlarına göre diğer şüpheli şahıslarla iletişim kayıtlarının bulunması, 3.Mikro SD kart içeriği dikkate alındığında sanığın eylemlerinin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğuna ve hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiğine, Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Silahlı Terör Örgütü Üyeliği Suçu Yönünden; Sanık hakkında 2012 yılı ... giriş sınav sorularının kendisine verildiğinden bahsedilerek cezalandırılması talep edilmiş ise de; tüm dosya incelendiğinde sanığın girdiği farklı sınavların karşılaştırması yapılarak bunun sonucunda oluşturulan bilirkişi raporunda kendi performansının dışında başka faktörlerin sınavda etkisinin olduğu ifade edilerek beş ölçütün dördünde kuvvetli şüpheli kanaati oluştuğunun söylendiği, fakat sanığın girdiği sınavın kitapçığı mevcut olmadığından bu kitapçık incelenerek herhangi bir şekilde bilirkişi raporu hazırlanamadığı, bu hususlar dışında sanığın bu sınavdan önce sınav sorularını aldığı hususunda herhangi bir tanık beyanının ve başka bir delilin de bulunmadığı, sanığın girdiği sınavdan önce sınav sorularının kendisine verildiği hususunda şüphe bulunduğu, daha önce girdiği sınavlarla karşılaştırma yapılarak hazırlanan bilirkişi raporunun sınav sorularının kendisine verildiği hususunda kesin bir kanaat oluşturamadığı, ayrıca Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/68532 soruşturma sayılı dosyası kapsamında ele geçen mikro SD kart içeriğinde sanığın isminin geçtiği bölümde örgüt tarafından sanık ile ilgili tutulmuş bazı bilgilere rastlanılmış ise de; bu bilgilerin başlı başına örgüt üyeliği yönünden delil olarak değerlendirilemeyeceği, bu bilgilerin dışında da sanığın örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğunu gösteren delillere ulaşılması gerektiği, fakat sanık hakkında bu yönde her türlü şüpheden uzak ve kesin delile ulaşılamadığı anlaşılmıştır. Yukarıda sanık hakkındaki deliller tek tek tartışılmış olup, bu delillere ilişkin olarak sanığın savunması ile birlikte örgüt üyeliği suçu için geçerli olan kriterlerin sanık üzerinde toplanıp toplanmadığının değerlendirilmesi sonucunda; sanık hakkındaki delillerin sanığın örgütle irtibatını gösterir mahiyette olduğu, fakat Yargıtay'ın aradığı anlamda yoğunluk, süreklilik ve çeşitlilik kriterinin sanık açısından oluşmadığı, sanığın örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğu ve bu hiyerarşik yapı doğrultusunda davrandığı hususunda şüphe olduğu, sanığın örgütle organik bağının kurulamadığı ve her ne kadar iddianamede sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğundan bahisle silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılması için hakkında kamu davası açılmış ve mütalaa ile de sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılması istenilmiş ise de sanığın savunmasının aksini gösterir her türlü şüpheden uzak, somut, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden müsnet suçtan sanığın CMK'nun 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar vermek gerekmiştir. 2- Kamu Kurum ve Kuruluşları Zararına Dolandırıcılık Suçu Yönünden; Sanık hakkında her ne kadar kamu kurumu zararına dolandırıcılık suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de, dolandırıcılık suçunun TCK'nun 157. maddesinde düzenlendiği, bu suçun oluşması için, hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlanması gerektiği, sanık hakkında girdiği sınava ilişkin düzenlenen bilirkişi raporunda hakkında kuvvetli şüphe bulunduğunun ifade edildiği, fakat girdiği sınava ilişkin kitapçığın incelenemediğinin görüldüğü, ayrıca daha önce girdiği sınavlarla karşılaştırma yapılarak hazırlanan bilirkişi raporunun sınav sorularını önceden aldığı hususunu kesin bir şekilde göstermediği, bu nedenle sanığın dava konusu 17/08/2012 tarihinde ... ... ... Başkanlığı ... yazılı yarışma sınavı sorularının sınavdan önce ele geçirdiğine dair şüphe bulunduğu, sanığın savunmasının aksine mücerret iddiadan başka her türlü şüpheden uzak, somut ve kesin deliller elde edilemediğinden müsnet suçtan CMK 223/2-e maddesi gereğince beraatına karar verilmiştir. 3 - Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden; Sanığın 17/08/2012 tarihinde ... ... ... Başkanlığı ... yazılı yarışma sınavından önce diğer örgüt mensuplarından soru ve cevapları elde ettiği, resmi belge niteliğindeki cevap kağıdına, önceden öğrendiği işaretlemeleri yapıp, gerçekte olmayan bir durumun ortaya çıkmasını sağlayarak, cevap kağıdını içerik itibariyle başkalarını aldatacak şekilde sahte olarak düzenlediği, oluşturduğu bu sahte belgeyi hile unsuru olarak kullanıp kamu kurumu olan İçişleri Bakanlığını ve Emniyet Genel Müdürlüğünü aldatarak, sınava giren diğer adaylar zararına ve kendi yararına olacak şekilde sınavı kazandığına dair belge düzenlettirdiği, bu şekilde resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia edilmiş ise de; iddianamedeki anlatım itibariyle sanığın sınav sonuç belgesi üzerinde sahtecilik yaptığının iddia edilmediği, iddianın içerik sahteciliğine yönelik olduğu, içerikte sahteciliğin yukarıdaki anlatımlar karşısında ancak memur kişi tarafından işlenebileceği, sanığın memur olmaması nedeniyle içerik sahteciliğinin faili olamayacağı dolayısıyla sahtecilik suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı anlaşıldığından müsnet suçtan sanığın CMK 223/2-a maddesi gereğince beraatına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Mahkemenin gerekçesi ve dosya kapsamı nazara alındığında tebliğnamede bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. Yapılan yargılama sonundasanığın silahlı terör örgütü fetö pdy ye üye olduğuna ilişkin her türlü şüpheden uzak, somut, hükme medar, yeter, kesin yeterli ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğu anlaşılmakla; Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 17.10.2023 gün ve 2022/292 E. - 2023/1161 K. sayılı kararında Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısınca öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 23. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.06.2024 tarihinde karar verildi.