4. Hukuk Dairesi 2023/665 E. , 2023/9341 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1083 E., 2022/1946 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulü/Davanın Esastan Reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2016/1245 E., 2021/799 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı ... vekili tarafından istinaf edi
**4. Hukuk Dairesi 2023/665 E. , 2023/9341 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1083 E., 2022/1946 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulü/Davanın Esastan Reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2016/1245 E., 2021/799 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili; 17.04.2009 tarihinde davalı nezdinde zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi olan otobüsün karıştığı tek taraflı trafik kazasında otobüste yolcu konumunda bulunan davacılar ... ve ...'ın yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak davacılardan ... için 100,00 TL, ... için 100,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, talep artırım dilekçesi ile fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak taleplerini davacılardan ... için 64.175,25 TL’ye, ... için ise 715,78 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu kazaya ilişkin kusur oranlarının ve davacıların kazadan kaynaklanan maluliyetlerinin Adli Tıp Kurumu vasıtasıyla tespit edilmesi gerektiğini, davacıların müterafik kusurunun varlığı halinde tazminattan indirim yapılması gerektiğini, SGK tarafından davacılara ödenen rücuya tabi tazminat miktarının tespit edilerek hükmedilecek tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, davalı ... şirketinin sorumluluğunun poliçedeki teminat limiti ile sınırlı olduğunu belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamında alınan 24.08.2021 tarihli kusur raporuna göre davalıya sigortalı aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu, Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu'nun 22.01.2021 tarihli raporuna göre davacı ...'ın kazadan kaynaklanan maluliyetinin bulunmadığı, geçici iş göremezlik süresinin 1,5 ay olduğu, anılan kurumun aynı tarihli diğer raporuna göre davacı ...'ın kazadan kaynaklanan maluliyetinin %17,2 oranında olduğu, geçici iş göremezlik süresinin 6 ay olduğu, raporların kaza tarihinde yürürlükte olan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre hazırlandığı, aktüer bilirkişi tarafından hazırlanan 24.08.2021 tarihli raporda tazminatın usulünce hesaplandığı gerekçesiyle davacı ...'ın davasının kabulü ile 63.570,73 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 604,52 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 64.175,25 TL’nin 28.09.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı ...'ın davasının kısmen kabulü ile 705,78 TL geçici iş göremezlik tazminatının 28.09.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı ... vekili istinaf dilekçesinde; hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu'nun 22.01.2021 tarihli raporunun hatalı olduğunu, raporun yeterli inceleme yapılmadan düzenlendiğini, Zonguldak Devlet Hastanesinin 20.04.2009 tarihli epikriz evrakında belirtildiği üzere davacıda dava konusu trafik kazası nedeniyle sol klavikula ve skapula deplase fraktürü meydana geldiğini, ancak itiraza konu maluliyet raporunun davacının söz konusu yaralanması dikkate alınmadan hazırlandığını, mahkemece rapora itirazlarının değerlendirilmediğini, davacının kazadan dolayı malul kaldığını, yeniden rapor düzenlenmesi için dosyanın Adli Tıp Kurumuna gönderilmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Somut olayda tartışılması gereken hukuki sorun, ATK 2'nci İhtisas Kurulunun davacı ...'ın yaralanmasına ilişkin düzenlediği 22/1/2021 tarihli raporun hükme esas alınıp alınmayacağına ilişkindir...Davacı ...'ın yaralanması nedeniyle tedavisinin yapıldığı Bartın Devlet Hastanesi ve Zonguldak Atatürk Devlet Hastanesinde günlük gözlem ve muayene kağıtları ile epikriz raporları, konsültasyon ve hasta tabela kağıtları ile diğer raporlar getirtilmiş; ATK 2'nci İhtisas Kurulunun 24/8/2020 tarihli isteği üzerine davacı ...'ın sevk edildiği Zonguldak ... Ecevit Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Polikliniğinde eklem açıklık derecelerini gösterir muayenesi yapılmış, hükme esas alınan ATK 2'nci İhtisas Kurulunun 22/1/2021 tarihli raporunda da tedavi sürecinde düzenlenen belgeler, raporlar ve 27/10/2020 günü çekilen akciğer grafisi de değerlendirilerek kaza tarihi itibarıyla uygulanması gereken Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre davacı ...'ın maluliyetine neden olacak araza illiyetlik kurulamadığından maluliyet tayinine mahal olmadığı bildirilmiştir. Dosyaya eklenen Zonguldak Atatürk Devlet Hastanesinde düzenlenen belgeler içerisinde yer alan davacı ...'ın 5/5/2009 günü yapılan toraks bilgisayarlı tomografi incelenmesinde davacı ...'da sol clavicula ve scapulada deplase fraktür bulunduğu belirtilmesine rağmen ATK 2'nci İhtisas Kurulunun 22/1/2021 tarihli raporunda bu bulgulara yer verilmemiş olmakla birlikte, davacı ...'ın davaya konu trafik kazası nedeniyle oluşan yaralanmasının, adı geçen davacının Zonguldak ... Ecevit Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Polikliniğinde yapılan muayenesi ve incelenen 27/10/2020 tarihli akciğer grafisi ile maluliyetine neden olmadığının anlaşılması karşısında, ATK 2'nci İhtisas Kurulunun 22/1/2021 tarihli raporunun hükme esas alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığı..." gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; istinaf başvuru dilekçesindeki sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcuların sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi, 2918 ... Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 nci maddeleri, 6098 ... Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Somut olayda, kaza sonrası düzenlenen ve hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu'nun 22.01.2021 tarihli raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre düzenlendiği, raporda davacı ...'ın kazadan kaynaklanan maluliyetinin bulunmadığı, geçici işgöremezlik süresinin 1,5 ay olduğunun belirlendiği, raporun ilk derece mahkemesince benimsenerek karar verildiği anlaşılmıştır. Dosya kapsamında Zonguldak Atatürk Devlet Hastanesinde düzenlenen belgeler içerisinde yer alan 05.05.2009 günü yapılan toraks bilgisayarlı tomografi raporunun incelenmesinde davacı ...'da sol klavikula ve skapulada deplase fraktür (kemik kırığı) bulunduğunun belirtildiği, yine anılan davacının Zonguldak ... Ecevit Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Polikliniğinde yapılan muayenesi sonucu hazırlanan 27.10.2020 tarihli epikriz formunda sol omzun deprese (kırık) olduğunun belirtildiği, ancak ilk derece mahkemesince hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu'nun 22.01.2021 tarihli raporunda söz konusu tedavi evraklarının incelenmediği, davaya konu kaza nedeniyle davacının omuz bölgesinde meydana gelen kırığın maluliyete etki edip etmediği, sürekli maluliyet tayinini gerektiren kalıcı bir araz olup olmadığı hususunun değerlendirilmediği anlaşılmış olup, bu nedenle söz konusu raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmıştır. Şu durumda İlk Derece Mahkemesince; davacının kazada omuz bölgesinden de yaralandığı, yukarıda açıklanan tıbbi belgeler kapsamında omzunda kırık meydana geldiğinin tespit edildiği anlaşılmasına göre, söz konusu yaralanmanın sürekli maluliyete etki edip etmediği hususunun değerlendirilmesi bakımından, davacının maluliyet oranının tespiti için Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinden davacının güncel muayenesi yapılarak olay tarihinde yürürlükte olan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine uygun rapor alınarak, davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir. VI. KARAR Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacı ...'a iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.