9. Ceza Dairesi 2021/6140 E. , 2023/6437 K. MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2011/314 E. 2015/137 K. SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanu…
**9. Ceza Dairesi 2021/6140 E. , 2023/6437 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2011/314 E. 2015/137 K. SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun(5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Suça sürüklenen çocuk hakkında Üsküdar Cumhuriyet Başsavcılığının 10.11.2009 tarihli, 2009/8215 Esas sayılı iddianamesiyle, beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kamu davası açılmıştır. 2. İstanbul Anadolu Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 18.03.2015 tarihli, 2011/314 Esas, 2015/137 Karar sayılı kararı ile çocuğun cinsel istismarı suçundan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (f) bendi, 109 uncu maddesinin beşinci fıkrası, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezasının aynı Kanun'un 51 inci maddesi uyarınca ertelenmesine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 27.09.2018 tarihli ve 14-2015/165641 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği Suça sürüklenen çocuğun fiili işlediği sırada, işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayabilecek yeterlilikte olmadığına, davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yaşı itibarıyla gelişmediğine, Adli Tıp tarafından sunulan raporların çeliştiğine, suça sürüklenen çocuğun cezai sorumluluğu olmadığına, lehe olan hükümlerin uygulanarak suça sürüklenen çocuğun beraatine karar verilmesi gerektiğine yöneliktir. III. OLAY VE OLGULAR Aynı mahallede oturan ve arkadaş olan suça sürüklenen çocuk ... ve temyiz dışı suça sürüklenen çocuk ...'nin mağdur ile birlikte oyun oynamak amacıyla suça sürüklenen çocuk ...'un evlerine gittikleri, bir süre sonra suça sürüklenen çocukların kendi pantolonlarını ve mağdurun pantalonunu çıkararak mağdurun el ve ayaklarını bağlayıp ağzını bantladıktan sonra cinsel organlarını, mağdurun poposuna sürtmek suretiyle mağdura cinsel istismarda bulundukları, bu eylem nedeni ile mağdurun beden ve ruh sağlığının bozulduğu, suça sürüklenen çocukların bu eylemi tanık Samet'e anlattıkları, tanığın da mağdurun ailesine durumu anlatmasıyla olayın ortaya çıktığı iddia ve kabul edilen olayda, suça sürüklenen çocuğun savunması, mağdurun beyanı, tanık beyanı, sanık hakkında düzenlenen Adli Tıp Kurumu Ümraniye Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 30.01.2009 tarih 2009/297 sayılı raporu, ... Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 08.03.2012 tarih 306 sayılı raporu, Adli Tıp Kurumu 6. Adli Tıp İhtisas Kurulunun 11.08.2014 tarihli 4192 sayılı raporu, mağdur hakkında düzenlenen İstanbul Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulu'nun 21.01.2011 ve 182 B karar sayılı raporu, olayın oluş seyri ve tüm dosya kapsamına göre suça sürüklenen çocuğun suçtan ve cezadan kurtulmaya yönelik beyanlarına itibar edilmeyerek 6545 sayılı Kanun değişikliği suça sürüklenen çocuğun lehine değerlendirilip hakkında üzerine atılı suçlardan mahkûmiyet kararları verildiği anlaşılmaktadır. IV. GEREKÇE A. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1. Oluşa uygun kabule göre, İstanbul Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunca düzenlenen 21.01.2011 günlü raporda mağdurun ruh sağlığının bozulduğunun belirtilmesi karşısında, temyiz dışı suça sürüklenen çocuk ... ile suça sürüklenen çocuk ...'un hangisinin eyleminden dolayı ruh sağlığının bozulduğu hususunda raporda açıklık bulunmamasından dolayı 103/6. maddesinin uygulanamayacağı ve 6545 sayılı Kanun değişikliği öncesinin suça sürüklenen çocuğun lehine değerlendirilmesi gerektiği, mevcut haliyle de suça sürüklenen çocuğun eyleminin 6545 sayılı Kanun değişikliği öncesi 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, 103 üncü maddesinin 3 üncü fıkrasının (a) bendi, 103 üncü maddesinin 4 üncü fıkrasında tanımlanan eylemi oluşturacağı anlaşılmakla, bu maddeler uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrası ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 11 yıl 3 aylık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 23.11.2008 tarihli suç tarihinden itibaren 11 yıl 3 aylık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşılmıştır. 3. Yukarıdaki bentlerde açıklanan nedenle Tebliğnamede bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. B. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Suça sürüklenen çocuk ile ilgili alınan 30.01.2009 tarihli Ümraniye Adli Tıp Şube Müdürlüğü, 08.03.2012 tarihli ... Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi, 11.08.2014 tarihli Adli Tıp Kurumu 6.İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen raporlarda, suç tarihi itibarı ile suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suçla ilgili fiilin anlam ve sonuçlarını kavrayabilme ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmediğinin bildirilmesi karşısında 5237 sayılı Kanun'un 31 nci maddesinin ikinci fıkrası da dikkate alınarak, suça sürüklenen çocuk hakkında atılı suçtan dolayı ceza verilmesine yer olmadığına ve çocuklara özgü güvenlik tedbirlerine hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden ve raporlara itibar edilmemesinin yeterli gerekçeleri de açıklanmadan yazılı şekilde suça sürüklen çocuğun atılı suçtan cezalandırılmasına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Anadolu Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 18.03.2015 tarihli, 2011/314 Esas, 2015/137 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, B. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Anadolu Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 18.03.2015 tarihli, 2011/314 Esas, 2015/137 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci ve 326 ncı maddeleri gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.10.2023 tarihinde karar verildi.