T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/665 KARAR NO : 2025/827 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) TALEP TARİHİ : 31/07/2025 KARAR TARİHİ : 05/11/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Yargılamanın yenilenmesini talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; -----Asliye Ticaret Mahkemesi nezdindeki davada, m…
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/665 KARAR NO : 2025/827 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) TALEP TARİHİ : 31/07/2025 KARAR TARİHİ : 05/11/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Yargılamanın yenilenmesini talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; -----Asliye Ticaret Mahkemesi nezdindeki davada, müvekkil -------ŞİRKETİ aleyhine, hukuka ve hakkaniyete aykırı bir şekilde hüküm tesis edildiğini ve müvekkilinin, yargılamadan hiç haberdar olamamasına rağmen hakkında verilen bu haksız kararın kesinleşmesiyle birlikte icra takibine maruz kaldığını, müvekkili hakkında başlatılan icra takibi ve bunun getirdiği ödeme tehdidi, mevcut usulsüzlüğün ne denli vahim boyutlara ulaştığını açıkça göstermekte olduğunu, bu durum, müvekkilini gerek maddi gerekse manevi anlamda büyük bir çöküntüye uğratmakta, adeta telafisi imkansız zararların eşiğine getirmekte olduğunu, bu nedenle, mahkemece işbu dilekçemizin ivedilikle incelenerek, yasal haklarının derhal teslimi gerektiğini, iş bu davanın 2023 yılında açılmış olup, müvekkiline dava açılışından hükmün kesinleşmesine kadar geçen süreçte tek bir tane dahi usulüne uygun tebligat yapılmadığını, dava dilekçesi, tensip zaptı, duruşma günleri, bilirkişi incelemeleri ve raporları, hatta gerekçeli karar tebliği dahil olmak üzere, dosyadaki tüm tebligatlar müvekkilinin eski ve terk edilmiş ticari adresi olan -------adresine, Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca hukuka aykırı ve usulsüz bir şekilde gerçekleştirildiğini tüm bu nedenlerle yargılamanın yenilenmesi taleplerinin kabulü ile --- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ------ Esas sayılı dosyasında verilen hükmün ve kesinleşme şerhinin tüm hukuki sonuçlarıyla birlikte iptaline, müvekkili hakkında başlatılan icra takibinin doğuracağı telafisi güç ve imkansız zararları engellemek amacıyla, ivedilikle ve herhangi bir teminat aranmaksızın ----. İcra Müdürlüğünün ----- esas sayılı dosyada tehiri icra (icranın durdurulması) kararı verilmesine, dosyanın yeniden ele alınarak, müvekkilinin savunma haklarını tam ve eksiksiz olarak kullanabilmesinin sağlanmasına, bu kapsamda dosyada mevcut bilirkişi raporlarının ve polis kaza tespit tutanaklarının yeniden incelenmesi ve değerlendirilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin haksız davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili yargılamanın iadesi talebine karşı cevap dilekçesinde özetle; davalı taraf, usulsüz tebligat yapıldığı ve pandemi sebebiyle faaliyetlerinin durduğu iddiasıyla yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunduğunu ancak bu iddiaların tamamı dayanaksız olup, müvekkili aleyhine yargılamanın yenilenmesi talebi açıkça kötü niyetli olarak yapıldığını, öncelikle, huzurdaki dava 04.01.2023 tarihinde açıldığını, bu dava öncesinde taraflar arasında yapılan *zorunlu arabuluculuk başvurusu* kapsamında davacı şirket yetkilisi toplantıya bizzat katıldığını, bu nedenle davacı tarafın yargılamadan haberdar olmadığını iddia etmesi gerçeğe aykırı olduğunu, yargılamanın yenilenmesi koşulları bu yönüyle dahi oluşmadığını, davalı şirket, dava dilekçesinin usulsüz tebliğ edildiğini ileri sürmekte olduğunu oysa dava dilekçesi ve ekleri, davalının "ticaret sicilinde kayıtlı adresine" gönderildiğini, ilk tebligatın iade gelmesi üzerine aynı adrese "Tebligat Kanunu’nun 35. maddesi" uyarınca ikinci kez gönderim yapıldığını ve bu tebligatın "07.02.2023 tarihinde ----- barkot numarası" ile usulüne uygun olarak yapıldığını, tebligat işlemi tamamen mevzuata uygun olduğunu, davalı tarafın şirket adresini değiştirdiğini ileri sürmesi de iddialarını desteklememekte olduğunu, çünkü adres değişikliği 16.08.2023 tarihinde ticaret siciline tescil edildiğini oysa dava dilekçesinin tebliğ edildiği tarih olan *07.02.2023’te* davalı şirketin ticaret sicilinde kayıtlı adresi farklı olduğunu ve tebligat bu adrese yapıldığını, dolayısıyla davalının adres değişikliği iddiası da yersiz olduğunu, davalı tarafın ayrıca, Covid-19 pandemisi nedeniyle faaliyetlerinin durduğunu ve bu sebeple tebligattan haberdar olmadığını ileri sürdüğünü ancak bu iddia da tamamen dayanaksız olduğunu, dava tarihi olan 04.01.2023’te pandemi fiilen ve hukuken sona erdiğini, kısıtlamalar kaldırıldığını, dolayısıyla pandemi gerekçesi, yalnızca kötü niyetli bir savunmadan ibaret olduğunu tüm bu nedenlerle davalının tüm taleplerinin koşullarının oluşmaması nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.Yargılamanın yenilenmesini talep eden vekilinin bu talebi üzerine Mahkememizin ---- esas ve ------ Karar sayılı dosyası yeni esas numarası verilerek ----- esas sırasına kayıt edilmiştir. Dava, yargılamanın iadesi istemine ilişkindir. Mahkememizin ----- esas ve ----- Karar sayılı ilamı ile; "1-)Davacının açtığı maddi tazminat davasının kabulü ile; 2.048.481,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının, davalı----- yönünden 430.000,00 TL sakatlık teminat limiti ile sınırlı olmak kaydı ile 04/07/2022 temerrüt tarihinden, davalılar ------. yönünden 15/10/2021 kaza tarihinden itibaren avans faiz uygulanmak suretiyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, " dair karar verilmiş ve 02/04/2025 tarihli tavzih kararı ile de "Davacı vekilinin tavzih talebinin kabulü ile; Mahkememizin ----- esas, ----- karar sayılı 18/12/2024 tarihli; a) Hükmün 2 nolu bendinin "Alınması gereken 139.931,74 TL nisbi harçtan başlangıçta alınan 683,10 TL peşin ve 6.400,00 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 132.848,64 TL harcın davalılardan (davalı sigorta şirketi poliçe limiti oranında 14.149,60 TL ile sınırlı olmak üzere) alınarak hazineye irat kaydına," b)Hükmün 3 nolu bendinin "Davacılar tarafından yapılan 888,60 TL dava açılış masrafı, 6.400,00 TL ıslah harcı ve 6.861,00 TL yargılama masrafından ibaret toplam 14.149,60 TL yargılama giderinin davalılardan (davalı sigorta şirketi poliçe limiti oranında 2.970,16 TL ile sınırlı olmak üzere) alınarak davacıya verilmesine, " c)Hükmün 4 nolu bendinin "Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Uyarınca hesaplanan 285.332,91 TL vekalet ücretinin davalılardan (davalı sigorta şirketi poliçe limiti oranında 59.894,69 TL ile sınırlı olmak üzere) alınarak davacıya verilmesine," şeklinde HMK'nın 305 ve devamı maddeleri uyarınca tavzihen düzeltilmesine, " karar verilmiştir.Mahkememizce ---- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden davalı ------ Şirketi'nin tüm ticaret sicil kayıtları celp edilerek incelenmiştir. Yargılamanın iadesi ayrı bir dava olup, her dava açıldığı tarihteki koşullara göre değerlendirilir. Bilindiği üzere, kesin hükme bağlanmış olan bir davaya kural olarak yeniden bakılamaz. Bunun en önemli istisnası 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 374 ila 381. maddeleri arasında düzenlenen “Yargılamanın İadesi” yoludur. Yargılamanın iadesi bazı ağır yargılama hatalarından dolayı maddi anlamda kesin hükmün bertaraf edilmesi ve daha önce kesin hükme bağlanmış olan dava hakkında yeniden yargılama yapılmasına imkan veren olağanüstü bir kanun yoludur. Bir hüküm kesinleşmedikçe ona karşı yargılamanın iadesi yoluna gidilemez. Kanun yargılamanın iade sebeplerini tahdidi olarak saymıştır. Bu nedenle yargılamanın iadesi sebepleri kıyas yolu ile genişletilemez.6100 sayılı HMK’nın 378/1. maddesinde açıkça düzenlendiği üzere; yargılamanın iadesi talebini içeren dilekçe, kararı veren mahkemece incelenir. Yine aynı kanunun 380/1. maddesi hükmü gereğince; inceleme sonunda dayanılan yargılamanın iadesi sebebi sabit görülürse, yeniden yargılama yapılarak ortaya çıkacak duruma göre verilmiş olan karar onanır veya kısmen yahut tamamen değiştirilir. Aynı maddenin 2. fıkrasında ise iptal keyfiyetinin hükmün bütün nüshalarında gösterileceği emredilmek suretiyle kanuna aykırı oluşmuş olan hükmün kullanılmasına imkan bırakılmamıştır.6100 sayılı HMK'nun 379. maddesi gereğince “ Yargılamanın iadesi talebi üzerine mahkeme, tarafları davet edip dinledikten sonra; talebin kanuni süre içinde yapılmış olup olmadığını, yargılamanın iadesi yoluyla kaldırılması istenen hükmün kesin olarak verilmiş veya kesinleşmiş olup olmadığını, ileri sürülen yargılamanın iadesi sebebinin kanunda yazılı sebeplerden olup olmadığını, kendiliğinden inceler. Bu koşullardan biri eksik ise hâkim davayı esasa girmeden reddeder.”6100 SAyılı HMK'nın, yargılamanın iadesi sebepleri başlıklı 375 inci maddesinde; "(1) Aşağıdaki sebeplere dayanılarak yargılamanın iadesi talep edilebilir: a) Mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olması. b) Davaya bakması yasak olan yahut hakkındaki ret talebi, merciince kesin olarak kabul edilen hâkimin karar vermiş veya karara katılmış bulunması. c) Vekil veya temsilci olmayan kimselerin huzuruyla davanın görülmüş ve karara bağlanmış olması. ç) Yargılama sırasında, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması. d) Karara esas alınan senedin sahteliğine karar verilmiş veya senedin sahte olduğunun mahkeme veya resmî makam önünde ikrar edilmiş olması. e) İfadesi karara esas alınan tanığın, karardan sonra yalan tanıklık yaptığının sabit olması. f) Bilirkişi veya tercümanın, hükme esas alınan husus hakkında kasten gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun sabit olması. g) Lehine karar verilen tarafın, karara esas alınan yemini yalan yere ettiğinin, ikrar veya yazılı delille sabit olması. ğ) Karara esas alınan bir hükmün, kesinleşmiş başka bir hükümle ortadan kalkmış olması. h) Lehine karar verilen tarafın, karara tesir eden hileli bir davranışta bulunmuş olması. ı) Bir dava sonunda verilen hükmün kesinleşmesinden sonra tarafları, konusu ve sebebi aynı olan ikinci davada, öncekine aykırı bir hüküm verilmiş ve bu hükmün de kesinleşmiş olması. i) Kararın, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlali suretiyle verildiğinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması. (2) Birinci fıkranın (e), (f) ve (g) bentlerindeki hâllerde yargılamanın iadesinin istenebilmesi, bu sebeplerin kesinleşmiş bir ceza mahkûmiyet kararı ile belirlenmiş olması şartına bağlıdır. Delil yokluğundan başka bir sebeple ceza kovuşturmasına başlanamamış veya mahkûmiyet kararı verilememiş ise ceza mahkemesi kararı aranmaz. Bu takdirde dayanılan yargılamanın iadesi sebebinin, yargılamanın iadesi davasında öncelikle ispat edilmesi gerekir." düzenlemesine yer verilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde HMK'nun 375. maddesinde hangi hallerin yargılamanın iadesi sebebi olacağının sınırlı bir biçimde sayıldığı, talep dilekçesinde bildirilen sebeplerden hiç birinin yargılamanın iadesi sebebi teşkil etmeyeceği,- kaldı ki yargılamanın iadesini talep eden şirketin adres değişikliği yaptığı tarih ile Mahkememizce tebligatın yapıldığı tarih dikkate alındığında, tebligat usulsüzlüğünün de bulunmadığı da- anlaşıldığından talebin usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM (Yukarıda açıklanan nedenlerle): 1-)HMK'nın 379/2 maddesi uyarınca yargılamanın yenilenmesi talebinin USULDEN REDDİNE, 2-)Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL harç peşin olarak alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-)Yargılamanın iadesini talep eden tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-)Asıl davanın davacısı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin yargılamanın iadesini talep eden taraftan alınarak alınarak davacıya verilmesine, 5-)Yargılamanın yenilenmesini talep eden tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı HMK md. 333 uyarınca karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,Dair; davacı vekili ile yargılamanın iadesini talep eden davalı vekilinin yüzüne gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ------ Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı..