8. Ceza Dairesi 2024/2720 E. , 2024/6822 K. T U T U K L U İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/660 E., 2023/631 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarın…
**8. Ceza Dairesi 2024/2720 E. , 2024/6822 K.** **"İçtihat Metni"** T U T U K L U İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/660 E., 2023/631 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I.HUKUKİ SÜREÇ A. Karaman Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.09.2022 tarihli ve 2022/2649 Esas, 2022/3414 Soruşturma sayılı iddianamesi ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. B. Karaman Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.12.2022 tarihli ve 2022/346 Esas, 2022/511 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 10 yıl hapis ve 20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir. C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 22/02/2023 tarihli ve 2023/660 Esas, 2023/631 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, hükme yönelik sanık müdafiinin ve Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. D. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, arama tutanağında imzası bulunan muhtarın tanık olarak dinlenmesi gerektiğine, eksik araştırma yapıldığına, yapılan arama işleminin hukuka aykırı olduğuna, teşhis işleminin usulüne uygun şekilde yapılmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; 1.Dava konusu olay; sanığın, 24.03.2022 tarihinde hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrıca işlem yapılan A. M, T.ye uyuşturucu madde sattığı ve aynı gün ikametinde satmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurduğu, sanığın zincirleme şekilde uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği iddiasına ilişkindir. 2. Fiziki takip, olay tutanağı ile ikamet arama tutanağı ile; kolluk görevlilerince açık adresi bildirilen binada ikamet eden Afganistan uyruklu İslam isimli şahsın uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair alınan ihbar üzerine yapılan yapılan fiziki takipte, hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrıca işlem yapılan A. M, T.nin belirtilen ikametin bulunduğu apartmana girdiği ve kısa bir süre sonra çıktığı, kesintisiz takip neticesinde A. M.nin durdurulduğu, kendi rızası ile üzerinde bulunan 1 paket uyuşturucu maddeyi görevlilere teslim ettiği ve şahsın alınan beyanında suça konu uyuşturucu maddeleri adresini tarif ettiği binanın 2.katında yaşayan ismini İslam olarak bildiği şahıstan aldığını söylediği, ardından usulüne uygun şekilde alınan arama kararına istinaden ihbara konu adrese gidildiğinde evin içerisinde ikamet sahibi olduğunu beyan eden tanık A. H., F. M. ile bu ikamette kaldığını belirten isminin ... olduğunu söyleyen sanığın olduğu, yaplan aramada kıyafet dolabının içinde 5 paket metamfetamin,1 adet alimunyum folyo ve şeffaf poşet ile uyuşturucu madde içmek için kullanılan payp ele geçirildiği tespit edilmiştir. 2. Adana Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün raporlarına göre; sanığın ikametinde ve tanık A. M. T.de ele geçen maddelerin uyuşturucu maddelerden metamfetamin etken maddesini içerdiği tespit edilmiştir. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Olay tutanakları, kriminal raporlar ile tüm dosya kapsamından; tanık A. M. T.nin olay günü üzerinde yakalanan uyuşturucu maddeyi sanıktan satın aldığını beyan ve teşhis etmiş olması, tanık A. H.nın beyanı, sanığın ikametinde ele geçen uyuşturucu maddelerin satışa hazır halde paketlenmiş olması, niteliği ve miktarına göre kişisel kullanım sınırının üzerinde oluşu, uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği yerde ve yakınında paketlemede kullanılan ambalaj malzemelerinin bulunması, tanığın istihbari bilgi üzerine kesintisiz takip neticesinde yakalanması ve uyuşturucu maddelerin ele geçiriliş şekli de dikkate alındığında, sanığın suçtan ve cezadan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilmediği, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği sabit görülerek atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince bizatihi suç teşkil eden kriminal inceleme sonucu alıkonulan şahit numune ile suçta kullanıldığı anlaşılan adli emanetin 2022/439 sırasında kayıtlı eşyaların müsadereleri yerine imhalarına karar verilmesi nedenleriyle oluşan hukuka aykırılıklar düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi hükmüne yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Sanık yakalandığında kimlik tespitinin beyanına göre yapıldığının anlaşılması karşısında, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 21.04.2015 tarihli ve 2014/10-623 Esas, 2015/117 Karar sayılı kararında da yabancı uyruklu olup, yakalandığında üzerinde herhangi bir kimlik belgesi çıkmayan sanığın nüfus ve adli sicil kayıtları ile ilgili hiçbir araştırma yapılmadan sadece beyan edilen kimlik bilgilerine dayanılarak hüküm kurulması usul ve kanuna aykırıdır, denilmiştir. 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nun 91 inci maddesinde geçici koruma "Ülkesinden ayrılmaya zorlanmış, ayrıldığı ülkeye geri dönemeyen, acil ve geçici koruma bulmak amacıyla kitlesel olarak sınırlarımıza gelen veya sınırlarımızı geçen yabancılara geçici koruma sağlanabilir." şeklinde hüküm altına alınmış, bu kişilerin Türkiye'ye kabulü, Türkiye'de kalışı, hak ve yükümlülüklerinin Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği belirtilmiştir. 6458 sayılı Kanun'un 91 inci maddesi uyarınca çıkartılan Geçici Koruma Yönetmeliğinin (Bakanlar Kurulu Kararının Tarihi: 13.10.2014 No: 2014/6883 Dayandığı Kanun'un tarihi: 04.04.2013 No: 6458 Yayımlandığı Resmi Gazete'nin tarihi: 22.10.2014 No: 29153) 21 inci maddesinde; bu Yönetmelik kapsamındaki yabancıların kayıtları sırasında kimliğine ilişkin belge sunamayan yabancının, aksi ispat edilinceye kadar beyanının esas alınacağı, fotoğraf, parmak izi ya da kimlik tespitine elverişli diğer biometrik verilerin esas alınıp merkezi veri tabanına kaydedileceği, mevcut biometrik verilerle eşleştirileceği, kayıt altına alınan yabancıların bilgilerinin derhal Göç İdaresi Genel Müdürlüğüne bildirileceği, yabancıların kayıt bilgilerinin doğum, ölüm, evlilik, boşanma, gönüllü geri dönüş gibi hallerde güncelleneceği, adres kayıt sistemine kaydedilecekleri düzenlemeleri getirilmiş, 22 nci maddesinde ise; kayıt işlemleri tamamlananlara, valilikler tarafından geçici koruma kimlik belgesi düzenleneceği, geçici koruma kimlik belgesi verilenlere, 25.04.2006 tarihli ve 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu kapsamında yabancı kimlik numarası verileceği belirtilmiştir. 6458 sayılı Kanun'un 121 inci maddesine dayanılarak çıkartılan Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik 17 Mart 2016 tarih ve 29656 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Somut olayımızda ise; sanığın Afganistan vatandaşı olduğu ve kendi beyanına göre kimlik bilgilerinin tespit edilmiş olduğunun anlaşılması karşısında, yabancı uyruklu sanığa ait nüfus ve adli sicil kayıtlarının vatandaşı olduğu ülke ve gerektiğinde uluslararası kurum ve kuruluşlardan genelgeler doğrultusunda temin edilmesi gerektiği, sanığın resmi kimlik bilgilerinin diplomatik yazışmalarla belirlenemediği takdirde soruşturma makamınca sanığın beyanı üzerine tespit edilen kimlik bilgileri, dosya içerisindeki parmak izi ve fotoğraf kayıt formu ile sanığın temin edilen fotoğraflarının Göç İdaresi Genel Müdürlüğüne gönderilerek Geçici Koruma Yönetmeliğinin 21 ve 22 nci maddeleri uyarınca sanığın Türkiye'ye kabul edilen yabancılardan olup olmadığının ve varsa yabancı kimlik numarası ile adres kayıt sistemindeki kayıtlarının tespit edilmesi, şayet kimliği bu şekilde belirlenmiyorsa 6458 sayılı Kanun'un 91 inci maddesi uyarınca çıkartılan Geçici Koruma Yönetmeliğinin 21 inci ve 22 nci maddeleri gereğince gerekli kayıtlarının yapılıp geçici koruma belgesi çıkarılıp gönderilmesi istenilerek belirlenen kimliği esas alınıp hükümlülüğüne karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 22.02.2023 tarihli ve 2023/660 Esas, 2023/631 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık hakkında ki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Karaman Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.09.2024 tarihinde karar verildi.