8. Hukuk Dairesi 2018/10324 E. , 2018/14796 K. "" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı ... ve Kemal vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Asıl ve birleşen davalarda davacı 3. kişi vekili; 29/08/2013 tarihinde yapılan haciz sırasında haczedilen malların davacıya ai…
**8. Hukuk Dairesi 2018/10324 E. , 2018/14796 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı ... ve Kemal vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Asıl ve birleşen davalarda davacı 3. kişi vekili; 29/08/2013 tarihinde yapılan haciz sırasında haczedilen malların davacıya ait olduğunu, davacının takip borçlusu şirketin kiracısı olduğunu, bundan başka aralarında fiili ve hukuki bağlantı olmadığını iddia ederek asıl ve birleşen davaların kabulü ile menkuller üzerindeki hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Asıl ve birleşen davalarda alacaklılar vekili; sunulan kira sözleşmesinde kiracının dava dışı ... Ltd. Şti. olduğunu, söz konusu kira sözleşmesinin geçersiz olduğunu, borçlu şirket ile davacı şirketin adresinin aynı olduğunu, ayrıca her iki şirketin faaliyet alanının aynı olduğunu ve her iki şirketin de aynı işi yaptığını, davacı ve borçlu şirketin birlikte hareket ederek alacaklılardan mal kaçırma çabasında olduklarını, ilgili icra dosyalarından yapılmış olan ilk hacizlerde hacizli menkullerde borçlu şirketin logosunun mevcut olduğunu ve bu hususun ilgili fotoğraf ve videolar ile dosyaya sunulduğunu, borçlu şirket çalışanlarından bir kısmının şuan davacı şirkette çalışmaya devam ettiklerini, bu durum nedeniyle iki şirket arasında fiili ve organik bir bağlantının varlığının açık olduğunu, davacı tarafından haczedilen malların kendine ait olduğunu gösteren faturaların sunulduğunu, ancak faturanın her zaman düzenlenmesi mümkün olan belgelerden olduğunu, haciz mahallinde borçlu şirkete ait birçok evrak ve klasör bulunduğunu savunarak asıl ve birleşen davaların reddini istemiştir.