Başvuru, sosyal paylaşım sitesinde kişisel bilgilerinin açıklanması nedeniyle özel hayata saygı hakkı kapsamında kişisel verilerin korunmasını isteme hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, sosyal paylaşım sitesinde kişisel bilgilerinin açıklanması nedeniyle özel hayata saygı hakkı kapsamında kişisel verilerin korunmasını isteme hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 25/7/2018 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmuştur. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Olay tarihinde Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı İ.G., sosyal paylaşım sitesi Twitter üzerinden, Ankara milletvekili olan başvurucu hakkında bazı mesajlar ve belgeler yayımlamıştır. Anılan mesajlarda başvurucuyu hedef alan ifadeler kullanılmış ve başvurucunun ailesinin kaçak su kullandığı gibi iddialara yer verilmiştir. Ayrıca mesajlarla birlikte başvurucunun ve eşinin şirketinin açık adresi, eşi ve diğer yakınlarının kimlik numaraları ile imzalarını içeren genel kurul tutanağı, eşinin şirketine ait abonelik bilgileri ve şirketin fotoğrafları sosyal paylaşım sitesi üzerinden paylaşılmıştır. Başvurucu, hakkında kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme ile özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından Belediye Başkanı İ.G.den şikâyetçi olmuştur. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı 5/11/2015 tarihinde soruşturma izni verilmemesi nedeniyle dosyanın işlemden kaldırılmasına karar vermiştir. Başvurucunun anılan karara itiraz süreci Danıştay Birinci Dairesinin oyçokluğuyla aldığı21/1/2016 tarihli ret kararıyla sonuçlanmıştır. Kararın gerekçesinde; başvurucunun eşinin işyerinde yapılan denetimlerde kaçak su kullanıldığının tespit edildiği ve usulsüz Atık Su Deşarj Tutanağı'nın tutulduğu, sosyal paylaşım sitesinden bu duruma ilişkin bilgi ve belgeler yayımlandığı, bu bilgilerin özel hayata ilişkin bilgiler olarak değerlendirilemeyeceği belirtilmiştir. İki üye karşı görüşlerinde; Belediye Başkanı'nın yayımladığı kişisel veri niteliğindeki bilgi ve belgeleri bağlı kuruluşlardan görevi dolayısıyla öğrendiği, kamuoyunu ilgilendirmeyen kişisel verileri ifşa etme eyleminin ciddi delillerinin mevcut olduğu vurgulanmıştır. Başvurucu, Belediye Başkanı İ.G. aleyhine Ankara Asliye Hukuk Mahkemesinde tazminat davası açmıştır. Dava dilekçesinde; Belediye Başkanı'nın sosyal paylaşım sitesi üzerinden sayısız mesaj yazarak hakkında karalama kampanyası başlattığını, eşinin işyerini ve kendisinin adresi ile kimlik bilgilerini, işyerinin fotoğraflarını yayımlayarak binlerce kişiye ulaştırdığını belirtmiş; kişinin ailesine ilişkin bilgilerin, kimlik bilgilerinin, imzasının ve abonelik bilgilerinin kişisel veri kabul edilmesi gerektiğini ve özel hayatın gizliliği kapsamında hem Anayasa'da hem de Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde (Sözleşme) güvence altına alındığını vurgulamıştır. Başvurucu, kişisel verilerinin hukuka aykırı olarak ele geçirilip binlerce kişiye ulaşacak şekilde ifşa edilmesi nedeniyle kişilik haklarının zedelendiğini ileri sürerek tazminat talebinde bulunmuştur. Belediye Başkanı'nın avukatı davaya cevabında; mesajların olayın bağlamından koparılarak incelenmemesi gerektiğini, başvurucunun Belediyenin faaliyetlerine yönelik çeşitli açıklamaları olduğunu, şebeke suyunun kirli olduğu yönünde yaptığı beyanlardan sonra kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla dava konusu mesajların yayımlandığını ve siyasi eleştiri mahiyetinde olduğunu ifade etmiştir. Başvurucunun evinde ve eşinin işyerinde yapılan denetimlerde kaçak kuyu suyuna ilişkin tutanaklar tutulduğunu, kişisel verilerin hukuka aykırı elde edildiğine ilişkin iddianın doğru olmadığını belirtmiştir. Ayrıca başvurucunun dava ehliyetinin olmadığını, davaya dayanak oluşturan mesajda paylaşılan bilgilerin eşine ait bilgiler olduğunu vurgulamıştır. Mahkeme 9/2/2016 tarihinde davanın reddine karar vermiştir. Kararın gerekçesinde; siyasetçi olan başvurucunun siyasi kimliği de gözönünde bulundurulduğunda davalının Twitter üzerinden yayımlamış olduğu mesajların sert eleştiri mahiyetinde olduğu ve siyasi hüviyete sahip şahısların kendilerine yönelik sert, ağır hatta incitici eleştirilere de katlanmaları gerektiği vurgulanmıştır. Sözleşme ile güvence altına alınan ifade özgürlüğünün sadece zararsız ve ilgilenmeye değmez olarak görülen bilgi ve fikirler değil aynı zamanda rahatsız eden, şaşırtan ve gücendiren ifadelerin de bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiği, bu ifadeler var olmadan demokratik bir toplumdan söz edilemeyeceği ifade edilerek mesajların başvurucunun kişilik haklarına saldırı niteliği taşımadığı değerlendirmesine yer verilmiştir. Temyiz başvurusunda; aile şirketine ait özel/gizli bir belge, yine şirket su aboneliğine dair özel/gizli bir belge ve işyerine ait fotoğrafların, başvurucunun ve eşinin adreslerinin yayımlanmış olması ve sayılan belgelerin hiçbirinin hukuka uygun bir şekilde davalıda mevcut olmasının mümkün olmaması dikkate alındığında özel hayat kapsamındaki kişisel verilerin hukuka aykırı bir şekilde ele geçirilip yayıldığının açık olduğu belirtilmiştir. Dava konusunun kişisel verilerin hukuka aykırı ele geçirilmesi ve yayımlanmasından dolayı tazminat talebi olmasına rağmen Mahkemenin hakaret ve eleştiri bağlamında davayı değerlendirmesinin hatalı olduğu vurgulanmıştır. Başvurucu ve ailesine ait yayımlanan bilgilerin kişisel veri kapsamında kaldığı ve Mahkemenin bu kapsamda bir değerlendirme yapmadığı iddia edilmiştir. Yargıtay Hukuk Dairesinin 23/5/2016 tarihli kararıyla temyiz başvurusu reddedilmiştir. Kararın gerekçesinde ilk derece mahkemesinin kararının usul ve yasaya uygun olduğu belirtilmiştir. Nihai karar 25/6/2018 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu 25/7/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. İlgili hukuk (ulusal mevzuat, yargı kararları, uluslararası düzenlemeler ve AİHM kararları) için bkz. E.Ü. [GK], B. No: 2016/13010, 17/9/2020, §§ 22-51; Bestami Eroğlu [GK], B. No: 2018/23077, 17/9/2020, §§ 42-