Başvuru, tutuklamanın hukuki olmaması ve tutukluluğun makul süreyi aşması nedenleriyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının; savunma hakkının kısıtlanması ve yargılamanın makul sürede bitirilmemesi nedenleriyle de adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, tutuklamanın hukuki olmaması ve tutukluluğun makul süreyi aşması nedenleriyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının; savunma hakkının kısıtlanması ve yargılamanın makul sürede bitirilmemesi nedenleriyle de adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 24/2/2014 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen başvuru hakkında görüş sunulmayacağını bildirmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu Mehmet Hasan Sabuncu haricindeki başvurucular Anayasa Mahkemesine başvurdukları tarihte Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) üyesidir. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen KCK Kent Meclisi yapılanması soruşturması kapsamında başvurucu Mehmet Zırığ 17/9/2011 tarihinde gözaltına alınmış; 20/9/2011 tarihinde, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan tutuklanmıştır. Başvurucular Abdurrahman Yanık, Mehmet Emin Gözhan, Nevzat Yılmaz 28/2/2011 tarihinde gözaltına alınmış; 29/2/2012 tarihinde aynı suçtan tutuklanmışlardır. Başvurucu Mehmet Harun Sabuncu ise 20/9/2012 tarihinde aynı suçtan tutuklanmıştır. Tutuklama kararlarında mahkemeler; terör örgütüne üye olma suçundan başvurucular hakkında kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların bulunması, yüklenen suçun niteliği, atılı suçun katalog suçlardan olması gerekçelerine dayanmıştır. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı 11/1/2012 tarihli iddianamesiyle başvurucu Mehmet Zırığ'ın terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılması istemiyle hakkında kamu davası açmıştır. İddianamede başvurucuyla ilgili olarak;- PKK terör örgütünün talimatı doğrultusunda kurulan (Kürdistan Demokratik Topluluğu/Türkiye Meclisi) bünyesinde faaliyet gösteren yasa dışı Cizre Kale Mahalle Meclisinin kuruluş toplantısına katıldığı,-30/1/2011 ve 11/3/2011 tarihlerinde gerçekleştirilen Cizre Kent Meclisi toplantısına katıldığı ve burada konuşma yaptığı,-Kent meclislerine düzenlenen operasyonlar kapsamında yapılan aramalar sonucu elde edilen dokümanda siyasi parti, belediye meclisi, il genel meclisi, nur, dağkapı, gabar, cuder şeklinde bölümlere ayrılan kısımlarda faaliyet yürüten şahısların yazılı olduğu, başvurucunun da CUDER başlığının altında isminin yazılı olduğu, - 7/4/2011 tarihinde Hatay'ın Hassa ilçesi kırsalında güvenlik güçleri ile silahlı çatışmaya giren yedi terör örgütü mensubunun ölü olarak ele geçirilmesini protesto etmek amacı ile terör örgütünün almış olduğu kararlar doğrultusunda gerçekleştirilen eylemlerde aktif olarak rol aldığı,-15/5/2011 tarihinde Şırnak’ın Uludere ilçesi kırsalında güvenlik güçleri ile silahlı çatışmaya giren on iki terör örgütü mensubunun ölü olarak ele geçirilmesini protesto etmek amacıyla terör örgütünün almış olduğu kararlar doğrultusunda gerçekleştirilen eylemlere katıldığı,-18/4/2011 tarihinde KCK/TM yapılanması ile ilgili olarak 19/4/2011 tarihinde düzenlenecek duruşma öncesinde tutuklu bulunanların tutukluluk durumlarını protesto etmek amacı ile terör örgütünün almış olduğu kararlar doğrultusunda gerçekleştirilen eylemler esnasında güvenlik güçleri ve araçlarına taşlı, sapanlı, molotoflu saldırıda bulunan grup içinde bulunduğu belirtilmiştir. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı 8/2/2012 tarihli iddianamesiyle başvurucu Mehmet Harun Sabuncu'nun terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açmıştır. İddianamede başvurucuyla ilgili olarak;- PKK/KCK-TM bünyesinde faaliyet gösteren Cizre ilçesinde kurulan Kale Mahalle Meclisinin kuruluşuna katıldığı, mahalle meclisi toplantısında Kent Meclisi Sözleşmesi'nin ikinci bölümünün yemin kısmında geçen örgütsel yemin edilirken ayağa kalkarak yemine katıldığı,- Cizre BDP ilçe binasından elde edilen dokümanlarda, Kent meclislerine bağlı olarak örgütün amaç ve stratejileri doğrultusunda kurulan ve bu amaçla faaliyet yürüten mahalle meclislerinden Cizre İlçesi Alibey Mahallesi Meclisi içinde faaliyet yürüttüğü ve Alibey Mahallesi'nin karşısında isminin ve telefon numarasının bulunduğu, - 11/3/2011 tarihinde Cizre ilçesi Nur Mahallesi Gal Sokak üzerinde bulunan BDP İlçe Teşkilatı binası içinde gerçekleşen Cizre Kent Meclisi toplantısına katıldığı (Toplantı esnasındaki bir konuşmasından anlaşıldığı ileri sürülüyor),- 29/5/2011 tarihinde gerçekleşen Cizre Kent Meclisi toplantısında alınan yoklamada Harun Sabuncu şeklinde isminin okunduğu, - 30/1/2011 Cizre Nur Mahallesi Gal Sokak üzerinde bulunan BDP İlçe Teşkilatı binası içinde gerçekleşen Kent Meclisi toplantısında adının Alibey Mahallesi’nden Harun Sabuncu şeklinde okunduğu belirtilmiştir. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 6/4/2012 tarihli iddianamesiyle başvurucu Abdurrahman Yanık'ın terör örgütüne üye olma,6/10/1983 tarihli ve 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'na muhalefet etme suçlarından cezalandırılması istemiyle hakkında kamu davası açılmıştır. İddianamede başvurucuyla ilgili olarak;- KCK/TM bünyesinde faaliyet gösteren Cizre Kent Meclisi toplantılarına 30/1/2011 ve 29/5/2011 tarihlerinde katıldığı (yoklamada isminin okunduğu ve "burada" dediği),- Cizre BDP ilçe binasından elde edilen dokümanlara göre Cizre Kent Meclisine bağlı olarak kurulan Yafes Mahalle Meclisi içinde görev yaptığı ve Yafes Mahalle Meclisi yönetimi ile Yafes Mahalle Meclisine bağlı olarak çalışan Ş. Bari komünü sözcüsü olduğu,- 11/1/2011 tarihinde Cizre ilçesinde KCK davasında tutuklu bulunanlara ve ayrıca örgütün diğer taleplerine dikkat çekmek amacıyla gerçekleştirilen, terör örgütü lehine sloganların atıldığı, güvenlik güçlerine saldırıların gerçekleştiği ve bir emniyet mensubunun yaralandığı eylemlere katıldığı,- 6/2/2011 tarihinde terör örgütünün propagandasına dönüşen, güvenlik güçlerine taşlı sopalı ve molotoflu saldırıların gerçekleştiği BDP'nin siyaset akademisinin açılışına katıldığı,- 17/2/2011 tarihinde terör örgütü tarafından örgüt ile iltisaklı internet siteleri aracılığıyla yapılmış olan çağrılar doğrultusunda Abdullah Öcalan'ın Kenya’da yakalanarak Türkiye'ye getirilmesini protesto etmek amacıyla yapılan ve Abdullah Öcalan lehine sloganların atıldığı, emniyet kuvvetlerine ve araçlarına yönelik olarak sapanlı, taşlı, sopalı, molotoflu ve havai fişekli saldırıların gerçekleştiği, bir adet zırhlı resmî aracın zarar gördüğü, bir polis memurunun yaralandığı eylemlere katıldığı,- 26/3/2011 tarihinde Cizre'de terör örgütü lehine sloganların atıldığı, emniyet kuvvetlerine, araçlarına ve kamu kurum ve kuruluşları binalarına yönelik olarak sapanlı, taşlı, sopalı, molotoflu ve havai fişekli saldırıda bulunulan eyleme katıldığı, - 7/4/2011 tarihinde güvenlik güçleri ile silahlı çatışmaya giren ve çatışmada öldürülen yedi terör örgütü mensubunun ölü olarak ele geçirilmesini protesto etmek amacı ile terör örgütünün almış olduğu kararlar doğrultusunda gerçekleştirilen ve BDP binasının önünde toplanan grubun içinde olduğu ve grupla birlikte hareket ederek eyleme katıldığı, - 3/6/2011 tarihinde Cizre'de terör örgütünün talimatı doğrultusunda Yüksek Seçim Kurulunun Bağımsız Diyarbakır Milletvekili H.nin milletvekilliğini düşürmesini protesto etmek amacıyla kamu kurumları ile güvenlik güçleri ve araçlarına taşlı, molotoflu saldırılarda bulunma şeklindeki eylemlere ve terör örgütünün propagandasına dönüşen eylemlere aktif olarak katıldığı,- 9/10/2011 tarihinde Cizre'de terör örgütünün talimatı doğrultusunda Abdullah Öcalan’ın Suriye’den çıkarılış yıl dönümünü protesto etmek amacıyla düzenlenen ve terör örgütü lehine sloganların atıldığı, güvenlik güçlerine karşı taşlı sapanlı, molotoflu saldırıların gerçekleştiği eyleme katıldığı,- 29/10/2011 tarihinde Cizre'de Türk Silahlı Kuvvetlerinin Irak'ın kuzeyinde faaliyet gösteren terör örgütüne yönelik operasyonlarını, Abdullah Öcalan'ın İmralı’da avukatları ile yapmış olduğu görüşmelerin kısıtlanmasını, askerî operasyonlar sonucu terör örgütü mensuplarının öldürülmesini ve güvenlik güçlerince yapılan KCK/TM operasyonları sonucu gerçekleştirilen tutuklamaları protesto etmek amacıyla gerçekleştirilen birçok cadde ve sokakta lastik yakma, barikat kurarak yol kapatma, terör örgütü lehine slogan atma, güvenlik güçleri ve araçlarına taşlı, sapanlı, molotoflu, havai fişekli, saldırıların gerçekleştirildiği eyleme katıldığı, terör örgütü lehine slogan atıp yol kapatan grupla birlikte hareket ettiği ve grubu yönlendirdiği belirtilmiştir. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 9/4/2012 tarihli iddianamesiyle başvurucu Mehmet Emin Gözhan'ın terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılması istemiyle hakkında kamu davası açılmıştır. İddianamede başvurucuyla ilgili olarak;- KCK/TM bünyesinde faaliyet gösteren 30/1/2011 ve 29/5/2011 tarihlerinde gerçekleştirilen Cizre Kent Meclisi toplantısına katıldığı (yoklamada isminin okunduğu ve "burada" dediği),- Cizre BDP ilçe binasından elde edilen dokümanların yapılan incelemesinde; başvurucunun Cizre Kent Meclisine bağlı olarak kurulan Sur Mahalle Meclisi içinde görev yaptığı, ideolojik alandan sorumlu olduğu ve Sur komününün sözcüsü olduğu, -26/3/2011 tarihinde Cizre'de terör örgütü lehine sloganlar atıldığı, emniyet kuvvetlerine, araçlarına ve kamu kurum ve kuruluşları binalarına yönelik olarak sapanlı, taşlı, sopalı, molotoflu ve havai fişekli saldırıda bulunulan eyleme katıldığı, - 7/4/2011 tarihinde güvenlik güçleri ile silahlı çatışmaya giren yedi terör örgütü mensubunun ölü olarak ele geçirilmesini protesto etmek amacı ile terör örgütünün almış olduğu kararlar doğrultusunda gerçekleştirilen ve BDP binasının önünde toplanan grubun içinde olduğu ve grupla birlikte hareket ederek eyleme katıldığı belirtilmiştir. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 10/4/2012 tarihli iddianamesiyle başvurucu Nevzat Yılmaz'ın terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılması istemiyle hakkında kamu davası açılmıştır. İddianamede başvurucuyla ilgili olarak;- KCK-TM bünyesinde faaliyet gösteren Cizre Kent Meclisinin 30/1/2011, 11/3/2011 ve 29/5/2011 tarihlerinde gerçekleştirilen toplantılarına katıldığı,- Cizre BDP binasından elde edilen dokümanların yapılan incelemesinde; Cizre Kent Meclisine bağlı olarak kurulan Sur Mahalle Meclisi içinde siyasal alanda görev yaptığı, Sur Mahalle Meclisi içinde olduğu ve aynı zamanda Meclisin sözcüsü olduğu,- 7/4/2011 tarihinde güvenlik güçleri ile silahlı çatışmaya giren ve çatışmada öldürülen yedi terör örgütü mensubunun ölü olarak ele geçirilmesini protesto etmek amacı ile terör örgütünün almış olduğu kararlar doğrultusunda gerçekleştirilen ve BDP binasının önünde toplanan grubun içinde olduğu ve grupla birlikte hareket ederek eyleme katıldığı tespit edilmiştir. İddianamelerde; DVD çözümleme tutanaklarına, olay tespit tutanakları ve fotoğraflara, ele geçirilen dokümanlara, video ve görüntü tespit tutanaklarına dayanılarak başvurucuların PKK terör örgütünün liderinin ve yöneticilerinin talimatları doğrultusunda kurulan, terör örgütüne bağlı bir yapılanma olduğu belirlenen başkanlık divanı, yürütmesi ve disiplin kurulundan oluşan organları bulunan, terör örgütü yapılanmasının ana unsurlarından ve demokratik özerkliği gerçekleştirmenin bir aracı olarak kabul ettikleri, kentte bulunan tüm kurumların bağlı olduğu, vatandaşların devletin idari ve adli kurumlarıyla irtibatı ortadan kaldırmayı amaç edinen Kent meclislerinin toplantılarına bu özelliklerini bilerek ve üye sıfatıyla katıldıkları ileri sürülmüştür. Başvurucular Mehmet Zırığ, Abdurrahman Yanık, Mehmet Emin Gözhan Nevzat Yılmaz hakkındaki davalar Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesinin sırasıyla E.2012/45, E.2012/174, E.2012/177, E.2012/182 sayılı dosyalarına; Mehmet Harun Sabuncu hakkındaki dava ise Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesinin E.2012/74 sayılı dosyasına kaydedilmiştir. Başvurucuların hakkındaki davalar daha sonra Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesinin E.2012/45 sayılı dosyasında birleştirilmiştir. Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesi 20/1/2014 tarihinde başvurucuların tutukluluk hâllerinin devamına karar vermiştir. Başvurucular bu karara itiraz etmişlerdir. Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesi 23/1/2014 tarihinde itirazın reddine karar vermiştir. Bu karar, başvuruculara 11/2/2014 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucular 24/2/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuşlardır. Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesi 7/3/2014 tarihinde yetkisizlik kararı vererek dosyayı Şırnak Ağır Ceza Mahkemesine göndermiştir. Şırnak Ağır Ceza Mahkemesi, E.2014/102 sayılı dava dosyasında 8/4/2014 tarihinde yetkisizlik kararı vererek dosyayı Cizre Ağır Ceza Mahkemesine göndermiştir. Cizre Ağır Ceza Mahkemesi, E.2014/63 sayılı dosyada 7/5/2014 tarihli kararıylakarşı yetkisizlik kararı vermiştir. Şırnak Ağır Ceza Mahkemesi ile Cizre Ağır Ceza Mahkemesi arasında çıkan yetki uyuşmazlığı üzerine dosya Yargıtaya gönderilmiş, Yargıtay Ceza Dairesinin 26/9/2014 tarihli kararı ile Şırnak Ağır Ceza Mahkemesinin yetkisizlik kararının kaldırılmasına karar verilerek dosya Şırnak Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmiştir. Şırnak Ağır Ceza Mahkemesinin E.2014/673 sayılı dosyasında yargılama devam ederken Yargıtay Ceza Dairesinin 5/1/2015 tarihli kararı ile davanın Malatya Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesine nakline karar verilmiştir. Bu karar üzerine dosya Malatya Ağır Ceza Mahkemesinin E.2015/22 sayılı dosyasına kaydedilmiştir. Malatya Ağır Ceza Ağır Mahkemesi 11/2/2015 tarihinde başvurucuların tahliyesine karar vermiştir. Dava, bireysel başvurunun incelendiği tarih itibarıyla ilk derece mahkemesinde derdesttir. 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Tazminat istemi" kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:"Suç soruşturması veya kovuşturması sırasında;...d) Kanuna uygun olarak tutuklandığı hâlde makul sürede yargılama mercii huzuruna çıkarılmayan ve bu süre içinde hakkında hüküm verilmeyen,...Kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler." 5271 sayılı Kanun'un "Tazminat isteminin koşulları" kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:"(1) Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir." 6/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Silâhlı örgüt" kenar başlıklı maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları şöyledir:"(1) Bu kısmın dördüncü ve beşinci bölümlerinde yer alan suçları işlemek amacıyla, silahlı örgüt kuran veya yöneten kişi, on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Birinci fıkrada tanımlanan örgüte üye olanlara, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası verilir." 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun "Terör tanımı" kenar başlıklı maddesi şöyledir: "Terör; cebir ve şiddet kullanarak; baskı, korkutma, yıldırma, sindirme veya tehdit yöntemlerinden biriyle, Anayasada belirtilen Cumhuriyetin niteliklerini, siyasî, hukukî, sosyal, laik, ekonomik düzeni değiştirmek, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmak, Türk Devletinin ve Cumhuriyetin varlığını tehlikeye düşürmek, Devlet otoritesini zaafa uğratmak veya yıkmak veya ele geçirmek, temel hak ve hürriyetleri yok etmek, Devletin iç ve dış güvenliğini, kamu düzenini veya genel sağlığı bozmak amacıyla bir örgüte mensup kişi veya kişiler tarafından girişilecek her türlü suç teşkil eden eylemlerdir." 3713 sayılı Kanun'un "Terör suçlusu" kenar başlıklı maddesi şöyledir: "Birinci maddede belirlenen amaçlara ulaşmak için meydana getirilmiş örgütlerin mensubu olup da, bu amaçlar doğrultusunda diğerleri ile beraber veya tek başına suç işleyen veya amaçlanan suçu işlemese dahi örgütlerin mensubu olan kişi terör suçlusudur.Terör örgütüne mensup olmasa dahi örgüt adına suç işleyenler de terör suçlusu sayılır." 3713 sayılı Kanun'un "Terör suçları" kenar başlıklı maddesi şöyledir: "26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 302, 307, 309, 311, 312, 313, 314, 315 ve 320 nci maddeleri ile 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında yazılı suçlar, terör suçlarıdır." 3713 sayılı Kanun'un "Cezaların artırılması" kenar başlıklı maddesinin birinci fıkrası şöyledir: "3 ve 4 üncü maddelerde yazılı suçları işleyenler hakkında ilgili kanunlara göre tayin edilecek hapis cezaları veya adlî para cezaları yarı oranında artırılarak hükmolunur. Bu suretle tayin olunacak cezalarda, gerek o fiil için, gerek her nevi ceza için muayyen olan cezanın yukarı sınırı aşılabilir. Ancak, müebbet hapis cezası yerine, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur."