T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/2539 KARAR NO : 2026/690 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 17/06/2025 NUMARASI : 2025/146 E - 2025/429 K DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 12/03/2026 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/2539 KARAR NO : 2026/690 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 17/06/2025 NUMARASI : 2025/146 E - 2025/429 K DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 12/03/2026 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket... A.Ş. elektrik dağıtım lisansı kapsamında faaliyette bulunmakta olup sorumluluk alanı genelinde ana hedefi olan sürdürülebilir ve kaliteli enerji sağlamak adına tüketicilere kaliteli ve kesintisiz enerji sağlamaya ilişkin faaliyetleri, tabi olduğu mevzuat hükümleri doğrultusunda yürüttüğünü, davalıların ... numaralı tesisatın bulunduğu ... Mah. ... Cad. No:.. Ataşehir İstanbul adresindeki işyerinde kaçak elektrik tükettiklerini, müvekkili şirket kayıtlarında yapılan inceleme neticesinde davalı hakkında bazı işlemler yapıldığını, belirtilen iş yerinde kaçak elektrik tükettiği kurum görevlilerince tespit edilerek borçlu şirket hakkında 03.10.2024 tarih ve ... seri numaralı tutanak tutulduğunu, tutulan bu tutanaktaki değerler dikkate alınarak 1.473.391,48 TL, bedelli kaçak elektrik tahakkuk hesabı çıkarılarak faturalandırıldığını, davalıların bu faturaya itirazı yerinde görülerek faturanın revize edildiğini, 222.301,34 TL asıl alacak fatura bedeli olarak hesaplandığını, bu bedelin davalı şirket tarafından 02.12.2024 tarihinde ... hesabına hesabına haricen yatırıldığını, bu bedelin feri alacak sayıldığını, bu nedenle 60.000,00 TL miktar için itirazın iptali ile takibin devamını talep ettiğini, davanın kabul ile davalı tarafından İstanbul Anadolu 6. İcra Dairesi'nin... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, takibe itirazın İİK 67/2. maddesi uyarınca hükmolunan bedelin %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı müvekkilin şirketin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacının, müvekkili şirketin kaçak elektrik kullandığından bahisle müvekkili şirkete 14.10.2024 tarihli ... fatura nolu 1.473.391,48 TL bedelli fatura tanzim ettiğini, ancak müvekkili şirketin böyle bir borcu bulunmadığından dolayı davacı yana ... nolu fatura ile 21.10.2024 tarihinde iade faturası kestiğini, davacının ise kesilen iade faturasının ardından müvekkillerinin borcu olmamasına rağmen 07.11.2024 tarihinde müvekkilleri aleyhine, İstanbul Anadolu 6. İcra Dairesi... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, işbu takibe 14.11.2024 tarihinde itiraz edildiğini, daha sonra davacının müvekkili şirkete 19.11.2024 tarihinde ... fatura nolu 222.301,34 TL bedelli yeni bir fatura tanzim ettiğini, müvekkili şirketin ise işbu faturayı kabul ederek 02.12.2024 tarihinde 222.301,34 TL bedelli fatura bedelini ödediğini, davacının icra takibine konu ettiği fatura ile müvekkilinin borcunun bulunduğunu iddia ettiği faturanın birbirinden farklı olduğunu, davacının icra takibine konu ettiği faturayı iptal ettiği dolayısı ile takibe dayanak fatura iptal edildiğinden takibin konusuz kaldığını, akabinde davacının yeni bir fatura tanzim ettiğini, müvekkilinin bu faturayı yasal süresinde ödediğini, lakin davacının iptal edilen faturanın dayanak olduğu icra dosyası üzerinden yeni bir faturayı sanki eski bir borçmuş gibi tahsil etmeye çalıştığını, icra takibine konu edilen faturanın iptal edildiğini, müvekkilinin icra dosyasına dayanak olarak gösterilen fatura sebebi ile borcunun bulunmadığını, davalı müvekkillerinden ... yönünden husumet itirazlarının bulunduğunu, davacının bahse konu faturayı şirket adına tanzim etmiş olmasına rağmen davalı müvekkillerinden şirket yetkilisi ...'ı icra takibinin ve davanın tarafı haline getirdiğini, sonuç olarak; işbu davanın reddini, davanın davalı müvekkili ... yönünden husumet itirazları doğrultusunda reddini, davacının takip değerinin %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatı'na mahkum edilmesini talep etmiştir. Mahkeme, takibin dayanağının 1.473.391,48 TL kaçak kullanım faturası olduğu, dayanak faturanın davalının itiraz ve iadesi üzerine iptal edildiği; davacı şirket tarafından 222 Bin küsur TL üzerinden yeni bir fatura tanzim olunduğu; anılı faturanın ise davalı firma tarafından takipten önce banka kanalıyla ödendiği, dolayısıyla bu 222 Bin küsur TL tutarlı faturaya dayalı olarak başlatılmış bir takibin söz konusu olmadığı; öte yandan kaçak kullanım iddiası haksız eylem olduğundan davalılardan ...’nin, davalı şirketin yetkili olması nedeniyle eylemden şahsi olarak sorumluluğunun söz konusu olamayacağı, tüzel kişiliğin kendisinin haksız eylemden sorumlu olabileceği; dolayısıyla ... bakımından pasif husumetin bulunmadığı gerekçesi ile; "a) ... … AŞ bakımından esastan, b)... bakımından pasif husumetin bulunmaması nedeniyle usulden reddine, Kötüniyet sabit olmadığından bu yöndeki talebin reddine" karar vermiştir.Kararı davacı vekili istinaf etmiştir.İstinaf dilekçesinde; davalının "dağıtım sistemine doğrudan bağlantı yaparak, şirketi kayıtlarında olmayan bir sayaçla ve ölçümsüz şekilde” kaçak elektrik tükettiğinin kurum görevlilerince tespit edilerek borçlu şirket hakkında 03.10.2024 tarih ve ... seri numaralı tutanak tutulduğu, bu tutanaktaki değerler dikkate alınarak 1.473.391,48 TL bedelli kaçak elektrik tahakkuk hesabı çıkarılarak faturalandırıldığı,bu tutanak, tahakkuk ve fatura bedelinin dava ve İstanbul Anadolu 6 İcra Dairesinin... E. sayılı icra takibinin konusu olduğu,her ne kadar kaçak elektrik tüketimine ilişkin 1.473.391,48 TL.bedel tahakkuk ve fatura edilmiş ve icra takibi açılmış olsa da; davalıların faturaya itirazları üzerine müvekkili ... tarafından itirazın bir kısmı uygun görülerek faturanın revize edilerek 222.301,34 TL. asıl alacak fatura bedeli olarak hesaplandığını, faturada revize işleminden sonra belirlenen 222.301,34 TL.bedelin davalı şirketçe 02.12.2024 tarihinde ...’ın hesabına haricen yatırdığını,bu bedelin takipten sonra yatırıldığını,borçlu şirket tarafından ödenen bu bedel TBK.nun 100 maddesi dikkate alınarak öncelikle feri alacakları sayılacağını, borçlu taraf revize edilen fatura bedeline denk gelen feri alacakları (faiz, KDV, icra masrafı, icra vekalet ücreti ve tahsil harcı) ödemediğinden,davacının icra takibinde alacağı bulunduğundan 60.000,00 TL. miktar için itirazın iptali ile takibin devamını karar verilmesinin dava dilekçesinde talep edildiğini,davalının borcun tamamını ödemediği, bu nedenle 60.000,00 TL. kalan alacak yönünden dava açıldığını belirterek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddinin yerinde olmadığını,ayrıca tüzel kişinin yöneticilerinin TTK 553.maddeye göre haksız fiilden sorumlu olduklarını, davalı ... yönünden davanın pasif husumetin bulunmaması nedeniyle davanın usulden reddine dair kararının hukuka ve usule aykırı olması nedeniyle davanın usulden reddine dair kararının kaldırılarak davanın bu davalı yönünden de kabulü gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; Dava,kaçak tahakkuk bedelinin tahsiline yönelik yapılan takibe karşı itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. İstanbul Anadolu 6. İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı takipte davacı alacaklı tarafından davalı borçlular hakkında 1.473.391,48 TL asıl alacak, 17.680,70 TL faiz,3.536,14 TL faizin KDV si olmak üzere toplam 1.494.608,32 TLnın tahsiline yönelik yapılan ilamsız takibin itiraz üzerine durdurulduğu görülmüştür.Davada harca esas dava değerinin 60.000,00 TL olduğu dava dilekçesinde belirtilerek harcın bu tutar üzerinden yatırıldığı anlaşılmıştır.Dosyanın incelenmesinde;davacı tarafça davalı şirket hakkında kaçak elektrik kullanımı iddiasına dayalı olarak 14.10.2024 tarihli ... fatura nolu 1.473.391,48 TL bedelli fatura düzenlendiği,bu faturaya karşı davalı tarafça itirazla birlikte 21.10.2024 tarihinde iade faturası düzenlendiği, iade faturasının ardından 07.11.2024 tarihinde davalılar hakkında icra takibi yapıldığı,bilahare takibe 14.11.2024 tarihinde itiraz edilmesinden sonra ise davacı tarafça davalı şirket hakkında 19.11.2024 tarihinde ... fatura nolu 222.301,34 TL bedelli yeni bir fatura düzenlendiği,davalı şirketin bu fatura bedelini 02.12.2024 tarihinde 222.301,34 TL olarak harici şekilde davacının hesabına ödediği tespit edilmiştir.Davacının takip konusu yaptığı 14.10.2024 tarihli ... fatura nolu 1.473.391,48 TL bedelli fatura sonrasında bu faturayı takibe koyduğu,ancak bu fatura iptal edilerek yerine davalı şirket hakkında 19.11.2024 tarihinde ... fatura nolu 222.301,34 TL yeni fatura düzenlediği,söz konusu yeni faturanın davalı şirket tarafından 02.12.2024 tarihinde 222.301,34 TL olarak davacı şirket hesabına haricen ödendiği,bu kapsamda davacının iptal edilen 1.473.391,48 TLlık fatura nedeniyle davada hukuki yararının kalmadığı,kaldıki yeni düzenlenen ve ödenen 222.301,34 TLlık faturanın takip konusu yapılmaksızın ödendiği açıktır. Ayrıca davada dava dilekçesinde belirtilen dava değeri dikkate alınmadan talebin aşılması da HMK 26.madde ve HMK 355.maddeye göre aykırılık oluşturmaktadır. Bununla birlikte 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 49.maddesi hükmüne göre tüzel kişiler, kanuna ve kuruluş belgelerine göre gerekli organlara sahip olmakla, fiil ehliyetini kazanırlar. Aynı kanunun 50. maddesi hükmüne göre de organları, hukukî işlemleri ve diğer bütün fiilleriyle tüzel kişiyi borç altına sokarlar ve organlar, kusurlarından dolayı ayrıca kişisel olarak sorumludurlar. Bu hukuksal olguların sonucu olarak tüzel kişinin organı niteliğindeki yöneticilerin, tüzel kişi adına ve yararına işledikleri haksız fiillerden dolayı zarar gören üçüncü kişilere karşı tüzel kişi ile birlikte Borçlar Kanunu'nun 41 ve Türk Medeni Kanunu'nun 50/3.maddesi hükmüne göre haksız fiil faili olarak sorumlu tutulmaları gerekir. Buna göre; tüzel kişinin ve organlarının sorumluluk türünün Borçlar Kanunu'nun 51. maddesi hükmünde düzenlenen zincirleme (müteselsil) sorumluluk olacağı kuşkusuzdur. Dosya içeriğinden, davalı ...'ın davalı şirketin yetkilisi olduğu anlaşılmakla, adı geçen davalının davalı şirketin kaçak elektrik kullanımından müteselsilen sorumlu olması gerektiği,ancak takip konusu faturanın iptali ile yerine yeniden düzenlenen faturanın takip yapılmaksızın haricen ödenmesi sebebiyle ,bu davalı açısından da davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığı kabul edilmelidir. Bu nedenle davacının istinaf talebinin kabulü ile karar her iki davalı yönünden HMK 353/1b-2.madde gereği kaldırılarak aşağıdaki şekilde yeniden karar verilmesi gerekmiştir. K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının istinaf talebinin kabulü ile karar her iki davalı yönünden HMK 353/1b-2.madde gereği kaldırılarak yeniden esas hakkında; 1-Davanın her iki davalı yönünden hukuki yarar yokluğundan usulden reddine, 2- Alınması gereken 732,00 TL harcın davacı tarafından yatırılan 615,40 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 4-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettiğinden,ret sebebi aynı nedene dayandığından A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısımın ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, İstinaf İncelemesi İle İlgili Olarak; Peşin alınan istinaf karar harcının, istinaf eden davacıya isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine, Davacının istinaf sebebiyle yapmış olduğu 290,00 TL istinaf yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 12/03/2026