4. Hukuk Dairesi 2019/3122 E. , 2019/5879 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve ... aleyhine 02/03/2012 gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalılardan ... aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalılardan ... aleyhine açılan davanın reddine dair verilen 27/06/2019 günlü kararın Yargı
**4. Hukuk Dairesi 2019/3122 E. , 2019/5879 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve ... aleyhine 02/03/2012 gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalılardan ... aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalılardan ... aleyhine açılan davanın reddine dair verilen 27/06/2019 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava tarihi 02.03.2012 olmasına rağmen karar başlığında 25.04.2019 olarak yazılması, mahallinde düzeltilebilir bir maddi hata olarak değerlendirilmiş ve bozma sebebi yapılmamıştır. Dava, basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davalılardan ... aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle; davalılardan ... aleyhine açılan davanın ise esastan reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, ... Gazetesi’nin 21/01/2012 tarihli nüshasında yayınlanan “...’da Albay Terörü” başlıklı haber ile kişilik haklarına saldırıda bulunulduğunu belirterek uğradığı manevi zararın giderilmesini istemiştir. Davalılar, davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, Dairemizin 13.11.2017 gün ve 2017/2958 esas 2017/7179 karar sayılı bozma ilamına uyulmasına ve davalılardan ... aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalılardan ... aleyhine açılan davanın ise esastan reddine karar verilmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 184. maddesinde hakimin, tarafların iddia ve savunmalarıyla toplanan delilleri inceledikten sonra, duruşmada hazır bulunan taraflara tahkikatın tümü hakkında açıklama yapabilmeleri için söz vereceği, 186. maddesinde ise mahkemenin tahkikatın bitiminden sonra, sözlü yargılama ve hüküm için tayin olacak gün ve saatte mahkemede hazır bulunmalarını sağlamak amacıyla iki tarafı davet edeceği taraflara çıkartılacak olan davetiyede, belirlenen gün ve saatte mahkemede hazır bulunmadıkları takdirde yokluklarında hüküm verileceği hususunun bildirileceği ve sözlü yargılamada mahkemenin, taraflara son sözlerini sorarak hüküm vereceği düzenlenmiştir. Dosya kapsamından, Dairemizce verilen bozma kararı üzerine mahkemece taraflara tensiple duruşma gününün tebliğ edildiği, davalı vekilinin mazeret dilekçesi gönderdiği, dilekçe içeriğinde yokluğunda yargılama yapılarak karar verilmesi yönünde talepte bulunduğu, mahkemece davacı tarafın yokluğunda davalı vekilinin mazeretinin kabulü ile duruşmaya devam edilerek karar verildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece davalı vekilinin mesleki mazereti kabul edildiği halde HMK’nın 184. ve 186. maddelerinin açık ve emredici hükümlerine aykırı olarak davanın sonuçlandırılıp hüküm kurulmuş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir. SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 03/12/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.