Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2019/6305 E. , 2024/5501 K. T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2019/6305 Karar No : 2024/5501 TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) ... Petrol Ürünleri ve Canlı Hay. Tic. San. Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVALI) ... Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... DİĞER DAVALILAR : 1- ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... 2- ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... 3- ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... 4- ... Belediye …
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2019/6305 E. , 2024/5501 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2019/6305 Karar No : 2024/5501 TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) ... Petrol Ürünleri ve Canlı Hay. Tic. San. Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVALI) ... Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... DİĞER DAVALILAR : 1- ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... 2- ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... 3- ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... 4- ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Besi tavuğu yetiştirme işiyle uğraşan davacı şirket tarafından, 14.10.2014 tarihinde meydana gelen yağış sonrası davacıya ait işletmenin yakınında bulunan derenin taşması sebebiyle tavuk çiftliğindeki 26.000 adet tavuğun telef olmasında davalı idarelerin kusuru bulunduğu ileri sürülerek, 10.000,00-TL (03.05.2018 tarihli miktar artırım dilekçesi ile 129.675.00-TL'ye artırılmıştır) maddi, 25.000,00-TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen...tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirket tarafından 13.11.2014 tarihinde ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nden delil tespiti istenildiği, bu amaçla anılan Mahkemece yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan bilirkişi raporunda özetle; ''Gerekli ıslah çalışmalarını yapmamasından dolayı zamanında gerekli önlem almadığı ve derenin temizliğini yapmadığı gerekçesiyle Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü'nün % 55, yol kenarında bulunan kanalların gerekli temizlik ve genişletme çalışmalarını yapmamasından dolayı Karayolları Genel Müdürlüğü'nün % 20, tesisin batısından geçen dere ile ilgili olarak gerekli güvenlik ve tedbir önlemlerini almayan tesis sahibinin ise % 25 oranında zararın meydana gelmesinden sorumlu olduğu'' yönünde görüş bildirildiği, anılan rapora istinaden tavuk çiftliğinde meydana gelen zararda; davalı Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü'nün gerekli ıslah çalışmalarını yapmaması, zamanında gerekli önlem almaması, derenin temizliğini yapmaması, Karayolları Genel Müdürlüğü'nün ise yol kenarında bulunan kanalların gerekli temizlik ve genişletme çalışmalarını yapmaması karşısında olayın oluş biçimi, gelişimi ve özelliği göz önüne alındığında, hakkaniyet gereğince meydana gelen zararların, %55 oranında kusuru bulunan davalı Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü ve %20 oranında kusuru bulunan Karayolları Genel Müdürlüğü ile %25 oranında kusuru bulunan davacı arasında paylaştırılması gerektiği; dava dosyasına sunulan bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporlarının birlikte değerlendirilmesinden, davacıya ait işletmenin yakınında bulunan derenin taşması sonucu tavuk çiftliğindeki 26.000 adet tavuğun telef olması sebebiyle söz konusu 26.000 tavuğa dair civciv ve yetiştirme için kullanılan yem bedeli ile mahrum kalınan yetiştirme bedelinin maddi zarar olarak ortaya çıktığı, buna göre ortaya çıkan zarardan davacının %25 oranında kendi sorumluluğunun bulunduğu hususu da dikkate alınmak suretiyle kusur sorumluluğu oranında davalı Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü'nce 81.471,28-TL, Karayolları Genel Müdürlüğü'nce de 29.625,92-TL'nin davacıya ödenmesine, toplam 111.097,20-TL maddi tazminatın, 10.000,00-TL'lik kısmının merciine tevdii kararı verilen Ankara 5. İdare Mahkemesi'nin 2014/2148 esasına kayıtlı davanın açılma tarihi olan 15.12.2014 tarihinden itibaren, 101.097,20-TL'lik kısmının ıslah dilekçesinin Mahkeme kaydına girdiği tarih olan 03.05.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı Karayolları Genel Müdürlüğü ve Ankara Su Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından kusurları oranında davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat ve yasal faiz istemlerinin reddine; Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı, Polatlı Belediye Başkanlığı ve Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü'nün işletmenin yakınında bulunan derenin taşması sebebiyle davacıya ait işletmede oluşan zarardan sorumlu tutulamayacağı sonucuna varıldığından anılan davalı idareler yönünden davanın reddine; olayda, davacı şirketin ticari itibarına yönelik kasıtlı ve ağır bir saldırı ve bunun sonucu gerçekleşen bir manevi zararın bulunmadığı, olayın gelişiminde davacı şirketin sorumluluğunun bulunduğu hususu da dikkate alındığında manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesi'nce; 2577 sayılı Kanunda, tam yargı davalarında, dava dilekçesindeki miktarın artırımına olanak tanıyan düzenleme uyarınca, artırılan tazminat miktarı yönünden davanın kabul edilmesi halinde, artırılan tazminat miktarı yönünden faize, idarenin temerrüde düştüğü tarih olan miktar artırımına ilişkin dilekçenin idareye tebliğ edildiği tarihten itibaren hükmedilmesi gerektiği, davacı tarafından, 03.05.2018 tarihli dilekçe ile bilirkişi raporuna karşı itiraz edilerek aynı dilekçe ile tazminat miktarının artırıldığı, anılan dilekçe ve ek bilirkişi raporunun davalı idareler Karayolları Genel Müdürlüğü ve Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürülüğü kayıtlarına 15.08.2018 tarihinde girdiği; dolayısıyla bakılan davada artırılan tazminat miktarı bakımından, idarenin temerrüde düştüğü tarih olan 15.08.2018 tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken, artırılan tazminat miktarına, mahkemeye ıslah dilekçesinin verildiği tarih olan 03.05.2018 tarihinden itibaren faiz yürütülmesinde hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle davacının istinaf isteminin reddine, davalı idareler istinaf istemlerinin kısmen kabulü ile kısmen reddine, ...İdare Mahkemesi'nce verilen ... gün ve E:..., K:... sayılı kararın; davanın kısmen kabulü ile, toplam 111.097,20-TL maddi tazminatın 10.000,00-TL'lik kısmının merciine tevdii kararı verilen ... İdare Mahkemesi'nin ... esasına kayıtlı davanın açılma tarihi olan 15.12.2014 tarihinden itibaren faiziyle davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talep edilen faiz istemi, manevi tazminat ve 18.577,80-TL'lik kısım ile kusur sorumluluğu bulunmayan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı, Polatlı Belediye Başkanlığı ve Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü yönünden davanın reddine ilişkin kısmı yönünden onanmasına, 101.097,20-TL'lik kısmının ıslah dilekçesinin Mahkeme kaydına girdiği tarih olan 03.05.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı Karayolları Genel Müdürlüğü ve Ankara Su Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından kusurları oranında davacıya ödenmesine hükmedilmesi yönünden kaldırılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45/4. maddesi uyarınca yeniden faiz başlangıç tarihi yönünden incelenen davada kabul edilen maddi tazminatın 101.097,20-TL'lik kısmının ıslah dilekçesinin davalı idarelere tebliğ tarihi olan 15.08.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı Karayolları Genel Müdürlüğü ve Ankara Su Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından kusurları oranında davacıya ödenmesine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; İdari Yargılama Usulü Kanununda ıslah kurumu ile ilgili bir düzenleme mevcut olmadığından bu konuda Hukuk Muhakemeleri Kanununun uygulanma alanı bulacağı göz önünde bulundurulduğunda, ıslaha ilişkin harcın yatırıldığı tarihten (03.05.2018) itibaren alacağa faiz işletilmesi gerektiği, ıslah dilekçesinin yerel mahkeme tarafından beş aydan daha uzun bir süre sonra davalı idarelere tebliğe çıkarılmasının sonucunun davacıya yükletilmesinin kabul edilemeyeceği, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı, Polatlı Belediye Başkanlığı ve Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü yönünden davanın reddine yönelik hüküm tesis edilmesinin hukuka aykırı olduğu, olayda davacıya kusur isnat edilmesinin kabul edilemeyeceği, bu hususta yeni bir bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği, davacının zararının ne olduğunun Mahkemece yanlış değerlendirildiği, bu yüzden hesaplamaların da yanlış yapıldığı; şirketin ticari itibarının zedelendiği, manevi zararlarının bulunduğu; davalı Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından; usul yönünden davanın süresinde açılmadığı, esas yönünden, olay günü yağan yağmurun mücbir sebep olup olmadığı araştırılmadan karar verildiği, dere ıslahı ve dere temizliği yapmanın ASKİ'nin görevinde bulunmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, davalı ASKİ Genel Müdürlüğü'nün olayda sorumluluğunun bulunduğu, zararın meydana geldiği, anılan idarenin temyiz isteminin reddi gerektiği; davalı ASKİ Genel Müdürlüğü tarafından ise, davacının temyiz istemin reddi gerektiği savunulmuş olup diğer davalılarca savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının kısmen onanması kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci ve Onuncu Dairelerince 2575 sayılı Yasaya 3619 sayılı Yasayla eklenen Ek 1 maddesi hükmü uyarınca birlikte yapılan toplantıda işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Besi tavuk yetiştiriciliği işiyle uğraşan davacı şirketin kümeslerinin yanında bulunan derenin 14.10.2014 tarihinde taşması nedeniyle kesime hazır hale gelmiş tavukların telef olması üzerine uğranıldığı ileri sürülen maddi ve manevi zararların tazmini istemiyle temyizen bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde; "Temyiz incelemesi sonucunda Danıştay, a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması sebeplerinden dolayı incelenen kararı bozar." hükmüne, Aynı Kanunun ''Tebligat ve cevap verme'' başlıklı 16. maddesinde, ''(1) Dava dilekçelerinin ve eklerinin birer örneği davalıya, davalının vereceği savunma davacıya tebliğ olunur. (2) Davacının ikinci dilekçesi davalıya, davalının vereceği ikinci savunma da davacıya tebliğ edilir. Buna karşı davacı cevap veremez. Ancak, davalının ikinci savunmasında, davacının cevaplandırmasını gerektiren hususlar bulunduğu, davanın görülmesi sırasında anlaşılırsa, davacıya cevap vermesi için bir süre verilir. (3) Taraflar, yapılacak tebliğlere karşı, tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde cevap verebilirler. Bu süre, ancak haklı sebeplerin bulunması halinde, taraflardan birinin isteği üzerine görevli mahkeme kararı ile otuz günü geçmemek ve bir defaya mahsus olmak üzere uzatılabilir. Sürenin geçmesinden sonra yapılan uzatma talepleri kabul edilmez. (4) Taraflar, sürenin geçmesinden sonra verecekleri savunmalara veya ikinci dilekçelere dayanarak hak iddia edemezler. (Ek cümle: 11/4/2013-6459/4 md.) Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir." hükümlerine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Temyize konu kararın maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin kısım yönünden incelenmesi: Bölge idare Mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın belirtilen kısımları usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın anılan kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Temyize konu kararın hükmedilen tazminata işletilen yasal faize ilişkin kısmının incelenmesi: Yukarıda açık metinlerine yer verilen 2577 sayılı Kanun'un 16. maddesinin 4. fıkrasının 1. cümlesindeki hüküm, yerleşik idari yargı kararlarında iddianın ve savunmanın genişletilmesi/değiştirilmesi yasağının dayanağı olarak kabul edilmektedir. Bu hususun tek istisnası ise; tam yargı davalarında istemle bağlı olma kuralının sebep olduğu hak kayıplarının giderilmesi amacıyla 2577 sayılı Kanunun 16. maddesinin 4. fıkrasına, 30/04/2013 tarihinde yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanunun 4. maddesi ile eklenen; ''Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir.'' hükmüdür. 6459 sayılı Kanun'un 4. maddesinin gerekçesinde, "AİHM, devletin sorumluluğuna ilişkin tazminat davalarında, davacıların yargılamanın yavaş işlemesinden doğan zararlarını ortadan kaldıracak yeterli bir çözüm bulunmadığı yönünde ülkemiz aleyhinde ihlal kararları vermektedir. Düzenlemeyle, idarî yargıda açılan tam yargı davalarında talep edilen tazminatın daha yüksek olduğunun dava devam ederken anlaşılması durumunda, davacıya talep edilen miktarı arttırma hakkı verilmemesinin adil yargılama hakkının ihlali olarak kabul edilmesi sebebiyle, nihai karar verilinceye kadar ıslah suretiyle talep edilen tazminat miktarını arttırma hakkı tanınmaktadır." ifadesine yer verilmiştir. Anılan düzenleme ile birlikte, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktarın süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar bir defaya mahsus artırılmasına olanak tanınmış, miktar artırım yolu ile faiz talep edilebilmesine yönelik bir düzenleme öngörülmemiştir. Dosyanın incelenmesinden; davacının 26.03.2015 tarihinde sunduğu dava dilekçesinde uğranıldığı ileri sürülen zararlarına karşılık 10.000,00-TL maddi ve 25.000,00-TL manevi tazminat ödenmesine hükmedilmesinin talep edildiği, faiz talep edilmediği; 03.05.2018 tarihinde kayda giren miktar artırım dilekçesi ile maddi tazminat miktarı 129.675.00-TL'ye artırılırken talep edilen maddi ve manevi tazminat istemi için olay tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesinin de istenildiği, Mahkemece hükmedilen 111.097,20-TL maddi tazminatın, 10.000,00-TL'lik kısmının merciine tevdii kararı verilen ... İdare Mahkemesi'nin... esasına kayıtlı davanın açılma tarihi olan 15.12.2014 tarihinden itibaren, 101.097,20-TL'lik kısmının ıslah dilekçesinin Mahkeme kaydına girdiği tarih olan 03.05.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı Karayolları Genel Müdürlüğü ve Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından kusurları oranında davacıya ödenmesine karar verildiği; Bölge İdare Mahkemesi'nce ise, 111.097,20-TL maddi tazminatın 10.000,00-TL'sinin merciine tevdii kararı verilen ... İdare Mahkemesi'nin... esasına kayıtlı davanın açılma tarihi olan 15.12.2014 tarihinden itibaren faiziyle davacıya ödenmesine ilişkin kısmın onanmasına, 101.097,20-TL'sinin ıslah dilekçesinin davalı idarelere tebliğ tarihi olan 15.08.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı Karayolları Genel Müdürlüğü ve Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından kusurları oranında davacıya ödenmesine karar verildiği görülmektedir. Davacının, dava açma süresi de geçtikten sonra miktar artırım dilekçesinde gündeme getirdiği yasal faiz talebi, "taleple bağlılık" kuralının istisnası olan miktar artırımı kapsamında olmayıp, "davanın genişletilmesi" kapsamında olduğundan hükmedilen maddi tazminata yasal faiz işletilmesine olanak bulunmamaktadır. Bu itibarla, temyiz isteminde bulunan davalı Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü'nün temyiz isteminin kısmen kabulü ile, anılan davalı idare yönünden temyize konu kararın yasal faiz işletilmesine ilişkin kısmının bozulması gerekmektedir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Davacının temyiz isteminin reddine, davalı Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü'nün temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının; a) Maddi ve manevi tazminat istemleri yönünden ONANMASINA oybirliği ile, b) Hükmedilen tazminat miktarına yasal faiz işletilmesine ilişkin kısmının temyiz isteminde bulunan davalı Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü yönünden BOZULMASINA oyçokluğu ile, 3. Bozulan kısım hakkında yeniden karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesine, 4. Kesin olarak, 23/10/2024 tarihinde karar verildi. KARŞI OY : (X)-... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın usul ve hukuka uygun olması nedeniyle onanması gerektiği görüşüyle, temyize konu kararın yasal faiz işletilmesine ilişkin kısmının bozulması yönündeki çoğunluk kararına katılmıyorum.