3. Hukuk Dairesi 2018/3744 E. , 2018/7147 K. "" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonucunda, Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin bozma ilamına direnilmesine dair verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; 6763 sayılı Kanun'un 43. maddesi ile değişik 6100 sayılı HMK'nun 373. maddesinin 5. fıkrası uyarınca dosyadaki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; davalı ku…
**3. Hukuk Dairesi 2018/3744 E. , 2018/7147 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonucunda, Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin bozma ilamına direnilmesine dair verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; 6763 sayılı Kanun'un 43. maddesi ile değişik 6100 sayılı HMK'nun 373. maddesinin 5. fıkrası uyarınca dosyadaki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; davalı kurum tarafından kaçak tutanağı düzenlenmesi nedeniyle hazır beton üretimi tesisinde kullandığı kuyu suyu için abone olmak zorunda kaldığını, akabinde şehir suyu aboneliğini de yaptırdığını, her iki aboneliği nedeniyle davalı kurum tarafından başlatılan icra takipleri ve sonrasında açılan davaların lehine sonuçlandığını, daha fazla icra takibiyle karşılaşmamak için davalı kurum tarafından muhtelif tarihlerde düzenlenen toplam 134.250,40 TL tutarındaki faturaları ödemek zorunda kaldığını, ancak yasal düzenlemeler nedeniyle davalı kurumun kuyu suyu aboneliği nedeniyle bedel talep etme hakkının bulunmadığını, ayrıca kuyu suyunun beton üretiminde kullanılması nedeniyle atık su oluşmadığı gibi kanalizasyon sistemi olmadığından kuyu suyu ve şehir suyu için bedel istenmesinin de haksız olduğunu ileri sürerek; ödemek zorunda kaldığı 134.250,40 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsilini talep etmiştir. Davalı; dava konusu faturaların bir bölümünün ödeme tarihleri itibarıyla zamanaşımına uğradığını, esas yönünden ise davacıya kuyu suyu ve işyeri abonelikleri nedeniyle tahakkuk ettirilen bedellerin doğru olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece; Anayasanın 73. maddesindeki esaslar çerçevesinde belediyelerin verdikleri kamu hizmetlerinin karşılığını oluşturan vergi, resim, harç ve benzeri ödemelerin kanunla düzenlenmesinin gerektiği, Anayasa Mahkemesinin 31/03/1987 tarih ve 1986/20 Esas 1986/9 Karar sayılı kararı ile Belediye Gelirleri Kanunu'nun 97. maddesindeki “... ve belediye mücavir alan sınırları içerisinde yeraltı sularından kamu ve özel kişiler tarafından