10. Hukuk Dairesi 2024/6475 E. , 2024/6832 K. MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/197 E., 2023/129 K. KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar davalılar vekiller tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay (kapatılan) 21. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş ve Mahkemece bozma doğrultusunda yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalıla…
**10. Hukuk Dairesi 2024/6475 E. , 2024/6832 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/197 E., 2023/129 K. KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar davalılar vekiller tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay (kapatılan) 21. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş ve Mahkemece bozma doğrultusunda yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalılar vekillerince temyiz edilmiş, Dairemizce yapılan inceleme sonucunda karar bozulmuştur. Mahkemece bozma doğrultusunda yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Milli Eğitim Bakanlığına bağlı Diyarbakır Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü ve Diyarbakır Milli Eğitim Müdürlüğü nezdinde usta öğretici olarak çalıştığını, bu süre içerisinde aylık maaş almasına ve tam gün çalışmasına rağmen çalışmalarının SGK kayıtlarına eksik yansıtıldığını, hafta sonu tatilleri ile resmi ve dini ... tatillerinin primlerinin eksik ödendiğini belirterek; müvekkilinin çalıştığı dönemlerde aylık 30'ar gün çalıştırıldığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının Halk Eğitim Merkezinde usta öğretici sıfatıyla 657 DMK 4 üncü maddesi kapsamında geçici personel statüsünde çalıştırıldığını, Milli Eğitim ... Kanunu 47, Uzman ve Usta Öğreticiler Hakkında Yönetmelik 5 inci madde ve 8 inci maddeye göre çalışma esasları ve ücretlerinin düzenlenip ödendiğini, davacının hizmetlerinin buna göre bildirildiğini, tespiti istenen hizmetin 5 yıllık hak düşürücü sürenin kapsamına girdiğini, yapılan işlemlerde hukuka aykırılık olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. 2.Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; 5 yıllık hak düşürücü süre yönünden davanın reddedilmesi gerektiğini, yaptığı çalışmaların düzenli bir şekilde Kuruma bildirildiğini, davacının çalışmalarının 657 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesi, 1739 sayılı Milli Eğitim ... Kanunu'nun 47 nci maddesi, mülga 1475 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 63 üncü maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4 ve 80 inci maddeleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, usta öğreticilerin 4857 sayılı Kanun'a tabi oldukları dikkate alınarak part-time suretiyle çalışan bu kimseler hakkında bir günlük çalışma karşılığının 7,5 saat kabul edilip işlem yapıldığını, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı Halk Eğitim Merkezlerinde usta öğretici olarak part-time çalışan sigortalıların tam gün esası ve aylık karşılığı olmayan çalışmalarının, günlük çalışma saatine göre ve kısmi zamanlı çalışma olması nedeniyle tam gün karşılığı olarak değerlendirilmesine imkân bulunmadığını, davacının talebinin Kurum kayıtlarıyla çeliştiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 18.01.2012 tarihli ve 2010/577 -2012/9 Esas ve Karar sayılı kararıyla; davanın kabulü ile davacının 11.11.1992-27.06.2003 tarihleri arasında "13516.21" sicil numaralı "Diyarbakır Halk Eğitim Merkezi ve Akşam Sanat Okulu Müdürlüğü" işyerinde hizmet akdi ile çalıştığı, ancak;1993/1. dönemde 120 günlük çalışmasının 62 gününün, 1993/2. dönemde 25 günlük çalışmasının 11 gününün, 1998/1. dönemde 82 günlük çalışmasının 42 gününün, 1998/2. dönemde 49 günlük çalışmasının 23 gününün,1999/1. dönemde 76 günlük çalışmasının 33 gününün, 1999/2. dönemde 7 günlük çalışmasının 3 gününün, 2001/1. dönemde 113 günlük çalışmasının 55 gününün, 2001/2. dönemde 18 günlük çalışmasının 7 gününün, 2003/1. dönemde 34 günlük çalışmasının 7 gününün, 2003/2. dönemde 57 günlük çalışmasının 13 gününün davalı SGK ya bildirilmediği,bildirilmesi gerektiğinin tespitine, karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. İlk Bozma Kararı 1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Yargıtay (kapatılan) 21. Hukuk Dairesince 10.06.2013 tarih ve 2012/7422-2013/12198 Esas ve Karar sayılı ilamı ile "dosyadaki kayıt ve belgelerden, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı Silvan Halk Eğitim Merkezlerinde usta öğretici olarak görev yapan davacının sigortalı çalışmalarının işe giriş bildirgelerine uygun olarak Kuruma kesintili ve kısmi süreli olarak bildirildiği, tanıkların beyanlarında davacının günlük 6 saat üzerinden çalışması bulunduğunu beyan etmelerine karşın ders saati karşılığında ücrete hak kazanan davacının hangi nedenlerle tam gün çalıştığını açıklamadıkları, ders programları ile devam-devamsızlık ve puantaj kayıtlarının ve ücret, prim bordrolarının, puantaj kayıtlarının getirtilmediği, davacı ile birlikte çalışan müdür, müdür yardımcısı, şef ve öğretmenlerin dinlenmediği, davacının kayıtlarda gözükmeyen çalışmalarının hangi nedenle bildirim dışı kaldığının yeterince araştırılmadığı anlaşılmaktadır. Somut olayda, davacının davalı işyerinde hizmet akdine bağlı olarak çalıştığı konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, davacının çalışmalarının kısmi süreli ya da tam süreli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 13 üncü maddesine göre işçinin normal haftalık çalışma süresinin, tam süreli iş sözleşmesiyle çalışan emsal işçiye göre önemli ölçüde daha az belirlenmesi durumunda sözleşme kısmi süreli iş sözleşmesidir. Emsal işçi, işyerinde aynı veya benzeri işte tam süreli çalıştırılan işçidir. Yukarıda anılan yasa hükümleri doğrultusunda, usta öğreticilerin ders saati karşılığında ücrete hak kazanmaları esas olduğundan kısmi süreli iş sözleşmesi ile çalıştıkları kabul edilmelidir. Ancak, davacının ders saatleri dışında kurumun kendisine verdiği görev ya da işin niteliği gereği çalışmasını sürdürdüğü hallerde günlük mesaisinin tamamını bu işe ayırdığı ve aynı işyerinde tam gün süreli çalışan emsal çalışanlarla aynı işi yaptığı belirlendiği takdirde davacının tam süreli çalıştığı kabul edilebilir ise de Mahkemenin yeterli ve gerekli bir araştırmayla davacının çalışmasının kısmi süreli ya da tam süreli olup olmadığını aydınlığa kavuşturmadan yazılı şekilde karar vermesi yerinde değildir. Yapılacak iş, davacının günlük mesaisinin tamamını bu işe ayırıp ayırmadığının ve aynı işyerinde tam gün süreli çalışan emsal çalışanlarla aynı işi yapıp yapmadığının ya da tam gün süreli çalışan emsal çalışanlara göre önemli ölçüde daha az çalışıp çalışmadığının belirlemek için davalı işyerinden ücret bordrolarının, puantaj kayıtlarının, görevlendirme çizelgelerinin davacı adına düzenlenen ders programları, devam-devamsızlık çizelgesi ve kursa geliş ayrılış saatlerini gösterir belgelerin de getirtilerek, davacı ile birlikte çalışan müdür, müdür yardımcısı, öğretmen ve usta öğreticileri dinlemek, davacının kayıtlarda gözükmeyen çalışmalarının hangi nedenle bildirim dışı kaldığını araştırmak, dosyada bulunan diğer belgelerle birlikte değerlendirilmek suretiyle, okula geliş ve ayrılış saatleri de göz önüne alınarak, davacının günlük girilen ders saati itibariyle mesaisini tam gün olarak davalı işveren nezdinde geçirip geçirmediği, diğer bir anlatımla, bir günlük çalışma mesaisinin tümünü davalı işyerine hasredip etmediği saptanmalı, daha az saat derse girilen günlerde tam gün mesaisinin davalı işveren nezdinde geçtiği kabul edilemeyeceğine göre, 7,5 saatlik çalışmanın 1 gün kabul edilmek suretiyle hesap yapılması gerekirken, Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın, yanlış değerlendirme ve eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir."denilerek kurulan hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Bozma İlamı Sonrası Mahkeme Kararı Mahkemenin 11.07.2018 tarih ve 2017/91 -2018/394 Esas ve Karar sayılı kararı ile davanın kabulü ile 1) Davacının 11.11.1992-27.06.2003 tarihleri arasında "13516.21" sicil numaralı "Diyarbakır Halk Eğitim Merkezi ve Akşam Sanat Okulu Müdürlüğü" işyerinde hizmet akdi ile çalıştığı, ancak; 1993/1. dönemde 120 günlük çalışmasının 62 gününün, 1993/2. dönemde 25 günlük çalışmasının 11 gününün,1998/1. dönemde 82 günlük çalışmasının 42 gününün, 1998/2. dönemde 49 günlük çalışmasının 23 gününün, 1999/1. dönemde 76 günlük çalışmasının 33 gününün, 1999/2. dönemde 7 günlük çalışmasının 3 gününün, 2001/1. dönemde 113 günlük çalışmasının 55 gününün, 2001/2. dönemde 18 günlük çalışmasının 7 gününün, 2003/1. dönemde 34 günlük çalışmasının 7 gününün, 2003/2. dönemde 57 günlük çalışmasının 13 gününün davalı SGK ya bildirilmediği, bildirilmesi gerektiğinin tespitine, 2) Davacının 29.09.2004-30.01.2009 tarihleri arasında"1017212.21" sicil numaralı "Diyarbakır Milli Eğitim Müdürlüğü" unvanlı işyerinde hizmet akdi ile çalıştığı, ancak; 2004/10. dönemde 30 günlük çalışmasının 9 gününün, 2004/11. dönemde 30 günlük çalışmasının 9 gününün, 2004/12. dönemde 30 günlük çalışmasının 5 gününün, 2005/1. dönemde 30 günlük çalışmasının 19 gününün, 2005/2. dönemde 30 günlük çalışmasının 13 gününün, 2005/3. dönemde 30 günlük çalışmasının 5 gününün, 2005/4. dönemde 30 günlük çalışmasının 8 gününün, 2005/5. dönemde 30 günlük çalışmasının 9 gününün, 2005/6. dönemde 30 günlük çalışmasının 11 gününün. 2005/7. dönemde 30 günlük çalışmasının 13 gününün, 2005/8. dönemde 30 günlük çalışmasının 15 gününün, 2005/9. dönemde 30 günlük çalışmasının 17 gününün, 2005/10. dönemde 30 günlük çalışmasının 9 gününün, 2005/11. dönemde 30 günlük çalışmasının 10 gününün, 2005/12. dönemde 30 günlük çalışmasının 8 gününün, 2006/1. dönemde 30 günlük çalışmasının 25 gününün, 2006/2. dönemde 30 günlük çalışmasının 13 gününün, 2006/3. dönemde 30 günlük çalışmasının 7 gününün, 2006/4. dönemde 30 günlük çalışmasının 11 gününün, 2006/5. dönemde 30 günlük çalışmasının 8 gününün, 2006/6. dönemde 19 günlük çalışmasının 6 gününün, 2006/7. dönemde 28 günlük çalışmasının 12 gününün, 2006/8. dönemde 30 günlük çalışmasının 13 gününün, 2006/9. dönemde 9 günlük çalışmasının 3 gününün, 2006/10. dönemde 30 günlük çalışmasının 11 gününün, 2006/11. dönemde 30 günlük çalışmasının 13 gününün 2006/12. dönemde 30 günlük çalışmasının 14 gününün, 2007/1. dönemde 30 günlük çalışmasının 17 gününün, 2007/2. dönemde 30 günlük çalışmasının 20 gününün, 2007/3. dönemde 30 günlük çalışmasının 13 gününün, 2007/4. dönemde 30 günlük çalışmasının 16 gününün 2007/5. dönemde 30 günlük çalışmasının 13 gününün, 2007/6. dönemde 15 günlük çalışmasının 7 gününün, 2007/9. dönemde 21 günlük çalışmasının 10 gününün, 2007/10. dönemde 30 günlük çalışmasının 15 gününün, 2007/11. dönemde 30 günlük çalışmasının 13 gününün, 2007/12. dönemde 30 günlük çalışmasının 16 gününün, 2008/1. dönemde 30 günlük çalışmasının 16 gününün, 2008/2. dönemde 30 günlük çalışmasının 19 gününün, 2008/3. dönemde 30 günlük çalışmasının 14 gününün, 2008/4. dönemde 30 günlük çalışmasının 15 gününün, 2008/5. dönemde 30 günlük çalışmasının 15 gününün, 2008/6. dönemde 13 günlük çalışmasının 5 gününün, 2008/7. dönemde 30 günlük çalışmasının 13 gününün, 2008/8. dönemde 30 günlük çalışmasının 14 gününün, 2008/9. dönemde 29 günlük çalışmasının 15 gününün, 2008/10. dönemde 30 günlük çalışmasının 16 gününün, davalı SGK ya bildirilmediği bildirilmesi gerektiğinin tespitine, karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Dairece 16.06.2022 tarih ve 2022/4637 -2022/9270 Esas ve Karar sayılı ilamı ile "somut olayda, Mahkemenin 18.01.2012 tarih ve 2010/577 Esas ve 2012/9 Karar sayılı ilamı, Yargıtay 21.Hukuk Dairesinin (kapatılan) 10.06.2013 tarih ve 2012/7422 Esas, 2013/12198 Karar sayılı ilamı ile “... yapılacak iş, davacının günlük mesaisinin tamamını bu işe ayırıp ayırmadığının ve aynı işyerinde tam gün süreli çalışan emsal çalışanlarla aynı işi yapıp yapmadığının ya da tam gün süreli çalışan emsal çalışanlara göre önemli ölçüde daha az çalışıp çalışmadığını belirlemek için davalı işyerinden ücret bordrolarının, puantaj kayıtlarının, görevlendirme çizelgelerinin davacı adına düzenlenen ders programları, devam-devamsızlık çizelgesi ve kursa geliş ayrılış saatlerini gösterir belgelerin de getirtilerek, davacı ile birlikte çalışan müdür, müdür yardımcısı, öğretmen ve usta öğreticileri dinlemek, davacının kayıtlarda gözükmeyen çalışmalarının hangi nedenle bildirim dışı kaldığını araştırmak, dosyada bulunan diğer belgelerle birlikte değerlendirilmek suretiyle, okula geliş ve ayrılış saatleri de göz önüne alınarak, davacının günlük girilen ders saati itibariyle mesaisini tam gün olarak davalı işveren nezdinde geçirip geçirmediği, diğer bir anlatımla, bir günlük çalışma mesaisinin tümünü davalı işyerine hasredip etmediği saptanmalı, daha az saat derse girilen günlerde tam gün mesaisinin davalı işveren nezdinde geçtiği kabul edilemeyeceğine göre, 7,5 saatlik çalışmanın 1 gün kabul edilmek suretiyle hesap yapılması gerekirken, Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın, yanlış değerlendirme ve eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.." denilmek suretiyle bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesi, Davacının, davalı ... merkezi bünyesindeki çalışmalarının tam zamanlı olduğu, iş süresince başka bir işe zaman ayıramayacağı, tüm emeğini usta öğreticilik işine harcadığı kanaatine varılmak suretiyle yapılan hesaplama neticesi eksik hizmet gün sayılarının tespit edildiği ve bu şekilde yazıldığı şekilde sonuca gidildiği anlaşılmaktadır. Yargıtayın bozma kararına uyan Mahkeme artık bozma kararı gereğince işlem yapmak ve hüküm vermek zorundadır. Çünkü, Mahkemenin bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli müktesep hak doğmuştur. (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı) Bu nedenle; dava konusu dönemlere ilişkin ders ve yoklama defterleri, ücret bordroları getirtilmeli, bu tür belgelerde noksanlık varsa bunun nedeni araştırılmalı, hüküm altına alınan süreler yönünden davacının resmi belgelerde belirtilen ders saatlerinden sonra kursta kalmasının haklı bir gerekçesinin bulunup bulunmadığı araştırılmalı, resmi kayıtların aksinin tanık delili ile kanıtlanamayacağı göz önünde bulundurulmalı, puantaj kayıtları ve ücret belgeleri de dikkate alınarak 7,5 saatlik çalışma 1 gün kabul edilmek suretiyle bilirkişi tarafından hesaplama yapılarak buna göre davacının Kuruma eksik bildirilen hizmeti olup olmadığı tespit edilmeli, dosyada yer alan 07.10.1985 tarihli işe giriş bildirgesinin Kurum tarafından dikkate alınmadığı da gözetilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir." denilmek suretiyle Mahkemece verilen kararın bozulmasına karar verilmiştir. D. Mahkemece Bozma İlâmına Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda dava konusu dönemlere ilişkin ders ve yoklama defterleri, ücret bordroları dosya içerine alınmış, dosya kapsamında ders saatlerinden sonra davacının kursta kalmasının haklı bir gerekçesinin bulunmadığı tespit edilmiş, resmi kayıtların aksinin tanık delili ile kanıtlanamayacağı göz önüne alınarak davacının çalışmasının kısmi süreli olduğu, bu doğrultuda dosyada yer alan puantaj kayıtları ve ücret belgeleri de dikkate alınarak 7,5 saatlik çalışma 1 gün kabul edilmesi gerektiği, bu açıklamalar doğrultusunda davacının 11.11.1992-27.06.2003 döneminde “13516.21” sicil numaralı “Diyarbakır Halk Eğitim Merkezi ve Akşam Sanat Okulu” unvanlı işyerinde kısmi süreli olarak çalıştığı, çalıştığı dönem içerinde;1998/02. dönemde 12 günlük hizmetinin 1 günü,1998/06. dönemde 12 günlük hizmetinin 1 günü olmak üzere toplam 2 günlük hizmetinin Kuruma bildirilmediği, bildirilmeyen 2 günlük hizmetin Kuruma bildirilmesi gerektiğinin tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz başvuru dilekçesinde; davacının tam zamanlı çalıştığını, kısmen kabul kararının hatalı olup bozulması gerektiğini belirtmiştir. 2.Davalı ... vekili temyiz başvuru dilekçesinde; bozma gereklerinin yerine getirilmediği, talep edilen dönemler açısından hak düşürücü sürenin geçtiğini belirtilerek kararın bozulması istenmiştir. 3.Davalı Kurum vekili temyiz başvuru dilekçesinde; kararın eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğu, davacı iddialarının gerçeği yansıtmadığı, Kurumun davalı değil feri müdahil olması gerektiği belirtilerek kararın bozulması istenmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası ile 5510 sayılı Kanunun 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 86 ıncı maddesinin dokuzuncu fıkrası hükümleridir. 3. Değerlendirme 1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; taraf vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 13.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.