T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/1586 KARAR NO : 2026/406 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10.05.2023 NUMARASI : 2022/692 Esas 2023/416 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) KARAR TARİHİ : 06.03.2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 06.03.2026 İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 10.05.2023 tar…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/1586 KARAR NO : 2026/406 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10.05.2023 NUMARASI : 2022/692 Esas 2023/416 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) KARAR TARİHİ : 06.03.2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 06.03.2026 İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 10.05.2023 tarih 2022/692 Esas 2023/416 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ....tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili, 01.05.2022 tarihinde, davalının kasko sigortacısı olduğu, müvekkili şirkete ait, dava dışı ....'nın sürücüsü olduğu .... plakalı aracın, .... plakalı araç ile çarpıştığını, alınan eksper raporuna göre müvekkiline ait araçta KDV dahil 88.978,99 TL hasar meydana geldiğinin tespit edildiğini, davalı sigorta şirketine yapılan başvuruya rağmen cevap verilmediğini iddia ederek, belirsiz alacak davası niteliğinde olmak üzere 100,00 TL hasar bedelinin sigorta şirketinin temerrüde düştüğü 22.08.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ayrıca 400,00 TL ekspertiz ücretinin yargılama giderleri kapsamında davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili, görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğunu, kısmi açILmasında hukuki yarar bulunmadığını, davacı tarafın kasko sigortası genel şart hükümleri ile kendisine yüklenen sorumluluklarını yerine getirmediğini, ekspertiz raporunun poliçede yer alan ve poliçeye ek genel ve özel şartlara aykırı olduğunu, ekspertiz hizmet bedelinin talep edilemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının maliki olduğu .... plaka sayılı araç sürücüsü dava dışı.....’nın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 52/b, 56/c ve 84/d maddelerini ihlal ettiği, .... plaka sayılı araç sürücüsü ....’in ise kusurunun bulunmadığı, davacıya ait araçta kaza nedeniyle yedek parça ve işçilik olmak üzere KDV dahil toplam 86.907,00 TL hasar meydana geldiği, ekspertiz rapor ücretinin 400,00 TL makul olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 86.907,00 TL'nin 22.08.2022 tarihinden itibaren işleycek avans faiziyle birlikte davalılardan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, davanın sigortalı olan tüketicinin müvekkili şirketle aralarındaki poliçeden kaynaklı bir dava olması sebebiyle Tüketici Mahkemesinin görevli olduğunu, taraflar arasındaki genişletilmiş kasko sigorta sözleşmesinde davacının aracının özel kullanımda olduğunu, kullanım şeklinin ticari olmadığını, davacının bu sözleşmeye istinaden davalıdan talepte bulunduğunu, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin tüketici işlemi olduğunu, davacının kasko sigortası genel şart hükümleri ile kendisine yüklenen sorumluluklarını yerine getirmediğini, müvekkili şirkete araç üzerinde ekspertiz inceleme şansı tanımadığını, Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları’nın B.1-1.5 ve 1.7. maddeleri hükmünce sigortacının isteği üzerine rizikonun gerçekleşmesi nedenlerini ayrıntılı şekilde belirlemeye, zarar miktarıyla delilleri saptamaya ve rücu hakkının kullanılmasına yararlı, sigortalı ve sigorta ettiren için sağlanması mümkün gerekli bilgi ve belgeleri gecikmeksizin sigortacıya vermek, tazminat yükümlülüğü ve miktarı ile rücu haklarının saptanması için sigortacının veya yetkili kıldığı temsilcilerinin sigorta kapsamında yer alan şeylerde ve bunlarla ilgili belgeler üzerinde yapacakları araştırma ve incelemelere izin vermek ile yükümlü kılındığını, davacının bu yükümlülüklerine uymadığını, davacının sunduğu ekspertiz raporunun poliçede yer alan ve poliçeye ek genel ve özel şartlara aykırı olduğunu, bilirkişiler tarafından sırf davacının sunmuş olduğu harici rapor dikkate alınarak araç üzerinde herhangi bir inceleme yapılmaksızın karar verilmesinin hatalı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun bilimsellikten uzak olduğunu, sigorta mevzuatı bakımından fahiş değerlendirme içerdiğini, hesaplama yapılırken poliçede mevcut bulunan muafiyetler, klozlar, özel şartların dikkate alınması gerektiğini, davacı yanca tek taraflı tanzim olunan raporun kabul edilemez olduğunu, davacının müvekkili şirketten ekspertiz hizmet bedeli talep edemeyeceğini, davacının munzam zarar talebinin de haksız, yersiz ve sigorta mevzuatına aykırı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE : Dava, kasko sigorta poliçesiyle sigortalı araçta meydana gelen hasar bedelinin, davalı sigorta şirketinden tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Davalı vekili, görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğunu istinaf sebebi olarak ileri sürmüş ise de, taraflar arasında akdedilen kasko poliçesiyle sigortalanan .... plakalı aracın ruhsatında kullanım amacının "Yük nakli-Ticari" şeklinde belirtilmiş olup, sigortalı aracın özel amaçlı kurtarıcı niteliğinde ve kullanım amacının ticari nitelikte bulunduğu anlaşıldığına göre, bu durumda davanın taraflarından hiçbirisinin tüketici olmadığından, tarafların sıfatına, uyuşmazlığın niteliğine ve konusuna göre davaya bakmakla Asliye Ticaret Mahkemesi görevlidir. Davalı vekilinin mahkemenin görevine ilişkin istinaf sebebi yerinde değildir. Toplanan tüm deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında, yerleşik uygulamada belirlenen ilke ve esaslar çerçevesinde yapılan incelemede; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun, hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, rapordaki kusur kanaatine iştirak edilmesine, davacının aracında oluşan hasarın kaza ile uyumlu ve zararın gerçekçi olmasına, davalı sigorta şirketi gerçek zarardan sorumlu olup araç hiç tamir edilmemiş olsaydı dahi zarar gören kişinin gerçek zararına göre tazminat miktarı hesaplanması gerekmesine, gerçek zararın zarar gören şeyin eski hale getirilebilmesi için gereken onarım ve işçilik giderlerini kapsamasına, zarar görenin çıkma ve eşdeğer parçalarla aracı tamir etmesi beklenemeyeceği gibi gerçek zararın ancak aracın onarımında tamamen orijinal parçalar kullanılmak suretiyle karşılanacak olmasına, hasar bedeli tespit edilirken davalı sigorta şirketiyle servis arasında yapılan anlaşma vb nedenlerle yedek parça ve işçilik bedellerinin değerinde indirim yapılmaksızın meydana gelen gerçek zararın giderilecek olmasına, (Yargıtay 17 HD 15.12.2011 tarih 2011/4075 E. - 2011/12321 K., 28.03.2016 tarih 2015/17481 E. - 2016/3833 K., 04.04.2016 tarih 2015/14700 E. - 2016/4229 K.,17.03.2014 tarih 2014/4531 E. - 2014/3704 K.) gerçek zarar ilkesi gereğince sigorta şirketinin aracın onarımı yapılsın ya da yapılmasın onarıma ilişkin fatura olsun ya da olmasın hasar bedeli üzerinden hesaplanan KDV'yi de zarar görene ödemek zorunda olmasına (Yargıtay 17 HD 05.06.2014 tarih ve 2014/9038 E. - 2014/9078 K.), talep konusu hasar tazminatından kasko poliçesi kapsamında davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmasına, zararın poliçe kapsamı dışında kaldığının davalı sigorta şirketi tarafından ispat edilememesine, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 5.936,61-TL'den peşin alınan 1.484,15-TL'nin mahsubu ile bakiye 4.452,46-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 06.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.